Champions League 2012-13 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Champions League 2012-13 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Nisan 3

3 Nisan 2001 - 2013


Yine bir 3 nisan günü Şampiyonlar ligi çeyrek finali ve rakip yine Real Madrid. O gün Ali Sami yen Stadında ilk yarısı 0-2 biten bir maç oynanıyordu. İkinci yarıda Galatasaray bir kez daha bir his takımı olduğunu hatırlıyor ve maçı 3-2 kazanmayı başarıyordu. Hatta Jardel’in son dakikada attığı bir gol de haksız şekilde geçersiz sayılıyordu.



Bugün yine 3 nisan ve yine bir çeyrek final ve rakip yine Real Madrid. Tek fark maçın deplasmanda oynanacak olması. Kağıt üzerine favori Real Madrid olabilir ancak Galatasaray ve özellikle Fatih Terim bu anlarda daha başarılı olabiliyor. Bu geceye dair umudum Fatih Terim ve Galatasaray ruhudur. 

Cuma, Mart 15

Erken Final


Zor ama imkânsız değil.

Perşembe, Mart 14

Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final Tahminleri


Kuraya çok az kaldı. Çeyrek finale kalan 8 takım şöyle : Galatasaray, Psg, Juventus, Dortmund, Bayern Münih, Barcelona, Real Madrid, Malaga. Tahminlerinizi bekliyoruz.

Real Madrid - PSG
Juventus - Dortmund
Galatasaray - Malaga
Bayern Münih - Barcelona

Çarşamba, Mart 13

Salı, Mart 12

Schalke 04 - Galatasaray Maç Önü



Çok değil iki sezon öncesine gidelim. Galatasaray Uefa Avrupa ligi play-off maçında Karpaty’e elenmiş ve gruplara kalamadan Avrupa’ya veda etmişti. Schalke ise şampiyonlar liginde gruplardan çıkmış son 16 da Valencia’yı elemiş. Çeyrek finalde ise İnter’i   saf dışı bırakmış final kovalayan bir takım konumundaydı. Yarı finalde ManU engeli aşamadılar ve bu kupadaki en büyük başarılarına ulaştılar. Geçtiğimiz sezon ise Avrupa liginde finalist Bilbao’ya çeyrek finalde elendiler.

İki takımın birkaç yıllık performansı bu şekilde. Bu sezon ise Schalke çok kötü başladı ancak Şampiyonlar liginde sert bir gruptan (Arsenal-Montpellier-Olympiakos) lider çıkmayı başardılar. Son 1 aylık performansları ise göz kamaştırıcı. Ligde 3 maçlık bir galibiyet serisine sahipler. Son maçlarında Dortmund’u yenmeyi başardılar. Fakat bu maçta Huntelaar gibi bir golcüyü kaybettiler ve bu akşam oynamayacak. Ayrıca Neustadler gibi orta sahada etkili bir isimde büyük ihtimal oynamayacak.

İlk maçta  sakat olan Japon sağbek Uchida bugün forma şansı bulacak ve formda olduğunu Dortmund maçında gösterdi. O kanatta ayrıca Farfan’ıda eklersek ayrı bir önem vermek gerektiğini çıkarabiliriz. Savunmada stoperde Höwedes ve Matip oynayacaktır. Sol bek olarak genç Kolasinac savunma güvenliği için oynatılır. Fuchs hücum anlamında çok etkili olsa da Kolasinac gerektiğinde stoper özelliğini kademelerde kullanıyor. Orta saha kurgusunda ilk maçta sağ bek oynayan Höger bu kez defansif orta saha görev yapacaktır. Neustadler’in oynayıp oynamayacağı konusu kritik bir hal aldı. Zira ilk maçta golün sahibi Jones cezalı durumda. Yerine Neustadler oynayacaktı ancak oynamazsa kimin oynayacağı konusu muamma şuan için. Barnetta belki bi çözüm olabilir. Ancak ben Neustadler’in bu maçta mutlaka oynayacağını hatta oynamak zorunda olduğunu düşünüyorum. Sağ kanatta Farfan, sol kanatta ise Bastos oynayacak. Forvette Fin Pukki ve arkasında ise takımın formda isimlerinden Draxler forma şansı bulacak.

