Çarşamba, Eylül 30

Road to Madrid # 2.2

A Grubu
Bayern Münih 0-0 Juventus
Bordeaux 1-0 Maccabi Haifa ( 83 Ciani )

B Grubu
CSKA Moskova 2-1 Beşiktaş ( 7 Dzagoev, 61 Krasic - 90 Ekrem)
Manchester United 2-1 Wolfsburg ( 59 Giggs, 78 Carrick - 55 Dzeko)

C Grubu
Milan 0-1 Zürih ( 10 Tihinen )
Real Madrid 3-0 Marsilya ( 58,64 Ronaldo, 61 Kaka p )

D Grubu
Apoel Nicosia 0-1 Chelsea ( 18 Anelka)
Porto 2-0 Atletico Madrid (75 Falcao, 82 Rolando)

Bülənt Qorxmaz “Bakı” klubunun yeni baş məşqçisidir

Anlaşma 1 yılı opsiyonluk 2 yıl üzerinden yapılmış. Bülent Korkmaz adına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Umarım kendisine birşeyler katan deneyim olur.

Salı, Eylül 29

Road to Madrid # 2.1

E Grubu
Debrecen 0-4 Lyon (3 Kallstrom, 13 Pjanic, 24 Peter kk, 50 Gomis)
Fiorentina 2-0 Liverpool (25 ve 37 Jovetic)

F Grubu
Rubin Kazan 1-1 İnter ( 10 Dominguez - 27 Stankovic)
Barcelona 2-0 Dinamo Kiev ( 24 Messi, 75 Pedro)

G Grubu
Glasgow Rangers 1-4 Sevilla ( 88 Novo - 51 Konko, 64 Adiano, 72 Fabano, 74 Kanoute )
Unirea Urziceni 1-1 Stuttgart ( 48 Varga - 5 Serdar)

H Grubu
AZ Alkmaar 1-1 Standart Liege ( 48 Hamdoui - 90 Traore )
Arsenal 2-0 Olympiakos ( 78 Van Persie, 86 Arshavin)

* Star ilk kez Şampiyonlar Ligi akşamı maç vermiyor. Rezalete devam ediyorlar.

O An #18

Çocuk

Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk;
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk...

Çocukta, uçurtmayla göğe çıkmaya gayret;
Karıncaya göz atsa "niçin, nasıl?" ve hayret...

Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür;
Biz akıl tutsağıyız, çocuktur ki asıl hür.

Allah diyor ki:"Geçti gazabımı rahmetim!
"Bir merhamet heykeli mahzun bakışlı yetim...

Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın!
Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın!

İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;
Çocukların kalbinde işler zaman rakkası...

Necip Fazıl KISAKÜREK

Pazartesi, Eylül 28

Haftanın Ardından

- Her hafta olduğu gibi liderden başlayalım. Bu hafta lider değişti ve Fenerbahçe liderliği ele geçirdi. Fenerbahçe bu statik oyununda bile 7 de 7 yapmayı başarıyor. Bu özellik Türkiye'de sadece onlarda var. Kazım'ın performansı bu hafta üst düzeydi. Ancak defansif anlamda hala aynı. Alex ise maçın yıldızı olmayı başardı. Son dakikada verdiği o pas gerçekten usta işiydi. İlk golde attığı topuk pasıda keza öyle. Ancak o son dakika golünde Antalyaspor'un vahim halini konuşmadan olmaz. Alex pası attığında 4 Fenerbahçeli orta sahada bi başlarına kaleye kadar gittiler. Güiza maç boyunca tek oluml hareketi yaparak golü attırdı.

- Galatasaray'ın maçına geçeceğim ancak maçın sadece özetlerini izleyebildim. O sıralarda hayatımda ilkleri yaşamaktaydım. Kısaca özetlersem Kur'anlı, çalgılı ve içkili bir düğün ortamıda görüyordum. Keita'nın attırdığı gol muazzam. Ancak sene başında dile geitirlen bencil olduğu iddiaları liglerin ilerlemesiyle ortaya çıkıyor. Rijkaard ona en uygun kararı vermeyi öğretebilecekmi göreceğiz. Eskişehiride bir kaç post aşağıda öldürdük şimdi hakkını verelim. Nağmalup devam etmeleri onlar açısındanda bir motivasyon.

- Bursaspor, Diyarbakırspor mücadelesinde ise Bursaspor rahat bir galibiyet elde etti. Ancak maçın önüne geçen çirkin olaylar oldu. Bu olayların uzantısı bugün akşama kadar sürdü. Olaylarla ve sonrası ile ilgili Yağız blogunda en güzel yorumu yapmış. Diyarbakırspor maçlarından sonra sadece futbol yazmayı diliyorum.

- Gençlerbirliği, trabzonspor maçı haftanın en heyecanlı maçı oldu. Trabzonspor maçın başında iki gol bulmasına rağmen son dakikarladaki haliye bir puana sevinir bitirdi maçı. Gençlerbirliğiise oynadığı organize futbol ile takdiri hakediyor. Maç boyu ayağa pas ile atağa kalkmaya çalıştılar. Zaman geçtikde Doll istediği futbolu sahaya yansıtacaktır. Ayrıca Hollanda'dan gelen Hurşit ikinci yarıya damgasını vurdu. Trabzonspor hakkında diyeceğimiz tek şey Alanzinho, Yattara ve Gabriç gibi yaratıcı isimlerin ikisinin birden sahada olması gerekliliğidir. Gabriç ikinci yarı başında neden oyundan alındı bunu anlamak güç.

- Manisaspor , Denizli deplasmanından bir puan ile döndü. Simpson dikkat çeken bir oyuncu. Özelliklede şutları ve topla driplingleri iyi bir isim. Kayserispor haftanın sürprizini sağladı diyebiliriz. Evlerinde puansız Kasımpaşa ile berabere kaldılar. Gol sorunu hala devam ediyor. Gaziantep ise performansı ile şaşırtan bir takım. Ankaragücü'ne evlerinde 3-1 mağlup oldular. Kadro olarak bu ligde üst sıralarda olması gereken bir takım. Uyum sorununu aşmayı başarırlarsa ligde çok puan alacaklardır. Ankaragücü ise yıllardır bu ligden düşmesini beklediğim bir takım. 12 Eylül artığı gibi görünüyor gözüme. Bu sene 100. yılları ve o motivasyonla çok maç alacak gibiler. Sivasspor hakkında ise yorum yapmam yasaklandı :)

- İngiltere'de liderlik Manu'nun eline geçti. Stoke deplasmanında iki gollü bir galibiyet aldılar. tuncay son haftalarda son 20 dakikalarda oyuna giriyor. Chelsea, Wigan deplasmanında ummadığı bir mağlubiyetle döndü. Liverpool El Nino ile galibiyetlere devam etti. 6 gollü gözalıcı bir skor elde ettiler. Diğer çarpıcı skoru ise Tottenham 5 golle aldı. Bu istikrarlı gidişi sürdürmeleri lige renk katacak.Arsenal ise Fulham deplasmanında istediğini tek golle aldı. Portsmouth ise 7 maçta sıfır puan rekor kırıyor.

