Bundesliga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bundesliga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ağustos 24

Bundesliga Başlarken



Borussia Dortmund : Rüya gibi geçen iki sezon ve iki şampiyonluk. Rakibi Bayern Münih ligin en dominant kadrolarını kurmasına rağmen iki yıl onların üstünde yer alabilmek ciddi bir başarıdır. Transfer döneminde Kagawa’yı Manchester United’a gönderdiler ve yerini Marco Reus’u getirdiler. Bu hamle ile Götze’yi kanattan forvet arkası bölgesine kaydıracaklar. Reus ise Monchengladbach ile geçirdi başarılı sezon sonrası şampiyonluk yaşamak için Dortmund’a geldi. Bir diğer önemli hamlede Stutgart’lı forvet Schieber oldu. Levandowski’nin  olası transferi sonrası o bölgeyi yedeklediler. Zira Barrios Çin’e transfer oldu.Klopp bu yıl Şampiyonlar liginde de başarılı olmak isteyecektir.  Hummels-Subotic ikilisine güvenmekte haklılar açıkçası. Ayrıca orta sahada İlkay’da bu sezon daha fazla foma şansı bulacak. Oturmuş kadro ve sistemiyle Dortmund şampiyonluğun en büyük adayı.

Bayern Münih : Son yıllarda sezon başında ligin ağır favorisi oluyorlar ancak uzun süren maratonda Dortmund’un gerisinde bitiriyorlar. İlk sezon kaleci ve dafans hattında kalite düşüklüğü vardı. Geçtiğimiz yıl kaley Neuer’i alarak bu sorunu çözdüler fakat önündeki 4 lüde ciddi kalite farkı vardı. Bir tarafta Lahm diğer tarafta ise Contento ile çıktıkalrı maçlar oldu. City’den aldıkları Boateng ve Badstuber ile tandemi kurdular. Badstuber açıkçası beğenemediğim bir isim. Sol bek için ağır, stoper için ise hem ağır hemde güçsüz olarak görüyorum. Bu sezon Dante’yi kadrolarına kattılar ve Dante Boateng ve Badstuber’den daha iyi bir isim. Heynckes bu sorunu orta sahadada yaşıyor. Schweinsteiger’ın partneri Tymoschuk, Kroos, Gustavo ve Emre Can’dan biri olacak. Kroos idare etsede diğer isimler sırıtıyor açıkçası. Bu bölgeye Bilbao’dan Javi Martinez transfer edilmek isteniyor ki hiçte haksız değiller. Gomez’in yalnız olduğu forvet bölgesine Pizarro ve Mandzukic takviyesi yapıldı.  Mandzukic zaman zaman Gomez’i yedek bırakacak düzeyde. Ayrıca Shaqiri transferide Robben-Ribery ikilisi için iyi bir alternatif oldu. Kısacası Bayern Münih şampiyonluk yarışından düşmeyecektir fakat mutlu sona ulaşabilecekler mi asıl soru bu. Şampiyonlar ligi finalinde kendi evlerinde kaybettikleri Chelsea maçıda kötü bir deneyimdi.

Schalke 04 : Geçtiğimiz yılın sonlarında yakaladıkları form ile ligi iyi bir konumda bitirdiler. Huub Stevens bu sezona daha güçlü başlıyor. Raul dışında büyük bir kayıp yaşamadılar. Kadroya ise obasi, Barnetta ve Neustadter gibi Bundesliga deneyimi fazla olan oyuncuları katmayı başardılar. Schalke hakkında ki görüşüm şöyle ; bu seneyide üst sıralarda bitirebilirlerse gelecek yıldan itibaren şampiyonluk için daha yüksek sesle konuşabilirler. Zira kadroda çok gen isimler var ve önemli süreler alıyorlar. Höwedes, Papadopoulos, Matip, Holtby ve Draxler bu isimlerden. Ayrıca form olarak sürekli yükselen Finli forvet Pukki bu senenin flaş ismi olabilir. Huntelaar ise yıllar sonra kendini burada buldu ve bu senede gollerine devam edecek. Esnek ve geniş kadro yapısıyla Schalke hiçbir zaman kolay teslim olmayacaktır. Neuer sonrası kaleye o kalitede  bir isim bulamadılar ancak Unnerstall  kötü bir kaleci olmadığını geçtiğimiz yıl gösterdi. Bu bölgeye devre arasında kaliteli bir isim katmak zorunda kalabilirler. Schalke her zaman zevkle izlenen bir takım oldu ve bu senede buna devam edecekler.

Mochengladbach : Geçtiğimiz yılın faş takımı. 2010/11 sezonunda ligi 16. Bitiren bir takım sadece bir sene sonra 4. olarak şampiyonlar ligi elemesine hak kazandı. Ekonomik olarak kendi değerlerini yarattılar. Reus ve Dante’den 23 m Euro kazandılar ve transfere +7 m Euro daha fazlasını harcadılar. Reus’un yokluğu handikap olacak elbette. Zira o ayarda bir isim bulmaları oldukça zor. Transfer dönemin geleceğe yatırım yaptılar desek yerinde olur. Henüz 20 yaşında olan Basel’li Xhaka orta sahaya, 21 yaşındaki Hoffenheim’lı Mlapa ve Hrgota forvete, Alvaro Dominguez’de Dante sonrası stoper olarak alındı. Ancak en büyük transferleri Twente’li Luuk de jong oldu. Kalite olarak takıma çok şey katacaktır. Ayrıca takımın en gençlerinden kaleci Ter Stegen milli takım yedek kalecisi oldu ve ben kendisini sürekli Schalke’ye yakıştırıyorum. Bu yıl amaç Avrupa kupalarına katılmak olacak. Şampiyonlar ligi elemesinde şanssız bir kura ile Dinamo Kiev’i çektiler ve ilk maçta sahalarında 1-3 lük mağlubiyet aldılar. Venezuella’lı Juan Arango takıma pozitif anlamda katkılar veriyor. Bu çıkışlarında emeği olan bir isim ve sahadaki futbol akıllarını temsil ediyor. Lucien Favre bu yılki yarışa hazır olduklarını ve aynı çizgide devam edeceklerine inanıyor. Fakat geçtiğimiz yıl kötü performans gösteren çoğu takım bu sene daha hazır şekilde lige başlıyor. Açıkcası 5-10 arası bir sıra bekliyorum kendileri için.

Diğer takımları kısaca değerlendirelim ;


Bayer Leverkusen : Yıllarca iddialı oldular fakat bir türlü ligi tepede tamamlayamadılar. Bu sezon kadro biraz gençleşti ve ne yapacaklarını kestirmek güç. Schurrle son senesini oynar ve hakettiği bir takıma transfer olur diye düşünüyorum. Ayrıca Adler’i bedelsiz kaybetmekte çok büyük hata.

Stuttgart : Son yıllarda kötü bir alışkanlıkları var. Lige kötü başlayıp ikinci yarıda müthiş bir çıkışla Avrupa kupalarını zorluyorlar. Bu sezon iyi başlayıp iyi gitme niyetindeler. Takım oyununda oldukça başarılılar.

Hannover 96 : Bundesliga’nın Gençlerbirliği diye görüyorum onları. Slomka ile istikrarlı bir çizgideler. İnatçı futbolları ve kendi sahalarındaki başarılı sonuçlara güveniyorlar. Yine Avrupa ligi için iddialılar. Saygı duyulması gereken bir kulüp.

Wolfsburg : Naldo, Bas Dost ve Olic gibi sükseli transferler yaptılar. Magath bu sezon büyük oynuyor diye düşünüyorum. Diego’yu verimli kullanırsa fantastik bir sezon yaşayabilirler. Stoper bölgesinde haddinden fazla kaliteli isimler var. Merakla ne yapacaklarını bekliyorum.

Werder Bremen : Thomas Schaaf ve Tim Wiese benim adıma bu kulübün sembolleri idi ancak Wiese, Hoffenheim ile anlaştı ve bedelsiz olarak ayrıldı. Schaaf A takımdaki 13. Sezonunu yaşayacak ve işler son yıllarda iyi gitmiyor. Son iki sezon sırasıyla 13 ve 9. Olarak bitti. Bu alışık olmadıkları bir durum. Kadroyu yeniliyorlar ve radikal kararlarla devam ediyorlar. Marin, Naldo, Borowski, Pizarro gibi sembol isimler ayrıldılar. Sezon başında ii bir görüntü çizdiler ve bu sezon ligi ilk 5 sırada bitirmek niyetindeler. Mehmet Ekici daha fazla süre ve sorumluluk  alacak.

İlk haftanın programı : (tüm maçlar Trt Haber de)
Cuma  
Borussia Dortmund - Werder Bremen 21:30

Cumartesi 
Fürth - Bayern Münih 16:30

Eintracht Frankfurt - Bayer Leverkusen 19:30
Stuttgart - Wolfsburg 21:45 
Pazar
Hannover 96 - Schalke 18:30 


Cuma, Ağustos 5

Bundesliga Top 10 Transfer


1- Manuel Neuer Bayern Münih < Schalke 04
Alman milli takımının file bekçisi demek yeterlidir onun için. Schalke ile yollarını ayırması onun adına çok doğru bir karar. Bayern Münih içinde bir o kadar yararlı transfer. Zira Kahn sonrasında kaleyi doldurabilecek isim bulmakta zorlandılar. 19 milyon poundluk transfer ücretini hak eden bir oyuncu. Bayern taraftarı ile sorun yaşıyor ancak performansı bunu unutturacaktır. Daha fazla yazmaya gerek yok. Bayern Münih taraftarı gönül rahatlığı ile maç izleyebilir.


