transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ocak 31

Kazım Olimpiakos'ta

Kazım Kazım'ın Yunan liginde Olimpiakos'a kiralandığı dedikodusu dün geceden beri sürüyor. Yalanlamada gelmedi henüz. Sezon öncesi bu transfer gerçekleşse anlayabilirdim ancak şuan ki koşullarda Kazım'ın gidişini anlayamıyorum. Oynamasa dahi bir çok bölgede alternatif bir oyuncu. En azından forvette Sercan'dan daha etkili olacağı kesin. Fatih Terim'in bir bildiği vardır diyerek bitirelim. Zira play-off yarışı uzun ve zorlu bir maraton. Kazım'da paniksiz futbolu ile o stresli maçlarda etkili olabilirdi. Bu arada Aydın hala takımda ...

Pazartesi, Haziran 20

Ujfalusi Galatasaray'da

Yeni yönetim ilk yanlışı oldu bu transfer. Ujfalusi'yi büyük liglere getiren hızı, gücü ve mücadeleci yapısıydı. Son yılına bakılınca hızını epeyce yitirdiğini gördük. Açıkcası bu transferin dedikodusundan dahi rahatsız oluyordum ancak gerçeğe dönüştü. Servet ile birlikte oynyacaksa ön alana Drogba gibi dominant bir oyuncu lazım. Zira gol yememiz oldukça yüksek bir olasılık.

İşin mali boyutu ise facia. Yıllık 1,2 milyon ala Neill'ın yerine Ujfalusi 2,2 milyon alcak. Ekstra olarakta maç başı 15.000 euro. Galatasaray'dan başka hiç kimse bu parayı vermez Ujfalusi'ye. Zaten o da işi hemen bitirmek için ayakkabı dahi giyecek vakit bulamamış.

Yeni yönetim Adnan Polat ve ekibine mali açıdan bir kelime dahi etmemeli. Bu ücrete çok çok dahi iyi oyuncular alınabilir.

