Pazartesi, Aralık 29

Lanetli İsrail


300 ü geçti şehit olan sayısı.Yahudiler iyice azgınlaştıalr.Dünya'nın gözü önünde vahşetlerini sergiliyorlar.Amerika çıkıp Hamas'ın saldırıları durdurmasını istiyor, Avrupa Birliği Tv'den takip ediyor, Birleşmiş Milletler seyre dalmış bakıyor.Biz ise bütün hırsımızla sokaklarda mitinglerde yada evleri başında beddua etmeye devam ediyoruz.

Bu lanetli millete kucak açan Osmanlı ve bütün Dünya'yı kınıyorum.Hitler'in yaptıkları bunları azaltmaya yetmedi.Kendi uydurdukları kitapta yazanların gerçekleşmesi adına kan dökmeye ve vahşete devam ediyorlar.Yazacak çok şey var ancak acıyı dindirmeyecek.Dayanın kardeşlerimiz, dayanın kahpe Dünya'ya inat.Attığınız her taşın arkasındayız.Buradaki eylemlerimiz, mitinglerimiz sürecek.Sizleride bu mitinglere katılmaya davet ediyorum.

Perşembe, Aralık 25

Ah Kerkük Yüz Ak Kerkük

Bu kentin ismi bile Türk kokarken şimdi kimlerin elinde.Türküleriyle hasret gideriyoruz artık.Türkiye Cumhuriyetinin bir vilayeti olarak görebilecekmiyiz acaba.
Altın hızma mülayım
Seni haktan dileyim
Yaz günü temmuzda,
Sen terle men sileyim
Gün gördüm günler gördüm, Seni gördüm şad oldum
Altın hızma incidi
Gömleğin narinciydi
Menim lal olmuş dilim
Ne dedi yar incidi
Gün gördüm günler gördüm, Seni gördüm şad oldum
Altın hızma tomala
Yanaşıp al yanağa
Güzel gel görüşelim
Men giderim ırağa
Gün gördüm günler gördüm, Seni gördüm şad oldum

Pazartesi, Aralık 22

Unutamadığım Anlar - 1

1993 senesi Ağustos'un son haftası.Karne güzel gelmiş hediye olarak Mikasa bir top alınmış pederden.Her yaz yapılan klasik çay toplamı işlemi için köye gidilmiş ve nihayet sonunda İstanbul'a geri gelinmiştir.Köyde top tepecek düz arazi olmayışı nedeniyle getirilen Mikasa top sadece sektirme amaçlı kullanılmıştır.Yola çıkılmadan öncede güzelce silinip torbaya konulmuştur.Sabaha karşı eve gelindiğinden güzel bi uyku çekilmiştir.

Öğlen olduğunda evin karşısında parkta bulunan telle çevrili sahaya hücum edilmiştir.Orada bulunan aşağı mahallenin çocuklarını görünce bizim ekibi toplamaya gittim.Mahallede sanki herkes aynı sene çocuk yapmış.Bütün takım aynı yaşta ve aynı sınıftayız.Sadece bir sıradışı arkadaş var ayrı sınıfta olan.Çabucak 6 kişi oluyoruz ve maç teklifi yapmaya ben ve bir arkadaşım gidiyor.Mahalle maçına varmısınız arkadaşlar diyorum.Aşağı mahallede Murat ve ismini hatırlamadığım bir çocuk var bizimle aynı yaştalar ve ikizler.Aynı sınıftayız ama mahalle farklı olduğu için sınıf içinde rekabet had safhada.Teklifimiz büyük bir hırsla kabul ediliyor.Saha kenarında bulunan bizim takıma işareti çakıyorum ve anında içeri giriyorlar.

Maç başlıyor; gökten sanki ateş dökülüyor ama maça başlandı bir kere.Tabi kurallar maç öncesi belli oluyor.3 korner 1 penaltı kuralını asla kullanmadı bizim takım.Ama karşı taraf inat olsun diye bu kuralı istiyor.Karşılıklı direnmelerden sonra sadece bu maçta olacağı konusunda ikna ediliyoruz.7 devre 15 de biter olacak maç.Yetenek olarak bizim takım çok üstün ancak onların kalecisi Murat panter gibi geliyor bize.Birde Bıdık takma isimle bir çocuk var.Geçen sene taşınmış mahalleye.İsyan ediyoruz neden bizim tarafa taşınmadılar diye.Bizden iki yaş büyük ancak boyu çok kısa.Allah vergisi bi yeteneği var ki anlatılmaz.Sonraki yıllarda ikinci ligde oynadığını duyuyoruz.Neyse maç oynanıyor ve devre arasında bizim takımdakilerin evi yakın olduğu için sular oradan geliyor.Eve gidiyorum gizli gizli 1 şişe su ve bardağı kapıp çıkıyorum.Annemin terli terli soğuk su içme sesleri geliyor kulağıma çıkarken.Sular içiliyor ve maça devam ediliyor.Hatırladığım kadarıyla ilk devreyi mağlup bitiriyoruz.İkinci yarıda ise bizim takım içinde kavgalar başlıyor.Kaleci sorunu var bizim takımda.Herkes 2 şer gol kaleye geçiyor.Ben geçince her gelen gol oluyor bunu bilmelerine rağmen yinede sokuyorlar kaleye beni.Hayatım boyunca kalede olmaktan nefret ettim.Basit bir gol yiyorum ve laflar yağmur gibi yağıyor üstüme.Maçı 3 yada 4 farkla kaybediyoruz.Ölüm sessizliği çöküyor.Öğle vakti boş park rakibin sevinç sesleri ile yankılanıyor.Murat ve ikizi pis pis sırıtıyor bize.Okul başlasın sınıfta görürsünüz bakışı atıyoruz.Çünkü sınıfta ağırlık bizde oluyor.