2- İlkay Gündoğan B. Dortmund < Nürnberg
Borussia Dortmund transfer dersi verdi adeta. Nuri Şahin’i Real Madrid’e veren ekip yerine o potansiyelde olmasada oyun anlayışına uyacak ve gelecekte Nuri gibi kar edebileceği bir isimle anlaştı. İlkay henüz 21 yaşında ve Löw tarafından Almanya milli takımına çağırılacağı konuşuluyor. İlkay Nürnberg ile iki sezondur Bundesliga tecrübesi yaşıyor. 47 Bundesliga maçı tecrübesi var. Genel olarak az görünse de yaşı itibariyle yeterli bir deneyim. Jurgen Klopp onu sistem içerisine yerleştirecektir. Zamanla çok daha iyi olacak ve kendini kanıtlamayı başaracak bir potansiyele sahip. Bizim yapmamız gereken ise Alman milli takımından önce Türk milli takımı formasını giydirmek olmalı. Orta sahada bu çapta potansiyeli olan bir isme ihtiyacımız var önümüzdeki yıllarda.


3- Andre Schürrle Bayer Leverkusen < Mainz
Alman futbolunun potansiyel yetenek adayı Schürrle Mainz ile yaşadığı olağanüstü sezon sonrası bir kademe yukarı çıkarak Leverkusen’e transfer oldu. Ofansif bir oyuncu olan Schürrle hücum bölgesinde heryerde forma şansı bulabilir. Güçlü fiziği ve etkili şutları ile standart dışı bir yetenek. Mainz ile iki sezondur Bundesliga 33 er maça çıktı. Bir oyuncu için her sezon sadece bir maç kaçırması büyük bir olay. Geçtiğimiz sezon attığı 15 gol ve yaptığ 5 asist ile Mainz başarısında önemli rol oynadı. Hücum partnerleri ile iyi anlaşacağını düşünüyorum. Leverkusen için önemli bir transfer. Henüz 21 yaşında.


4- Mehmet Ekici Werder Bremen < Bayern Münih
21 yaşında olan bir yetenek daha. A milli takımımıza tercih etmesi bizim için çok iyi olmultu. Fakat kendisinden henüz faydalanamadığımızı düşünüyorum. Bayern Münih ile kontratı olan Ekici geçtiğimiz yılı Nürnbeg takımı ile geçirdi. Devamlılığı ve oyun zekası onun farklı bir oyuncu olduğunu kısa sürede gösterdi. Yaptığı 9 asist ile dikkat çeken Ekici Werder Bremen tercihi ilede kariyerini planlı bir şekilde devam etmek istediğini gösterdi. Bremen’in orta sahada sahip olduğu en özel yetenek şuan için Ekici. Onun yaratıclığına çok ihtiyaçları olacak ve zamanla Ekici bunu başaracaktır. Tıpkı İlkay gibi en büyük şansı ise antrenörü olacak. Thomas Schaaf bu tip oyuncuları ön plana çıkarmayı iyi bilen bir isim.


5- Jerome Boateng Bayern Münih < Manchester City
Açıkcası beğenmediğim bir oyuncu. Ancak hem Bayern Münih’in bu pozisyondaki ihtiyacı hem de transfer ücreti nedeniyle bu listede yerini aldı. Defansın her bölgesinde oynabiliyor. Ancak Bayern Münih onu stoperde kullanmayı düşünmeli. Bu bölgedeki zafiyetini kapatabilecek mi bunu sezon içinde göreceğiz. Hamburg kariyerinde sürekli bir yükseliş gösterdi. Manchester City’de geçirdiği tek senede çok az şans buldu ve ülkesine geri dönmeyi tercih etti. Bayern Münih’in onu istemesi de başka bir şansı oldu.


6- Marko Russ Wolfsburg < E. Frankfurt
Wolfsburg’un sevdiği tarzda bir transfer oldu. Geçtiğimiz yıl küme düşen Herhta Berlin’den aldıkları Friedrich sonrası bu sezon küme düşmüş Frankfurt takımından Marko Russ ile bu politikalarını sürdürmüş oldular. Defans hattında gerekli olan bir isimdi Wolfsburg adına. Russ Frankfurt’ta geçirdiği tüm kariyeri boyunca standart bir çizgi yakaladı. Daha yüksek bir performans isteniyorsa takım halinde iyi oynaması gerekli Wolfsburg’un.


7- Per Ciljian Skjelbred Hamburg < Rosenborg
Performansını merak ettiğim oyunculardan biride Skjelbred. Rosenborg’da üst düzey bir performans göstermesede farklı bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Hamburg onun için çok büyük bir başarı.


8- Garra Dembele Freiburg < Levski Sofia
Geçtiğimiz yıl Bulgaristan ligini domine eden Garra Dembele Freiburg’a geçti. 24 maçta 26 gol ile dikkat çekmeyi başardı ve ilk sezonunda Bundesliga gibi bir lige transfer olmayı başardı. Freiburg geçtiğimiz parlattığı Cisse’nin olası transferi sonrası Dembele’yi düşünüyor olmalı. Dembele’nin uzun bacakları epek dikkat çekiyor. Levski ile attığı 26 golün videosu izlemeye değer.




9- Anthony Ujah Mainz < Lillestrom
21 yaşındaki Nijeryalı Mainz’ın Schürrle sonrası yerini doldurmasını beklediği bir isim. Schürrler kadar yetenekli ve yaratıcı olmasada gol pozisyonlarında çok daha etkili Ujah. Norveç ligindeki başarısı ile Bundesliga’ya geldi ve ben buradada başarısını devam ettireceğini düşünmekteyim. Tam anlamıyla ceza sahası içi golcüsü diyebiliriz kendisine.


10- Artur Sobiech Hannover 96 < Polonya Varşova
Transfer olduğunda dikkat çekmedi ancak Polonya takımında oynadığı birkaç maçı izlediğim için aklımda yereden bir oyuncu olmuştu Sobiech. Henüz 21 yalında ve forvet arkası mevkiinde oynuyor. Hannover ofansif bir takım değil ancak orada kendi yeteneğini göstermesi daha kolay olacak Sobiech’in. Bu sezon formayı sürekli giymesi onun için yeterli olacaktır. Sürekliliği sağladıktan sonra kendi farkını ortaya koyacak. Ayrıca Avrupa liginde de kendini gösterme şansı var.

Cuma, Şubat 4

Ruhr Derbisi 2011

Signal İduna Park
21:30 - Trt-3
Borussia Dortmund - Schalke 04

Salı, Şubat 1

Almanya Ara Transfer


Luis Gustavo Hoffenheim > Bayern Münih 14.960.000 £

Patrick Helmes Leverkusen > Wolfsburg 7.040.000 £

Ryan Babel Liverpool > Hoffenheim 6.160.000 £

Tuncay Şanlı Stoke City > Wolfsburg 3.960.000 £

Jan Polak Anderlecht > Wolfsburg 2.640.000 £

Anthony Annan Rosenborg > Schalke 2.200.000 £

Angelos Charisteas Schalke Free

Ali Karimi Azin Steel > Schalke Free

Pazartesi, Ağustos 23

Bundesliga 1. Hafta

Bayern Münih 2-1 Wolfsburg ( 9 Müller, 90 Schweinsteiger – 55 Dzeko )
Mönchengladbach 1-1 Nürnberg ( 31 Idrissou – 15 Hegeler )
Köln 1-3 Kaiserslautern ( 8 Novakovic – 70 ve 84 Lakic, 88 İlicevic )
Hoffenheim 4-1 Werder Bremen ( 20 Ba, 37 Mlapa, 41 İbisevic, 43 Salihovic – 3 Frings )
Hannover 96 2-1 Frankfurt ( 21 Rausch, 75 Konan – 28 Köhler )
Freiburg 1-3 St Pauli ( 78 Cisse – 83 Boll, 89 Sukuta-Pasu, 90 Bartels )
Hamburg 2-1 Schalke ( 46 ve 83 Nistelrooy – 80 Farfan )
Mainz 2-0 Stuttgart ( 26 Allagui, 47 Rasmussen )
Dortmund 0-2 Leverkusen ( 19 Barnetta, 22 Augusto )

Cuma, Ağustos 20

Bundesliga Başlarken

Bundesliga bu akşam başlıyor. Açılış çok güzel bir maçla olacak. Son şampiyon Bayern Münih, bir önceki şampiyon Wolfsburg ile oynayacak. Bu senede maçlar Trt’den yayınlanacak. Umarım Trt o saçma yayın politikası gereği Bundesliga maçlarını Meclis Tv veyahut Dünya Salon Şampiyonaları uğruna heba etmez. Geçtiğimiz yayınlamayan çok kritik maçlar oldu. Bundesliga her geçen yıl yükselen kalitesiyle Avrupa’nın büyüyen ender liglerinden. İtalya, Seri A’nın pabucunu çoktan dama attılar bile. Şampiyonluk bu senede Bayern Münih’in elinde gibi duruyor. Sonrasında ise Schalke, Werder Bremen, Hamburg, Leverkusen ve Wolfsburg geliyor. Bu takımların kısaca bir değerlendirmesini yapıp 21:30 daki startı bekleyelim.