- İspanyada ise görüntü aynı. İki başlı yarışın içine Sevilla girebilmek için ne kadar direnecek bakalım. Valencia ise Atletico Madrid'e son dakika golü ile berabere kaldı. Üç puana çok yakındılar ancak başaramadılar. Zaten bu sebepten dolayı yıllardır üst sıralardan uzaklar. Ligin en ilginç takımı ise Xerez. 5 haftası geride kalan bir ligde hala gol atabilmiş değiller.

- İtalya'da sürpriz lider Sampdoria'ya saygı duymalı herkes. İnter'i tek golle yenmeyi başardıalr ve tablonun tepesine yerleştiler. Juventus ise Diego'suz olmanın dezavantajını yaşadı bu haftasonu. Roma istikrarsızlığa devam ediyor. Milan hakkında ise yazmak anlamsızlaştı artık. Galliani esaretinden kurtulmalılar.

- Almanya'da takımım Leverkusen bu haftayı deplasmanda üç puan ile kapattı. Hamburg ise gece 03:05 te izleyebildiğimiz maçta Bayern Münih'i tek golle yenmeyi başardı. Wolfsburg geçen yılki kıvamına dönme sinyalini verdi bu hafta. Ancak çok kolay gol yiyorlar ve bunu bi türlü yenemediler. Hoffenheim, Hertha maçı ise ibretlik nir maç oldu.Berlin ekibi çöküşüne devam ediyor. Bu hafta geçen haftadan bir fazla gol yiyerek kapattılar ve ligin dibine demir attılar. İbisevic üç golle geri döndü diyebiliriz Bundesliga'ya.

Araştırmacı Gazeteci Uğur Abi

Bu muhteremi sevmediğimi, samimi bulmadığımı defalarca belirttim blogda. Bu akşam evde yemek faslında haber dinliyordum. Muhterem haberi sunarken şöyle konuştu. Elbetteki bir kişinin yaptığı bütün bir aileye ve dahada ötes, camiaya mal edilemez. Ancak haberin konusunun etrafında dolandı durdu bu şekilde. Sonra haber geldi ekrana. Laf arasında şöyle bircümle geçti. CHP milletvekili ... .... nın kardeşi ... ... uyuşturucu tacirliğinden gözaltına alındı. Ondan sonra düştü benim jeton. Bu tarafsız araştırmacı gazeteci muhterem yine tarafsızlığını gösteriyordu.

Elbette bir kişinin yaptığı bütün bir kurumu, aileyi zan altında bırakmamalı. Zaten böyle düşünecek kadar sığ olmamalı normal bir insan. Ancak bu tarafsız ve araştırmacı gazetecimiz dolandırıcılık yapan sahte hocaların yada başı kapalı olup ahlaksız işler yapan bayanların haberlerini yaparken çoğul konuşmayı bi türlü bırakamıyor. Daha açık olayım. Kendini mafya sanan ve ismini duyurmak için milliyetçi camianın yanında bir kaç foto çektiren bir kişinin haberinde. İsmin önüne direk olarak " eski ülkücülerden " kelimelerini eklemeden edemiyor. İşte o kadar tarafsız ve araştırmacı bir gazeticidir kendileri.

Ben bunlara "üç papaz" diyorum. Üç tv kanalının ana haber bültenlerinde saldırıya geçmişler.

Provakatörler Futbolada Bulaştı

Diyarbakırspor başkanı Çetin Sümer’in dedikleri şunlar :

“Diyarbakırspor olarak toplumsal barışı destekler noktadayız. Ama buna rağmen PKK’lı gibi gösteriliyoruz. Bu durum zoruma gidiyor. Bu göreve, kulüp onların himayesine girmesin diye geldim. Maçı, Apo’nun takımıyla MHP’nin takımı arasında oynanıyormuş gibi bir hale getirdiler. Tribünlerde Türk bayrakları açtılar. Ben de o bayrak altındaki bir insanım.”

“Bursa’da yaşananlar daha önce de başımıza geldi, bugün de geliyor, yetkililer böyle ilgisiz kaldıkça yarın da gelmeye devam edecek. Artık statlarda kan akmaya başladı. Daha fazla kan akmaması için yapılacak en doğru işlem, takımı ligden çekmek. Toplumsal barış adına, ülke futbolunu sıkıntıya sokmamak adına gerekirse Diyarbakırspor’u ligden çekeriz.”

“Bursa’da benim 25 taraftarım yaralandı ama kimse bir şey yapmadı” diye konuştu. Başkan Sümer ayrıca “Bursa tribünleri koltukları sökerek taraftarlarımızın üzerine attı. Benim taraftarım o koltukları sahaya atınca sanki olayı onlar çıkarmış gibi gösterildi”


Bursaspor taraftar sitelerinde biraz gezindim. Onların söyledikleri ise şöyle :

“Yazacak çok şey ama. . ben o akşam oradaydım. seyretmeyen yorum yapmasın bence. Diyarbakırlıların hepsi olayı hala tahrik ediyor. Bursa stadını bilen varsa iki seyirci arasında 50 metre var. o plastik koltuklar 50 m gitme ihtimali var mı? Ayrıca istiklal marşında sol el kaldırıp zafer işareti yapmak nasıl bir iştir ya. . herkes bilir istiklal marşından sonra Türkiye diye her statda bağırılır. bunlar o akşam "oh" çektiler. Çekilin gidin bence. . ülkede kurtulsun süper ligde.”

“evet gerçekler bunlar değil. ben de ordaydım fakat koltukları söküp bize attılar taşlar üstümden geçti. . ama diyarbakır başkanı bursaspor taraftarı başlattı diyor. gerçek bu değil. . istiklal marşında oturan biz değildik. . teller olmasa acaba bunları yapabilcekler miydi ?? onu merak ediyorum.”

“Başkan İstiklal marşımız ıslıklanırken kılını kıpırdattımı acaba!!Ben o kulübün başkanı olcam İstiklal Marşımızı ıslıklıyanların başına yıkardım o trübünü. . En başta kendi kapını temizle”

“Arkadaşlar o maçta bende vardım adamlar önce pkk bayrağı açtı sonra koltukları söktü busaspor taraftarına attı o da yetmedi pkk ya tezahurat etti daha ne olacak”

“Ben acaba başka maçtamıydım diyarbakırlılar taşkınlık çıkarttılar koltuk ve hatta taş yağdırdılar açık tribüne, bursaspor taraftarı suçlu olmuş bursaspor taraftarı pkk aleyhine ankaragücü maçındada kasımpaşa maçındada ve her maçta yapmaktadır yarası olan gocunur arkadaşlar !!!


Yorum yapacak çok şey var. Ancak Diyarbakırspor adı üstünde spor klubüdür. Böyle tahrik edici beyanatlar vermeyi artık bırakmalı ve başarılı giden takımlarını daha başarılı kılmaya çalışmalıdırlar. Önce bir iğne almalı kendine batırmalı, sonrasında ise başkalarının hatalarını aramalı. Maç MHP ile Aponun takımı arasında oynanıyor sanki söylemi ise bilinçaltının dışa vurumudur.


Ali Sami Yen- Es Es - Serdar - Üçlü

1 puana bile üçlü çektirebilen bir seyirci. Böyle küçük takımların küçük beyinli taraftarları ve futbolcularına çok gülüyorum. Maçı izleyemedim ancak kapıcı Rıza efendi gol attıktan sonra Yoyula ve Ümit'i çıkarmış bu herşeyi açıklıyor. 30 yıl önce hasbelkader şampiyonluk yarışına katılmış küçük bir klüp densizlik edip orta sahada şov yapmaya çalışıyor.