Mağlubiyetin verdiği sinirle ufak bir toplantı yapıyoruz takım halinde.Herkes kendince bi suçlu arıyor.Aras'tan bi fikir çıkıyor bi anda.Hava çok güneşli bu maçı aksama doğru yapsaydık alırdık diyor.Herkes birleşiyor bu bahanede.Akşam bir maç yapalım şunlarla diye anlaşıyoruz.Rakibe bu teklifi götürme işi ben ve Aras'a düşüyor.Rakip biraz naza çektiktan sonra saat 6 için randevulaşıyoruz.Yine bizim sahada olacak ve 3 korner 1 penaltı kuralı olmayacak.5 te devre 10 da biter olacak bu sefer.İlk iş sabit bir kaleci tayin etmeye çalışıyorum hemen.Emre iri yapısıyla güçlü bir defans, Gökhan ise hızıyla bize çok yardımcı oluyor, Aras forvette yetenekli, Alper orta sahada iyi top çalıyor ve takımın tek solağı.Bende orta sahada iyi oynuyorum.Geriye Fırat kalıyor.Onunda kaleciliği hepimizden iyi ve ortada oynayınca sadece iyi kafa ve sut çekiyor.Fırat'ada durumun ciddiyeti anlatılıyor hemen.Kabul ediyor kaleye geçmeyi ve akşam 5 için anlaşıyoruz takım olarak.Mikasa topumla birlikte eve yemek yemeye gidiyorum.Tabi yanımda su şişesi ve çamurlu el izleri olan bardakla.

Saat 6 oluyor artık.Büyük bir hırs mevcut iki takımdada.Bıdığı tutma görevi Emre'ye veriliyor.Civa gibi çocuk ve genelde bizden büyüklerle maç oynuyor.Maç başlıyor karşılıklı goller atılıyor.Bu sefer daha güzel oynuyoruz.Aras ve ben gol yükünü çekiyoruz.8-7 mağlup durumdayız.Alper sol ayağıyla enteresan bir vole ile gol atıyor.O kadar çok seviniyoruz ki partaki herkes sahaya bakmak zorunda kalıyor.Sonrasında bir gol daha atıyoruz artık zafere tek gol kalıyor.Ancak Bıdık boncuk dizer gibi bizi geçiyor ve boş kaleye golü attırıyor.Sonrasında atanın galip geleceği kararı çıkıyor.Sağdan Gökhan ortayı kesti Aras topa sert vurdu top kaleciden döndü ve benim arkama düştü.Kaleci diğer köşede olduğu için bende golü kolay atacağımı düşünmeye başladım anında.Arkama dönerek topu kaleye yollayacaktım.Ancak galibiyete gitmenin verdiği coşkuyla topa olanca gücümle vurmak istedim.Topa dönerek vurduğum topun çok farklı şekilde telleride aşarak dışarı gittiğini görünce yıkıldım.Kalkıp hırsla geriye doğru koştum.Kimse hayıflanamadı hırsımı görünce.Sonrasında bir korner oldu.Ben sürekli ön direkte duruyorum kornerlerde.Bıdık korneri ve bütün duran topları kullanan oyuncu.Ceza sahasında biriyle göz işareti yapıyor.Topu ona atacağını anlıyorum.Fazla belli etmeden kendimi o yöne atılmaya hazırlıyorum.Bıdık topa vuruyor ve ben fırlıyorum.Vurduğu anda o topa doğru hışımla gidiyorum.Bir yandanda topu kapıp rakip kaleye koşmayı tasarlıyorum.Ancak o anki hırs ile top iki bacağımın arasından geçiyor ve rakibin önüne geliyor.Gelişine yapılan sert bir vuruşla top kalecimiz Fırat'ın ellerine çarparak tellerle buluşuyor.İşte o an bütün takım Fırat'a yükleniyor nasıl yersin gibi söyleniyorlar.Ancak bilmiyorlar ki o hata benim hatam.Basit bir topu tutamayıp golü yedik.

İşte o an sadece sustum ve kendime kızdım.Aradan yıllar geçmesine rağmen o mağlubiyeti unutamıyorum.Üstünden çok uzun zaman geçmiş olsada hala üzülüyorum o topu tutamadığım için...

Tabata'nın Sevinci

Tabata golü atıyor ve tribünlere yöneliyor.O devam ediyor ve merdivenlerden protokole yöneliyor kız arkadaşına sarılıyor ve sevincini onunla paylaşıyor.Sahaya döndüğünde Bursasporlular kart beklerken hakem oyunun başlama düdüğünü çalıyor.Bu sevinç bir ilk olmalı.En azından ülkemiz adına bir ilk.

Galatasaray 4-2 Beşiktaş

Maç öncesi Galatasaray tribününde bulunan herkes bu maçtan mutlak galip geleceklerine inanıyorlardı.Maç önü verileride bunu göstermekteydi.Beşiktaş'ın Seric, Ekrem ve Gökhan gibi oyuncularla puan alabilmesi zor görünüyordu.Birde Denizli'nin çağ dışı ve akıl ermeyen taktiği eklenince puan ihtimali yok oluyordu.

Maça Beşiktaş 3 lü savunma ile başladı.Toraman-Zapo-Gökhan göbekteydiler.Ancak kimin nerede duracağı konusunda sürekli anlaşmazlık yaşadıalr.Bu staddan çok bariz göründü.Bazı pozisyonalrda 3 kişi birden aynı yöne hareketlendiler.Seric ise ne oyandığı belli olmayan bir oyuncu.Ekrem ise bu yılki iyi oynama hakkını Kadıköy'de kullanmıştı.Cisse tek ön liberoydu.Önünde Holosko-Delgado-Tello üçlüsü vardı.Bu kurgu maça iyi başladı ancak Servet'in ani golü dirençleri kırdı.Beşiktaş'ta Tello ve Delgado birşeyler yapmaya çalıştılar.Delgado güzel bir gol attı.Ancak hemen peşine Lincoln sahneye çıktı.Faulü çabuk ve mükemmel kullanarak Arda'yı ceza sahasına soktu.O da yapması gerkeni yaparken Holosko bastı tekmeyi ve penaltı.Baros soğukkanlı vurdu penaltıda.Sonrasında bizim takım yine rölantiye aldı oyunu.Öne geçince bir konsantre kaybı olduğu gerçek.