Bayern Münih
Son şampiyon kadrosunu korumayı ve para harcamamayı tercih etti. Gerçi bu birazda Van Gaal’ın isteği ile oldu. Takımdan ayrılan isimler Luca Toni, Gorlitz, Lell, Rensing oldu. Mehmet Ekici ise Nürnberg’e kiralık olarak gönderildi. Transfere para harcamayan Bayern, geçtiğimiz yıl çeşitli takımlarda kiralık forma giyen Kroos, Sosa, Breno, Braafheid, Ottl gibi isimlerin geri dönüşü ile kadrosunu güçlendirmiş oldu. Kroos tüm bu isimlerin yanında kalite olarak bariz önde duruyor. Bu sezon Van Gaal ile birlikte defansif anlamdada gelişecektir. Kaliteli bir stoper transferi yapabilirlerdi ancak Van Gaal, Breno’ya güveniyor yada Badstuber’i bu bölgede düşünüyor olsa gerek. Birde Van Bommel’in yedeğini bulmalı yavaş yavaş takıma monte etmeli diye düşünüyorum. Herşeye rağmen hücum gücü olarak ligin çok ötesindeler. Özellikle Robben ve Müller’in futbolunu izlemek bu senede çok keyif verecek. Van Gaal alt yapıdan bir iki oyuncu daha çıkartabilir.

Schalke
Magath’ın gelişi ile toparlanan takım geçtiğimiz yılı ikinci olarak tamamladı. Bu sezon kendilerini biraz daha geliştirmek niyetindeler. Magath transferde ve takım yönetiminde tek yetkili olması nedeniyle çok rahat hareket ediyor. Bu sebepten kendisine karşı sitemkar davranan Rafinha Genoa’ya yollandı. Westermann ise Hamburg’a transfer oldu. Asamoah, Sanchez, Kuranyi, Ze Roberto, Bordon gibi isimler bedelsiz olarak serbest bırakıldılar. Bedelsiz gelen isimler ise Metzelder ve Raul. Özellikle Raul Magath’ın sevdiği tipte bir futbolcu. Raul tecrübe olarak takıma çok şey katacağı gibi performansı ilede öne çıkacaktır. Diğer transferler ise hep genç isimler oldu. Japon Uchida, Yunanlı Papadopoulos ve İspanyol Escudero Magath’ın yeni gözdeleri olacak. Göze hoş gelmesede oyun disiplini açısından ligin en iyi takımlarından birini oluşturan Magath, bu sezonki hedefini şampiyonluk olarak açıkladı.

Werder Bremen
Mesut Özil’siz
olarak sezona başlayacaklar. Ancak şampiyonlar liginde Sampdoria önünde lige hazır görüntüsü çizdiler. Mesut harici ciddi kayıpları yok transferde. Arnautovic gibi parlaması beklenen bir isim transfer ettiler. Her zaman üst sıralarda oynayan bir takım olmayı kadro istikrarı ile başardılar. Tabi Thomas Schaaf’ında payı yadsınamaz. Alışkın oldukları sistemde devam edecekler. En beğendiğim hatları stoper bölgesi. Mertesacker ve Naldo gibi kaliteli isimler var bu mevkide. Ancak orta sahada orta göbeği kapatacak oyuncu sıkıntısı var. Frings, Borowski ve Vranjes alternatifleri var sadece. Onların önündeki isimler ise gayet kaliteli isimler. Mesut sonrası Marin’e daha fazla sorumluluk yüklenecek. O da bunu kaldıracak kapasiteye sahip. Werder Bremen’den bu senede üçüncülük bekliyorum.


Leverkusen
Ligin en sevdiğim takımı konumundalar. Yıllardır oynamaya çalıştıkları güzel futboldan ödün vermiyorlar. Son anlarda tecrübe eksikliğinden dolayı liderliği ve şampiyonluğu kaybediyorlar. Ancak bu sene onun çözümü için büyük bir hamle yaptılar. Alman milli takımınında kaptanı Ballack’ı ikna edip tekrar kırmızı-siyah forma giydirecekler. Transfere fazla ihtiyacı olmayan Leverkusen genç isimlere ağırlık verdi. Takımdan gönderilen önemli bir isim yok. Gekas, Zdebel ve Sinkiewicz gibi rotasyon elemanlarıyla yolları ayırdılar. Oturmuş bir kadrosu var ve buna Ballack’ıda katarsak bu sezonda lige iyi başlayacaklardır. Kiessling forvetteki en önemli isim. Onun sahadaki varlığına çok ihtiyaçları var. Leverkusen bu sezon en azından Şampiyonlar Ligine katılmayı başaracaktır.

Hamburg
Geçtiğimiz yıl büyük ümitlerle başladıkları seneyi 7. Olarak tamamladılar. Bu sezonda kadroya ciddi takviyelerde bulundular. Küme düşen Hertha Berlin’den Kacar ve Drobni gibi iki kaliteli ismi aldılar. Ayrıca stoper bölgesindeki zaafiyeti Westermann ile giderdiler. Boateng’in Manchester City’e transfer olması en büyük kayıpları. Ayrıca büyük umutlarla alınan Berg’de PSV ‘ye kiralık olarak gönderildi. Bu sezon başarı için Westermann – Trochowski – Elia – Petric hattının formda olmasına ihtiyaçları var. Hamburg bu seneyide aynı sıralarda bitirecektir.

Wolfsburg
Misimovic’i bırakmayarak bizi üzselerde kendileri adına en doğru kararı verdiler. Zira Diego dahi gelse Misimovic kadar katkı yapacağını zannetmiyordum. Zira Bundesliga’da 64 maçta 17 gol ve 35 asist istatistiğine sahip bir oyuncu Misimovic. Bir başka güzel hamleleride Martins’i Rubin Kazan’a yüksek bir rakama satmaları oldu. Tek kayıpları Stuttgart’a giden Gentner oldu. Bu ismin devamlılığını ve iyi oyununu arayacaklardır. Takımın en büyük zaafı elbetteki gol yeme sorunuydu. Geçtiğimiz yıl yedikleri 58 gol bunu anlatıyor zaten. Bu zafiyeti kapatmak adına Hertha Berlin’in milli stoperi Friedrich’i ve Palermo’nun yükselen değeri Simon Kjaer’i aldılar. Ayrıca forvet bölgesine de genç Hırvat Mandzukic’i alarak Martins’in gidişinden etkilenmeyeceklerini gösterdiler. Wolfsburg iki yıl önceki şampiyonluğunu tekrarlaması gerçekten güç. Fakat aynı havayı yakalayıp ligde ilk 5 içine girebilirler. Kadroları buna müsait ve kadro yapısıda zevkli maçlar izletecek nitelikte. Bu akşam Bayern önündeki performanslarını çok merak ediyorum.


Bu takımlar dışında ligde iddialı olan takımlarda var. Son yıllardaki istikrarlı çıkışıyla Borusia Dortmund bu takımların başında. Klopp ve öğrencileri geçtiğimiz yılki beşincilikten daha iyi bir sırayı hedefliyorlar. Açıkcası Dortmund’ada büyük bir sempatim var ancak Leverkusen’in sadece futbol oynamayı düşünen yapısı sebebiyle gönül ibrem onlarla birlikte. Dortmund’da izlemekten zevk aldığım iki isim var. Biri bizim Nuri Şahin, diğeri ise bitmek bilmeyen enerjisiyle Kuba.

Diğer önemli takım ise Stuttgart olacak. Ancak yakın dönemde yaşadıkları şampiyonluktan sonra çok güç kaybettiler. Lige zevk verecekleri ve sürpriz galibiyetleri imza atacaklarından eminim. Gentner ve Audel transferi takıma gerekli bölgelere yapılan yerinde transferler. Takımın en büyük kaybı ise Real Madrid’e geçen Khedira oldu. Takip edeceğimiz başka bir takım ise Skibbe’nin ikinci yılını yaşayacağı Frankfurt olacak. Bu sezona daha hazır giriyorlar. Eksiklerini biraz olsun giderdiler. Ayrıca ilk çıktığı yılki süksesini yitiren Hoffeinheim’da takip edilmesi gereken bir takım. Ancak güç kaybettiler ve ligin orta sıra takımlarından biri halindeler şuan itibariyle. Özellikle Zuculini ve Maicosuel gibi kayıpları varken. Bir ideoloji takımı olarak St. Pauli’de takip edilesi bir ekip. Kaiserslautern’i Bundesliga’da tekrar görmekte güzel.

Tüm takımlara başarılar diliyorum.