Salı, Şubat 1

İtalya Ara Transfer

Giampolo Pazzini Sampdoria > İnter 16.720.000 £

Andrea Ronocchio Genoa > İnter 16.280.000 £

Jonathan Biabiany İnter > Sampdoria 6.160.000 £

Andoulay Konko Sevilla > Genoa 5.280.000 £

Giuseppe Sculli Genoa > Lazio 3.080.000 £

Valon Behrami West Ham > Fiorentina 1.760.000 £

Urby Emanuelson Ajax > Milan 1.496.000 £

Antonio Cassano Sampdoria > Milan 1.466.667 £

Andrea Barzagli Wolfsburg > Juventus 264.000 £

Mark Van Bommel B. Münih > Milan Free

Luca Toni Genoa > Juventus Free

Nicola Legrottaglie Juventus > Milan Free

Almanya Ara Transfer


Luis Gustavo Hoffenheim > Bayern Münih 14.960.000 £

Patrick Helmes Leverkusen > Wolfsburg 7.040.000 £

Ryan Babel Liverpool > Hoffenheim 6.160.000 £

Tuncay Şanlı Stoke City > Wolfsburg 3.960.000 £

Jan Polak Anderlecht > Wolfsburg 2.640.000 £

Anthony Annan Rosenborg > Schalke 2.200.000 £

Angelos Charisteas Schalke Free

Ali Karimi Azin Steel > Schalke Free

İspanya Ara Transferler

Diego Buonanotte River Plate > Malaga 3.960.000 £

Martin Demichelis Bayern Münih > Malaga 2.640.000 £

İbrahim Afellay PSV > Barcelona 2.640.000 £

Jesus Datolo Napoli > Espanyol 2.200.000 £

Ivan Rakitic Schalke 04 > Sevilla 2.200.000 £

Julio Baptista Roma > Malaga 2.200.000 £

Giovani Dos Santos Tottenham > Racing Santander Kiralık

Cicinho Roma > Villarreal Free

Emmanuel Adebayor M. City > Real Madrid Kiralık

İngiltere Ara Transferler

Fernando Torres Liverpool > Chelsea 51.480.000 £

Andy Carroll Newcastle > Liverpool 36.080.000 £

Luis Suarez Ajax > Liverpool 23.320.000 £

David Luiz Benfica > Chelsea 22.000.000 £

Darren Bent Sunderland > Aston Villa 18.920.000 £

Stephane Sessegnon PSG > Sunderland 6.160.000 £

Mauro Formica Newell's > Blackburn 3.520.000 £

Jermaine Pennant Zaragoza > Stoke City 1.760.000 £

John Carew Aston Villa > Stoke City Free

Altidore > Bursaspor

Amerikalı futbolcu transferleri durmuyor. ABD milli takım forveti Altidore artık Bursaspor'da. Anlaşmanın detayları gün içerisinde açıklanacak. Ertuğrul Sağlam'ın forvet tipine uygun bir oyuncu. Miller ile birlikte büyük başarı sağlayacaktır. Sercan'ın transferinede yeşil ışık yakılmıştır artık.


Freddy Adu > Çaykur Rizespor


Bu transferi büyük takımlardan biri yapsa olay olurdu. Freddy Adu Çaykur Rizespor için inanılmaz bir trtansfer.

Salı, Ağustos 31

Misimovic ve İnsua @ Galatasaray



Misimovic Galatasaray'da

Transferi konusunda 10 gün önce yazdığım yazıyı şimdi yayınlayabilirim.

Misimovic bir Bayern Münih üretimidir. Münih doğumlu Misimovic 2002-2004 yıllarını Bayern Münih’in ikinci takımında geçirdi. Bayern takımında A takıma çıkma şansını yakalayamadı bu yıllarda. 2004 yılında ise Bochum günleri başladı Misimovic’in. 3 sene kaldığı Bochum’da 99 maça çıkan Misimovic 24 gol atıp, 26 asistlik bir performans sergiledi. Sonrasında iise Nürnberg takımına transfer oldu. 37 maçta 13 gol 5 asistlik bir perforansı vardı burada.

Kariyeri ilk başlarda düşüşte görünsede Nürnberg’de oynadığı futbol Magath’ın dikkatini çekmiş olmalı ki Wolfsburg takımına transfer etti kendisini. Buradaki ilk yılı kariyerinin en parlak dönemi oldu. Wolfsburg’un şampiyonluğunda beklide en önemli katkı ondan gelmişti. O sezon ligde 33 maça çıkan Misimovic 7 gol atıp, 20 de asist yapıyordu takım arkadaşlarına. Şampiyonluk apoletine bir de asist krallığı ekliyordu. Rüya gibi bir sezon yaşamıştı Almanya kupasında 4 maça 7 asist sığdırdı. Uefa kupasının son sezonunda ise 8 maç forma giydi ve 4 gol, 1 asistlik katkı sağladı takımına. Sezon boyunca toplam istatistiği ise 42 maç, 11 gol ve 28 asist olmuştu.

Geçtiğimiz sezon ise Misimovic performansındaki yükselişini korudu. Ancak takım olarak kötü bir çizgi çizdiler. Yinede Misimovic en etkili oyuncularından birisiydi. Ligde 31 maça çıkıp 10 gol, 15 asistlik gayet başarılı bir performans sergiledi. Kupaya erken veda eden Wolfsburg’da 2 maçta 2 gol ve 1 asistlik bir oyun sergilemişti. İlk kez çıktığı Şampiyonlar ligi arenasında ise 6 maçta 1 gol, 2 asistlik bir istatistiğe sahip oldu. Sonrasında aynı istatistiği Avrupa ligindede sürdürdü.

2004 yılından itibaren Bosna Hersek milli takımına seçilen Misimovic. 31 maça çıktı şuana kadar. 9 gol ve 15 asistlik bir performansa sahip ülkesi adına.

Misimovic’in oyun yapısı hakkında detaylı bir yazı yazma bilgisine sahip değilim. Fakat gördüğüm kadarı ile ofansif yönünün biraz daha ağır olduğu ancak savunma konusunda da istekli bir yapıya sahip. En azından takımdaki çoğu oyuncudan daha çok savunma potansiyeline sahip. Duran toplardaki hasretimizi biraz olsun dindirecek nitelikleri de mevcut. Misimovic asla kötü transfer değildir fakat takımın eksik listesinin ilk sırasında o mevkimi var işte ondan emin değilim.