Pazar, Eylül 27

Güzel İnsan...!


bir sanatçının ölümünün beni bu denli etkileyişi nadir olmuştur... Barış Manço ve belki de Cem Karaca...
ve şimdi de Nihat Nikerel... güzel insan...
dizilerinde hep en sevdiğim karakter olmuştur kendisi....
Allah rahmet eylesin...
......
Ertelenmiş umutlar düşerken
Eflatun akşamlara,
Karanlık köşebaşları
Ayaza kesiyordu Ayışığını.
Paslı sustalıların şavkıması
Mehtaba göz kırpıyordu.
Geçmezdi böyle geceler Sensiz,
Kimsesiz Geçmedi zaman, pusuda.
Bir kuş öttü,
Bir çocuk ağladı.
Kahkaha attı bir kadın,
Sustu bir yürek, durdu.
N. Nikerel

Cumartesi, Eylül 26

Tebrikler Trt

Sezon öncesi Bundesliga’yı Trt’den izleyeceğimizi öğrenince bu konuda kaygılarımı belirtmiştim. Trt spor kanalı olarak Trt-3 ü kullanıyor. Ancak bu kanal yetersiz kalıyor sezon içerisinde. Neden başka bir kanalındada maç yayını vermiyor bunu açıklamaları gerek. Açıkcası maçları başka bir kanaldan izlemeyi istiyordum. Bu hafta ki maç seçimi ise komik olmuş. Almanya’da syılı derbilerden olan Ruhr derbisi ( Dortmund –Schalke) var bugün. Ancak aynı saatte başlayacak olan Wolfsburg – Hannover maçını tercih etmiş Trt yönetimi. Tabi Wolfsburg, Beşiktaş’ın rakibi olduğu için bu maçı vermeleri normal karşılanabilir. Ancak başka bir kanalındada Ruhr derbisini vermesi gerekirdi. Bu güzel maçı izleyemeyecek olmak kötü.

Bir başka komedi ise Hamburg – Bayern Münih maçında var. Bu maçın başlangıç saati 19:30. Ancak Trt bu maçı vermeyi uygun bulmamış sanırım. Şampiyonluk için en güçlü iki adayın maçını vermeyecekler. Yayın programına baktım ve o saatte Trt-3 te başka bir maç var. Hemde bu maç banttan yayınlanacak. Saat 14:00 bir maçın tekrarının 18:30 ‘a koymuşlar. Şimdi sıkı durun ve bu banttan yayınlanacak olan karşılaşmayı okuyunca şaşırmayın.

Buz Hokeyi Continental Kupası A Grubu Karş."H.Pituah-Polis Akademisi"

İşte verilecek maç yayını bu. Buz hokeyini yayınlamaları ne güzel. Ancak daha 4,5 saat önce canlı vereceğin maçın tekrarını vermek hangi akla hizmet bunu anlamak güç. Bu arada sayın yöneticilerimiz. Hamburg – bayern Münih maçını banttan vermeyi akıllarına getirmişler. Şimdi sinirlerinizi boşaltın çünkü bu maçın banttan yayın saatini yazacağım. Ramazanda olsaydık saat 03:05 deki maçı sahur keyfi olsun diye izleyebilirdik. Evet maçın banttan yayın saati 03:05 te olacak. Böyle bir yayın anlayışına sahip kanalın. U-20 Dünya şampiyonasını vermeyi akıl etmesi ise ayrı bir tezat. Hepimize "H.Pituah-Polis Akademisi” maçında iyi seyirler.

Cuma, Eylül 25

Haftanın Tatlısı

jöleli küpler
* Her hafta Cuma günü böyle bir post yayınlamak istiyorum. İlginç tatlı çeşitlerini paylaşmak istiyorum. Evet bir tatlı fetişistiyim. Önerilerinizide bekliyorum.

Uyanınnnnn!

Gece yatmak, sabah kalkmak bilmez insanlaaaar!!!
hadi bi 5 dakka daha diye diye hep geç kalanlar!!!!!
bugün çok geç kalkınca ve ucu ucuna işe yetişince bi de sabah tasarım sayfalarında böle bi habere rastlayınca dedim ben bunu yazarım...
minik objeler tasarlamak bence her zaman bi bina tasarlamaktan çok daha keyiflidir... misal bardaklar, saatler, konsol süsleri, yüzükler!!! (bu en güzel olanı benim açımdan:)...
bugün bakarken çalar saatlere takıldı gözüm... sabah sabah küfrettircek(ben hiç öle şeyler bilmem de) cinsten... :)
bunlardan bitanesi Gauri Nanda'nın tasarladığı tekerlekli saatler. alarm çalmaya başladığı anda masadan zıplıyor ve odanın içinde geziniyor... onu yakalayıp susturana kadar uykunuz da açılmış oluyor... bence bu gayet güzel...



Bi de adamlar halı saat yapmışlar...Sofie Collin ve Gustav Lanberg’in tasarladığı bu saat kalkıp üzerine basmadan susmayan bişey... bunu da yatağınızdan uzağa yerleştirirseniz bence gayet de faydası olur...




ben en çok bunu sevdim :) Ena Macana düşünmüş.bu saat sineklerden ilham alarak tasarlanmış.çalmaya başladığında odada helikopter gibi dönmeye başlıyo... tabi bi celallenip onu yakalayıp susturmak için geçen zaman da sizi bilmem de beni kesin ayıltır...



çok düşünceli bi insan tasarlamış bunu da sanırım... meng fendi bu düşünceli insanın ismi... iki tane elastik bant var ve birini eşiniz diğerini kendiniz takıyosunuz eğer farklı saatlerde uyancaksanız bence inanılmaz güzel... Alarmı iki farklı saate kuruyorsunuz ve parmağınıza size ait bandı sarıyorsunuz. Saat hiç ses çıkarmadan, elinize titreşim göndererek sizi uyandırıyor. Böylece eşiniz de küplere binmemiş oluyor... yok biz böle mutluyuz, ben uyanıyosam o da uyancak tabi, o ne öle diyosanız ben karışmam eşinize söleyin... =))

neyse işte böle güzel tasarımlar var hayatta... ben severim böle ilginç objeleri falan, paylaşalım dedik... adamlar yapıyo...
ve de günaydınlar efenim herkese bu vesileyle...
:)

Perşembe, Eylül 24

Açılmayacak Açılım

Her geçen gün azınlık hakları, demokratik açılım, toplumsal barış projesi adı altında binbir türlü oyun altında ülkenin bütünlüğünü zedeleyici konuşmalar duyuyoruz. Blogda çok kez belirttim Laz kökenli olduğumu. Bundan guru duyuyorum ancak son günlerde öyle şeyler yazılıyor ki biz laz kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarınıda ayrılıkçı göstermeye çalışıyorlar. Yıllar önce başladıkları gizli planlarını bugün faaliyete geçirmiş durumdalar. Topu topu 600-700 bin laz kökenli vatandaş var. Bunların çok çok büyük bir kısmının böyle bir düşüncesi olmadığına adım kadar eminim. Böyle göstermeye çalışıyorlar sadece. Anayasada denen hükümler her şeyi özetliyor :

- Türk Devleti´ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk´tür.
- Türkiye Cumhuriyeti´ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.