İlk Hafta Maçları

Bayern Münih – Schalke
Köln – Kaiserslautern
Freiburg – St Pauli
Mönchengladbach – Nürnberg
Hannover 96 – Frankfurt
Hamburg – Schalke 04
Mainz 05 – Stuttgart
Dortmund – Bayer Leverkusen

Cumartesi, Ağustos 14

Bundesliga Top 10 Transfer

10- Audel > Stuttgart
2,5 milyon € karşılığında Valenciennes’ten alınan golcü bu listeye benim kontenjanımdan girdi. Oyununu özetlersek kısaca pırpır futbolcu diyebiliriz. Kanat rotasyonundada kullanılabilecek bir isim. Cacau ile birlikte sıkışan oyunu çözme yeteneği var. Valenciennes forması ile bir anda parlayıp attığı çok gol var. İki sezondur 7 gol atıyor. Bunun yanında asist özelliğide azımsanmayacak nitelikte. Ancak formayı kapması için çok mücadele etmesi gerekiyor. Zira önünde Marica, Progrebniak ve Cacau gibi isimler var. Ancak kanat rotasyonu dar olan takımda sağ uç forvet olarak forma şansı bulmasıda olası.


9- Simons > Nürnberg
Timmy Simons PSV den bedelsiz olarak bu takıma katıldı. Nürnberg bu tarz futbol emekçilerinin her daim kadrosunda bulundurmuştur. En yakın örneği ise Çek Thomas Galasek olarak verebiliriz. Takımın ve kentin yapısı fazla bilmediğim için bu tarz oyuncu seçiminin nedenini merak ediyorum. Fakat başarılı tercih olduğu kesin. 34 yaşındaki Belçikalı takıma deneyim ve güç katacaktır. Orta sahada atak başlangıcında oynadığı basit paslarla oyunun sıkışmamasını çok iyi beceriyor. Gerçi Nürnberg’e katacağı katkı bundan çok defansif olarak oyun bilgisi olacaktır. Simons sert yapısı ile Nürnberg’in soğuk günlerinde taraftarının içini ısıtır.



8- Arnautovic > Werder Bremen
6,2 milyon € bedelle Twente’den geldi. Ücret biraz fazla gibi gelebilir en başta. Fakat Avusturya futbolunun yeni yıldızlarından kendisi. Gelişimini tamamlaması için çok iyi bir seçim yaptı. Thomas Schaaf onu en uygun biçimde işler ve birkaç yıl sonra yüksek bir bedelle satışını gerçekleştirir. Bu sebepten bu sene onun için çok kritik bir dönem olacak. Fazla forma şansı bulmasa dahi kendini istediği kadar geliştirebilecek bir ortamda bulunacak. Pizarro, Almeida, Rosenberg gibi takıma ve sisteme alışmış isimler var önünde. Ancak Schaaf iç sahada oldukça ofansif bir yapı ile sahaya çıkıyor. Arnautovic’te tekniği ve fiziği sayesinde forma şansı bulur.



7- Kacar > Hamburg
5,5 milyon € ile küme düşen Hertha Berlin’den transfer edildi. Berlinde yeteneğini gösterme imkanını pek bulamadı. Takımın kadro yapısı buna pek izin vermesede Kacar yinede ön planda olmayı başardı. Sırp oyuncu kadroya iki deneyimli oyuncunun yanına transfer edildi. Ze Roberto ve Jarolim’in arkasında forma şansı arayacak. Ancak Jarolim’in yerine ilk 11 başlaması dahi olası. Kacar üstün fiziki yapısının yaınında topla arasının iyi olması nedeniyle Hamburg’a yakışan bir transfer oldu. Hertha berlin’deki acı dolu günlerden sonra Hamburg onun için çok güzel bir deneyim olacak ve kendiside bunun farkındadır.


6- Halil > E. Frankfurt
Schalke’den geçtiğimiz yıl kiralanan Halil bu sezon bedelsiz olarak Frankfurt’ta kalmayaı tercih etti. Skibbe ile iyi anlaşmış olmalı ki diğer teklifleri reddetti. Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısından itibaren takıma katılan Halil sadece 3 gol atmış olmasına rağmen takımın hücum gücüne ve hücumdan başlayan savunmaya katkısı nedeniyle Skibbe’nin gözdesi oldu. Ayrıca kanatta görev alabilmeside ikinci bir şansı Halil’in. Takıma olan uyumuda geçtiğimiz sezona göre arttı. Bu sezon büyük bir çıkış yakalamasını bekliyorum Halil’in.


5- Kroos > Bayern Münih
Henüz 20 yaşında fakat iki senedir Bundesliga sürekli oynama şansı buluyor. Bayern Münih geçtiğimiz sezon çok doğru bir kararla Leverkusen’e kiraladı genç yeteneğini. Burada 33 maça çıkan Kroos 9 gol ve 12 asistlik performans sergiledi. Leverkusen’in şampiyonluk yarışında kalabilmesinde büyük katkısı var. Şimdi Van Gaal ile birlikte ofansif özelliğinin yanında defansif yönünüde geliştirecektir. Van Bommel2i efektif kullanmak zorunda olan Van Gaal sıklıkla Kroos’a forma şansı verir.


4- Westermann > Hamburg
Schalke’den 7,5 milyon € bonservis ile alındı. Dünya kupasında şanssız sakatlığı sebebiye forma giyemedi. Magath’ın defanstaki vazgeçilmezi olmuştu Westermann. Şimdi kendisine daha çok ihtiyaç duyan bir takımda. Hamburg son yıllarda ofansif olarak hep iyi oldu. Fakat defans konusunda başarısızdılar bu yıllarda. Westermann bu sebepten dolayı tam ihtiyaç duydukları oyuncu. Bu kadar yüksek sırada yer almasının nedeni hem oyuncunun yeteneği hemde Hamburg’un ona olan ihtiyacı.


3- Friedrich > Wolfsburg
O da takımın ihtiyaç olan bölgesine yapılan mükemmel bir transfer. Bu kadar yüksek sırada yer alması birazda transfer ücretindeki başarıdır. Küme düşen Hertha Berlin’den sadece 2 milyon € ya alınan Friedrich kalitesini bu yaz Dünya kupasında gösterdi. Ne kadar yararlı bir isim olduğu fazlaca yazmaya gerek yok. Palermo’dan 12 milyon € ya alınan Simon Kjaer’e katacağı çok şey var. Hazırlık maçlarında Wolfsburg’u izleyemedim fakat bu sene geçtiğimiz yıllara göre daha az gol yiyeceği kesin.

2- Raul > Schalke
Bu transferin güzelliğini yazmaya gerek dahi yok. Magath’ın kişiliğine uygun bir yıldız. Çalışmayı seven ve takımı için sahada her şeyi yapabilecek bir isim. Son yıllarda Real Madrid’de fazla forma şansı bulamasada Schalke il futbole güzel bir veda edecektir. İkinci sırada yeralması birazda duygusal tabiî ki. Seviyorum El Diablo’yu. Aşırtma gollerini çok özledik. Son yıllarında bize özel anlar yaşatacağına inanıyorum.


1- Ballack > Leverkusen
Chelsea ile yollarını ayırdıktan sonra eski takımına dönmeyi tercih etmesi çok hoş oldu. Ballack’ın futbol yeteneğini övmeye gerek yok. Leverkusen’e katacaklarından bahsedelim sadece. Leverkusen’in ligin ikinci yarısında şampiyonluk yarışından kopma nedenlerinin en büyüğü kadrodaki deneyimsizlikti. Hyppia ile buna katkı sağladılar fakat Ballack tam olarak aradıkları isim. Ballack bu beklentileri boşa çıkartmayacak kalitede.


Listeyi hazırlarken oyuncunun yeteneğinin yanında gittiği takıma olacak uyumu ve o takıma katabileceklerini düşündüm. Bu sebepten çoğu kişiye ters gelen kişiler listede olabilir.Takımın ihtiyacına göre yapılan transferlerde göz ardı edilemez tabiî ki. Sizinde ekleyeceğiniz yada beğenmediğiniz isimler varsa yorum bölümünden yazabilirsiniz.

Cuma, Temmuz 2

Friedrich Wolfsburg'da

Yaklaşık iki ay önce Friedrich transferi hakkında şunları demiştim :

“Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş için ideal bir oyuncu. Hertha Berlin'de küme düşmüşken getirilebilir. 31 yaşında ve Alman milli takımının formasını 64 kez giyen oyuncu 2010 Dünya Kupası kadrosunada dahil edildi. Transfermarkt değeri 6 milyon euro ancak daha düşük ücrete alınabilir. Özellikle Galatasaray'a uygun bir oyuncu. Defansın sağında ve göbeğinde oynayabilen bir isim. Fenerbahçe'de Bilica yerine bu ismi düşünebilir.”

Dün ise Wolfsburg klubü resmi sitesinde bu transferi duyurdu. Üstelik ödenen rakam ise 2 milyon euro. Yıllardır Bundesliga’da oynayan ve Alman milli takımınında bir parçası olan ismi Türkiye’ye getirmek pek kolay değil. Ancak Wolfsburg’un Friedrich’e verdiği yıllık ücretin üstüne çıkılabileceğini düşünüyorum. Dünya kupasındada güzel bir performans gösteriyor. Sol stoper olarak görev yapabiliyor ve bu hem Galatasaray’ın hemde Fenerbahçe’nin aradığı bir mevki. Kendi adıma üzüldüğüm bir transfer. Bu arada Wolfsburg geçtiğimiz sezon ki kalitesiz stoper bölgesine Palermo’dan Simon Kjaer’den sonra ikinci kaliteli ismi daha katarak büyük iş başardı.

