Cuma, Ocak 7

Perşembe, Ocak 6

TRABZONSPOR-W.BREMEN



Stad: Antalya Mardan

HAKEMLER: Burak Astar, Hanifi Vurucu, Barış Akdemir

TRABZONSPOR: Tolga, Tayfun, Giray, Mustafa, Cale, Yattara, Barış, Sezer, Engin, Zafer, Umut

YEDEKLER: Onur, Ceyhun, Serkan, Ferhat, Burak, Glowacki

WERDER BREMEN: Mielitz, Arnautovic, Fritz, Marin, Hunt, Prödl, Frings, Pizarro, Mertesacker, Schmidt, Bargfrede

YEDEKLER: Wiedwald, Avdic, Silvestre, Thy, Balogun, Testroed, Ayik



Trabzonspor maca Gıray, Umut, Cale, Engin dışında daha çok yedek soyunan Yattara haricinde 18 e bile girmekte zorlanan oyuncularla başladı.. Ofans ve defans anlamında sezon içi kadro için çokda sırıtmasada takımın işleyen mekanizması Selcuk-Colman + JAJA uclusunun yerinde Barış-Sezer-Zafer YELEN 3 lüsünün ne yapabileceğini tüm trabzonsporlular çok merak ediyordu..


özellikle ZaferYELEN tüm Trabzonspor'luların dualarını alarak başladığı karşılaşmada malesef hayal kırıklığı yarattı.. Ama malum 2.5 yıl futboldan uzak kalmak kolay olmasa.. ikinci devre yerini Ceyhun'a

bıraktı..
Ceyhun' u asla çözebilmiş değilim. Değişik yetenekleri olsada belkide yanlış takımda oynuyor. Trabzonspor 'da bu kadar hatalı pas yapan oyuncu daha olmamıştır sanırım. Bu sene sonu kontratı bitecek olan oyuncunun yeni bi sözleşme yapılacağına inanmıyorum.. O nun için tek tavsiyem FB'ye gitme yanlışında bulunmaması. Asla kadroya girebileceğini zannetmiyorum oradada.

Sezer icin sanırım son maçlarından biriydi. yüksek olasılıkla 2.devre kadroda olamayacak yeni bir ortasaha transferi ile birlikte (( KAHLENBERG ya da SEZER OZTURK ))

Barış savaşcı iyi bir futbolcu ancak Şenol GüNEŞ in futbolunda ortasahanın en uzağındaki futbolcu bile gole yakın olmalı bu yüzden pek şans bulamayacaklardan.. Benim Barış için tek umudum Serkan ın yerine bi alternatif olabilmesi. Tayfun CORA dan kat ve kat daha iyi yapacağı aşikar.

Sonuç Trabzonspor için SEZER-ZAFER-BARIS-CEYHUN dan hıcbiri Selcuk-Colman-JAJA 3lüsüne alternatif olamayacak. bu sebepten ŞAMPİYONLUĞU çok istiyorsa Trabzonspor en az 3 ü kadar kaliteli bir orta saha transferi ne ihtiyacı var.

Bugun Umun attığı muhteşem golle hakkında ne kadar az konuşulması gerektiğini yine ispatlattı.



ve maçın iki yıldızından bahsedecek olursak

İBRAHİMA YATTARA bugun ilk 30 dk öyle bi Yattara seyrettikki Alman Spikerin sesindeki
heyecandan neler dediğini çok merak ettim. resmen ilk günlerdeki yattara sahadaydı.. son günlerde kamptan gelen haberlerde kampın en hırslı oyuncusu denilen YATTARA yaklaşık 8 yıllık Trabzonspor kariyerinde ilk defa zamanında kampta olması ve hırsının sebebini yenilenmeyen sözleşmesine bağlasak çok da haksızlık etmeyiz sanırım..

maçın diğer adamı ENGİN çok kasmasada gerçekten sahada olan tüm oyunculara göre üst sınıf bir topçu olduğunu gösterdi.

Takım olarak ilk 30 dk pas yaparak rakip takımın ve bizlerin başını döndüren TS , lig perfonmansının tıpkısı gibi ilk yarının sonlarında yediği golle maçı 1-1 berabere tamamladı.