İkinci yarı tam başladı Delgado dilini tutamayınca kırmızı kartla stad dışına alındı.Denizli'ye birşeyler anlatmaya çalıştı ancak Denizli soyunma odasına git der gibi elini salladı.Sonrasında Lincoln şov yapmaya başlamıştı artık.Atılan üçüncü golden önce yapılan paslar mükemmeldi.Lincoln pasını Baros'a verdiğinde ceza sahasıonda 5 Beşitaşlı vardı ama Baros bomboştu.Oda güzel vurarak maçın bitişini teyit etti bize.Hemen sonunda Ayhan maceraya girerken kaptırdı ve Holosko el ile önüne alarak güzel vurdu.Neden yedek olduğunu anlamadığım Bobo oyuna girdi.Maç başında korktuğum ikili oyundaydı.Bu ikili pozisyonlar buldular ancak atamadılar.Lincoln birde penaltı yaptırayım dedi.Biraz ucuz düştü ancak pozisyon penaltıydı kanımca.Baros aynı yere fakat yukarı vurunca Rüştü maç boyu bir top tutma başarısı gösterememiş oldu.Sonrasında rölanti bir Galatasaray vardı.Sanırım bu rakibin Beşiktaş olmasından kaynaklandı.

Maç sonu gözüme çarpanlar Servet'in bitiş düdüğü ardından hemen soyunma odasına gitmesi ve Arda'nın stadda yaptığı şov oldu.Üçlü bile çektirdi bir ara.Parçalı forma en çok ona yakışıyor çünkü.Galatasaray emin emin geliyor.Ancak Skibbe'nin bu işi Nonda ile kotaramayacağını görmesi şart.Sağ kanatta Barış çok yalnız kalıyor ve rakip atakları oradan geliyor.Maç sonu üzüldüğüm tek konu.Ali Sami Yen önündeki yoları bölmek amaçlı koyulan demir setlerin her maç sonu kırılıp atılması ve Kadıköy otobüslerine vurulan tekmeler, eller.Hangi mantıkla bu yapılıyor anlamak güç.

Cumartesi, Aralık 20

Eller Günahkar











İddia ediyorum bu Fenerbahçe eğer hakemler olmasa arkasında bir sezon boyunca kazanacağı maç sayısı 10'u geçmez, geçemez.Metin Tokat pozisyona nizami gol demiş yine.Tetikçiler iş başına düştü hemen.Yıllarca hangi hakemlere karşı mücadele etmişiz ortaya çıkıyor.




Cuma, Aralık 19

Road To Kadıköy 1/32

18/19 Şubat
26 Şubat
1 P.S.G - Wolfsburg
2 Kopenhag - Man. City
3 NEC - Hamburg
4 Sampdoria - Metalist
5 Braga - S. Liege
6 Aston Villa - CSKA
7 L. Poznan - Udinese
8 Olympiakos - St Etienne
9 Fiorentina - Ajax
10 Aalborg - Deportivo
11 Werder Bremen - Milan
12 Bordeaux - GALATASARAY
13 Dinamo Kiev - Valencia
14 Zenit - Stuttgart
15 Marsilya - Twente
16 Shaktar - Tottenham
4. Tur Eşleşmeleri
1. Maç - 8. Maç
6. Maç - 16. Maç
7. Maç - 14. Maç
1. Maç - 5. Maç
13. Maç - 4. Maç
2. Maç - 10. Maç
15. Maç - 9. Maç
3. Maç - 12. Maç

Şampiyonlar Ligi 1/16

24/25 Şubat
10/11 Mart
Chelsea - Juventus
Villarreal - Panathinaikos
Sporting Lisbon - Bayern Münih
Atletico Madrid - Porto
Lyon - Barcelona
Real Madrid - Liverpool
Arsenal - Roma
İnter - Manchester United

Uefa 3. Tur Kuraları

Metalist'in dün akşam ki oyununu gördükten sonra İstanbul'da alınan mağlubiyete acımamak elde değil.Son dakikalarda attıkları 3 golle maçlarını kazandı Kharkiv.Şimdi Galatasaray'ı zor bir tur mücadelesi bekliyor.Benim gönlüm Bordeaux'dan yana.Onlarla görülecek bir hesap olduğu kesin.Ama Aalborg'da orada yıldız gibi parlıyor.Son olarak Zenit hariç hangisi gelirse gelsin.Zenit komple oynayabilen bi takım.Ona en yakın oyun Fiorentina'da var.
Grup ikincilerine bakınca Şampiyonlar Ligi torbası gibi duruyor.Bu turda epeyi bi takım birbirini kıracak.Sürpriz bir finalin habercisi bu eşleşmeler.Kuralar saat 14:00 da çekilecek.Uefa resmi sitesinden görüntülü takip edebilirsiniz.
Not : Foto aceto'dan.

Perşembe, Aralık 18

Road To Kadıköy vol 5.2

A Grubu
21:45 P.S.G 4-0 Twente
21:45 Racing Santander 3-1 Machester City

B Grubu
21:45 Benfica 0-1 Metalist Trt 1
21:45 Olympiakos 4-0 Hertha Berlin

C Grubu
21:45 Samdoria 1-0 Sevilla
21:45 Stuttgard 3-0 S. Liege

D Grubu
21:45 NEC Nijmegen 2-0 Udinese
21:45 Tottenham 2-2 Spartak Moskova

John Arne Risse

Roma transferine sevinmiştim.Sürekli oynayınca daha güçlü olacağını ve daha güzel futbol oyanyacağını düşündüm.Ancak her Roma maçında beni şaşırtmaya devam etti.Son olarak dün oynanan kupa maçında Bologna karşısındaki oyununu görünce hayretler içinde kaldım.Aylar süren sakatlıktan çıkan oyuncular gibiydi.Halbuki bu sene ligde 12, Avrupa'da 6 maça çıktı Roma formasıyla.