Herşey o kadar ve netki hala anlamamakta ısrar edip ihanet edenler var maalesef. Bu açılım konusunda ciddi kaygılarım var. Bu kaygım her geçen gün artıyor. Olmayan bir sorunu varış gibi göstermeye çalışıyorlar. Kürtlere, Çerkezlere, Lazlara, Gürcülere vs hiçbir kimseye ne ayrıcalıklı nede kötü davranılmıyor. Asıl sorunun kanunların uygulanmasında. Devlet olarak bunları doğru uygulayabilirsek hiçbir sorun kalmayacak. Ancak şu durumda ki hal kanunu uygulatmaktan ziyade bağcıyı dövmeye benziyor. Alfabeyi bile değiştirmeye cesaret edebilen bir yapı mevcut. İlköğretime "Barış Dersi" bile koyacaklar. Sanki yıllardır o okullardaki çocuklar birbirini dışlamış gibi. Düşünüyorum da ilkokulda bir sırada üç kişiydik. Hala görüşüyorum diğer sıra arkadaşlarımla. Biri Kürt kökenli, diğeri ise İç Anadolulu. Barış dersine ihtiyaç hissetmedik hiçbir zaman. Şimdi bunu koymaya çalışmak varolan barışa ne katkı yapabilir. O küçük temiz beyinlere Ali Kürt, Veli Laz, sen Türksün, Ayşe Çerkez, Agop Ermeni vurgusundan yani bölücülükten başka hiçbirşey yapamaz. Ne diyelim sonumuz hayır olsun.

Haftanın Ardından

Bloglarda yaşanan sıkıntılar sırasında yazı yazamaz olduk. Birde bayram girince iyice koptuk. Bu sırada yine epeyi konu birikti. Kısaca yazmaya çalışalım :

- Liderden başlayalım yazıya. Kasımpaşa maçının ilkyarısını izleyemedim ikinci yarıyı izlerken o malum pozisyondanda haberim yoktu. Hakemin tavrı buram buram eyyam kokuyordu. Kasımpaşalı futbolcular sert oynuyordu ancak en ufak bir müdahalelerine bile faul çalındı. Keita-Sancak gerginliğinde Neeskens’in koşup gelmesi ne kadar güzel. Ali Güneş iki kez kırmızı kartı hak etti ancak 90 dakikayı tamamlayabildi. Bakın hala oynanan futboldan yazamadık. Hakemlerimiz o kadar ön plandaki gözümüz futbolu göremiyor bazen. Nonda Arif olma yolunda ilerliyor. Bence bu şekilde kullanılması daha iyi. Baros savunmaları epeyi yıpratıyor çünkü. Nonda’da zekasını kullanarak yorgun savunmayı silkeleyebiliyor. Keita farkını göstermeye devam etti. Ancak sağ kanattan daha çok içe kaydı ve maçı koparttı. Tabi ki zor rakiplere karşı bunu yapması mümkün değil. Bahsetmek istediğim bir isimde Elano. Çok durgun oynuyor umarım fiziki eksiklikten kaynaklanıyordur bu oyunu. Aksi halde bizimde bir Alex’imiz var artık. Mücadele etmeyen oyuncuyu sevemiyorum pek. Messi bu haftasonu o kadar çok top kaptı ki. Bu anları Arda, Elano, Alex gibi yetenekli oyunculara izletmeli.

- Fenerbahçe maçını oldukça hoş bir ortamda izledim. Maçtan çok ortamdaki muhabbetten keyif aldım. Fenerbahçe yavaş oynamaya devam ediyor. İlk haftalarda normal karşıladım ancak hala aynı temposuzlukta gidiyorlar.Birde Daum’un Kazım inadını anlayamıyorum. Kazım sadece rotasyon açısından bu takımın kadrosunda yer bulabilir. Daum’un artık bu tür inatlarından vazgeçmesi gerekli. Sağ kanadı Topuz’a emanet etmeli. Belediye takımı ise güç kaybetmeye devam ediyor. Abdullah Avcı şapkayı önüne koymalı ve takımın eski görünümüne dönmesinde fikir üretmeli.

- Son şampiyonumuz Beşiktaş ise dökülmeye devam etti bu hafta. Sıkıntıları gol bölgelerinde fazla aceleci olmaları. O bölgeye gelince hızlı oynamaya çalışıyorlar ancak bu hız düzensiz hücumdan dolayı sonuçsuz kalıyor. Sakin oyun setleri denemeye çalışmalılar. Ayrıca Nihat ve Nobreli bir forvet hattında ısrar etmeli Denizli. Kayserispor ise yıllardır boş döndüğü deplasmandan 3 puanla ayrılmayı başardı. İyi oynamadılar ancak istediklerini aldılar. Makukula’nın golü öncesi Tabata’nın top kaybı en göze çarpan olaydı.

- Trabzonspor doludizgin devam ediyor. Antalya’yıda rahat ve gollü geçtiler. Umut ve Gökhan özgüveni yerine gelince baskısız oynuyorlar. Ancak hala şampiyonluğa giden bir takımın forveti değiller. Gabric kıpırdamaya başladı. Alanzinho Broos ile az süre almaya başladı. Bu oyuncunun sürekli oynaması onun performansı açısından çok önemli. Oynadıkça açılan bir yapıya sahip. Yattara ise hala forma giyemedi. İki hafta sonra Galatasaray deplasmanı güzel bir test olacak bu sezonki hedefleri açısından.

- Bursaspor Sivas deplasmanından 3 puan almayı başardı. Bülent Uygun artık bir şeyler yapmalı. Yapamaz ise yolun sonu karanlık görünüyor. Küme düşme tehlikesini yaşamaları onların sonunu getirenilir. İki yıllık bunca emek boşa gitmiş olur. Eskişehir ise Gaziantep gibi güçlü takımıda yenmeyi başardı. Ümit ilk golünü atmış oldu. Bu hafta Galatasaray maçı çok zevkli geçecek. Antep takımından ise çok umutluyum. Son yaptıkları iki transferde kaliteli ve tecrübeli isimler. Ancak Gaziantep’in en büyük sorunu olan sezon başına iyi başlayamamak onları hedeflerinden uzak tutacak gibi. Lig yarın başlıyor ve güzel maçlar olacak. Bakalım iki testiden hangisi önce kırılacak. Kırılmaz ise 10. Haftadaki derbi daha bir ateşli olur.

- Avrupada ise Barca ve Madrid doludizgin gidiyor. Ancak Barca oyun olarak çok önde. Atletico ve Santander maçlarındaki performansını görünce Real Madrid’in şampiyonluk için bir sene bekleyeceğini düşünüyorum. Her iki maçtada ilk yarım saati 3 farklı önde bitirdiler. İspanya’da iki başlı yarış izleyecek bu sene. İngilerede ise City’nin rüzgarını ManU dindirdi. Tartışmalı bir maç oldu. Owen golü 90 +6 da atınca epeyi karışıklık çıktı. Bu maçta futbola doyduk tabirini kullanabiliriz. Ferguson’un artık bir kaleci transferi yapması şart görünüyor. Van Der Saar yokluğunda kale emanet duruyor. Düşününce bizim Volkan’ın hiçbir eksikliği yok ManU için. Liverpool ise bildiğimiz Liverpool. Şampiyonluk yine hayal. Chelsea en büyük adayım sene sonu için. İtalyada ise işler karışmaya başladı. Roma ve Milan ilkyarı sonunda şampiyonluk yarışına havlu atacaklar gibi oynuyorlar. Juventus ise kayıpsız devam ediyor. İnter ile güzel bir rekabet yaşayacaklar. Kadroyu sağlam takviye ettiler ve artık sahneye çıkmaları gerekiyor.