Perşembe, Nisan 1

Bundesliga Biterken

İzlemesi en zevkli lig olan(kamera açılarından dolayı) Bundesliga’da son 6 haftaya girildi. Zirvede 2,5 takım kaldı diyebiliriz. Zira Leverkusen büyük avantajını yitirdi ve önündeki Schalke ve Bayern Münih’in hata yapmasını bekleyecek. Son 6 haftada fikstür çok karışık. Zirvedeki ilk 3 takımın birbiriyle oynayacağı maçlar var. Hafta hafta maçları inceleyrek gidelim. Onun öncesinde mevdut durumu yazalım:

1- Schalke 58 (+24)
2- Bayern 56 (+29)
3- Leverkusen 53 (+26)

29. Hafta : Bu hafta sonu tepedeki ilk iki takım birbiriyle oynayacak. Schalke evinde Bayern Münihi ağırlıyor Cumartesi günü. Robben büyük ihtimalle oynamayacak ve bu Bayern için önemli bir dezavantaj. Ligin ilk yarısında oynanan maç 1-1 lik eşitlikle sonuçlandı. Schalke ManU yorgunu Bayern’i yenmek için oynayacaktır. Yenerek büyük bir avantaj elde edecekler. Ancak Van Gaal’da kolay teslim olmaz bunu ManU karşısındada gördük. Belki yorgunluk faktörü etkili olur ve Schalke’nin direncine dayanamazlar. Ancak ben bu maçtan beraberlik bekliyorum. Bu iki takım birbirleri ile oynarken aynı saatte Leverkusen, Frankfurt deplasmanına çıkacak. Frankfurt’un evinde gösterdiği performans ve iki hafta önce Bayern Münihi yenmeleri sebebiyle bu maçı kazanmaya yaın olan taraftır. Kiessling’in olası yokluğuda eklenince Leverkusen en iyimse tahminle bir puan alabilir.

30. Hafta: Bir zorlu maçta bu hafta oynanacak. Leverkusen kendi sahasında Bayern Münih ile oynuyor. Ancak bu maçın zorluğu sa dece kağıt üstünde. Son performanslar göz önüne alındığında Bayern bu maçı asla bırakmaz. Münih’in üç puanla ayrılacağı zorlu bir maç olur. Schalke ise Hannover deplasmanında olacak. Hannover geçtiğimiz yılları aksine bu sene düşme korkusu yaşıyor ve 17. Sırada. Hannover için alınacak bir puan bile değerli olacağı için kontrollü oynaycaktır. Ancak Schalke sezon içinde bu tip maçları takım oyunu ve fiziki olarak rakibini sürekli zorlayarak kazanmayı başardı. Bu maçıda kazanırlar.

31. Hafta : Schalke kendi sahasında Monchengladbach’ı zorlanmadan geçecektir. Bayern Münih’te Hannover önünde üç puana bir şekilde ulaşır. Leverkusen ise form grafiği her geçen gün artan Suttgart deplasmanından puansız döner. Stuttgart Avrupa ligi için oynaycaktır son haftaları. Hamburg ile sıkı bir çekişme yaşayacaklar. Bu yüzden kazanmaya daha yakınlar.

32. Hafta : Schalke bu sezonun en formsuz ekibi Hertha deplasmanına çıkacak ve rakibinin üç puandan başka bir alternatifi yok. Nedenini sonraki haftalarda göreceğiz. Schalke’nin yapısına uygun bir maç ve kötü Hertha defansı sayesinde Farfan ve Kuranyi’nin işbirliği ile üç puanı alacaklardır. Bayern ise Monchengladbach karşısında rahat bir galibiyet elde eder. Leverkusen ise şampiyonlar ligini elde edebilmek içim Hannover’i yenmek zorunda ve yeneceklerdir.


33. Hafta : Schalke kendi sahasında formunu bulan ve Leverkusen’in olası puan kayıplarından sonra şampiyonlar ligi için ümitlenecek Werder Bremen ile berabere kalması muhtemel. Aynı hafta Bayern Münih Bochum karşısında galibiyete ulaşmakta zorlanmaz. Leverkusen ise bu maç öncesi büyük ihtimal küme düşmesi kesinleşen Hertha’yı yenmekte zorlanmaz.

34. Hafta : Bu haftaya kadar yaptığım Nostradamusluğa göre puan tablosu şu şekilde oluşmuş olacak. Schalke ve Bayern Münih 69 puanla son haftaya girecekler. Leverkusen ise Şampiyonlar Ligi için Werder Bremen ile çekişebilir bu son haftada. Ancak Werder Bremen’in zorlu fikstürü sebebiyle bu korkuyu yaşamamaları muhtemel.

Schalke son haftada Mainz deplasmanında olacak. Mainz bu sezon evinde oldukça başarılı fakat şampiyonluk için oynayacak Schalke maçı kazanmayı başarır. Bayern Münih ise Hertha Berlin deplasmanında olacak. Kolay bir galibiyet ile üç puanı kazanır. İki takımda ligi 72 puanla tamamlamış olurlar. Bu hafta itibariyle +5 gollük bir avantajı mevcut Bayern Münih’in. Aynı puanda bitirdiklerini ve Bayern Münih’in daha kolay rakiplerle oynayacağını varsayarak Berlin olimpiyat stadında averajla şampiyonluk sevincini yaşayacaklarını düşünüyorum. Umarım yanılırım ve Felix Magath’lı Schalke bu sevinci yaşar.

Not: Hannover ve özellikle Hertha bu üç takımlada oynayacaklar son 6 haftada. Bu sebeple özellikle Hertha küme düşmekten kurtulması için ekstra işller yapmalı. Geçtiğimiz yılki rüyadan sonra bu sezon küme düşmeleri üzücü.





Pazartesi, Mart 29

Leverkusen'in Düşüşü ve Kiessling

Sezon başı pek şans verilmedi kendilerine. Bundesliga değerlendirmesi yazmıştım sezon öncesi ve aynen şu cümleleri kullandım :

“64 yaşındaki Heynckes gibi deneyimli bir isimle başlayacaklar sezona. Kanımca ideal bir antrenör almayı başardılar. Yaş ortalaması 24 olan bir takımı toparlayabilecek kalitede ve tecrübede olan bir isim sonuçta. Ben bu sezonu ilk 4 içinde kapatacaklarına inanıyorum.”
Ancak onlar herkesi yanıltıp sezona çok çok iyi başladılar. İlk yarıyı lider bitirdiler ve ikinci yarıya şampiyonluk için başladılar. 22. Hafta sonunda 48 puanla liderdiler ve en önemlisi mağlubiyetleri yoktu. Sonrasında ise aşağıda yazacağım 6 hafta oynandı.

Werder Bremen 2-2 Leverkusen
Leverkusen 0-0 Köln
Nürnberg 3-2 Leverkusen
Leverkusen 4-2 Hamburg
Dortmund 3-0 Leverkusen
Leverkusen 0-2 Schalke


Yenilmezlikleri 25. Haftada Nürnberg deplasmanında sona erdi. Bu maçta oynanan oyun sezon ortalamasının çok altındaydı. 3-0 geriye düşüldü ancak son dakikalarda kendilerine gelen oyuncular 2 gol bulabildiler sadece. Sonraki hafta ise Hamburg önünde iyi bir performans ve özellikle Kiessling’in etkili oyunuyla 4-2 galibiyet. Bence sezonun kırılma maçı Dortmund maçı oldu. 3-0 lık skordan ziyade kiessling’in ilk yarı sonunda sakatlanması ve oyundan çıkışı. Yenilen 3 golde ikinci yarıda geldi. Bu hafta sonu ise evlerinde Schalke ile karşılaştılar. Maça çok iyi başlayan konuk ekip Kuranyi’nin etkili oyunuyla iki gol bularak maçı kazandı. Hücum hattında etkisiz olmalarının nedeni Kiessling’in yokluğuydu.

Son 6 haftada alınan 5 puan var sadece. Atılan 8 gol ve yenilen 12 gol var. 22 haftada kalesinde 18 gol gören takım 6 haftada 12 gol yedi. Bunu tamamen defans hattına bağlamak mümkün değil. Zira takımın bütünü halinde savunma yapabilen bir takım Leverkusen. U konuda en önemli oyuncu ise kuşkusuz Kiessling ve onsuz oynana 135 dakikada 5 gol yemişler. Kiessling dönene kadarda bunun acısı sürecektir. Helmes geçtiğimiz yılın flaş oyuncusuydu fakat asla bir Kiessling değil. Eren yeni gelen bir isim ve kendini kanıtlayarak formayı elinden aldı. Leverkusen düşüşünde bir başka etkende kadrodur. Heynckes kadrosunu 24 kişiden oluşturdu. Bu 24 kişinin içinde 4 kaleci mevcut. Yani 20 oyuncudan 10 u oynayacak. Rakiplere baktığımızda Schalke 24, Bayern 23, Dortmund 25, Werder ise 23 oyuncu oynatmış bugüne kadar ilk 11 de. Takımdaki yorgunluğun nedenini biraz olsun açıklamış olduk.

Rolfes uzun süredir yok bu sebeple bir oyuncularınıda kaybettiler sezon başında. Burak Kaplan ve Zdebel toplamda ancak bir maç kadar süre bulabildiler. Sarpei ve Sinkiewicz ise sadece 7 maçta forma şansı bulabildiler. İlk 11 başladıkları toplam maç adedi ise sadece 3. Barnetta tüm maçlarda forma şansı buldu, 27 maç oynayan ise 5 isim var takımda. Bütün bunların sonucu takımıdaki düşüş normal ve devre arasında takviye yapılmamasının sıkıntısı yaşanıyor.

