Pazartesi, Mayıs 30

Galatasaray 2016 / 17




Çok uzun bir aradan sonra yine Galatasaray için klavye başına geçiyorum. Daha önce bu tarz bir yazıyı 2010/11 Adnan Polat sezonu sonunda yazmıştım ve köklü bir değişim ile 5 senede 3 şampiyonluk kazanıldı. Şuan için kulübün durumu çok daha iyi ve iyi kötü bir iskelete sahibiz. Bu kadroyu oluştururken teknik direktörden bağımsız ve avrupa kupalarına katılıyormuş gibi kadro yedeklemesini düşündüm. Biraz zor olsada Galatasaray çapında bir kulüp için yapılamayacak hamleler değil. Çok değil 3-4 mevkiye yapılacak transferler ile Türkiye ligi şampiyonluğu rahatlıkla elde edilebilir.

Öncelikle takımdan gitmesi gereken oyuncular ve elde edilecek gelir önemli bir konu. Donk, Rodriguez, Olcan ve Umut tan başka gelir elde edilecek isim yok gibi. Bu sebeple totalde elde edilecek 4-5 milyon euro iyi bir gelir olacaktır. Ayrıca maaş yükünden kurtarılacak isimlerin başında Hamit ve Sabri var. Yasin gibi sürpriz ayrılışlarda ekstra bir gelir demek olacaktır.

Yapılacak transferlerin ilk hedefi Selçuk'un partneri olmalı. Topal boşa çıkan bir isim ve şartlar mutlaka zorlanmalı. olmaması durumunda juventus'ta uzun bir süre sakatlık yaşayan Lemina'nın kiralanması mutlaka gündemimizde olmalı. Juventus gibi çıtası ŞL şampiyonluğu olan bir kulüp Lemina'yı kiralayıp performansını görmek isteyecektir. Lemina'da tıpkı Melo etkisi yaratabilir. Genç olmasına rağmen fizik gücü ligimizin çok üstünde.

Defans hattına uzun bir stoper aradığımız bir gerçek. Chedjou belki ayrılacaktır ancak şuan için kadromuzda. Schalke'den ayrılacak Neustadter güzel bir alternatif ancak WestHam United ihtimalide var. Neustadter ve Chedjou iyi olabilir fakat mevcut stoper rotasyonuda bence Türkiye ligi için geçerli.

Son olarak takımın uzun bir süre forvetsiz maçlara çıktığını biliyoruz ve bu bölgeye top class isim gerekli. Dzeko nun Roma'da uyum sağlayamadığı ve verimli bir sezon geçirmediği ortada. Dzeko nun kiralık olarak katılması konusunda tek engel avrupa kupalarına katılamamk olacaktır. Dzeko nun yedeklemesi ise Famara ile olabilir. Clermont'ta başarılı geçmiş bir sezonu var ve Galatasaray gelmeyi isteyecektir.

Bu 4 transfer için öncelikli olarak bonservis ödenmemesi düşünülmesi gereken bir konu. İmza ve kiralama ücretleri bütçeyi yormasa da Dzeko'nun maaşı ve Dzemaili'nin maaşı bütçe için engel oluşturabilir. Belki Dzemaili nin satışı düşünülebilir. Bu konuda Sneijder Emrah Başsan ile yedeklenmiş olabilir. Podolski bu mevkide oynayacak yetenektedir. Telles ve Bruma'nın dönüşüde rekabeti ve verimi arttıracaktır.

Kısacası bu şekilde bir öngörüm var ve teknik direktör seçimi sonrası belki bir güncelleme yapabiliriz.

Salı, Mart 22

Fenerbahçe Terör Örgütü

video


Türk sporunun en büyük engeli Fenerbahçe Terör Örgütüdür. En kısa zaman kapatılmalı ve yok edilmelidir.