O sol kanadı çökerten bir tek bindirme bile yapmadı dün akşam.Yerinde idare etti sadece.O yaşında Panucci'nin bu sene attığı golleri ve yaptığı asistleri gördük.Ancak Riise belkide kariyerinin en kötü dönemini geçiriyor şu sıralar.Silik bir görüntü içinde ve şaşırtmaya devam ediyor.Umarım en kısa zamanda eski şutlarıyla ve bindirmeleriyle bizi sevindirmeye devam eder.

Çarşamba, Aralık 17

Road To Kadıköy vol 5.1

H Grubu
21:45 Deportivo La Coruna 1-0 Nancy
21:45 Feyenoord 0-1 Lech Poznan

G Grubu
21:45 Clubbe Brugge 0-1 Copenhag
21:45 St Etienne 2-2 Valencia

F Grubu
21:45 Ajax 2-2 Slavia Prag
21:45 Hamburg 3-1 Aston Villa

E Grubu
21:45 Milan 2-2 Wolfsburg
21:45 Portsmuth 3-0 Heerenveen

Resim Ekle

Salı, Aralık 16

Martina Hingis




Özledik be seni.






İçimizdeki Hainler

Mustafa Kemal Atatürk bu sözü söylerken içimizdeki hainleri düşünmemiş yada Türk milleti içinden böyle kanı bozuklar çıkmaz diye düşünmüş sanırım.Ermenilerden özür dileyen sözde aydınların listesi aşağıda ancak ne kadar karanlık içinde olduklarının farkında bile değiller.Böyle bir şey düşünüp altına imza atan beyinleri anlayamıyorum.

Adalet Ağaoğlu, Bejan Matur, Ertuğrul Kürkçü, İbrahim Betil, Mustafa Suphi Erden, Şenol Karakaş, Adnan Ekşigil, Berat Günçıkan, Esra Mungan, İbrahim Kaboğlu, Mustafa Yasacan, Şerafettin Elçi, Ahmet Çakmak, Betül Tanbay, Evin Doğu, İhsan Dağı, Naci Kutlay, Şeyhmus Diken, Ahmet Çiğdem, Bilge Contepe, F.Levent Şensever, İpek Çalışlar, Nail Satlıgan, Sezgin Tanrıkulu, Ahmet Evin, Bülent Atamer, Faruk Bildirici, Işıl Kasapoğlu, Necmiye Alpay, Şirin Tekeli, Ahmet İnse,l Bülent Aydın, Fatma Tülin, Julide Kural, Nedim Gürsel, Suavi Aydın, Ahmet İsvan, Burhan Şenatalar, Fazıl Hüsnü Erdem, Kemal Gökhan Gürses, Neşe Düzel, Şükrü Erbaş, Ahmet Kuyaş, Canan Tolon, Fehim Caculi, Kemal Göktaş, Nil Mutluer, Süleyman Göncü, Akif Kurtuluş, Celal Başlangıç, Ferda Balancar, Kezban Hatemi, Nilgün Toker, Tahsin Yeşildere , Aksu Bora, Cem Mansur, Ferda Keskin, Koray Çalışkan, Nilüfer Göle, Tanıl Bora, Alaz Kuseyri, Cem Özdemir Ferhat Kentel Koray Düzgören Nurhan Yentürk Tarhan Erdem Ali Arif Cangı Cemil Koçak Fethiye Çetin, Korhan Gümüş, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Tarık Ziya Ekinci, Ali Bayramoğlu, Cengiz Aktar, Fikret Adanır, Lale Mansur, Ömer Laçiner, Temel İskit, Ali Nesin, Cengiz Alğan, Fikret Başkaya, Levent Yılmaz Ömer Madra Tuna Kiremitçi Alper Görmüş Cengiz Çandar Fikret Toksöz Leyla İpekçi Oral Çalışlar Ümit Fırat, Arzu Başaran, Cezmi Ersöz, Filiz Ali, Leyla Neyzi, Orhan Koçak, Ümit Güney, Asaf Savaş Akat, Çiğdem Mater, Filiz Koçali, Mahir Günşiray, Orhan Miroğlu, Ümit Kardaş, Aslı Erdoğan, Coşkun Aral, Füsun Üstel, Mahmut Temizyürek, Orhan Silier, Ümit Kıvanç, Atila Eralp, Deniz Türkali, Gencay Gürsoy, Mebuse Tekay, Osman Köker, Ümit Şahin, Atilla Yayla, Derya Alabora, Gila Benmayor, Mehmet Demir, Osman Murat Ülke, Umut Özkırımlı, Attila Tuygan, Dilek Kurban, Gönül Dinçer, Mehmet Güleryüz, Oya Aydın, Ünal Ünsal, Aydan Baktır, Doğan Özgüden, Gülçin Santırcıoğlu, Mehmet Soylu, Oya Baydar, Vedat Yıldırım, Aydın Cıngı, Doğan Tarkan, Güllü Aybar, Mehmet Ural, Özlem Dalkıran, Yahya Madra, Ayhan Aktar, Ebru Erkekli, Gülseren Onanç, Melek Göregenli, Perihan Mağden, Yalçın Ergündoğan, Ayhan Bilgen, Ece Temelkuran, Günay Göksu Özdoğan, Mesut Saganda, Pınar Selek, Yaman Yıldız, Ayla Gürsoy, Edhem Eldem, Gürhan Ertür, Mine Kırıkkanat, Piyale Madra, Yasemin Çongar, Aylin Aslım, Emine Algan, Habib Bektaş, Mithat Sancar, Ragıp Duran, Yasemin Göksu, Ayşe Batumlu, Emine Uşaklıgil, Hadi Uluengin, Mücteba Kılıç, Rasim Ozan Kütahyalı, Yavuz Bingöl, Ayşe Berktay, Emrullah Beytar, Hakan Tahmaz, Muharrem Erbey, Roni Margulies, Yavuz Önen, Ayşe Buğra, Enis Batur, Haldun Dostoğlu, Muhsin Kızılkaya, Şahin Alpay, Yeliz Kızılarslan, Ayşe Erzan, Eren Keskin, Hale Tenger, Murat Belge, Şanar Yurdatapan, Yıldıray Oğur, Ayşe Gözen, Ergin Cinmen, Halil Berktay, Murat Çelikkan, Şebnem K.Fincancı, Yıldız Önen, Ayşe Kadıoğlu, Ergün Eşsizoğlu, Hasan Cemal, Murat Morova, Şebnem Sönmez, Yücel Sayman, Ayşe Önal, Erkan Goloğlu, Hidayet Şefkatli Tuksal, Murat Necip Arman, Şehbal Şenyurt, Yusuf Alataş, Aziz Gökdemir, Erkan Şen, Hüsamettin Onanç, Murat Paker, Selim Deringil, Zeynep Tanbay, Barış Pirhasan, Erol Katırcıoğlu, Hüseyin Hatemi, Murathan Mungan, Semih Kaplanoğlu, Zozan Özgökçe, Baskın Oran, Ersin Salman, Hüsnü Öndül, Mustafa Arslantunalı, Semra Somersan

