
Kupa mücadelesinden de mağlubiyetle ayrıldık. Vaziyet berbat. Eğer pazar günü Gençlerbirliğini yenemezsek vay halimize...

''Ama bu ülkenin Başbakanı, yurt içinde, güya milliyetçi olduğunu iddia eden zevat tarafından 'dili koparılmakla' tehdit ediliyor. Bakıyorsun, bir başkası çıkıyor 'onu koltuğundan indireceğim, meraklanmasın' diyor. Siz nesiniz? Siz siyasi parti misiniz, yoksa kasap mısınız? Siz ne zamandan beri ali kıran baş kesen oldunuz? Demokratik parlamenter sistemde bu makamlara millet getirir, millet götürür. Bunun dışında hiçbir yol, yöntem... Buralara indirme, bindirme harekatı yapamaz. Burası, evet açık söylüyorum, Mavi Marmara'nın uğradığı uluslararası sular değil. Orada onu yapanları biliyoruz, eğer onlarla eş durumdaysanız, eş değerdeyseniz buyurun çıkın ortaya. Bu nasıl bir üslup, bu nasıl bir hazımsızlık, bu nasıl bir öfke... Bütün samimiyetimle soruyorum; MHP'ye gönül vermiş kardeşlerime, milliyetçi harekete, ülkücülere: Bu ülkenin başbakanını kastederek, 'dilini koparacağız' demek reva mıdır? Haydi biz geçtik. MHP'ye, CHP'ye oy vermiş, gönül vermiş kardeşlerim acaba böyle bir üslubu, böyle bir seviyeyi, söylemeyi fark ediyor mu? Seviye farkını görüyorsunuz değil mi, değerli arkadaşlarım. Eminim ki milletim de bu seviye farkını, üslup farkını, dil farkını çok iyi görüyordur. MHP yönetiminin giderek hırçınlaştığını, giderek siyasi nezaketi kaybettiğini milletimiz ibretle izliyor. MHP yönetimi ciddi bir baraj korkusuna kapılmış durumda. Bu korku ve kaygı çirkin bir üsluba kendilerini sevk ediyor. Bataklığa düşen çırpındıkça kurtulmaz, çırpındıkça batar. Şu anda bunlar budur. AK PARTi ile bu çirkin polemiklerin içerisini girenler, eğer bizi o çirkin polemiklere çekeceklerini zannediyorlarsa... Biz o çirkin polemiklerin içinde yokuz. Olmayacağız. Hiçbir zaman bu seviyesizliğe alet olmayacağız. MHP'ye gönül vermiş kardeşlerime de söylüyorum: Bu çirkin üsluptan, bu gözü dönmüş yaklaşımlardan rahatsızlık duyduklarını çok iyi biliyorum. İnanıyorum ki onlar da bu konuda gerekli dersi gerekenlere verecektir. MHP'nin milliyetçi muhafazakar kimliğini arka plana iten bu yönetimin sergilediği yaklaşım milletin değerlerinden ciddi bir kopuşu ifade ediyor. MHP yönetimi her geçen gün milletin hissiyatından, milleten nezaketinden, milletin gündemin kopuyor. Milletin hoş görmeyeceği bir üsluba, hırçın bir söyleme sarılıyor. Bu tam anlamıyla bir savrulma durumudur, milletten kopma durumudur. Açık söylüyorum bu seviyesizlik karşısında biz nezaketimizi koruyoruz. Ancak Türk siyasetine yakışmayan bu üslubu da milletimizin takdirine havale ediyorum.''
Göreve geldiğimde medyanın tahmini 8. Olacağım yönünde oldu. Klüp başkanı ise orta sıralarda bitirmeyi başarı olarak gördüğünü açıkladı. Transfer bütçesinin başlangıçta olmadığı bir takım 1860 Münih. Kadroyu incelediğimde ise şu sonuçları çıkardım :
Kalede Kiraly var ve tecrübesi ile ona güvenecektim. Yedek olarakta gayet iyi özellikleri olan Tschauner var. Kiraly’e Bundesliga’ya çıkana kadar güveneceğim. Sonrasında ise yine tecrübeli bir kaleci ile takviye yapmayı düşünüyorum. Genç kalecileri tercih etmiyorum oyunda.