Şimdi Rijkaard’ın önünde verilecek kritik kararlar var. Elano’nun hangi mevkiye monte edileceği en kritik karar. Orta üçlünün Cana – Elano – Misimovic olarak kurulması da söz konusu olabilir. Misimovic Wolfsburg yıllarında gıpta ile baktığım bir oyuncuydu. Sarı-Kırmızı forma altında olması dahi yeterli benim adıma. Futbolu zekası ile oynayan ender yeteneklerden kendisi. Ayrıca kardeş ülke Bosna vatandaşı olması da bu transferi güzel kılan sebeplerden bir tanesi. Çok değil iki sezon önce Misimovic gelecek dense kimse inanmazdı. O zamanki değeri 20 milyon eurolara kadar çıkmıştı. 8 milyona bu tarz bir oyuncuyu transfer edebilmek güzel bir olay. Şimdiden başarılar Misimovic.

Pazartesi, Temmuz 19

"El Mago" Juan Pablo Pino Galatasaray'da

İki haftadır anlaşıldığı söylenen Pino sonunda Galatasaray'da. 23 yaşındaki Kolombiya'lının kariyeri şu şekilde :

Juan Pablo Pino Puello, 30 Mart 1987’de Kolombiya’nın Karayip kıyısında sıcak bir plaj şehri olan Cartagena şehrinde doğdu. 15 yaşında Independiente Medellin’in yetenek avcıları tarafından keşfedilen oyuncu, daha büyük bir şehire göç ederek futbol topunun peşinden ilk yolculuğuna çıkmış oldu. Medellin’deki ilk yılının ardından A Takım formasını üzerine geçiren Pino, genç yaşta sergilediği başarılı futbolla ülkesinde dikkatleri üzerine çekerek, genç milli takımlara çağrılmaya başladı.

Gerek milli takım, gerekse kulübündeki başarısıyla Avrupa kulüpleri tarafından da takibe alınan Kolombiyalı oyuncuya kanca atan ilk kulüp, 2010 Dünya Kupası’nda da dikkat çektiği üzere Güney Amerika transfer pazarında iyi işler çıkaran Udinese kulübüydü. İtalyan ekibine transferi son anda gerçekleşmeyen Pino, komşu ülke Fransa’nın Monaco tarafından kadroya katıldı. Bu transfer gerçekleştiğinde 20 yaşına girmek üzere olan Pino’nun, üst düzey yeteneklerinin yanı sıra bir şansı da, Avrupa’da az rastlanan Güney Amerikalı teknik adamlardan birinin Monaco’nun başında olmasıydı. Buna karşın Brezilyalı teknik direktör Ricardo Gomes, öğrencisine ilk sezon yalnızca bir karşılaşmada ilk 11’de sahaya çıkma izni verdi ve onda da ilk düdükten yalnızca 36 dakika sonra Pino, hocasının yanındaki yerini aldı. Genç oyuncu, 2006-2007 sezonunun ikinci yarısı boyunca kadrosunda bulunduğu Monaco’da yalnızca 243 dakika alabildi.

2007 yaz döneminde teknik direktörünün gözüne girmeyi başaran Pino, yeni sezonda daha fazla şans buldu. İlk yarıdaki 19 maçın 15’inde forma giyen, Ricardo tarafından genellikle sağ kanatta oynatılan Pino, yine de yalnızca dört defa ilk 11’de sahaya çıkmıştı. Bu fırsatı elde ettiği 5. karşılaşma olan ikinci yarının ilk maçıyla birlikte Ligue 1’de 424 dakika ter döken Kolombiyalı, bu karşılaşmanın ardından daha fazla şans bulmak adına kendi isteğiyle Belçika’nın Charleroi takımına kiralandı. Ancak bu kez de sakatlık belası, genç oyuncunun yakasına yapıştı. İlk iki haftada oyunun son bölümlerinde takıma ısındırılan Pino, ilk 11’de görev yaptığı ilk maçın 31. dakikasında sakatlanarak takımından 1,5 ay uzak kaldı. Sakatlık sonrasında oynadığı ilk maçta da 24. dakikada, sedyeyle sahayı terk etti Kolombiyalı oyuncu. Böylece Charleroi macerası, onun için kayıp bir devreye işaret etti.