Pazartesi, Aralık 15

Juventus 4-2 Milan

İtalya'da Juventus'un yükselişi sürüyor.Sezona iyi başlamamışlardı bir süre bocaladılar sonrada açıldılar.Dün akşam maçı alacaklarını kadroları görünce anladım.Milan'ın geri dörtlüsü Zambrotta-Maldini-Kaladze-Jankulovski yaş ortalaması 33 oluyor.Maldini 40 yaşında zaten.Bunlara birde yıllardır ne yaptığını anlayamadığım Emerson eklenince işler iyice kötüleşiyor Milan adına.
Milan'ın gol atması için Seedorf'un şutları, Pirlo'nun frikiği ve Ronaldinho'nun insan üstü çabasına ihtiyacı vardı.Ancak Juve'de herkes bu işi yapılıyordu.Kaptan Del Piero ve Amauri uyumu yakalamışlar artık.Geriden Sissoko ve Marchionni iyi destek veriyor onalra.Nedved'in yerine giren De Ceglie ise Zambrotta'yı çok terletti o yağmurda.Kaptan penaltıyla yine boş geçmedi.Amauri 2 tane çaktı, diğer gol ise günün başarılı ismi Chiellini'den.Milan'da ise Pato ve Ambrosini attı golleri.Milan'da artık köklü değişimler gerekiyor gibi duruyor.Ancelotti çok bile kaldı bu takımda.Defans hattını komple yenilemeliler.Brezilya'dan bi tane buldular göbeğe.Yanına uygun bir isimde bulunmalı.İki tanede bek almalılar artık.Cafu yeterince idare etti onları.Senderos fazla sert geldi bu takıma.Servet bu takıma yakışır diyorum son olarak.

JUVENTUS (4-4-2): Manninger; Grygera, Mellberg, Chiellini, Molinaro; Marchionni, Sissoko, Marchisio, Nedved (31' De Ceglie); Amauri, Del Piero
MILAN (4-3-2-1): Abbiati; Zambrotta, Maldini, Kaladze, Jankulovski; Emerson (47' Shevchenko), Pirlo, Ambrosini (75' Antonini); Seedorf, Ronaldinho; Pato (77’ Inzaghi)










Cumartesi, Aralık 13

3. Ankara Seferi

Maçı 8. dk dan itibaren izlemeye başladım.Gözlerim direk sağ kanata kilitlendi orada Aydın'ı bekliyordum.Ancak spikerin Nonda sesini duyunca 4-4-2 Diamond geldi aklıma.Daha sonra Mehmet Güven dedi spiker.Yok artık diye haykırdım.Tavşan çıkaran Skibbe yine yapmıştı oyununu.Sağ kanadı tek Barış'a bırakmış.Nonda nerde oynadı çözemedim maç boyunca.Lincoln'ün koşu yollarını kapattığını gördüm sadece.

Galatasaray iyi başlamıştı maça.Organize ataklar ceyran ediyordu sahada.Mehmet Güven'in içine Ayhan girmiş dedim bi süre.Top kapıyor ve aldığı topları titremeden basit oynuyordu abisi Ayhan gibi.Topal her zamanki gibi emniyet ventilimiz.3. stoper gibi oynamasından zevk alıyorum.Barış takım hücuma çıkarken sağ kanattan sürekli bindirdi.Sanki ciğerleri iki taneydi dün akşam.Sol kanatta Arda-Balta ikilisi çok güzel hareketler yapmaya devam etti.Baros her zamanki gibi rakibi yıpratma işini mükemmel yaptı.Ama eli kolu rahat durmalı artık.Nonda gamsız baykuş gibiydi yine.Ve Lincoln : Onun için ne yazsak az kalacak bu sene.Efektifliğin kralını oynuyor.Yine attı ve attırdı.Servet riske girmeyince sırıtmıyor.Böyle devam etmeli.Sanctis ise en güzel hareketi çekti dün akşam.Hastır ordan hareketi yaptı gol diye zıplayan çocuğa.Meira hakkında birşey yazmak istemiyorum.Böyle bi takımın parçası olduğu için bol bol şükretmeli.İlk goldeki asisti klastı.Kahe öyle indirmezdi o topu.