-özür dilerim abi. - hadi len aciz.. ! :)


A: biraz sessiz olur musunuz, rapor yazıyoruz, karışıyo abi ya…
B-C: hahahaa hihihii…. Yok yaa vallaha mı… demek öle ha…hahahaha…
A: sabır!!!!
….
A: yazamıyoruz ya dışarı çıkar mısınız! Başka yerde konuşun….
B: ealllaah alllaaaah…. ( suratlar yirmiyedi karışşş .. bir hışımla çıktı gitti B ve C hey heyyy heeeey… )

Eğer devlette çalıştıysanız, hala çalışıyorsanız, veya çalışacaksanız, dünyanın en salak saçma, bazen en komik diyaloglarına, tavırlarına şahit olmuşsunuz, oluyorsunuz ya da olacaksınız demektir…. Birbirine küsen 60 yaşındaki amcalar, gün yapan 50 yaşındaki teyzeler, yalakaların alâları!...(bunlar kesinlikle çok komik olur.. :) ) evlenme programlarından ziyadesiyle nasiplenmişler, arabulucular, çöpçatanlar, kesinlikle bomboş oturanlar, sendikacılar ve de gerçekten yürekten gelen güzelliği hissedilenler….vb milyon tane insan işte…
Hepsi burada…. J

Üstte geçen diyalog biraz önce yaşanmış bulunmakta…
Ardından A şahsiyeti büyüklüğünü gösterip “yahu kusura bakma abi, yazamıyoduk öyle kovmak istemedim esasında “özür dilerim”” demesiyle beraber, “ha şöle adam ol canımı ye” tavırları başlamaz mı, “tamam koçum özür diledin, hatanı anladın, no problemo”..
Hönk!!! :S
Özür dilemek acziyet midir hakkaten ben anlamakta zorluk çekiyorum… özür dileyen aciz, dilenenin ise burnu kaf dağına erişti erişecek… neymiş bu özür dilemek kardeşim ben anlamadı gitti… !
Neyse sinirlendim celallendim, yazdım gitti… =) ne diyon ki sen gızım peykan, otur hanım gibi çalış demek yok… sıkıldık yazıyoruz hayret bişey… ha bak bi de siz şu hikayeyi biliyo musunuz:
Zamanın birinde padişah vezirini çağırmış yanına, demiş senden bişey isterim: bana öyle bişey yap ki, özrün kabahatinden büyük olsun(aklına gelmiş işte adamın, ne alaka demeyin)… peki padişahım demiş vezir, çekilmiş huzurundan…. Tabi bizim vezir zehir gibi… hemen gözleri parlamış aklına bişey gelmiş…
Padişah o sırada merdivenlerden çıkmakta… koşmuş hemen padişaha arkadan bi el hareketi, bi çimdik, bi bişey işte… dönmüş padişah, alev alev gözler tabi:
- bre densizzzzz sen ne yaparsın, bu ne kendini bilmezlik, bu ne küstahlık..vs bilimum laflar işte… bizim vezir hemen yapıştırmış cevabı:
- “kusura bakmayın padişahım hanım sultan sandım ben sizi”… =))
işte böyle de özrü kabahatinden büyük olanlar vardır ki bence bunlar en eğlenceli olanları.. =)
ben de ekşi sözlük yazarları gibi ordan oraya atladım… hatta bi de şunu ekliyim tam olsun:
bknz. özrü kabahatinden büyük olmak.. ! =)
neyse kalın sağlıcakla… ben de işime döner…. Bissürü bissürü çizim beni bekler.. valla… =)

Kazım Kanat

1950 - 2008
Saygıyla anıyoruz

Çarşamba, Eylül 23

Nokta Ana



Bu şarkıyı elbette ilkönce birol Topaloğlu'ndandinlemek lazım. Ancak Şevval Sam'da çok güzel yorumlamış. Günümüz ezgileri ilede hoş olmuş. Nokta ananın hikayesi için iki rivayet vardır. Benim köylülerdende duyduğum ve doğruluğuna inandığım ilki. Bu iki rivayet şöyle :

- Kocasını da bir savaşta kaybeden Nokta ana, oğlu Ahmet 'i de Kırım savaşında şehit verir. Ardından memleketi Rize/Çamlıhemşin' den kalkar gider Kırım'a ve oğlunun naaşını buraya getirerek toprağına gömer. Sonrasında kendi de ölene kadar, hiç bitmeyen bir ağıt yakar oğlu Ahmet' e.

- ikinci hikayeyse,
Kırım' a gurbete giden Ahmet orda cezaevine girer ve ince hastalığa tutulup ölür. Tüm yakınlarını çok erken yaşta yitiren Nokta hala da ömrünün son gününe kadar, bu sonsuz ağıdı yakar..

Bruno Mezenga

Geçen sezonun en etkileyici performanslarından biriydi. Yıl boyu birçok hafta golleriyle ekrana geldi. Orduspor'da 32 maçta 21 gol atmayı başardı. Adı Trabzonspor ilede anılmaya başlanan bir isim olmuştu. Fakat ne Orduspor nede başka bir klüp transferini veyahut geçen yılki gibi kiralama yolunu denemedi. Denediler belki ama bundan haberimiz yok. Şuan Bruno Flamengo kadrosunda. Adriano ile takım arkadaşı. 25 maçta 34 puanı var Flamengo'nun. Lider Palmeiras'ın 7 puan gerisinde 8. sıradalar. Bruno ise toplamda sadece 13 dakika oynayabilmiş. İki maçta sonradan dahil olmuş oyuna. Elbette Adriano ciddi bir rakip ancak daha fazla süre almış olması gerekliydi diye düşünoyruz buradaki performansına bakınca. Bakalım devrearası bir kulübün aklına gelip transfer istesine girebilecek mi? En çokta Trabzonspor'a yakışacağını düşünüyorum. Umut ve Gökhan'a göre gol vuruşu çok daha kaliteli.

Bayram Bilançosu

Bayram tatili kazan bilançosu 90 ölü, 360 yaralı. Kurban bayramında ekstra bir gün daha tatil olacak. Uyarılar ikazlar hep boşa maalesef ...

Cumartesi, Eylül 19

İftarın Tatlısı... !

Tatlı Sooonn... !
Ramazanı da bitirdik... her günki gibi bugün de güzel bi tatlıyla uğurlayalım Ramazan'ı...
daha nice Ramazan aylarına, sağlıkla, sıhhatle, neş'eyle erişebilmek dileklerimizle....
:)

NBA Yıldızı 2

11 Dev Adam'a ve teknik yönetime binlerce teşekkürler. İlk kez kupayı alabilirdik ama son anlardaki şaşkınlıklar bunu engelledi. Bir daha böyle bir turnuva bulmak zor olacak. Gelecek sene NBA yıldızlarından arınmış bir takımı görmek istiyorum.

