dünya futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ocak 12

Devre Arası Transferleri -2

- Rakibimizle başlayalım. Atletico Madrid transferde hareketli günler yaşıyor.Pongolle Benfica’ya gittikten sonra Juventus’tan Tiago’yu kiraladılar. Arjantinli genç yıldız adayı Lanus'lu Eduardo Salvio’yuda 10 milyon euro karşılığı transfer ettiler. Bu transferi Aguero’nun Chelsea’ye gidişini hızlandırma adına yaptığı dedikodularıda geçiyor. Ancak Cehelsea'nin transfer yasağından haberleri yok yada biz yanlış biliyoruz. Ayrıca Maxi Rodriguez’inde önümüzdeki hafta içinde Liverpool’a imza atacağıda dedikodular arasında.

- Manchester City ise İnter’den Vieira’yı alarak orta sahasını güçlendirdi. Mancini eski öğrencisinde çok ısrarcı oldu. Ayrıca her sene kiralık olarak başka ülkelere göçen Ekvatorlu Felipe Caicedo bu seneyide Malaga forması altında geçirecek. Geleceği bu denli parlak olan bir oyuncu sırf fütursuzca yapılan harcamalardan dolayı başka takımlara hizmet ediyor. Caicedo pek ala bir Tevez kadar olmasada ona yakın olabilirdi kalsaydı.

- İngilterenin sürpriz takımlarından Birmingham kadrosuna takviye yapmaya karar verdi. Orta sahalarına Sporting Gijon Michel’i aldılar 3 milyon pound karşılığında.

- Şili’li Humberto Suazo sonunda Avrupa topraklarına adım atıyor. Meksika’nın Monterrey klübü Suazo’yu sezon sonuna kadar Zaragoza’ya kiraladı. Sene sonunda Zaragoza’nın satın alma opsiyonuda mevcut bu anlaşmada. Zaragoza küme düşmeme mücadelesinde böyle bir golcüye ihtiyaç duyacaktır.

- Liverpool’lu Voronin ülkesine doğru dönüş hazırlığına başladı. Rusya’nın Dinamo Moskova takımına 2 milyon pound karşılıpında transfer oldu. Bundan sonraki durak Ukrayna olacaktır. Voronin’den en iyi faydalanan Hertha Berlin olmuştu. Sonrasında mali olarak takıma katamadılar Voronin’i. Pantelic’te gidince ligin dibini gördüler bu sezon.

- Lucescu Gremio’dan aylar öncesinde transfer ettiği Douglas Costa’ya sonunda kavuştu.6 milyon euro ödediler 19 yaşındaki oyuncu için. Brezilya’dan aldığı oyuncuları parlatıp daha fazla ücrete satma geleneklerini sürdüreceklerdir. Bunun en güzel örnekleri Brandao ve Elano’dur.

- Japon Shinji Ono Avrupa macerasını bitirip ülkesine Shimizu takımına transfer oldu. Bir başka memlekete dönüş haberide Olivier Kapo’dan. Wigan’dan Boulougne sene sonuna kadar kiralandı.

- Süper ligdeki transferler ise şöyle. Beşiktaş Hoffeinheim’lı Razamazan’ı Rüştü ve Hakan’ın yokluğunda kiraladı. Erkan Zengin’i Eskişehire kiralık gönderdi. Erhan Güven'de Antalyaspor'a transfer olarak kendisi için en hayırlısını yapmıştır. Trabzonda sorunların adamı olan Tjikuzu sene sonuna kadar Diyarbakırspor’a kiralandı. Sivasspor ise sezon başı yapamadığı transferleri yapmaya başladı. Blackburn Rovers’ta oynayan Güney Afrikalı Van Heerden’i bedelsiz olarak transfer etti. Manisaspor eski oyuncusu Şener Aşkaroğlu’nu Diyarbakırspordan bedelsiz transfer etti. Ayrıca Ersen Martin ve Malmö’nün Brezilyalı defans oyuncusu Gabriel’ide alarak ikinci yarı için son kozlarını oynadı. Kayserispor Hamidou’nun Afrika Uluslar Kupasında olmasından dolayı Manisaspor’dan Orkun’u sene sonuna kadar kiraladı.

Perşembe, Kasım 19

Aziz Henry

Fransa Dünya kupasına işte bu elle gidiyor. İrlanda’dan 1-0 galibiyetle dönen Fransa evinde maçı koparır diyenleri şaşırttı. İrlanda muazzam bir oyunla 90 dakikayı 1-0 galibiyetle bitirdi. Hatta golü atan Keane bir tanede kaleciyi geçip gol vuruşunu yapamamıştı. O an eleneceklerini düşündüm ancak maç uzatmaya gitti. İşte bu anlarda Aziz Henry çıktı sahneye. Topu eliyle düzeltti ve kale çizgisindeki Gallas’a aktardı ve boş kaleye atılan bir gol. İrlandalı futbolcuları ve trapatton’yi tebrik ediyorum. Bu haksızlık bize yapılsa idi sanırım değişik görüntüler çıkardı ekrana. Domenech’te gidip Henry’nin elini öpsün. Yoksa bavulları hazırlayıp tatile çıkmıştı bugünden. Henry mi ? Onuda vicdanı ile baş başa bırakalım. Nede olsa bi Barcalı. Orda neler öğrendiği belli.

