Perşembe, Temmuz 3

LDU Quito...KRAL...


Benim takım kazandı..Benim takım diyorum,çünkü çok kısa sürede beni kendilerine taraftar yaptılar.Tanışalı sayılı günler oldu oysaki LDU Quito ile..Bu sabaha doğru oynanan final maçı rövanşında görülmeye değer sahneler vardı.Maracana'yı tam bir festival alanına çeviren brezilyalılar,4-2 kaybettikleri ilk maçın ardından rövanşın formalite olmayacağını göstermek ister gibi çoşkuyla başladılar maça.hem taraftarlar hemde Fluminense'li oyuncular..
Maç beklendiği üzere tam bir Fluminense baskısıyla başladı..Tabiri caizse ilk beş dakika tam bir çileydi Quito için..Fluminense arkasındaki gücün,ne olduğunun farkında gibi oynuyordu.Ayrıca Maracana'nın ne demek olduğunuda rakiplerine öğretmek istedikleri her hallerinden belliydi.Ama oyun anlayışını her zaman taktir ettiğim Quito,bu baskıda çıktığı ilk kontrada süper sağ kanat Guerrón'un da(bu yıl büyük olasılıkla İspanya'da izleyeceğiz) çabasıyla 1-0 öne geçerken Maracana'yı da sessizliğe bürüyordu..Maçın bundan sonraki bölümünde Brazilya şov yerini aldı.Özellike Thiago Neves'in bireysel becerisi ve mükemmel performansı ve ayrıca kaydettiği 3 golle Fluminense maça ortak oldu.Neves'in jeneriklik frikik golü ise onun klasının tastiği niteliğindeydi..90 dakika sonucunda 5-5 lik durumun bozulamaması maçın uzatmaya gitmesine neden oldu.Uzatmalarda beklenen kısırlığı bozamayınca neticeyi penaltılar belirleri.Rakibine penaltılarda 3-1'lik üstünlük kuran Quito Latin Amerikanın Kralı olduğunu belgeledi.
Genel olarak maça bakıldığında bir uefa şampiyonlar ligi havasını ne organizasyon nede futbol olarak görmek pek mümkün değildi..Maç başlamadan hakemin kameramanların yerini ayarlamak için maçı 15 dakika geç başlatması Avrupa'da skandal olarak anılırdı.Oyun açısından baktımızda ise maç tam bir seyir zevkiydi.Bizim istediğimizde zaten bundan hallice birşeyde değil.Kalecinin degajını ayak dışıyla stop eden oyuncular,kendi ceza sahasında rakip forvete feyk ve çalım deneyen defansçılar,orta açmadan önce üç adım geriye giden kanat oyuncuları göz zevkine hitab ederken bir yandanda düşündürüyordu.Bu enstantaneleri,şampiyonlar ligi finalinde oynasanız yapabilirmiydiniz,,yada yaptırırlarmıydı acaba diye..Amerika'da futbol biraz NBA tadında orası kesin..
Sonuç itibariyle,Libertadores,çok zevkli maçlara sahne oldu.Tarihinde ilk kez final gören iki takımın tutkulu ve hırslı final mücadelesini izledik..İlk izlediğim günden beri oyununu beğendiğim ve hakettiğini düşündüğüm takım Quito kupayı kazandı.Ayrıca iki süperstarın daha doğuşuna tanıklık ettik.Biri Quito'nun dinamosu Guerrón,diğeri ise kupayı kaldıramasa da klasını her haliyle sergileyen ve belgeleyen Neves.Belirtilmesi gereken diğer konu ise, futbol atak oynandığı zaman güzeldir.Bunu Libertadores'te genelde görebilsekte,artık aynı şey Avrupa'da da geçerli olmaya başladı.En bariz örneğini yaşadığımız taze Euro 2008,bize defansif zihniyetin atak karşısında nasıl dağıldığını kanıtladı.LDU Quito'yu tebrik ederken şunuda belirtmeden geçemeyiz."Yaşasın TOTAL ve ATAK futbol"

1 yorum:

Adsız dedi ki...

evet izledim sonradan wasitonn kaçırdı penaltıyı...