2008-09 sezonu ise, Pino’nun Avrupa kariyerindeki ilk yükselişine sahne oldu. Ligin ilk haftasıyla beraber takımda yer edinen genç yıldız, yine iki aylık bir sakatlık yaşadı ancak dönüşüyle birlikte performansını daha da yükseltti. 18. haftada Valenciennes ağlarına Fransa kariyerindeki ilk golü bırakan Pino, takip eden haftada Bordeaux karşısında iki asist, bir de frikikten golle oynadı. Ligin sonlarına doğru skorer kimliğini daha da ön plana çıkaran oyuncu, ligde 1574 dakikada 6 gol, 3 asist istatistiğini yakaladı.

Juan Pablo Pino, yeni teknik direktör Guy Lacombe tarafından as takımda düşünülmeyerek 2009-10 sezonunun ilk döneminde bir düşüş içine girse de, ligin son bölümünde performansını tekrar yükselterek ilk 11’e yükseldi ve son haftaya kadar da takımdaki yerini korudu. Bu sezon 772 dakikada 2 asistle oynayan Pino, Kolombiya Milli Takımı’nda da 3 kez forma giydi ve yakın gelecekte takımın en önemli oyuncularından biri olmasına kesin gözle bakılıyor.
Juan Pablo Pino; kanatlar, on numara ve ileri uç olmak üzere hücumun her bölgesinde forma giyebiliyor. Müthiş sürati, pas futboluna yatkınlığı, yüksek oyun zekâsı ve üstün tekniği, çalım yeteneğiyle dikkat çekiyor. 1.76 boyunda ve 23 yaşında olan, ülkesinde “El Mago” (Sihirbaz) lakabıyla anılan Juan Pablo Pino, artık Galatasaray’ın başarısı için mücadele edecek.


* Kariyer bilgileri Galatasaray resmi sitesinden alıntıdır.

Perşembe, Temmuz 8

Lorik Cana Galatasaray'da

Sabahtan beri konuşulan transfer resmileşti. kendisi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan bakabilirsiniz.

Umarım uzun süreli ve sağlıklı bir birliktelik olur. Cana'da Linderoth gibi sağlamlığıyla blinir. Ön libero olarak alınabilecekler içinde en iyilerinden. Galatasaray'ımıza hayırlı uğurlu olsun. Dört yıllık konrat çok yerinde. Ödenen rakam ise 4,5 milyon euro.

İsmael Sosa Gaziantepspor'da

Tolunay Kafkas'ın ısrarla istediği bir transfer gerçekleşti. geçtiğimiz sezon gol yollarında sıkıntı yaşayan Gaziantepspor bu sorunu 1987 doğumlu ve Arjantin liginin iyi golcülerinden biri olan İsmael Sosa ile anlaştı. kendisi ile 5 yıllık bir sözleşme yapıldı. Independiente ödenen ücreti net olarak bilmiyorum. Güzel bir transfer olduğu söyleniyor. Sosa yada biz ona İsmail diyelim, kariyeri şöyle :

2005-2009 Independiente 80 maç 13 gol
2006 San Martin (kiralık) 8 maç 1 gol
2009/10 Argentinos Juniors (kiralık) 33 maç 12 gol

Cuma, Temmuz 2

Friedrich Wolfsburg'da

Yaklaşık iki ay önce Friedrich transferi hakkında şunları demiştim :

“Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş için ideal bir oyuncu. Hertha Berlin'de küme düşmüşken getirilebilir. 31 yaşında ve Alman milli takımının formasını 64 kez giyen oyuncu 2010 Dünya Kupası kadrosunada dahil edildi. Transfermarkt değeri 6 milyon euro ancak daha düşük ücrete alınabilir. Özellikle Galatasaray'a uygun bir oyuncu. Defansın sağında ve göbeğinde oynayabilen bir isim. Fenerbahçe'de Bilica yerine bu ismi düşünebilir.”