Birazda goller hakkında yazayım.Son haftalarda atılan gollerde bariz bir organizasyon görülüyor.Dün atılan ilk golde Baros'un topu harika taşıması ve asisti.İkinci golde Lincoln'ün boşa kaçısı ve aldığı topu Baros'un ayağına nokta pası çok keyifliydi.Son gol ise ders gibi oldu.Lincoln-Nonda ve Arda'nın mükemmel plasesi görülmeye değerdi.14 dakikada atılan bu gollerden sonra takım Beşiktaş maçı için aktif dinlenmeye geçti.Ama Skibbe maçı sadece izliyor.Takım son 25 dakika geriye çekildi.Önde pres yapamaz oldu.Ancak bunu göremedi Alman teknolojisi.

Cuma, Aralık 12

Yıllardır Beklenen Gün

Belki çok fantastik bir yazı olacak ancak ben bugünü 3 yıldır bekliyordum diyebilirim.Sağ kanatta Aydın, sol kanatta ise Arda'lı bir Galatasaray'ın ne zaman olacağını kuruyordum kafamda.Bu akşam bunun ilk denemesi olacak.Ümit ediyorum ki bu akşam türk futbolu adınada güzel bir gece olacak.Haftalardır formsuz olan Arda bugün patlayacak, yıllardır patlaması gereken Aydın ise bu akşam resital yapacak.Maça 4 saat kala ruh halim bu şekilde.Skor umrumda değil bugün benim adıma.

Kuluçka makinesi yapıp koyduğumuz bıldırcın yumrtalarından yavru çıkıp annesinin yanına koyunca aldığım o hazzı yaşıyorum bugün.İşte öyle birşey...

Fanatik

Bugün çıkan iki ayrı haberi görünce medya kuruluşu olmak bu kadar ucuz olmamalı demek istiyorum.Ancak yinede bu gazeteler ülkemizde spor gazetesi olarak sayılıyor maalesef.Haberler şöyle:

Sabah ;
Gençlerbirliği ile oynanacağı maç için Ankara'ya gidiş saati 17:00'den dün sabah 11:00'e alınan G.Saray'ı Başkent'te karşılayan olmadı. Takımlarının akşam gelmesini bekleyen taraftar grupları bu değişiklikten haberdar olmayınca sarı-kırmızılı takım havalanından sessiz bir şekilde ayrıldı.

Fanatik ;
2 hafta içinde üçüncü kez Ankara’ya giden Galatasaray’ı bu defa taraftarlar da karşılamadı. Öğle saatlerinde Başkent’e ulaşan Sarı-Kırmızılı kafile, sessiz sedasız kampın yapılacağı otele geçerken, futbolseverlerin bu ilgisizliği şaşkınlık yarattı.

Salı, Aralık 9

Şampiyonlar Ligi vol 6.1

A Grubu
Roma - Bordeaux
Chelsea - Cluj

B Grubu
Panathinaikos - Anorthosis
Werder Bremen - İnter

C Grubu
Barselona - Shaktar Donetsk
Basel - Sporting Lisbon

D Grubu
Marsilya - Atletico Madrid
PSV - Liverpool

Kurban Bayramı


Cumartesi, Aralık 6

Selçük

Bugün yine şov yapmış Selçük Yula.İki haftadır hakemelr hakkında hiç bir yorum yapmayan adam dünkü haksızlığı görünce coşmuş yine.Tamam tarafsın kardeşim ancak senin karar veremeyeceğin şeylerin altına girme hemen.Ligden çekerim ne demek.Sen kimsin ya? Neyse işte bugünkü saçmalığı şu şekilde:

"Onun arkasından da Deivid'in bütün dünya televizyonlarının jeneriğine geçecek muhteşem vuruşu, ağlara çarpmasına rağmen devam kararı verilmesiyle Fenerbahçe 3-0'lık galibiyetten oldu. Son dakikalarda Denizli bir gol atsaydı, ne olacaktı? Ben söyleyeyim; o zaman Fenerbahçe'nin ligden çekilmesi gerekirdi. Eğer Fenerbahçe bu hakemlerle şampiyonluğa koşacaksa gerçekten alkışı hak edecek bir kulüp olacaktır. Hani "Fenerasyon, Fenerasyon'' diyorlardı ya, amaçlarına belki Fenerbahçe 3 puan aldığı için erişemediler. Ama bundan sonra halkın nezdinde Fenerbahçe'nin mağdur ve şampiyonluğu daha çok isteyen bir takım olduğu kanaatine herhalde varacaklardır."

Hakem Olmak

Dün akşam ki Deivid'in sayılmayan gol skandalından sonra o pozisyon hakkında yorum yapmak yerine sizlere 2010 Dünya Kupası için açıklanan ön hakem listesini vermek istedim.Dünya Kupasında düdük çalacak hakemler bunların içinden seçilecek.Listede her zamanki gibi hakemimiz yok.Kırmızı renkli ülkelere dikkat.Liste şu şekilde :
AVRUPA: Benquerenca (Portekiz), Bebek (Hırvatistan), Busacca (İsviçre), De Bleeckere (Belçika), Einwaller (Avusturya), Gilewski (Polonya), Hansson (İsveç), Kassai (Macaristan), Lannoy (Fransa), Ovrebo (Norveç), Rosetti (İtalya), Stark (Almanya), Undiano Mallenco (İspanya), Webb (İngiltere)
GÜNEY AMERİKA: Amarilla Demarqui (Paraguay), Baldassi (Arjantin), Larrionda (Uruguay), Pozo Quinteros (Şili), Ruiz Acosta (Kolombiya), Simon (Brezilya), Vazquez Broquetas (Uruguay)
ASYA: Al Ghamdi (S.Arabistan), Breeze (Avustralya), Irmatov (Özbekistan), Mohd Salleh (Malezya), Nishimura (Japonya)
AFRİKA: Benouza (Cezayir), Codjia (Benin), Coulibaly (Mali), Damon (G.Afrika), Maillet (Seyşel)
ORTA-KUZEY AMERİKA: Aguilar Chicas (El Salvador), Archundia Tellez (Meksika), Batres Gonzalez (Guatemala), Marrufo (ABD), Rodriguez Moreno (Meksika)
OKYANUSYA: Hester (Y.Zelanda), O'Leary (Y.Zelanda)

Cuma, Aralık 5

Çok Güzel Hareketler Bunlar

Bayern Münih - Hoffenheim

Almanya'da haftanın maçı bugün oynanacak.Lider Hoffenheim arkasındaki Bayern Münih ile deplasmanda karşılaşıyor.Bakalım köylü çocukları Allianz Arena'dada o göze hoş gelen futbollarını oynayabileceklermi.Hoffenheim izlediğim bütün maçlarında takım olarak hücuma kalkan bir ekip.Bekdeki oyuncuları bile ceza sahasında görebiliyoruz.Takımın gol yükü ise Vedad İbisevic.15 maçta 17 golü var bu sene Bosnalının.