Maç öncesi Schalke hem ilk maçtaki skoru hemde form durumu açısından favori. Ayrıca Huntelaar yokluğunda oynayacak Finlandiyalı pukki enterasan bir isim ve savunmayı çok zorlayacaktır. Ayrıca Draxler gibi genç yaşına rağmen (19 yaş – 100 maç) tecrübeli bir partneri olacak. Açıkcası Draxleri izledikçe Sneijder’in kanatta heba olmasına üzülüyorum.

Bizim tarafımızdan baktığımızda ise kaos yumağı görünüyor açıkçası. Sneijder ve Drogba transferleri olmasa bu maçın taktiği ve kadrosu hakkında net ifadeler kullanabilirdim ancak şuan sadece kendi fikirlerimi yazacağım. Öncelikle Schalke’nin baskıdan pas ile kurtulabilmesi ve açık alanı iyi değerlendirmesi (Farfan-Bastos) gol yememek için ekstra bir savunma yapılması gerektiğini ortaya koyuyor. Ancak bunu başarabilecek durumda değiliz maalesef. Bu yüzden sadece bir gol yemek benim açımdan başarıdır. Bunu mümkün olduğunca durdurabilirsek tura o kadar ortak olacağız. Golüde mutlaka bulacağız buna inanıyorum.

Ayrıca ilk maçta Schalke’nin çok üstün olduğu bir diğer konu da hava toplarıydı. Korner atışlarına sıkça kafa vurdular ve gol bulmamaları mucize idi. Stoperde Dany oynamayacak gibi duruyor. Sakatlığı ve formsuzluğu bunun nedeni. Gökhan Zan bu maç için ideal olabilir. Hız konusunda ağır kalsa da  uygun bir saha dizlişi ile bu giderilebilir. Bunu başarmak içinde takım bütünlüğünün sağlanması gerekli. Melo’nun bi maç oynayıp 3 maç cezalı olması buna en büyük engel gibi duruyor. Zira Melo gerektiğinde 3. Stoper rolünü çok iyi oynayabilen bir isim ve bu maçta bu sıkça gerekecek. Bu şekilde hız problemi bi nebze ortadan kalkacaktır.

Savunmada sağ bek Eboue olacak ve son Gençlerbirliği maçında ki form durumu çok iyiydi. Fatih Terim sol bek konusunda can alıcı bir karar vermek zorunda. Ya Riera’nın ManU deplasmanındaki mükemmel oyununa güvenip ona şans verecek yada Hakan Balta tercihi ile daha sağlam ve Farfan etkinliğini kısıtlayan bir yapıyı tercih edecek. Bence Hakan daha uygun olacaktır. Ancak burada önemli olan daha doğrusu stratejinin nasıl olacağı. Riera ve önünde Amrabat tercihi hücum anlamında etkili olsa da defansif açıdan takımı olumsuz etkiler. Ayrıca Gökhan Zan oynarsa bu açığı kapatacak hızada sahip değil ve sol kanattan başlayan zayıflık takımın geneline yansır. Bu sebeple maça Hakan Balta ve Emre ile başlanılması taraftarıyım.

Sağ kanatta ise Hamit oyanayacak. Melo’nun partneri yada biraz önünde Selçuk oynayacak. Geriye 2 forma boşta kalıyor ve bunun için aday fazla olacak. Benim tercihim Sneijder ve Drogba  olurdu açıkçası. Sneijder Drogba arkasında oynamalı. Bu ikilinin uyumlu olacağı görüşündeyim. Sonuç olarak üst resimdeki gibi bir diziliş bu maça temkinli bir başlangıcı sağlar. Turun anahtarı yenilmeyecek gollerde gizli. Bu takım bir gol atacaktır ve sadece bir gol yemesi tur için ümidi koruyacaktır. İkinci yarı ortalarında Schalke’nin konsantrasyonu düşecek ve Burak – Amrabat hamlesi tam bu noktada etkili olacaktır.