Şuanda Schalke 58 puanla lider, Bayern 56 puanda ikinci sırada. 53 puanlı Leverkusen’in arkasında ise 49 puanlı Dortmund ve 48 puanlı Werder Bremen bulunuyor. Fikstür ise çok daha zorlu. Bu hafta sonu Frankfurt deplasmanına gidecek takım. Sonrasınd sırası ile Bayern Münih, Stutgard(d), Hannover, Hertha Berlin, Monchengladbach(d) maçları ile ligi tamamlayacak. Şimdiki hedef sıralamayı koruyup Şampiyonlar ligi vizesi almak olmalı. Zira arkalarındaki takımlar çok formda. Özellikle Werder Bremen son haftalara çok başarılı. Genel olarak Bundesliga fikstürü her takım için zorlu bununda değerlendirmesini hafta içinde yapacağım. Bu hafta sonu Schalke-Bayern Münih maçı var, sakın kaçırmayın.

Cuma, Kasım 6

Leverkusen - Frankfurt Maç Öncesi

Bu akşam güzel bir maç var Bundesliga’da. Sezon başından favorim olmasada kadro kalitesini artık kullanma zamanı geldiğine inandığım Leverkusen’i destekleyeceğimi belirtmiştim. 11. Hafta sonunda sıralamada en üstteler. Mağlubiyetleri bulunmuyor şu ana kadar. Attıkları 21 golvar, kalelerinde ise sadece 8 gol gördüler. Kolay gol yememelerinin nedenlerinin başına Liverpool’dan alınan Sami Hyypia’yı gösterebiliriz. Bunun en güzel örneği geçen hafta oynanan Schlake maçıydı. İki farklı önde giden maç Hyypia’nın 74. Dakikada çıkması ile berabere bitti. Gollerde Kuranyi’nin gayretini göz ardı edemeyiz ancak çıkana kadar Hyypia rahat bırakmamıştı Kuranyi’yi. Leverkusen’in attığı gollerde ise Kiesling 7 golle en tepede bulunuyor. Yeni transfer Eren ve orta sahanın yöneticisi Rolfes 4 er golle takip ediyor kendisini. Leverkusen son haftalara kadar bu yarışın içinde olacaktır buna inanıyorum. Ayrıca her geçen sene daha da iyi olacaktır.

Bugünkü rakibi ise sezona flaş bir galibiyetle başlayan ve geçen sene Galatasaray’ın başında bulunan Skibbe’nin takımı Frankfurt olacak. 16 puanla 9. Sıradalar. Frankfurt’un önemli bir özelliği var. Kolay kolay maçı bırakmayan bir hüviyette oynuyorlar. 3-0 kaybettikleri Stutgart maçından başka hiçbir maçta ezilmediler. Ki o maçtada ilk yarım saat sonunda bir kişi eksik kaldılar. Diğer bütün maçlarında mücadele ettiler. Skibbe sene başı Lincoln ile yakından ilgilendi ancak klübün ekonomik yapısı nedeniyle bu transfer sadece fikriyatta kaldı. Bu isteğinde haklı olduğu ortaya çıkıyor. 13 gol atıp, 14 gol yemişler. İzlediğim maçlarda beğendiğim birkaç isim var Frankfurt’ta. Sağ bek Ochs, Meier ve tabi ki Fenin. Skibbe’yi kötü anılarla hatırlıyorum ancak yinede kendisine saygım var. En azından kendine has bir sistemi var diyebiliriz. Tabi Galatasaray’daki son 2-3 maçındaki üçlü defans kurgusu hariç.

Bu akşam işte bu iki takımın maçı oynanacak. Başlama saati 21:30 Trt-3 den naklen yayınlanacak. Vakti olanların takip etmesi gereken bir maç. Güzel geçeceğine eminim bu maçın. Saldır Leverkusen diyorum son olarak.

Cumartesi, Eylül 26

Tebrikler Trt

Sezon öncesi Bundesliga’yı Trt’den izleyeceğimizi öğrenince bu konuda kaygılarımı belirtmiştim. Trt spor kanalı olarak Trt-3 ü kullanıyor. Ancak bu kanal yetersiz kalıyor sezon içerisinde. Neden başka bir kanalındada maç yayını vermiyor bunu açıklamaları gerek. Açıkcası maçları başka bir kanaldan izlemeyi istiyordum. Bu hafta ki maç seçimi ise komik olmuş. Almanya’da syılı derbilerden olan Ruhr derbisi ( Dortmund –Schalke) var bugün. Ancak aynı saatte başlayacak olan Wolfsburg – Hannover maçını tercih etmiş Trt yönetimi. Tabi Wolfsburg, Beşiktaş’ın rakibi olduğu için bu maçı vermeleri normal karşılanabilir. Ancak başka bir kanalındada Ruhr derbisini vermesi gerekirdi. Bu güzel maçı izleyemeyecek olmak kötü.

Bir başka komedi ise Hamburg – Bayern Münih maçında var. Bu maçın başlangıç saati 19:30. Ancak Trt bu maçı vermeyi uygun bulmamış sanırım. Şampiyonluk için en güçlü iki adayın maçını vermeyecekler. Yayın programına baktım ve o saatte Trt-3 te başka bir maç var. Hemde bu maç banttan yayınlanacak. Saat 14:00 bir maçın tekrarının 18:30 ‘a koymuşlar. Şimdi sıkı durun ve bu banttan yayınlanacak olan karşılaşmayı okuyunca şaşırmayın.

Buz Hokeyi Continental Kupası A Grubu Karş."H.Pituah-Polis Akademisi"

İşte verilecek maç yayını bu. Buz hokeyini yayınlamaları ne güzel. Ancak daha 4,5 saat önce canlı vereceğin maçın tekrarını vermek hangi akla hizmet bunu anlamak güç. Bu arada sayın yöneticilerimiz. Hamburg – bayern Münih maçını banttan vermeyi akıllarına getirmişler. Şimdi sinirlerinizi boşaltın çünkü bu maçın banttan yayın saatini yazacağım. Ramazanda olsaydık saat 03:05 deki maçı sahur keyfi olsun diye izleyebilirdik. Evet maçın banttan yayın saati 03:05 te olacak. Böyle bir yayın anlayışına sahip kanalın. U-20 Dünya şampiyonasını vermeyi akıl etmesi ise ayrı bir tezat. Hepimize "H.Pituah-Polis Akademisi” maçında iyi seyirler.

Pazar, Ağustos 30

Cumartesinin Ardından

- Milano derbisi beklenenden kolay geçti İnter adına. Ezeli rakibini ilkyarıda bulduğu üç golle abondene etti. Bu yarıda ayrıca Gattuso kırmızı kart görerek kalan sürede takımının varlık göstermesinide engelledi. İnter'de Snijder ilk maçını çıktı ve oldukça etkili oynadı. Milito bu sene çok gol atacak izlenimi veriyor. Milan hakkında ise yazmaya gerek yok. Galiani çıkıp en büyük klubüz diyor ancak transfere sıra gelince ses yok. Thiago Silva ve Nesta'lı bir defansları var. Bizim Servet'ialsalar çokdaha iyi oynar bu ikisinden.

- İngiltere'de önce Chelsea güç gösteri yaptı. Maçın temposu sürekli ellerindeydi. Üç golle geçtiler rakiplerini. Sonrasında ise Liverpool Bolton deplasmanına çıktı. Sondakikalara 2-2 girildi. Ancak Benitez'i bir çok kez ipten alan Gerard mükemmel bir vuruşla galibiyeti getirdi. Bu gole en çok Benitez sevinmiştir. Adada son maç ise ManU Arsenal arasındaydı. Arsenal Ashavin'in füzesiyle öne geçti. İlkyarıyıda böyle bitirdiler. İkinci yarıda önce Rooney hakemi aldatarak bir penaltı kazandı ve gole çevirdi. Sonrasında ise bu senenin flaş ismi Diaby çok rahatbir pozisyonda topu kendi kalesine gönderdi. Maç Kırmızı Şeytanların galibiyeti ile sona erdi. Bu arada Stoke City Tuncay son 10 dakika oyuna girdi. Maçıda 1-0 kazanmayı başardılar.

- Ve La Liga başladı. Real Madrid - Deportivo önünde oldukça zorlandı. Kaka, Ronaldo, Benzema ilk maçında tutuk göründüler. Ancak anlamadığım çok şey Madrid ekibinde. Snijder, Robben bu takımda direk oynayabilecek isimlerdi ve neden gönderildiler. Özellikle Robben geçen sene başarılı bir performans göstermişti. Maçı zorda olsa 3-2 kazanmayı bildiler. Son sözüm ise Raul'un olduğu bir takımda Cristiano Ronaldo olmamalı. Yada bu takımda Raul olmamalı. Karakter olarak çok farklılar.