Çarşamba, Eylül 23

Bruno Mezenga

Geçen sezonun en etkileyici performanslarından biriydi. Yıl boyu birçok hafta golleriyle ekrana geldi. Orduspor'da 32 maçta 21 gol atmayı başardı. Adı Trabzonspor ilede anılmaya başlanan bir isim olmuştu. Fakat ne Orduspor nede başka bir klüp transferini veyahut geçen yılki gibi kiralama yolunu denemedi. Denediler belki ama bundan haberimiz yok. Şuan Bruno Flamengo kadrosunda. Adriano ile takım arkadaşı. 25 maçta 34 puanı var Flamengo'nun. Lider Palmeiras'ın 7 puan gerisinde 8. sıradalar. Bruno ise toplamda sadece 13 dakika oynayabilmiş. İki maçta sonradan dahil olmuş oyuna. Elbette Adriano ciddi bir rakip ancak daha fazla süre almış olması gerekliydi diye düşünoyruz buradaki performansına bakınca. Bakalım devrearası bir kulübün aklına gelip transfer istesine girebilecek mi? En çokta Trabzonspor'a yakışacağını düşünüyorum. Umut ve Gökhan'a göre gol vuruşu çok daha kaliteli.

Pazar, Ağustos 30

Cumartesinin Ardından

- Milano derbisi beklenenden kolay geçti İnter adına. Ezeli rakibini ilkyarıda bulduğu üç golle abondene etti. Bu yarıda ayrıca Gattuso kırmızı kart görerek kalan sürede takımının varlık göstermesinide engelledi. İnter'de Snijder ilk maçını çıktı ve oldukça etkili oynadı. Milito bu sene çok gol atacak izlenimi veriyor. Milan hakkında ise yazmaya gerek yok. Galiani çıkıp en büyük klubüz diyor ancak transfere sıra gelince ses yok. Thiago Silva ve Nesta'lı bir defansları var. Bizim Servet'ialsalar çokdaha iyi oynar bu ikisinden.

- İngiltere'de önce Chelsea güç gösteri yaptı. Maçın temposu sürekli ellerindeydi. Üç golle geçtiler rakiplerini. Sonrasında ise Liverpool Bolton deplasmanına çıktı. Sondakikalara 2-2 girildi. Ancak Benitez'i bir çok kez ipten alan Gerard mükemmel bir vuruşla galibiyeti getirdi. Bu gole en çok Benitez sevinmiştir. Adada son maç ise ManU Arsenal arasındaydı. Arsenal Ashavin'in füzesiyle öne geçti. İlkyarıyıda böyle bitirdiler. İkinci yarıda önce Rooney hakemi aldatarak bir penaltı kazandı ve gole çevirdi. Sonrasında ise bu senenin flaş ismi Diaby çok rahatbir pozisyonda topu kendi kalesine gönderdi. Maç Kırmızı Şeytanların galibiyeti ile sona erdi. Bu arada Stoke City Tuncay son 10 dakika oyuna girdi. Maçıda 1-0 kazanmayı başardılar.

- Ve La Liga başladı. Real Madrid - Deportivo önünde oldukça zorlandı. Kaka, Ronaldo, Benzema ilk maçında tutuk göründüler. Ancak anlamadığım çok şey Madrid ekibinde. Snijder, Robben bu takımda direk oynayabilecek isimlerdi ve neden gönderildiler. Özellikle Robben geçen sene başarılı bir performans göstermişti. Maçı zorda olsa 3-2 kazanmayı bildiler. Son sözüm ise Raul'un olduğu bir takımda Cristiano Ronaldo olmamalı. Yada bu takımda Raul olmamalı. Karakter olarak çok farklılar.

- Almanya'da Bayern Münih evinde Wolfsburg'u 3-0 ile geçti. Bayern maç boyu üstün taraftı. Direnç bile gösteremedi Wolfsburg. tek başına Misimovic bu kadar yapabildi diyebiliriz. Gerçekten çok iyi oynadı. Bayern'de ise ikinci yarıda oyuna giren Robben iki gol atmayı başardı. Bu lig kendisine hafif gelecek gibi duruyor. O da sıkılıp kaçar bi yerlere. Şimdiden söyleyebiliriz bu senenin şampiyonu Bayern o0alcak diye.