Bir çok oyuncuyu satılık listesine koydum. Ancak sadece 4 oyuncu satılabildi. Özellikle Tarım Çamdal’ı satmak aklımda yoktu ancak teklif çok iyi olunca tereddüt dahi etmedim. Biancucchi, Moritz ve Stermisko diğer satılan oyuncularım. Toplamda 9 milyon $ elde ettim ancak bunu transfer bütçesine etki 1,7 milyon $ oldu. Bu sebeple bonservisi elinde oyunculara ilgi duymaktan başka çare kalmadı. Ajanların önerdiği Coelho ismini kaçırmadım tabiî ki. Sağ kanata çare olacaktı kendisi. Defansın soluna ise Senagalli Faye iyi bir hamle oldu. Sonrasında ise iki önemli isim daha aldım. Özellikle Gaitan’ı almakta bayağı zorlandım. Orta sahada yaratıcı oyuncu eksikliğini giderecekti. Luccin ise rotasyon için alınan ve tecrübeli bir isim. Transfer sezonunun başında Maresca’ya yaptığım ilk tekliflerde sonuç alamadım. Ancak transferin bitimine doğru yönetim büyük bir jeste imza attı ve Maresca’yla anlaştığını ilan etti. Forvet oyuncu transferinde istediğim isimleri alamadım ve ilk yarı sonuna kadar Lauth’a bel bağladım. Transferin son gününde ise Alan Patrick gibi genç yeteneği kiralayarak Gaitan’ı yedeklemiş oldum.
İki taktik oluşturdum ve bunlardan sürekli kullanacak olduğum 4-1-2-1 şeklinde. Orta saha bolluğu ile bu taktiği kullanmakta sıkıntı çekmiyorum. Defansımı nde kuruyorum, bekler ofansif olarak oynuyor. Orta sahadaki DMC görevini üstlenen isim full defans olarak oynuyor. Sağ iç box to box, sol iç ise iki yönlü oyuncu oynuyor. Hücum kanatları yaratıcılık özellikleri arttırılmış ve atak olarak forma giyiyor. Forvet ise Uç forvet ve herkes onu besliyor.
Diğer taktiğim ise daha kontrollü ve defansif. Bu taktiği Almanya kupasında zor maçlarda kullanacağım. AMC pozisyonunda Gaitan takımın kilit ismi, kısa paslarla ve uzaktan bol şutla oynuyor. Hızlı olmaması dezavantaj. Bu bölgedeki hedef isim Buonanotte ancak şuan onu alabilmek çok zor.
Hazırlık maçlarında Gaitan’ı forma sokmak için AMC li sistemi kullandım ve diğer kanat oyuncularını gördüm. Güçlü takımlara karşı oynamak iyi bir test oldu. Kazan ve Schalke maçlarında gayet iyi oynadım ancak sonuç kötü oldu. Hazırlık döneminde fark yaratan oyuncular Uzoma, Gaitan, Lauth ve Coelho oldu. Faye’den beklemediğim vasat bir performans aldım.
Özellikle Coelho frikiklerde çok etkili, Maresca ise kornerlerden yaptığı asistlerle kalitesini belgeledi. Umoza ise en sevdiğim oyuncum. Genç Nijeryalı uzaktan attığı gollerle mest ediyor. Box to box görevinde ise kusursuz. Şuanda Luccin mutsuz ve devre arasında ayrılabilirz. Hata yaptığım bir transferdi. Ona verdiğim haftalık 8500 $ ile genç bir forvet alabilirdim. Devre arasında diğer satılık isimlerden gelecek 2-3 milyon $ ile nokta transferler yapabilirim. Ancak Lauth’u sezon sonuna kadar direk oynatacağım. 5 golle gol krallığında da iddialı. Şu anda Bordeaux onu izliyor ve ileride fiyatıda artacaktır.