Dün ise Wolfsburg klubü resmi sitesinde bu transferi duyurdu. Üstelik ödenen rakam ise 2 milyon euro. Yıllardır Bundesliga’da oynayan ve Alman milli takımınında bir parçası olan ismi Türkiye’ye getirmek pek kolay değil. Ancak Wolfsburg’un Friedrich’e verdiği yıllık ücretin üstüne çıkılabileceğini düşünüyorum. Dünya kupasındada güzel bir performans gösteriyor. Sol stoper olarak görev yapabiliyor ve bu hem Galatasaray’ın hemde Fenerbahçe’nin aradığı bir mevki. Kendi adıma üzüldüğüm bir transfer. Bu arada Wolfsburg geçtiğimiz sezon ki kalitesiz stoper bölgesine Palermo’dan Simon Kjaer’den sonra ikinci kaliteli ismi daha katarak büyük iş başardı.

Pazartesi, Haziran 14

2010/11 Galatasaray'ı

Rakiplerinin transferde bombaları patlamasıyla gözler Galatasaray’a çevrildi. Basında çıkan bir çok isim var. Ancak bu isimleri baz alarak transfer politikasının ne olduğunu anlamak çok zor. Adnan Polat dün verdiği röportajda transferdeki öncelikleri açıkladı. Açıkcası bu açıklamaları beni çok memnun etti.

- "Rijkaard'ın oynattığı 4-3-3 oyun sisteminde iki tane kaliteli orta saha oyuncusu transfer etmemiz gerekiyor. Bunlardan biri defansif ağırlıklı diğeri ise hücuma dönük orta saha oyuncusu olacak. Öncelikli transferlerimiz bu iki mevki için olacak. Adaylarımız var, onlarla da görüşmelerimiz sürüyor. Biz bir futbolcu veya kulüple görüşmüyoruz, aynı anda 7-8 futbolcu ve kulüple görüşüyoruz."

Açıklamasındada görüldüğü üzere orta sahadaki üçlüye iki takviye yapılacak. Elano’nunda aynı bölgede olduğunu düşününce orta üçlü tamamen yabancı olacak gelecek sezonda. Bu hamle aynı zamanda Ardanında gelecek sezon sol çizgide kullanılacağını ön görmemizi sağlıyor. Defans hattına ise şuan için takviye düşünülmüyor. Servet’in gitmesi durumunda +2 lerden biri için o bölgeyede bi transfer yapılacaktır. Şuan için en önemli detay gelecek iki yabancı orta saha oyuncusunun kaliteleri. Eğer Grella bunlardan biri olursa gelecek sezon Topal’ı ararız.
Kalede Ufuk-Aykut ikilisinin olacak olmasıda ayrı bir soru işareti. Aykut asla bu takımın kalecisi değil, Ufuk konusu ise hala muamma. Rijkaard geçtiğimiz sezon ışık görmedi oynatmadı diyenler çoğunlukta. Defans hattında Çağlar’ın alınması artık elzem oldu. Veyahut yabancı bir genç solbek alınır ve +2 de kullanılırsa buda mantıklı bir hamle olur. Özetle gelecek sezon ki başarı gelecek olan iki yabancı orta saha oyuncusunun kalitesiyle yakından ilişkili. Umarım Rijkaard ve yönetim uygun isimleri kadroya katarlar.

Ufuk (Aykut)
Sabri Neill Servet Hakan
Transfer
Transfer Elano
Keita Arda
Baros

Şuanki yerleşim bu şekilde. Transferler sonrası detaylı olarak ele alacağımız bi yazı daha olacak.