Pazartesi, Mart 7

Tarihe Not


Fenerbahçe kulübü demek isterdim ama artık onlara hile örgütü demek lazım sanırım. 3 Temmuz ile ilgili bir çaıklama yayınlamışlar. Gelcek nesillere nasıl bir pislik olduklarını belirtmek adına ekliyorum:

"Zaman Gazetesi’ne kayyum atanması ile birlikte 3 Temmuz süreci ile ilgili yeni gerçekler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Zaman Gazetesi'nin, başta Fenerbahçe Spor Kulübü olmak üzere birçok kulüp, teknik adam, futbolcuyla ilgili Türk Futbolu'na yönelik kurulan kumpasın, planlandığı ve uygulamaya konulduğu merkez olduğu ortaya çıktı. 3 Temmuz sürecinin yalan - düzmece iddialarla organize - planlı bir kumpas olduğu, Zaman Gazetesi'nin kayyuma atanmasıyla ile ilgili İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararla kanıtlandı. 

9 Ekim 2015 Türkiye'de adaletin tecelli etmesi adına tarihi bir gün olmuştu.

4 yılı aşkın bir süredir Fenerbahçe Spor Kulübü, Başkanımız Aziz Yıldırım, yöneticilerimiz ve tüm camiamız için bir onur meselesi haline gelen 3 Temmuz süreci sona ermiş, Fenerbahçe'ye kumpas kurulduğu, bir ele geçirme operasyonu planlandığı ve koskoca bir camianın kaderiyle nasıl oynandığı yapılan yeniden yargılama sonrası ortaya çıkmıştı.

Mahkeme heyeti, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, yöneticilerimiz İlhan Ekşioğlu, Ali Yıldırım ve Şekip Mosturoğlu ile aralarında Tamer Yelkovan ve Cemil Turan'ın da olduğu Fenerbahçe'den yargılanan tüm şahıslar için önceki hükmün iptaline ve beraatlerine karar vermiş, Fenerbahçe Spor Kulübü tarihi bir mücadeleden tüm camianın kenetlenmesi sonucu alnının akıyla çıkarken, davadaki tüm sanıklar beraat etmişti.

3 Temmuz sürecinin bir kumpas olduğuna dair yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Sürecin başladığı dönemde kumpasın en önemli ayaklarından biri olan bazı medya organları ile ilgili de gizli kalmış bilgiler gün yüzüne çıkıyor.

O tarihlerde ortada hiçbir kanıt, kesinleşmiş hüküm yokken çok net ifadelerle suçlamalarda bulunan Zaman Gazetesi'nin başta Fenerbahçe Spor Kulübü olmak üzere birçok kulüp, teknik adam, futbolcuyla ilgili Türk futboluna yönelik kurulan kumpasın planlandığı ve uygulamaya konulduğu merkez olduğu ortaya çıktı.

Şimdi gelin 3 Temmuz sürecinin başladığı günlere geri dönelim ve Zaman Gazetesi’nin o dönemdeki manşetlerini, başlıkları hatırlayalım. "

Çarşamba, Şubat 24

Yüzsüz Köpekler



Fenerbahçe'nin ellerinden çaldığı kupaya karşı en büyük desteği veren takıma bu yüzsüzlüğü yapanlara diyecek söz yok. Yıllarca Uefa ya Fifa ya gönderdikleri maillerin % 70 i Galatasaray taraftarındandı ama hata yapmışız. Şimdi şike medyasının etkisi ile yılların ezikliğini çıkarıyorlar.