Herşeyden önemlisi oyuncular ile birlikte olan Fatih Terim ve en doğru kararı kendisi verecek. Ancak bu  gece turun geçilmesi yada kaybedilmesi Pazar günü oynanacak kayseri maçını etkilememeli. Zira şike çetesi dört koldan saldırıyor. Ve bir kez daha sevinci kursaklarında bırakmalıyız.

Perşembe, Aralık 20

Şampiyonlar Ligi Kuraları


Galatasaray - Schalke 04
Celtic - Juventus
Arsenal - Bayern Münih
Shaktar Donetsk - Borussi Dortmund
Milan - Barcelona
Psg - Valencia
Real Madrid - Manchester United
Porto - Malaga

Perşembe, Aralık 6

Çarşamba, Kasım 21

Galatasaray 1-0 Manchester United


Medyanın ManU’nun A2 takımı yakıştırmalarına rağmen dün gece Galatasaray karşısında her hattında as oyuncular bulunan bir United vardı. Fatih terim çift forvet tercihinden vazgeçmedi ancak bu tercihlerden biri mutlaka Elmander olacak bu net şekilde anlaşıldı. Zira Elmander orta saha rolünü iyi uyguluyor. Umut daha çok ön alan presinde etkili. Burak ise bir şekilde gol atabiliyor. Fakat dün akşamın iki yıldızı Hamit ve Riera oldu. Hamit güçlendikçe farkını ortaya koyuyor. Riera ise kanat olmasına rağmen bek olarak nasıl oynaması gerektiğini öğrenebiliyor ve Hakan Balta’nın çok önünde. Ayrıca Melo geçtiğimiz yıl oynadığı role dönünce takımı rahatlatmayı başardı. Kornerden atılan golü korumayı başarmakta iyi bir deneyim. Amrabat ise asla bu takımın bir parçası olamayacak. Kötü oynamadı ancak son tercihleri sürekli başarısız. 40 m top sürdükten sonra o topu aptalca kaybetmek bu seviyeye uygun değil. Cluj’un galibiyeti ile gruptan çıkıldı. ManU kendi sahasında Cluj'u yenecek güçte ayrıca Braga’yı deplasmanda yenmekte zor bir iş değil.

 Cumartesi günü Elazığ karşısında puan kaybı yaşanırsa bu galibiyetin hiçbir değeri olmaz. Ligede bu şekilde konsantre olunabilmeli artık. Hovardaca dağıtılan puanlar olmasa şuan çok rahat bir liderlik yaşıyor olacaktık ve şikeci ibnelerin sesleri daha ağlamaklı gelecekti.

Perşembe, Kasım 8

Cluj 1-3 Galatasaray

Bir önceki maçta suya takılan umutlar dün gece yeniden canlandı. Ayrıca Burak attığı 3 gol ile kendisini haksız eleştirenlre gerekli cevabı verdi. Bu sene Şampiyonlar liginde gruptan çıkmak ve eleme mücadelesine katılmak başarı sayılır. Zira taşlar yerine oturmadı henüz. ManU ve Braga maçlarındanda 3 puan bekliyoruz. Pazar günü mersin önünde galibiyette bir o kadar önemli.

Perşembe, Eylül 20

Manchester United 1-0 Galatasaray



Maç öncesi nasıl oynayacağımız ve kadro hakkında büyük merak içindeydim. Orta sahayı Engin ile destekleyip Umut’u en öne atıp temkinli bir başlangıç bekliyordum açıkçası. Ancak Fatih Terim  her zamanki kurgusunda başladı oyuna. Sir Ferguson ise Van Persie’nin arkasına Kagawa’yı yerleştirdi. Welbeck ve Hernandez’i yedek oturttu.