Pazar, Haziran 13

Quaresma Beşiktaş'ta

Sporting Lisbon
Barcelona
İnter
Porto
Chelsea
Beşiktaş


Cuma, Haziran 11

Stoch Transferi

Stoch Fenerbahçe’de !!!Dünün flaş haberi buydu. İş dolayısıyla haberi akşam öğrenebildim. Galatasaray yönetimi 3 haftadır peşindeydi bu oyuncunun. Çünkü sistemine göre tabiri caizse cuk oturacak bi isimdi Stoch. Ancak iki gün önce Londra’ya giden Fenerbahçeli yöneticiler Galatasaray’ın 5 milyon euro verdiği ve Chelsea’nin 7 istediği ortamda 9 milyon euro verip Stoch transferinin bitirdi. Böyle transfer rekabetleri olabilir ve güzeldir. Fenerbahçe kendi listesinde olmayan bir ismi transfer etmiş oldu sonuçta. Buda Galatasaray adına bi kayıp değil Fenerbahçe adına bir kayıptır. Mehmet Topuz olayını hepimiz biliyoruz. Fenerbahçe başkanı başarısızlığını bu tip göz boyama operasyonlarıyla örtüyor. Taraftarıda buna çanak tutuyor maalesef.

Transfere birazda teknik olarak bakalım. Galatasaray almış olsa sağda keita ve solda Stoch ile çok iyi bi ikili oluşturacaktı. Önlerindede Baros olduğunda lig standartlarının üstüne çıkılmış olurdu. Ancak bunu konuşmak yersiz. Fenerbahçe açısından bakmadan önce Stoch’un tipik bir 4-3-3 oyuncusu olduğunu bilmek lazım. Fenerbahçe sistemine baktığımızda ise son 6-7 yıldır 4-4-1-1 oynadığını görüyoruz. Stoch orta saha solunda bu sistemde oynanırsa başarılı olabilir mi bu büyük bir muamma. Daum sonrası gelecek teknik direktör Stoch’u kullanabileceği bi sisteme dönermi buda soru işareti. Ancak Aykut Kocaman’ında 4-3-3 oynatmayacağı kesin. Stoch transferi Fenerbahçe’ye hayırlı, Galatasaray’lı yöneticilerede bi ders olsun.

Çarşamba, Mayıs 26

Çağlar Birinci @ Galatasaray

Transfer haberini öğrendiğimde acaba ne kadar verdiler diye düşündüm. Sonrasında Erhan, Semih, Murat ve Serdar + bir miktar para karşılığı haberini okuyunca inanmadım. Habere yalanlama gelmedi hala. Demek ki bu sayılanlar verilmiş Çağlar karşılığında. Serdar Eylik konusunda sezon başında Rijkaard farklı şeyler söylüyordu. Şimdi ise sıradan bir oyuncu için takasta kullanılıyor. Demekki Rijkaard’ın kendisine verdiği önem bu kadarmış. Anlaşmada beklide geri almak için bazı şartlarda vardır.

Çağlar Birinci hakkında düşüncelerim şöyle :
Tipik bir Türk oyuncu profiline sahip. Akıldan çok yüreğini ortaya koyar. Hakan Balta’nın tam ters karakteridir. En beğendiğim özelliği ise şutları. Umarım İstanbul’a gelince Denizli’de gösterdiği şut çekme cesaretini kaybetmez. Taç atışlarıda oldukça uzundur. Bu sezon Denizli’de ikinci yarı boyunca stoper olarak görev aldı ve oyun kurma denemeleri uzun top atmaktan öteye gitmedi. Çağlar hakkında aklımda kalan en önemli olay ise; Belçika maçında yaptığı anlamsız faul ve yediğimiz gol. O maç Dünya Kupasına gitmememizin yolunu açan maç olmuştu. Bu yüzden çağlar hakkında ilk izlenimim hiçte iyi değil. Caner’den daha mı iyi ?
Elbette hayır ancak Çağlar daha bir takım oyuncusu. Caner gösterdiği zafiyetleri göstermeyeceğini düşünüyorum. Sol bek için güzel bir rotasyon oyuncusu transfer edildi. Umuyorum ki 61 numaralı formayı giyer bu sezon. Yerine gidenlere ise Serdar dışında üzülmenin anlamı yok.

Erhan Şentürk : Asla Galatasaray oyuncusu değil
Murat Akça : Bir defans oyuncusu ise fiziği çok yetersiz
Semih Kaya : Kiralık gittiği Gaziantep’te dahi süre alamadı geçen sezon