Cuma, Eylül 18

İftarın Alman Güzeli

afiyet olsun

Panathinaikos 1-3 Galatasaray

Yoğunluktan ancak yazabildik bu maçı. Uzun uzadıya yazmaya gerek yok aslında. Yine rölanti bir oyun ve rahat bir galibiyet. Kazanmayı alışkanlık haline getirmiş artık takım. Ancak eksikler olduğuda bi gerçek. Defans konusu ilerleyen günlerde can sıkacak. Devrearası çözüm bulunur orayada. Elano yavaş yavaş ısınıyor takıma, Leo takımın geri plandaki generali konumunda. Güzel günler çok uzak değil. Yine bir Mayıs akşamı yeni bir final yaşayabiliriz. Bu resim onun başlangıcı niteliğinde.

Perşembe, Eylül 17

İftarın Dadaş Güzeli


afiyet olsun

Perde önüne Değil Arkasına Bakalım

Cem Garipoğlu sonunda teslim oldu ve milletçe beklediğimiz olay sonunda netleşecek. İşin içinde bir çok kişi olduğunu düşünüyorum. Cem’in dediği bilmediğim bir kişi tarafından bilmedğim bi yerde gizlendim ne kadar inandırıcı acaba. Bir sürede Cem’in yaşı kamuoyunu meşgul edeceğe benziyor. 17 yada 20 yaşında şuan için. Hangisi doğru kimse bilmiyor. Bu olayın bu kadar ön planda olmasını anlamak gerçekten güç. Ayda bir bu tip insan kesme cinayetleri yansıyor gazetelerin 3. Sayfalarına. Ancak bu cinayet aylardır gündemde tutuldu. Öyle bir zamanda çözüldü ki inanın üzülüyorum.

Bahsettiğim üzüntü açılım adı altında ülkenin yavaş yavaş parsallere ayrılması değil. Türkiye Cumhuriyetinin dili olan Türkçemize yeni harfler eklenmek istiyor. Q, W, ve X harfleri sokulmak isteniyor alfabemize. İşte bu cinayette güzel bir kamuflaj oluyor şuan için. Kimse bu konuda bir şey yazmıyor. Dün geceden beri tv leri işgal etmiş tek haber Münevver Karabulut cinayeti. Kanunlar gerekli cezayı elbet verecektir. Hiçbir ceza ölüyü geri getirmez bunuda biliyoruz. Ancak sonuç olarak Demokratik bir sistem içindeyiz. Hazmetmemiz gerekiyor bu tip olayları. Ancak hazmetmememiz gereken olaylar oluyor. Ülkemizin garantisi gördüğümüz kanunları değiştirmek istiyor birileri. Perde arkasındaki olayları iyi görmeliyiz…

Çarşamba, Eylül 16

NBA Yıldızı ?

NBA yıldızımız deyip duyuluyor heryerde. Hangi yıldızdan bahsediliyor anlamak güç. Şuana kadar takıma katkısı sıfır. Tarihin en kolay avrupa basketbol şampiyonası oynanıyor ve ilk kez bu kadar kazanmaya yakınız ama en güvendikleri isim namı diğer "hedo" ortalarda görünmüyor.

Ah Engin ahh o şutu sokamaman bizi şampiyonadan etti.

İftarın Tatlısı


afiyet olsun

Road to Madrid # 1.2

E Grubu
Liverpool 1-0 Debrecen
Lyon 1-0 Fiorentina

F Grubu
İnter 0-0 Barcelona
Dinamo Kiev 3-1 Rubin Kazan

G Grubu
Sevilla 2-0 Unirea Urziceni
Stutgart 1-1 Glasgow Rangers

H Grubu
Standart Liege 2-3 Arsenal
Olympiakos 1-0 AZ Alkmaar

Salı, Eylül 15

İftar Güzeli

afiyet olsun

Road to Madrid # 1.1

A Grubu
Juventus 1-1 Bordeaux
Maccabi Haifa 3-0 Bayern Münih

B Grubu
Beşiktaş 0-1 Manchester United
Wolfsburg 3-1 CSKA Moskova

C Grubu
Zürih 2-5 Real Madrid
Marsilya 1-2 Milan

D Grubu
Chelsea 1-0 Porto
Atletico Madrid 0-0 Apoel

Kadir Geceniz Kutlu olsun


O An #17

Medinenin Gülü
"Andım yine Seni her şey yâdımdan silindi,
Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi;
Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..
Andım yine Seni her şey yâdımdan silindi.

Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam,
Rûhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam.

Anlasam, vuslata ne zaman ferman gelecek?.
Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek;
İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek..
Anlasam, vuslata ne zaman ferman gelecek?

Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından,
Ne olur Sana ulaşmam için kanadından;
Bana bir tüy ver, pervaz edeyim hep ardından..
Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından.

Ey kupkuru çölleri Cennet'e çeviren Gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri Cennet'e çeviren Gül!

Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım,
Bir kor saç içime ocaklar gibi yanayım;
Sensiz geçen bu acı rüyâdan kurtulayım..
Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım..

Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta,
Rûhuma sisli-dumanlı bir kasvet yaymakta;
Göster çehreni ki, güneş gurûba kaymakta..
Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta...

Son demde hiç olmazsa gurûbum tulû olsun,
Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun;
Her yanda tamburlar çalınsın; neyler duyulsun..
Ne olur, hiç olmazsa gurûbum tulû olsun.. !"

Pazartesi, Eylül 14

İftarın Lezzeti

afiyet olsun

Avrupa'dan Futbol

Haftanın maçında City evinde Arsenal’i ikinci yarıdaki etkili oyunuyla 4-2 yenmeyi başardı. Adebayor bu haftaya damgasını vuran isim oldu. Hem performansı hemde sahada yaptığı davranışlarıyla. Attığı gol sonrası sahayı boydan boya koşup Arsenal taraftarları önünde şov yapması ve Van Persei’ye yaptığı çirkin hareketle maça damgasını vurdu. Sahadaki performansı ise göz kamaştırıcı oldu. City 4 te 4 ile yoluna devam ediyor. Haftaya derbi var ManU ile. ManU Tottenham deplasmanında 3-1 lik galibiyetle derbiye hazır olduğunu gösterdi. Chelsea ise Stoke deplasmanında 94 te Moulouda’nın golü ile 3 puana ulaştı. Tuncay son 20 dakika oyundaydı ve etkisizdi. Liverpool ise haftayı en rahat geçen ekip oldu. İsrailli Benayoun hattrick yapmayı başardı. İlk golü izlemeye değer bir gol. Aston Villa toparlanmaya başladı ancak Everton için durum tam tersi. Zirvede 5 te 5 yapan Chelsea var. Manchester derbisi gelecek haftanın en önemli maçı olacak. Tevez ve Robinho takıma katılırsa izlemesi daha keyif verecek.