Salı, Ocak 5

Türk Sporunun Tek ve Gerçek Tehlikesi: Fenerbahçe


fenerbahçeye çekilen peşkeşler....
1. Fenerbahçe Kulübü öncelikle mülkiyeti hazineye ait olan Şükrü Saraçoğlu stadı yanındaki 25 bin m2'lik hazineye ait arazi hakkında Milli Eğitim Müdürlüğü ile anlaşma yapmış ve planlarda okul alanında bulunan bu arazinin ticaret alanı olarak planının değiştirilmesini gerçekleştirmiştir. (Bu plan değişikliği imar yasasına aykırıdır. Mimarlar Odası bu plana dava açmamıştır.)
Bu bölgenin çok ama çok uzağında 3 adet okul inşaatı yapma sözü vermiştir ve yapılacak ticaret alanının yıllık gelirinden cüzi bir pay Milli Eğitim'e verilmesi anlaşması yapılmıştır. Oysa bu bölgedeki 25 bin m2'lik bir arazinin değeri değil 3 okul, 15 okul yaptırılsa dahi bu arazinin maddi değerine ulaşamaz.
Burada önce "Uzun yıllar kirala sonra ihale ile yok pahasına tapusunu al." mantığı ile yola çıkıldığı aşikardır. Devlet aleni şekilde zarara uğratılmıştır. Ancak konuyu ne basın yazmış, ne de müfettişler araştırmıştır. Mimarlar odası da şehrin göbeğindeki bu olaya ses çıkarmamıştır. Spor kulübü olan Fenerbahçe devlet malı üzerinden holdingleşme yolunda ilk faaliyetini başarı ile gerçekleştirmiştir.
2. Ataşehir'de mülkiyeti Kadıköy belediyesine ait olan 60 bin m2'lik arazi:
TOKİ tarafından kamuya ayrılması için Kadıköy Belediyesi'ne bedelsiz hibe edilen bu arazi Kadıköy Belediyesi tarafından kimsenin ruhu duymayacak (Sadece Fenerbahçe Kulübü haberdar olacak) şekilde Bursa'daki yerel bir gazeteye ilan verilerek ihale ilanı yapılmış ve ("Maddi açıdan kötü durumdayım." diyen Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk İstanbul'un göbeğindeki 60 bin m2'lik bir araziyi Bursa'daki yerel bir gazeteye ilan veriyor.) sadece Fenerbahçe Kulübü'nün ihaleye girmesi sağlanmıştır. Doğal olarak Fenerbahçe Spor Kulübü bu araziyi (İmarı spor alanı iken) 30 yıllığına çok cüzi bir miktara kiralıyor. Daha sonra Fenerbahçe Spor Kulübü buranın imarını artırarak ve otel, ticaret, alışveriş merkezi olacak şekilde plan değişikliği yapılmasını sağlıyor. Burada inşaata başlıyor. İhaleden 2 yıl sonra da arsanın satışı için ihaleye çıkılıyor.
Tabi Kadıköy Belediyesi'nin paraya ihtiyacı var ya! 30 yıl üst kullanım hakkı başkasında olan arazinin ihalesine kim girer sizce? Tabii ki sadece üst kullanım hakkı elinde bulunan Fenerbahçe Kulübü ihaleyi metrekaresi 1000 TL'den alır. Halbuki hemen yanındaki arazi TOKİ tarafından metrekaresi 4000 TL'den satılmıştır. Devletin ne kadar zarara uğratıldığının açık bir belgesidir bu olay. Mimarlar Odası'ndan, bürokratlardan ve siyasilerden yine ses yoktur bu olaylar karşısında. Ülker burada şu anda inşaatı yapıyor ve bitirmek üzere...
Spor kulübü olan Fenerbahçe ise holdingleşme yolunda devletin bir imkanını daha kullanarak çok önemli bir adım atmıştır. En önemlisi bununla yetinmeyen Fenerbahçe yönetimi arazinin inşaat emsalini 2.07 ye çıkarmak için çalışmaları yürütmektedir. Bunun anlamı inşaat alanının mevcuda göre 3 kat daha artması ve arazi değerinin 1 milyar dolara ulaşmasıdır. Bunun izahı var mıdır?
3. Yine Ataşehir'de bulunan hazineye ait başka bir 50 bin metrekarelik arazi:
Fenerbahçe Kulübü'nün kiraladığı bu arazi tamamen yeşil alan. Kulüp yeşil alanın özel üniversite alanına alınması için belediyeye imar değişikliği talebinde bulunur.
Önce mahalle muhtarı "Hayır burayı imara açamazsınız." diyerek karşı gelir. Ancak aradan geçen süreç içinde nedense muhtarın fikri bir anda değişir. "Cüzi bir yeşil bırakırsanız plan değişikliğinize karşı çıkmam." der. Ve plan değişikliği gerçekleşir. Burada özel üniversite yapılacak ve bir öğrenci yıllık en az 15.000 tl vererek Fenerbahçe Holding A.Ş.'ye maddi katkıda bulunacak.
4. Düzce topuk yaylasında ormanın içinde tahsis edilen 150 dönümlük arazi:
Tesislerin yapımı için de Spor Toto'dan 8 Milyon USD destek alınır. Arazi bedava, tesis devletten... Peki bunlar neyin karşılığında?
5. Ankara - İncek, Gölbaşı'nda tahsis edilen 32 dönümlük arazi:
Neyin karşılığında?
6. Son olarak İstanbul'un en pahalı mahallesi olan Florya'da karşılıksız, 49 yıllığına kiralanan 4,5 dönüm arazi:
Bu araziyi kim, nasıl, hangi hakla veriyor? Hazine burayı Gençlik ve Spor Müdürlüğü'ne tahsis ediyor. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü de bedelsiz 49 yıllığına Fenerbahçe'ye veriyor. Çok gizli ve sessiz çalışmalar ile...
Say say bitmiyor...
Tüm bunlar gerçekleşirken kimsenin ruhu duymuyor. Ama Seyrantepe de hiçbir zaman gündemden düşmüyor. Sözde Spor Kulübü olan Fenerbahçe de holdingleşme yolunda hızla devam ediyor, hem de limitsiz peşkeşler, gizlenen gerçeklerle... Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç bir spor kulübü devlet tarafından bu kadar destek görmedi!
Yukarıda sayılan konuların ne eşitlikle, ne adaletle, ne de yasalarla izah edilir yanı yok... 2-3 milyar dolar değerindeki bu araziler bedelsiz olarak Fenerbahçe'ye verilerek tüyü bitmemiş yetimin hakkı yeniyor. Allah gözlerini doyursun...
uzun adam şikeci takımını küme düşmeken kurtardığı gibi mali açıdanda ihya etmeye devam ediyor.  