- Almanya'da Bayern Münih evinde Wolfsburg'u 3-0 ile geçti. Bayern maç boyu üstün taraftı. Direnç bile gösteremedi Wolfsburg. tek başına Misimovic bu kadar yapabildi diyebiliriz. Gerçekten çok iyi oynadı. Bayern'de ise ikinci yarıda oyuna giren Robben iki gol atmayı başardı. Bu lig kendisine hafif gelecek gibi duruyor. O da sıkılıp kaçar bi yerlere. Şimdiden söyleyebiliriz bu senenin şampiyonu Bayern o0alcak diye.

Pazartesi, Ağustos 10

Futbol Topu Dönmeye Başladı

- Almanya ligi son şampiyonun maçı ile başladı. Kurtlar bu senenin vasat ekiplerinden olacak. Stutgart'ı ikinci yarıdaki golleriyle geçtiler. İlk golde Misimovic'in vuruşu muazzam. Diğer golü tahmin etmek için hiçde zor değil. Dzeko yada Grafite'den biri atacaktı elbette. Grafite son noktayı koydu maçta.
Bayern Münih ise zorlu Hoffenheim deplasmanından bir puanla döndü. Maçtaki tempo beklenenin altındaydı. Olic takıma çabuk ısınmış göründü. Maç boyu takımın en göze çarpan ismi oldu. Hoffenheim ise alıştığı futbolu oynadı ancak İbisevic çok etkisizdi. Takımım Dortmund ise Köln önünde iyi oyununu sadece tek golle süsleyrek galibiyete uzandı. Ancak takımın forvet eksikliği göz tırmalıyor. Skibbe ise sezona flaş bir şekilde başladı. Werder Bremen deplasmanında geriye düşmeden 3-2 kazandılar. Çok şey beklediğim Leverkusen yine anlamsız puan kaybıyla başladı lige. Keza Hamburg aynı şekilde Freiburg ile berabere kaldı. Gol hız canavarı Pitroipa'dan. Magath'lı Schalke Nirnberg deplasmanını Kuranyi'nin iki golüyle geçti. Kuranyi Gomez olma yolunda ilerliyor.

- Start alan diğer lig ise Fransa oldu bu hafta. Bordeaux evinde güç gösterisi yaptı Lens'e karşı. Gourcouff formu göz kamaştırdı. Sezon başında bu kadar fit ve güçlü olması sezon boyunca formunu sürdüreceğini gösteriyor. Marsilya Deschamps yönetiminde galibiyetle başladı. Bu sene onlar Bordeaux'un en sert rakibi olacaklar. Lyon ise bu sezonda taraftarına acı çektireceğe benziyor. Le Mans karşısında beraberliği son dakikada kurtardılar. Lisandro lige golle başladı. Trabzonspor'un rakibi Tolouse ise Monaco karşısında mağlubiyetle evine döndü. Monaco hakkında yazacak çok şey var. Şampiyonlar liginde finale kalan takımdan sonra sürekli zayıfladılar. İnsan Prekazi hatrına güçlü olmalarını istiyor.

- Hollanda'da ise bir devin duraklama dönemini hep beraber izleyeceğiz bu sezon. PSV geçen hafta evinde Venlo beraberliğinden sonra bu hafta Twente deplasmanındanda bir puanla döndü. Eskiden sattığı oyuncuların yerine aynı kalite isim çıkarırlardı ancak şimdi ise yurtdışında başarısız olmuş isimlere yöneliyorlar. Fatih Terim dönemi Galatasaray halini aldılar. Feyenoord bu sezon biraz daha üst sıralarda olacaktır o kadar. Az Alkmaar ilk hafta şokunu bu hafta atlattı. Şampiyonluğu kovalayacak diğer ekip Ajax ise lige hızlı bi başlangıç yaptı. Suarez son sezonunu geçirebilir Ajax'ta. Çok formda ve her türlü pozisyonda gol atma becerisini gittikçe geliştiriyor. Bu haftaki hatrick yaparak bunu kanıtladı. Ülke gündemine gelen Japon Honda ise bu haftada iki gol atarak güngeçtikçe değerini artırıyor. Onun için en ideal yer PSV olur kanısındayım.

- Daha önceki yazılarda bahsettiğim Mame Briam Diouf bu hafta kupa maçında Rosenborg'a iki gol birden attı. Bi yolunu bulup Molde maçlarını izlemeye çalışacağım. Zira attıkları gol sayısı muazzam. Diouf'u ise ayrı bi gözle seyretmek gerekli. ManU ya ayak uydurabilecek kapasite varmı diye.

- İngiltere'de Championship başladı. Tuncay'lı Middlesbrough ve efsane Newcastle bir puanla başladılar lige. Tuncay kadro yer almadı, Fenerbahçe'ye kiralanma sesleri gür çıkmaya başladı.

Cuma, Ağustos 7

Bundesliga Başlarken

Almanya için geçtiğimiz seneyi değerlendirirsek önceki yılların bir patlaması diyebiliriz. Önceki yıllardada şampiyonluk için sürpriz ekipler çıkıp sonuna kadar yarışta kalabiliyorlardı ancak Wolfsburg’un yaptığı planlı bir sürprizdi. Hoffenheim ise herkes tarafından sempati duyulan bir ekip olmayı başardı. Avrupa kupalarına kalamamaları ise çok üzücü oldu. Bayern Münih geçtiğimiz yılı kendisinin alışık olmadığı birbiçimde geçirdi. Klinsman’ın görevine son vererek kapattılar seneyi.Yeni sezon öncesi heyecanlıyım. Çünkü Almanya ligini izlemeyi seviyorum. Yayıncılık anlamında Dünya’ya ders veriyorlar. Biz işin teknik kısmına bakmaya çalışalım.

Bayern Münih; bu sezonun en merak edilen takımı olacak. Van Gaal gibi bi ustaya takımı emanet ederek kararlılıklarını gösterdiler. Artık eskisi gibi Avrupa’dada iddialı olmak istiyorlar. Kadro olarak ciddi değişimlere gittiler. Belkide bu değişim onların bu sezon itici gücü olacak. Lucio gibi bi ismi gözden çıkaran Van Gaal onun boşluğunu nasıl kapatacak bunu sezon içinde göreceğiz. Transferlere bakınca Van Gaal gelmeden önce anlaşılmış isimler olduğunu anlamak güç değil. Olic sezon içerisinde anlaşılan bir isimdi. Şahsi olarak pek beğendiğim bir oyuncu değildir ve Bayen’de yedek olacak çapta biri isim. Ancak bazı maçlar olacak Olic’ten başkasının oynayamayacağı. Çünkü forvet profiline bakınca bu hemen ortaya çıkıyor. Gomez-Toni-Klose üçlüsü aynı tarz diyebiliriz. (tabi Gomez farklı bi yerde diğer iki isimden) Gomez’i alarak yıllardır ligin parlayan forvetini alma geleneğinide sürdürdüler. Gomez bütün Almanların patlama beklediği bir isim. Bakalım bunun altından kalkabilecek mi? Yoksa Podolski gibi geldiği yerde kral olarak mı kalacak. Van Gaal bu konus usta bir isim olduğu için üstüne koyacaktır diye düşünüyorum. Tymoshchuk transferi Van Bommel tarzının bir devamı oldu. Yetenekli ve sürekliliği olan bir oyuncu. Heerenveen’e Pranjic için verilen 7 miyon euro fazla gibi görünüyor ilk bakışta. Ancak Pranjic takım için joker bir isi. Sol koridorun tamamında forma giyebiliyor ve forvet olarakta Hollanda’da başarılı olmu bir oyuncu. Thomas Müller ise benim kiraya verilmesi gerektiğini düşündüğüm oyuncu. Fazla oynama fırsatı bulamaaycak bu kadroda. Yeteneği olan bir oyuncu ve oynayarak tecrübe kazanması daha makul duruyor. Genel olarak transferlere bakınca Bayern Münih temposu ile rakipleri yoracak bu sezon. Milan’ı ne hale getirdikleri ortadaydı. Milan daha geç başlamıştı çalışmalara ancak ciddi mesafe katetmiş Bayern Münih.


Wolfsburg : Geçen sezonu şampiyon olarak bitiremeseler yaptıkalrı müthiş çıkışla tarihe not düşülecek bir ekip olarak kalacaklardı büyük ihtimal. Dzeko, Grafite, Misimovic gibi kaliteli ayaklarını tutamayabilirlerdi. Şampiyon olarak hem maddi olarak büyük bir kazanç hemde manevi yönden güven kazandılar. Maddi kazançlarını iyi değerlendirip kadrolarını ciddi anlamda takviye ettiler. Sürekli aynı isimlerle oynamak zorunda kalmışlardı ancak şimdi aynı mevkide kaliteli isimler mevcut. Transfer politikasında bilinçli oldukları biliniyordu ancak bu seneki transferleri kendi sistemleriyle örtüşen isimler. Auxerre’den Kahlenberg orta sahada derinlik ve kalite katabilecek bir isim. Marsilya’dan gelen Ziani hızıyla ve tekniğiyle Grafite-Dzeko ikilisine çok gol attıracak. En büyük bombayı ise Martins ile patlattılar. Bu sezonda aynı tarzda oynayacaklarının bir göstergesi bu transferler. Hızlı atak organizasyonları ile Şampiyonlar Liginede renk katacaklardır.