Şampiyonluğun adayları Barca ve Real bu haftayıda kayıpsız geçtiler. Madrid Espanyol deplasmanında bu kadar rahat galip geleceğinin düşünmemiştir. 3-0 lık net bir skor aldılar. Barca ise Getafe deplasmanında İbrahimovic ve Messi ile geçmeyi başardı. Ne kadar kötüde oynasa her maçı alabilecek iki takım var bu sene. Bir diğer kayıpsız ekip Valencia Vallaodolid deplasmanını 4 golle geçti. David Silva 3 gol atamayı başardı. Milan kendisi ile ilgileniyor bu sıralar. Milan o hamleyi yapacak bir ekip değil maalesef. Bibao ise Tenerife deplasmanında ek golle 3 puanı alarak kayıpsız gidiyor. Haftanın en zevkli maçında Sevilla Zaragoza’yı 4-1 yenmeyi başardı. Luis Fabiano yine boş geçemeyerek iki gol attı. Zokora bu maçın en etkili ismiydi diyebiliriz ayrıca. Villarreal ve Atletico Madrid evlerinde 1-1 lik skorlar aldılar. Bu sene iki takımı sadece Valencia zorlayacak gibi duruyor. Villarreal – Real Madrid gelecek haftanın maçı olacak. Madrid için ciddi bir test bu maç.

Milan kan kaybına devam ediyor. Livorno ile golsüz berabere kaldılar. Acaba transfer yapmak için neyi bekliyorlar. Huntelaar’ı verimli kullanmayı başarmalılar. Yoksa gol sorunu sezon boyunca devam edecek. İnzaghi ile bi yere kadar gidebilirler. Aynı gün Juventus Lazio deplasmanındaydı. Güçlü gidişlerini bu maçtada sürdürmeyi başardılar. İki golle maçı kazanıp kayıpsız gidiyorlar. Lider İnter ise Parma’yı ikinci yarıda Eto’o ve Milito ile geçti. Bu lig iki takım arasında geçecek bu şimdiden belli oldu. Genoa ise Napoli’yi 4-1 yenip 3 te 3 yaptı. Diğer kayıpsız takım Sampdoria bu hafta zorlu Atalanta’dan 3 puanı tek golle aldı. Fiorentina tek gollü galibiyetlere devam ediyor. Roma ise Siena deplasmanında ite kaka kazandı. Udinese Di Natale’nin performansı ile bu haftayı 3 puanla kapattı. Roma - Fiorentina maçı gelecek haftanın en öenmli maçı olacak.


Bu lig için ilk sözüm Trt ye olacak. Dortmund – Münih maçı varken Wolfsburg – Leverkusen maçını vermesini garipsedim doğrusu. Beşiktaş’ın rakibi olduğu için bu tercih edildi tabi ama sonuçta trt’nin bir çok kanalı var ve bu kanalların birinde bu maçı vermesi gerekirdi. Münih Dortmund önünde mağlup duruma düştü ancak maçı sarsıcı bir skorla 5-1 kazanmayı bildi. Ribery maçı çözen isim oldu. Robben ve Ribery kanatları bu lig için haksız rekabet yaratıyor. Yinede liderin 5 puan gerisindeler. Schalke ise kendisi için çok kritik Köln deplasmanını 2-1 ile geçti. Magath Levan Kenia’yı yine 11 de oynatarak yeni yıldızını yaratma konusunda kararlı olduğunu gösteriyor. Wolfsburg ise Leverkusen önünde kalecisi Benaglio’nun kırmızı kartından sonra tutunamadı. 3-0 geriye düştüler ancak Misimovic ve Grafite golleriyle umutlandılar. Beraberlik için çok bastırdılar ancak bi türlü gol atamadılar. Beşiktaş açısında şanssız bir kura olduğunu kanıtladılar bu maçta. Leverkusen ise bu ligde en beğendiğim kadroya sahip takım. Umarım ligin tepesinden kopmayacaklar. Lider Hamburg ise Stutgart’ı sahasında 3-1 ile geçti. İstikrarlı gidişini bu senede sürdürüyor Hamburg. Skibbe’nin ekibi Frankfurt Freiburg deplasmanını 2-0 ile geçti. Deplasmanlarda daha iyi oynadıkları bir gerçek. Werder Bremen Hannover önünde gol atmayı başaramadı ve 1 puanla ayrıldı. Cuma günkü Schalke – Wolfsburg maçı iki takım içinde kritik olacak.

Fransa ;
Bordeaux, Marsilya ve Lyon bu haftayı galip bitirdiler. Lig bu 3 ekip arasında geçecek. Paris S. G. Monaco deplasmanında ummadığı bir mağlubiyetle karşılaştı. St Ettiene geçen seneki gibi kötü başlangıç yaptı. Ligde kalmayı son haftalara bırakırlarsa Gomis’siz bunu başarmaları daha zorlu olur.

Portekiz;
Braga 4 te 4 ile lider. Benfica ve Porto 4 gollü galibiyet aldılar bu hafta. Lisbon ise son yıllardaki durgunluğuna devam ediyor. Bu sezon daha çekişmeli bir lig oalcak Portekiz’de. Her geçen yıl artıyor bu mücadele ancak stadyum konusunda ciddi yatırım yapmaları şart. Zira bizim ikinci lig takımlarımızın bile daha güzel stadyumları var.



Pazar, Eylül 13

Taçsız Kral Metin Oktay


2 Şubat 1936 - 13 Eylül 1991

1957 yilinda Fenerbahçe ikinci başkanı Müslüm Bağcılar metinle bir gazinoda buluşur. bi çek uzatır Metin'e, "rakamı sen yaz metin" der "yeter ki Fenerbahçe forması giy".. metin oktay ise tok olmuştur her zaman paraya, izmirspor'dan da "ya ben ya Galatasaray" diyen zengin kızı sevgilisini bırakıp gelmiştir zaten, anında verir cevabi "bizi sevenleri üzmeyelim baba, bizi sevenlere ihanet etmeyelim"

Ajda Pekkan ile "taçsız kral" filminin setinde tanışıp, aşk yaşamaya başladıklarinda, Gündüz Kılıç tarafından kadro dışı bırakılıp, İzmir'e geldiğinde de mersinli cocuklar kendisinden imza istediğinde kagit bulamayip para cıkartıp onu imzalayan, transfer taksidini aldığı gün, bebek'te Turgay Şeren ile birlikte yürürken gevreklerini denize düşüren bir gevrekçiye tüm transfer taksidini çıkarıp veren de Metin Oktay'dir.


Yıllar sonra futbolu biraktiktan sonra, Galatasaray Fethi Heper için metin oktay'i gönderir Eskişehir'e. fethi "ben Eskişehirspor'a söz verdim kral, onlar benden cok şey bekliyor aynı durumda sen galatasaray'ı bırakırmıydın?" der, Metin tek bir söz söylemez, öper anlından fethi'yi döner geri. Fethi'nin gol krallıkları herkesden çok metin oktay'i sevindirecektir. herşeyden önce sevenleri üzmemektir esas.

* Galatasaray forması ile 403 maça çıkan Taçsız Kral 288 gol atmayı başardı.