Almanya kupasında Torgelow’u rahat geçtim. Ligin ilk maçında Osnabrück karşısında son dakikalarda attığım golle tek puan aldım. Sonrasında Bocuhum önünde farklı galibiyet rehavet getirmiş olmalı ki Aue ile 2-0 galip durumdayken 2-2 berabere kaldım. Berlin, Duisburg ve Karlsruhe galibiyetleri takıma moral verdi ve taraftarlar bana olan güvenlerini dile getirdiler. Bu dönemde Gaitan’ın ve Coelho’nun sakatlığından az etkilenmemde keyifliydi.
Ligde son maçta alınan Oberhausen mağlubiyeti kötü oldu. Alacağım 3 puan ile ikinciliğimi sağlamlaştırabilirdim. Hertha Berlin ligin favorisi konumunda ve kadroları da çok iyi. Devre arasına bu sırada girersem ve alacağım iyi bir defans ile sürpriz puan kayıpları yaşamayacağımı düşünüyorum. Şimdilik her şey beklediğimin üstünde gidiyor. İlk sezon ligi ilk ikide bitirip direk olarak Bundesliga’ya gitmek istiyorum. Üçüncü Bundesliga’dan 15. İle play-off oynuyor.
Football Manager meraklısına has bir oyundur. Bu seriyi 99/00 Championship Manager (CM) sürümünden beri aralıksız oynuyorum. Sadece 04/05 serisini sevemedim. Oyun yıllar içerisinde bir çok yeniliğe sahne oldu. Ancak en kötü yeniliği 3D maç motoruna geçişidir. Böyle bir yeniliğe gerek yoktu ve hala daha yok. Umarım eskisi gibi 2D o yuvarlak şirinlere geri döner. Halihazırda oyunu bu şekilde bile oynamak mümkün tabi.
Daha önce yapmadığım bir şey yapacağım oyunun bu sürümünde. FM forumlarında sıkça gördüğünüz kariyer hikayesini bloga taşıyacağım. Oynadığım sürece buraya aktaracağım. En önemli nokta ise hangi takımla başlayacağım. Büyük bir şehrin üvey evladını alarak şehrin abisinin karşısına çıkarmayı hedefliyorum. Ülke Almanya ve şehir ise Münih olacak. Evet 1860 Münih takımı ile başlıyorum. 2004 senesinden beri ikinci ligde yer alıyor ve Bundesliga’daki tek şampiyonluğu 95/96 sezonunda. Hedef ikinci sezon Bundesliga’da yer almak ve sonrasıda tabi ki şampiyonluk. Almanya ligini daha önce oynamamıştım ve güzel bir deneyim olacak. Takım hakkındaki ilk değerlendirme ve oyun planımı en kısa sürede yazmaya çalışacağım. 1860 Münih’i seçme nedenim Bierofka’dır açık ve net şekilde. 05/06 sürümünde Napoli ile kazandığım lig şampiyonluğunu getiren golün sahibiydi kendisi :)
Evet başlıkta ki yazdığı gibi üç sene gerekli bu çocuğun sahada ayakta duracak fiziki kaliteye gelebilmesi için. Hagi geldiğinden beri son 20 dakikalarda sahaya girdi. Yere düşmekten futbol oynayamıyor çocuk. En ufak bir temasta yerde görüyoruz Emre'yi. Açıkcası bu görüntüyü izlemek istemiyorum. A2 takımı için bile yetersiz şuan için.


Hangibirini yazayım bilmiyorum Beşiktaş beni bu gece kederlere saldı... Ancak bu şekilde açıklanabilir durum.
Fukaranın düşkünü beyaz giyer kış günü. Foto bunu anlatıyor tamamile. Birde Galatasaray'ın ne hallere düşürüldüğünü. Maçı izlerken her dakika ümidim kırıldı. 




Efsane kalecimiz Claudio Taffarel Florya'ya ziyarette bulunmuş. Umarım bir daha ki gelişinde kaleci antrenörü olarak gelir.