Maçın gollü geçeceği gün gibi aşikar duruyor.Bayern evinde 22 atıp 15 yemiş.Hoffenheim ise deplasmanda 20 atıp 15 yemiş.İkisininde gol yeme ortalaması 2 bu sene.Daha çok atan kazanacak gibi duruyor.Maçın sonucunu merakla bekliyoruz.Bütün Avrupa sanırım Hoffeheim'dan yana olacak bugün.Bayern PES'deki takımım olduğu için onların tarafındayım.Nede olsa Luca Toni orada ve gol attım deliyim arkadaş sevincini izlemek istiyorum bugün.

Yayın : Kanal 24
Saat : 21:30

Not: İddaa saçmalamış bu maçtada, oranlar şöyle : 1-(1,45) X-(3,4) 2-(4,6)

Perşembe, Aralık 4

Road To Kadıköy vol 4.2

E Grubu
21:45 Heerenveen 1-2 Braga
21:45 Wolfsburg 3-2 Portsmouth

F Grubu
21:45 Aston Villa 1-2 Zilina
21:45 Slavia Prag 0-2 Hamburg

G Grubu
21:45 Kopenhag 1-1 Rosenborg
21:45 Valencia 1-1 Club Brugge

H Grubu
21:45 Lech Poznan 1-1 Deportivo La Coruna
21:45 Nancy 3-4 CSKA Moskova

Derdin Ne Birader

Dünkü Berlin maçından sonra yazdıklarıyla iyice komik duruma düşen HÜ bakalım bundan sonra neler yumurtlayacak.İşte yazısından bölüm:

"Bu Lincoln’ü görünce kafam karıştı. Madem bu kadar etkili vurabiliyorsun, neden Süper Lig’de vurmazsın, anlamam. Kaldı ki Hertha Berlin tıpkı Hacettepe ve Ali Sami Yen’e gelen diğer takımlar gibi defans yaptı. Acaba Almanya olunca mı Lincoln bu kadar istekli ve etkili oynadı?
Almanya’ya dönüş ile ilgili kulağıma gelenler doğru ise, Lincoln devre arasında bile Galatasaray’dan kaçabilir! Bir Alman takımına karşı deplasmanda bu denli farklı bir Lincoln görünce, inanın şaşırdım. "

Berlin'in Fethi

Avrupa'da bu sene Steau hariç herkese üstünlüğünü kabul ettiren Galatasaray dün 9 yıl önceki şovun geri kalanını tamamladı.Lincoln sahaya kaptan çıktı ve ona bu görevin yakıştığını taraflı medyaya gösterdi.Erdoğan Arıca acaba buna kızmışmıdır? Orta sahadaki Barış-Topal duvarı Hertha'ya fazla geldi dün gece.Bunlara Lincoln-Arda-Kewel-Baros yardımıda sıkça eklenince top yapamadı kağıt üstündeki ev sahibi.Bu işe anlam veremiyorum evinde deplasman oynuyorsun resmen.
Galatasaray fizik olarak daha diri göründü.Tabi bunun nedeni Mehmet Topal ve Barış'ın insan üstü gayretleriydi.Sakatlıktan yeni çıkan bu iki oyunu takımın direnci oldu.Geride Meira ve Servet hatasız oynadılar.Meira bir pozisyonda yanlış yer seçimi nedeniyle Voronin'e asist yaptı ancak gerilerden kopup gelen Barış golü önledi.bunu maç içinde çok pozisyonda gördük.İlk yarı üstünlük Galatasaray'daydı ancak hücumda eksik olan birşeyler vardı.Kewel-Arda biraz toparlansa çok daha üretken olabilirdi Galatasaray.Ancak sahadaki diğer 21 oyuncudan çok daha üstün duran bir Lincoln vardı.İkinci yarı sazı iyice eline alınca gol gelecekti elbet.Penaltı pozisyonu abartı gibi gelebilir ancak rakibin elini gereksiz yere açtığını düşünüyorum.Baros riskli vuruyor ancak kaleciyle top ayrı köşelere gidiyor hep.Sonrasında bu yoğun tempoya daha fazla dayanamadı takım.Skibbe Kewel ve Baros'u gereksiz yere o kadar tuttu.Nonda ve Aydın 75 de girebilirdi oyuna.Ancak Nonda girdiği 5 dakikada bile rezil oynadı.Ne oldu bu adama anlayan bi yorum yapsın.Anakonda olmuş su yılanı.Son dakikalarda Hertha tüm gücüyle yüklendi.Pozisyonda buldu ancak De Sanctis şansı ve yer tutma becerisiyle bunları bertaraf edebildi.Son saniyelerde kritik birde penaltı pozisyonu var.Hakemin devam kararı akla kazanılan penaltıyı getirdi ancak vermemesi gecenin rengini bozmamasına neden oldu.
Bu maçıda kazasız atlattı Galatasaray ancak bu Avrupa istikrarını ligede taşımalı.Ankaragücü maçında Ayhan-Kewel değişikli olmalı.Barış sağ kanada çare olur.Arda'da solda oynayabilir bu şekilde.Grup birinciliği önemli gibi görünsede kura şansı daha önemli.Geçen yılki 4 puandan sonra bu seneki 9 puan muazzam bir sıçrama.