İftar Güzeli


Galatasaray 3-0 Beşiktaş 5/34

Derbinin favorisi olmaz sözünü her zaman hatırlamak. Bu maç öncesindede bunu aklımızın bi yerine oturttuk. Kadrolar açıklandığında ise Denizli o bildik rotasyonunu ve büyük maçlarda kendini ön plana çıkarma egosunu gördük. Ekrem - Enrst - Tabatalı bi kurgu düşünmüş orta sahada. Yusuf ve Serda iki kanadı kullanacak. Nihat ise en uçta onlarda beslenecekti. Rijkaard ise Elano'yu dinlendirmeyi tercih etti. Klasik sistemi ile sahadaydı maç öncesi. Maç önünden bir kaç not aktaralım. Öncelikle Eski Açık tribünün kapatılması güzel olmuş. Ancak misafir takım tribünün üstünün daha sonra kapatılacak olması hiçde hoş bir uygulama değil. Yukarıdaki atkı konusu ise Galatasaray yönetiminin artık herşeyi paraya dönüştürme stratejisinin kanıtı. Demirören'e bile tutuşturdular o atkıyı. Maç başlamadan hemen önce bütün kameraları kendilerine yönelttirdiler büyük başarı.

Maç yüksek tempoda ve Galatasaray'ın baskısı ile başladı. İlk dakika dolmadan Mustafa Sarp şut yerine pası tercih etmiş olsa Baros Rüştüile başbaşa kalacaktı. Gol ise 5. dakikada yine kornerden geldi. Arda bu sezon daha çok gol attıracak bu kornerlerden. Golde ise Rüştü'nün payı çok büyük. Mustafa ise duran topların Capone'si olma yolunda ilerliyor. Golden sonra Beşiktaş kendine gelmiş bir görüntü çizdi. Yusuf önderliğinde tehlikeli anlar yaşattılar. Ancak en etkili ismi 35 yaşında ve son demlerinde olan Yusuf olan bir takımiçin tehlike çanları çalıyor demektir. Tabata ilk maçında vasatı aşamadı.Galatasaray'da ise forvetteki dörtlüden keita dışında defansına yardıma gelen yoktu. Rijkaard'ın ilkyarıda bu durumu ikaz etmesini bekledim ilkyarı boyunca. Arda yorgun ve etkisiz oynadı. Kewell Keita'nın paslarıyla iki gol çıkarabilirdi bu yarıda.

İkinci yarı başladığında Galatasaray'ın durumu düzelteceğinin düşündük ancak öyle olmadı. Tabata ve Nihat'ın yerine Bobo-Fink iklisi girmişti oyuna. Bu arada Bobo'ya ayrı bi parantez açmalıyım. Oynamak istemiyorsa gelen teklifleri değerlendirip gitmesi gerekirdi. Böyle isteksiz oynamaya hakkı yok. Serdar Özkan dün takımın en etkili ismiydi. Kendi pozisyonları kendşsş hazırladı ancak son vuruşlarda bazen aceleci bazende geç davranınca gollerden oldu. Leo Franco ise etkili topları rahat bloke etmeyi bilenbir kaleci. Duracağı yeri iyi ayarlıyor. Ancak ceza sahası dışında elle oynadığı bir pozisyon var ve net bir kırmızı kartı gerektiriyor. Arda yorulup yerini Elano'ya bıraktı. Arda bu maçta kaçak güreşti diyebiliriz. Mehmet Topal maç boyu yapması gerekeni ilk kez yaptı ve Kewell'a güzel bir ara pası attı. Sonrasında ise Rüştü'nün Baros'a ikramı ile atılan ikinci gol var. Beşiktaş savunması bunca olay olurkenbir türlü düzenli şekilde yerleşemedi ve golüde bu yüzden yediler. Rüştü ise çok rahat bloke edebileceği topu tutamayınca Baros'un sevdiği gollerden biri olmuş oldu. Rijkaard'ın Barış - Keita değişikliği ise yararını maç boyu gösterdi. Bu golden sonra Beşiktaş'ında gardı düşmüştü artık. Maç sonalrına doğru Elano Kewell'a 50 m lik bir pas attı Oz büyücüsü ise sihirli bir dokunuşlu Baros'a sundu ve o da yapması gerekni yapıp üçüncü golü atmış oldu. Tabi Beşiktaş defansından hiç kimde yoktu tüm bunlar olurken. Galatasaray'da günün adamı Sabri oldu. Yaptığı kritik kademeler sayesinde ve ataklardaki etkisiyle bunu haketti. Rijkaard ilk derbisini rahat geçti ve 5 te 5 ile yoluna devam ediyor. Perşembe günü Panathinaikos önünde Ayhan'a ihtiyacı olacak.

Maç beklenilen gibi düşük tempoda geçti. galatasaray yorgun oyuncularını kullandı. Ancak sahada kendini ekonomik olarak kullanan oyuncuları vardı. Bu yüzden oyunu forse etmekten çok dinlenerek oynamayı tercih ettiler. Beşiktaş orta saha üstünlüğünü eline aldı ancak ileride Nobre'nin eksiklğinin hissetti. nihat bu takımın en uç adamı olamayacağını gösteriyor her maç. Yerine giren Bobo ise bir var bir yok. Galatasaray'dan 9 puan gerideler ve geçen yılki gibi bir lig asla bulamayacaklar. Bu yüzden 8-10 maçlık bir seriye başlamaları şart. Salı günü Manchester United önünde nasıl bir kurguyla çıkacaklar bunun Mustafa Denizli dahil hiç kimse bilmiyor. En önemli sorunlarıda bu zaten.


İftar'ın Gecikmelisi!!!

bugünün tatlısı olmadığını yeni farkettim geç oldu ama n'apalım... =) 12.09.2009'un tatlısı da bu olsun... yatmadan önce şöööle bi-iki götürüüün =).... afiyet bal şeker olsun...

Cumartesi, Eylül 12

Hafta Sonu Futbol


12 Eylül Cumartesi
14:15 Motherwell-Glasgow Rangers Futbolsmart
16:00 Orduspor-K.Erciyesspor D Spor
16:30 Wolfsburg-Leverkusen Trt 3
16:45 Türkiye - İspanya Ntv (Basketbol)
17:00 Manchester City-Arsenal Spormax
17:00 Stoke City-Chelsea Spormax
17:00 Celtic-Dundee United Futbolsmart
19:30 Tottenham-Manchester United Spormax
19:45 PSV-Roda Futbol Smart
21:00 Galatasaray-Beşiktaş Lig Tv
21:00 Espanyol-Real Madrid Ntv
21:45 Lazio-Juventus Ntv Spor
22:00 Bordeaux-Grenoble Kanal A


13 Eylül Pazar
14.00 Birmingham-Aston Villa Spormax
15:30 Ajax-NAC Breda Futbolsmart
16:00 Inter-Parma Ntv Spor
16:00 Ç.Rizespor-Samsunspor D Spor
16:30 Werder Bremen-Hannover 96 Trt 3
17.00 İBB-Trabzonspor Lig Tv
18.15 Fulham-Everton Spormax
21.00 Bursaspor-Fenerbahçe Lig Tv
22:00 Monaco-PSG Kanal A

Cuma, Eylül 11

İftarın Tadı


afiyet olsun

Biliyorum Sana Giden... !


bazen herhangi bi saat dilimi, bazen bi ay, bazen bi sene, bazen bi sayı, bazen bi gün...bi anda önemli oluverir sizin için... ya olumsuz ya olumlu bi etki bırakmasındandır önemi...
hep iyi anımsayacağınız zaman ve mekânlarınız olsun...
bence bu şiir Cemal Süreya'nın en güzel şiiridir.... :


Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri...


Cemal SÜREYA