Hamburg : Uefa kupasından tanıdığımız ve bizi çok üzen bir takım. Olic ve Atouba gibi önemli iki ismi kaybettiler. Ancak kadroya beklide daha iyileri kattılar. Groningen ve İsveç’in yıldız adayı Marcus Berg’i alarak forvette Olic’in eksikliğini aramayacaklar. Pitroipa, Jensen, Trochowski ve Petric gibi skora etki edecek oyuncular bulunuyor takımda. Geçen yıl Trochowski ve Petric ile çok maç çevirdiler. Bu sene Berg ve Petric forvetini sağ kanattan Trochowski ve sol kanatta Twente’den 9 milyon euroya alınan Elia iyi besleyecektir. Ancak tek handikapı antrenör olacak. Ajax’ı tercih eden Martin Jol’den sonra geçtiğimiz yıl Leverkusen’de hayal kırıklığı yaratan Bruno Labadia geldi. Leverkusen’in hatrı sayılır kadrosu geçtiğimiz sene daha üst sıralarda olması gerekirken orta sıra takımı olmuştu. Hamburg daha farklı bir ekol ve burada neler yapabilecek bunu göreceğiz. Ben pek güvenemiyorum kendisine.


Hoffenheim : Geçtiğimiz yılın en başarılı ikinci takımı bu sezonda iddialı olacak. Ligin son dönemecini çok kötü bitirdiler. Avrupa biletinin alamamaları kendileri için bir şanssızlık. Bu kadar güzel bir sezonu birşey elde edemeden bitirdiler. Adaşım İbiseviç’ten önce ve sonra olarak ikiye ayırabilir geçen seneyi. Kadroyu korumayı başardılar. Tek giden Sanogo oldu ki bu oyuncu zaten bir şey verememişti takıma. Kadro takviyesini orta sahaya yaptılar. Brezilya’dan alınan Maicosuel fiziği ile güç katacak takıma. Fenerbahçe maçında çok beğenmiştim kendisini. Ayrıca Arjantin’in Racing takımından 4,6 milyon euro karşılığı alınan 18 yaşındaki Franco Zuculini’de bu sene olmasada gelecek yıllarda bir yıldız olarak takıma katkı yapacak. Defans hattına ise Hertha’dan alınan Simunic ilaç olacaktır. Kısacası Salihovic, İbisevic, Demba Ba, Eduardo lu Hoffenheim biraz daha güçlenmiş olarak başlayacak bu sezona. Ancak artık sürpriz ekip oalrak değil şampiyonluğun iddialı bir ekibi bir ekibi olarak oynayacaklar. Bakalım bu değişim nasıl yansıyacak takıma.





Werder Bremen : Ligin en oturmuş kadrosuna sahip ekibi Bremen. Yıllardır Thomas Schaaf yönetiminde güzel işler başardılar. Şampiyonluk sevincinide yaşadılar ve Avrupa kupalarının gediklisi konumuna gelip bir üst sınıf takımı oldular. Geçen ıl oynadıkları Uefa finalide bunun en uç noktası olmuştu. Bu sezonu Diego ve Pizarro’suz nasıl geçirecekleri merak konusu. Diego ‘yu Juventus’a iyi bir ücretle sattıktan sonra onun boşluğunu Gladbach’ın genç yıldızı Marin ile doldurmaya çalışacaklar. Marin daha çok kanat oynayan biri isim. Mesut Özil ile birlikte Diego’yu aratmayacaklarına inanıyorum. Ancak forvet konusunda eksikli hissedecekleri aşikar. Pizarro’yu tekrar kiralamaya çalışmaları gerekir. Yoksa yıllarca emek harcayarak geldikleri noktadan uzaklaşabilirler. Rosenberg ve Almeida üst sınıf golcüler değil. Yeni transfer Bolivyalı Moreno hakkında bilgiler kısıtlı. Ancak bu üçlüden formayı giyecek olan Almeida olacaktır. Schaaf’ın sevdiği bir oyuncu ancak oda Sanogo gibi yerinde sayan bir oyuncu. Kadroya bir diğer takviye ise Borowski oldu. Bedavaya gittiği klübüne 5 milyon euro karşılığı geri döndü. Bremen bu senede ligin zirvesini yakından takip edecektir.

Schalke : Felix Magath’ın olduğu yerde her zaman bir umut vardır. Schalke başarısız teknik direktör tercihlerinden bir ders aldı ve geçtiğimiz yılın şampiyon antrenörü Magath’ı alarak en önemli sorununu çözmüş oldu. Magath kadroyu takviye etmekten çok eldeki değerlerden maksimum verim almayı tercih etti. Transfer döneminin en büyük transferi Aachen’den gelen Lewis Holtby oldu. Orta sahada derinlik katacak bir isim Holtby. Bu sezon henüz 18 yaşında olan Levan Kenia için önemli bir yıl olacak. Magath ile çıkışa geçmesi beklenen bir yıldız adayı. Magath ile birlikte çıkışa geçmesi hatta bir üst sınıf oyuncu profiline ulaşması beklenen diğer isimde Kuranyi olacak. Bakalım bi Gomez profili oluşturabilecekmi bu sezon. Ayrıca Halil , Farfan ve Rakitic gibi yetenekli isimleride verimli kullanabilecek bir isim Magath. Ben Magath’lı Schalke için bu sezonu nadas sezonu olarak görüyorum. Avrupa kupalarına katılım bileti başarı olacaktır Schalke adına.


Ligin diğer iddialı ekipleri ise. Stutgart, Leverkusen ve Dortmund. Dortmund sempatizanı olduğum bir klüp. Jürgen Klopp’un gelecek yıllarda Bayern Münih veya başka bir klüp tarafından transfer edileceğine inanıyorum. Bu kısıtlı kadrosuyla geçtiğimiz seneyi en iyi şekilde geçirdi. En beğendiğim isim ise sağ kanatı otoban haline getiren Polonyalı Blaszczykowski. Lige renk katacak bir ekip olacak Dortmund. Nuri Şahin ise bu sezon daha çok forma giyip kendini geliştirmeye devam edecektir.
Stutgart ise Gomez sonrası yaptığı Hleb ve Progrebnyak transferlerine güveniyor. Oradada en etkili isim antrenör Babel. Geçtiğimiz yılki savaşan takım özelliği ile yine üst sıralarda yer alacaklar. Ancak kadro derinliğini iyi planlayamayan bir klüp olma özelliğini yine korudular. Yinede zirvenin peşinden koşmaya çalışacaklardır.
Leverkusen kadro yapısı olarak en şanslı ekip konumunda. Bu şans beklide takımın başarısında en büyük engel oluyor. Takımdaki çok oyunca birkaç mevkide oynama özelliğine sahip. Ancak tam anlamıyla hakim oldukları bir mevki olmaması en büyük dezavantajalrı oluyor. Skibbe ve Labadia gibi deneyim olarak yetersiz isimlere kadrolarını teslim ettiler. Şimsi ise 64 yaşındaki Heynckes gibi deneyimli bir isimle başlayacaklar sezona. Kanımca ideal bir antrenör almayı başardılar. Yaş ortalaması 24 olan bir takımı toparlayabilecek kalitede ve tecrübede olan bir isim sonuçta. Ben bu sezonu ilk 4 içinde kapatacaklarına inanıyorum. Diğer takip edeceğimiz takım ise Skibbeli Frankfurt olacak. En çok takımın fizik gücünü takip edeceğim. Skibbe çalışma metodu olarak kendini geliştirmişmi bunu göreceğiz.

Bundesliga bu akşam başlıyor. Bu sene ve gelecek iki sene boyunca maçları Trt yayınlayacak. Yanlış bir yayın politikası izlediklerine inanıyorum. Maçları Trt-1 ve Trt-3 ten yayınlayacaklar. Futbolseverler maç maç kanal değişikliğine gidecek. Bence tüm sezonu Trt-3 te yayınlamayı tercih etmeleri gerekirdi. İlk haftanın yayınlanacak maçları şöyle :

7 Ağustos Cuma
21:30 Wolfsburg – Stutgart Trt-3
8 Ağustos Cumartesi
16:30 Brussia Dortmund – Köln Trt-1
19:30 Hoffenheim – Bayern Münih Trt-1
9 Ağustos Pazar
16:30 Bochum – M. Gladbach Trt-1
18:30 Freiburg – Hamburg Trt-1


Cuma, Şubat 6

Mesut Özil Almanya

Milli takımda onun oyun stilinde bir oyuncu eksikliği çekilirken gidip Almanya adına ter dökmeyi seçti Mesut.Bunu seçerken ne gibi kriterleri düşündü bilemeyiz.Ancak benim görüşüm maddi olarak düşündüğü yönünde.Aslında bunun adına toplumsal rüşvet bile denilebilir.Bu çocuğun ana babası yokmu demekten alamıyorum kendimi.Profesyonellik bahanesi altına saklanacaktır elbette kendisi.Ancak giymek istemediği forma Ay Yıldızlı formadır buda gün gibi açık.Almanya'da mutlu mutlu oynasın ve Alman milli takımı adına çok şeyler versin sonrada gazetelere çıkıp kalbim ay-yıldızla diyede demeç versin herşey süt liman olur.Bir de herkes Federasyon görevlilerine yükleniyor, adama zorla forma giydirecek halleri yok.Fatih Terim'in dediği gibi sadece isteyen bu formayı giyebilir.