Perşembe, Haziran 11

Road to South Africa 2010

Avrupa 1. Grup
İsveç 4-0 Malta

Avrupa 4. Grup
Finlandiya 0-3 Rusya

Avrupa 6. Grup
Ukrayna 2-1 Kazakistan
İngiltere 6-0 Andorra

Avrupa 7. Grup
Faroe Ad. 0-2 Sırbistan

Avrupa 9. Grup
Makedonya 2-0 İzlanda
Hollanda 2-0 Norveç

Güney Amerika
Ekvador 2-0 Arjantin
Kolombiya 1-0 Peru
Brezilya 2-1 Paraguay
Venezuella 2-2 Uruguay
Şili 4-0 Bolivya

Çarşamba, Mart 25

Maradona ve Claudio Caniggia

Claudio Caniggia çok sevdiğim bir oyuncuydu. 1990 Dünya Kupasında mahalle maçlarında onun ismini kullanırdım. Tabi birde Klinssman vardı kulladığım. Ancak Caniggia sürekli Maradona gölgesinde kaldı. Ancak o bunu kendine dert etmedi. Rüzgarın Oğlu lakabı takılmıştı kendisine. 1990 Dünya Kupasında ülkesini çeyrek finale çıkaran golü atmıştı. Yarı finalde ise İtalya'ya karşı beraberlik golünü o atmıştı. Eşi kendisini Maradona'dan kıskandığını söylüyordu. Caniggia tam bir Maradona aşığıydı. Maradona'da kendisine olan sevgisini sık sık dile getirmiştir. Boca'da beraber resital yaptılar. Bu dönemde 60 maçta 28 golü vardı Caniggia'nın.

Daniel Passarella tarafından uzun saçlarını kesmeyi reddettiği için milli takıma yıllarca çağırılmadı. 2002 Dünya Kupasında kadrodaydı ancak oynama şansı bulamadı. 34 yaşında transfer olduğu Glasgow Rangers'ta 2 sene boyunca 13 gol attı. 2004 yılında futbola Katar'da nokta koydu. Ayrıca milli takım formasını 50 kez giymiş ve 16 gol atmıştır. Şuan ne yaptığını merak ettiğim eski futbolculardan biridir.

Perşembe, Mart 12

Bir kornerin hikayesi

Dün akşam Vidic'in golünü defalarca seyrettim. İnter takım halinde ceza sahası içindeydi korner sırasında. Giggs topu ayarlarken İnter'de Cambiasso, Zanetti ve Balotelli ön direğin orada kümeleniyor. Cambiasso Balotelli'ye şiddetle birşeyler söylüyor. Ancak Balotelli aldırış etmeden aynı yerini koruyor. O sırada arka direk hala boş duruyor. 10 kişi içinde kimsenin aklına gelmiyor arka direğe geçmek. Tabi aynı zamanda Viera ve İbrahimoviç tutacakları rakiplerini bekliyor. Viera - Vidic'i İbrahimovic'te Ronaldoyu alıyor. Giggs korneri kullandığı anda ceza sahasında 5 United 9 İnter oyuncusu mevcut. Korner kullanılıyor Balotelli topun arkaya gittiğini görüyor ve umursamaz bir tavırla ceza sahası dışına doğru yürümeye başlıyor. Bu sırada Vidic Viera'nın adeta belini kırıyor vücut feykiyle. Gelen topla başbaşa kalıyor ve kimsenin olmaığı arka direğe doğru kafasıyla vuruor top ağlarla buluşuyor. Vidic'in topa vurduğu sırada Maicon, Corodba ve Balotelli alan savunması adına hiç bir şey yapmadan Vidic'i izliyorlar.

Neden şampiyonlar ligi çeyrek finalinde 4 İngiliz takımın olduğu daha bi anlaşılır oluyor benim için. Liverpool, Chelsea ve United böyle bir golü yeme olsalığı yok diyebiliriz. Sir Ferguson yıllardır üst sıralarda bulunuyor. Bunun nedeni inandığı doğruların üstünde dik durabilmesi. Vidic alt yapıdan yetişmedi ancak onada bu rakibi ekarte etme işini öğretmiş. Dün akşamdan beri bu gole takılmış durumdayım. Futbolun ne kadar basit bir oyun olduğunu gözler önüne seren bir gol. Bu arada korner sırasında Balotelli'nin hareketleri asla büyük bir oyuncu olamayacağını belgeliyor.


Salı, Şubat 24

Villa Espanola

Uruguay ligi bu dönem 16 takımla değil 15 takımla oynanacak. Bunun nedeni ülkemizde sıkça duyduğumuz futbolculara ödenmeyen para. Villa Esponalo klübünün futbolcularına olan 60 bin dolarlık borcunu ödemediği gerekçesiyle Uruguay Futbol Federasyonu klübün faaliyetlerini 6 ay boyunca durdurma kararı aldı. Klüp yöneticileri çek vermek istediklerini ancak federasyonun bunu reddettiğini söylemişler. Böyle bir uygulamayı ülkemizde göremeyeceğiz sanırım. Zira futbolcu alacaklarını zamanında ödeyen klüplerin toplamı bir elin parmakları kadardır. Villa Espanola klübü Apertura'yı 14. bitirmiş ve Clausura'da yer almayacağı için otomatikman küme düşecek. Gerçekten büyük bir ceza. rakam ise çok komik bi miktar ancak Avrupa piyasasını düşününce. Üst düzey klüplerdeki futbolcuların haftalığı kadar bile değil.