Hızlı bir başlangıç ve henüz 35. Saniyede verilmeyen net bir penaltı, sonrasında bocalama dönemi ve bireysel hatalar. Carrick’in derslik golü ve goldeki Melo-Dany yerleşim hatası. Amrabat’ın enfes vuruşu ve direk, Hamit’in direk dibini dövmesi ve United’lı oyuncuların hız ve fizik olarak bariz üstünlüğü ile biten bir ilk yarı. Hatalı pas tercihleri ve kaçan fırsatlar.

İkinci yarıda Burak’ın hatalı müdahalesi ve penaltı, Muslera’nın kurtarışı, sonrasında United’ın 60 a kadar hakim oyunu ve Valencia şov. Oyun üstünlüğünü ele almamız ve kaçan fırsatlar. Burak’ın kötü vuruşu sonrası Emre’nin güzel şutunu çıkaran De Gea, Semih ve Dany’nin güzel performansları, son dakikada Aydın’a verilmeyen net bir penaltı daha ve biten bir maç.

Maç sonrası Fatih Terim en güzel notu çıkarmış :

 "Daha alacak yolumuz var.”

Demeci iki takım arasındaki farkı gösteriyor. Manchester’ın hücuma çıkarken gösterdiği sakinlik ve ayapa değil koşu yoluna paslarına imrenmemek elde değil. Dünyada sayılı takımların başındalar bu konuda ve en byük artılarıda bu oluyor. Bizim açımızdan Melo formda olsaydı, sol kanatta daha dirençli olabilseydik, umut sakatlanmasaydı gibi gereçlerde var ancak bunlar giderilebilecek konular. Asıl önemli konu Manchester United gibi oynama alışkanlığını yakalamak. Maalesef ligde bunu yapabilmemiz mümkün değil. Zira çoğu takımımız oyunu yavaşlatma derdindeler.

Şampiyonlar ligine puanla olmasada güzel oyunla ve umutla başladık. Bu seneki hedefimiz son 16 olmalı ve bunu başarabilecek kapasitedeyiz. Gelecek yıllara dair ümitler taşıyacağız ve daha çok çalışıp önümüzdeki yıllarda bu kupayı almayı hedefliyoruz. Satranç oynar gibi hareket etmeliyiz ve her geçen yıl üstüne koyarak ilerlemeliyiz. Şuana kadar bunu başardık ancak kritik süreç bu senenin sonunda; şampiyonlar liginde son 16 ya kalmış, ligde şampiyon olmuş ve daha hızlı oynayabilen bir Galatasaray görmekten geçiyor. 

Çarşamba, Eylül 19

Cuma, Ağustos 31

Şampiyonlar Ligi Grupları


A Grubu : Porto, Dinamo Kiev, PSG, Dinamo Zagrep

B Grubu : Arsenal, Schalke, Olimpiakos, Montpellier

C Grubu : Milan, Zenit, Anderlecht, Malaga

D Grubu : Real Madrid, M. City, Ajax, B. Dortmund

E Grubu : Chelsea, Shaktar, Juventus, Nordsjelland

F Grubu : Bayern Münih, Valencia, Lille, BATE

G Grubu : Barcelona, Benfica, S. Moskova, Celtic

H Grubu : M. United, Braga, Galatasaray, Cluj

Kuralar öncesi bu grubu söyleseler itiraz edecek kimse çıkmazdı sanırım. Maçlar oynayarak kazanılıyor elbette ancak Galatasaray bu kurayı çektikten sonra gruptan çıkmalı. Fikstür olarakta avantajlı. United deplasmanı ile başlıyor ve sonrasında sahasında Braga, Cluj ile oynanacak maçlardan alınacak 6 puan işi kolaylaştırır. Braga zorlayacak olsada geçilmesi çok zor değil. Grup liderliği hayal olur bunuda belirtmek gerekli. Gruplardan çıkacak takımlar hakkında görüşlerim şu şekilde.

A Grubu : Porto, PSG
B Grubu : Arsenal, Schalke
C Grubu : Zenit, Milan
D Grubu : Real MAdrid, M. City
E Grubu : Chelsea, Juventus
F Grubu : B. Münih, Valencia
G Grubu : Barcelona, Benfica
H Grubu : M. United, Galatasaray