Perşembe, Nisan 9

Sözün Bittiği Yer

Fenerbahçe otobüsüne Sürmene'de yapılan saldırı ile ilgili gerçekleri 15-20 sene sonra öğrenebileceğiz. Tıpkı yine bir Trabzon deplasmanında Aygün'ün kafasını kültablası ile yardığını ve o yüzden sarıldığını söyleyen Tarık Daşgün gibi.

Bu ülkede futbol gelişiyordu ancak bunu istemediler. 2010 Bursaspor , 2011 Trabzonspor şampiyonlukları bunun göstergesiydi ancak Aziz Yıldırım, Yıldırım Demirören ve Adnan Polat üçlüsü bunu istemediler. özellikle Aziz yıldırım yıllardır yaptığı şikeyi ayyuka çıkararak böldü bu gelişmeyi.

Şimdi otobüse kurşunu kim sıktı derdine düştüler. Kurşunu sıkan kim bilmem ama sıktıranlar bellidir. Umarım daha kötü olaylar olur ve kendi kirimizle kendimizi boğarız. Çünkü adaletin asla olmayacağını biliyoruz artık. Bu ülkede iyi ki Şenol Güneş ve Ünal Aysal gibi adamlar var ve son kez herkesi uyardılar.
Futbol oynattığınız sahanın ortasında kocaman bir şike pisliği var. Siz üstünü örttükçe o pislik kokuyor ve ayağınıza dolanıyor. Bunu temizlemeden atılacak her adım durumu daha karmaşık hale getirir. önce pisliğinizi temizleyin sonrasında futbolu özgür bırakın.
Şenol Güneş
Ünal Aysal

Cuma, Ağustos 29

2014/15 Şampiyonlar Ligi


Kolay olmadığı kesin ancak geçtiğimiz sezon Juventus'un yaşadığını bu sen Arsenal yaşayabilir.

Pazartesi, Temmuz 14

Dünya Kupasına Son Bakış


Dünya Kupası en çok ona yakışacaktı ancak olmadı. Bir daha final fırsatı elde etmesi zor. Maradona değildi elbette, Dünya Kupasını havaya kaldırması çok daha özel yapacaktı Messi'yi. 

Şampiyon Almanya


2002 Final
2006 Yarı Final
2010 Yarı Final
2014 Şampiyon

Çarşamba, Haziran 11

Salı, Haziran 10

Pazartesi, Haziran 9

Cumartesi, Haziran 7

5

                                       C Grubu Maç Programı

Cuma, Haziran 6