Berlin Hatırası








Fotoğraflar : Milliyet


Çarşamba, Aralık 3

3 Maymun Medya

"Ardından 1-0'lık G.Saray maçında Daum beni oynatmadı. İlk defa bir hocaya 'Neden beni oynatmıyorsun?' diye sordum, çok şaşırmıştım. Daum bana 'Oynatmama sebebimi sana anlatamam' dedi ve beni şaşırttı. Yukardan baskı geldiğini hissettim. O gün F.Bahçe'de teknik adamların tek yetkili olmadığını anladım."

"Başkan Aziz Yıldırım'ın bana fırçasının, küfürünün sayısını hatırlamıyorum. Özünde iyi insan ama çok sert özellikleri var. Devamlı fırça, küfür. Yıldırım birebirde küfür ediyor. Bir gün, maçta oynamamama rağmen beni odasına çağırdı, bir dünya fırça attı, küfür etti. Sadettin Saran "Başkan yeter, yazıktır" demesine rağmen "Sen karışma" diyerek ona da kızdı. Aziz Yıldırım futbolcular motive olsun istiyor. Ve motivasyonun böyle olacağını zannediyor. Ama olmaz ki... Herkesin morali motivasyonu fırça ve küfürle bitiyor. "Maç kaybedin sorarım ben size" diyor, o zaman da gardınız düşüyor."

Road To Kadıköy vol 4.1

A Grubu
21:45 Manchester City 0-0 Paris S.G.
21:45 Twente 2-1 Schalke 04

B Grubu
21:45 Hertha Berlin 0-1 Galatasaray Trt 1
21:45 Metalist Kharkov 1-0 Olympiakos

C Grubu
21:45 Sevilla 3-0 Partizan
21:45 Standart Liege 3-0 Sampdoria

D Grubu
19:00 Spartak Moskova 1-2 Nec Nijmegen
19:00 Udinese 2-1 Dinamo Zagrep

Huntelaar

Real Madrid Nistelrooy'un uzun süre sakatlığına çare olarak vatandaşı Huntelaar'ı transfer etti.Ödenen ücret 20 milyon Euro ve performansa göre +4 milyon euro daha ödenebilecek.Güzel bir transfer olduğunu düşünüyorum.Huntelaar uyum süreci yaşama gibi bi probleme gireceğini zannetmiyorum.Takımda yeterince Hollanda'lı mevcut zaten.İki taraf içinde karlı bi anlaşma oldu.Ajax bakalım bundan sonra kimi çıkaracak fabikadan.

Salı, Aralık 2

Yine Olmayacak Gibi

Bu takımın ligde öldürücü darbeyi vuramamak gibi bir hastalığı mevcut.Evindesin yen artık puan farkını aç.Benitez bu sezonda şampiyon olamazsa yollanmalı artık.Maçı izlemedim ancak yorumlar kötü oynadığı yönünde.Kop kopsa haklıdır.

Pazartesi, Aralık 1

Engelsiz Aslanlarımız

Uzun bir yola çıktılar ve başardılar.
Lig Şampiyonluğu
Avrupa Şampiyonluğu
Kıtalararası Şampiyonluk

Liverpool ve Zirve

Bu akşam Liverpool Westham'ı yendiği takdirde 15. hafta sonunda liderliği ele geçirmiş olacak.bu klüp için çok önemli bir gece.Yıllardır bu yarışta 3 ve 4. sıralarda oldular.Sonun kadar asla götüremediler.Ancak bu sene iyi oynamadanda kazanmayı başardılar çoğu kez.Bugün 3 puan aldıkları takdirde Chelsea'nin 3 puan önüne geçecekler, halen ManU'nun 5 puan önündeler.4. sıradaki Arsenal'le ise şuan 7 puan fark var.Rafa bazı şeyleri oturtmuşa benziyor.Ancak bu sene artık kupa gelmeli.Taraftarlar Şampiyonlar Ligi kupası yerine Premiere Ligi tercih edecek konumdalar.Kaptan Gerard'dan bir füze ile liderliğin gelmesini bekliyoruz.

Mücadele Geliyor

Olympiakos ve Hacettepespor'a karşı aynı taktikle mücadele eden zihniyet için 13 hafta çok uzun bir süre.Geçelim maça; Lincoln'ün verkaçları ile başladı karşılaşma.İki kez kaleci ile başbaşa kaldı ancak biraz kötü tercihler yaptı.Hacettepe her geçen dakika daha etkili olmaya başladı.Önce Volkan'ın hediyesini es geçt,ler.Sonrasında Servet ve Meira'nın ikramlarını değerlendirerek öne geçtiler.İlkyarı sonalrında ise Baros önüne düşen topa dokunarak Hacettepe'nin direnicini düşürdü.

İkinci yarıya Meira-Ümit değişikliği ile başladı Skibbe.Garip bi değişiklikti Ayhan neredeyse Servet'in yanında oynadı ikinci yarı.Sonrası Baros'un iki golü ve hakemin maçın zevkini çalması ile bitti.Tabi birde Ümit'in gol atma sevdası daha bi soğutturdu kendisini.

Maçtaki sevindirici olaylar: Barış'ın bu takımda mutlak oynaması ve onun direncinden faydalanılması, Sabri'nin bu oyununu artık belli bir standarta oturtmuş olması, Mehmet Topal ve Emre'nin tekrar sarı-kırmızı formayla görmek çok güzel.

Bundan sonra bu takımı Skibbe'de belli bi yere kadar kötü oynatabilir.Barış-Topal-Emre-Sabri-Ayhan bu takımın direncini ve mücadele gücünü 2 katına çıakracağı bir gerçek.Lincoln bu sene nasıl oynadığını artık belli etti.Kewel ise dinlenmeye ihtiyacı var gibi duruyor.Çarşamba günü Almanya'da Kewel ile Barış yer değişmeli, Kewel'ın yerinede Topal oynamalı.