Maç sonu Şenol Hoca'nın ikinci devredeki yorgunluğu kamp temposuna bağlamasını mazeret olarak görecek olursak eğer iyi bir hazırlık dönemi geçirildiği aşikar

PS: Egemenin sakatlık durumu henüz belirlenememiş.
Son kaçaklardan JAJA da bugun kampa katılmış












Senol Ö Ğ R E T M E N



Türkiye Spor Yazarları Derneği'nin (TSYD) Antalya'da düzenlediği 48. Yıl Sporun Zirvesi Semineri'nde 'Neredeydik, neredeyiz, nereye' panelinde konuşan Güneş, geçmişten günümüze her şeye değinirken bizlere ders vermeyi ihmal etmedi. Türk futbolu adına senin gibi bir değere sahip olduğumuz için çok şanlıyız...




Fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini dile getiren Güneş 'Babam ve annemokuma yazma bilmiyordu. Benim üniversite okumamam için çok çalıştılar. 15 yaşında hayata başladım. 5 kardeştik, 15 yaşında aileme bakan bir kişiydim. O günlerde futbola başladım. Ortaokulda mahalle arasında oynarken, büyüklerin baskısıyla kaleye geçtim. 24 kaleciliği sevmeyerek yaptım. Lisede lisans çıkartık, 24 senedir antrenörlük yapıyorum. Henüz futbol Oyununu okuyamıyorum, ama üniversite okudum, öğretmen oldum şimdi sizinle bunları paylaşıyorum' diye konuştu.

- 'ÜLKE FUTBOLU BÜYÜK AŞAMA KAYDETTİ'-

Türkiye'nin sosyal, siyasal, ekonomik ve yapısal bir değişim süreci içinde olduğunu ifade eden Şenol Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Ülke futbolunun çok büyük aşama kaydettiğini söyleyebilirim. Çocukluğumuzda olandeğerlerle bugünkü değerleri kıyaslanmanın yanlışlığını yapıyoruz. Ben o zaman fakir birailenin çocuğu olarak, denizde yüzüyordum, kumsalda geziyordum, özgürdüm, organik meyve yiyordum. Bugün ekonomik durumu iyi olan bir baba olarak çocuğumu yüzmeye götüremiyorum, organik meyve yediremiyorum. Ben 15 yaşına kadar şehirden ayrılamadım. Çocuklarımız dünyayı gezdi, ama hangimiz mutlu hangimiz değil? Bilemiyorum. Dolayısıyla tespitleri iyi yapmamız lazım. Biz doğaçlama geldik. Sayın FatihTerim ve Mustafa Denizli ile aynı dönemin insanlarıyız. Bu ülkeye katkı yapmayı düşünen birinsanım. Bu ülkede değerli olan insanlara gereken önemi verelim. Bakın bugün Hiddink geldi, yabancı istemeyebiliriz, ama bugün nasıl faydalaniriz diye bakmamız lazım. Ersun Yanal altyapı sorumlusu oldu, ondan da faydalanmamız lazım. Ama Terim'den de Denizli'den de...'

- MADEN İŞÇİSİ ELDİVENİ İLE KALECİLİK-

Kendi dönemlerinde başta ekonomik sorunlar olmak üzere tesis ve malzeme sıkıntısı çektiklerini dile getiren Güneş, 'Ben hiç kaleci eldiveni giymedim. Yoktu da giyemedim.Zonguldak maden işçilerinin eldivenleriyle toprak sahada antrenman yapıyordum. Dolayısıyla malzemesi olmayan bir kaleci olarak Milli Takım kaleciliği yaptım. Biz doğru kriterlerle eleştiri yapmıyoruz. Geçmişe baktığımız zaman eğitim, tesis, iletişim, teknoloji yok, Ekonomikzorluklar var. Hatta zaman zaman mafyanın, kara paranın girdiği dönemleri de yaşadık ama amatör ruh vardı, profesyonellik gelişmemişti. Bakış farklıydı. Kısıtlı imkanlar vardı, kendimize güvenimiz yoktu. Şimdi ise kendimize olan güvenimiz arttı, ama birbirimize olan güvenimiz sarsıldı' diye konuştu.

- 'TOKLAR VE ZENGİNLER OYNUYOR, FAKİRLER SEYREDİYOR'-

Günümüzde futbola olan yatırımın çok büyük olduğunu anlatan Güneş, 'Eskiden biz antrenmanda çorap alabilmek için yalvarıyorduk, vermiyorlardı. Sayılı olarak geliyordu. Şimdi sponsorlar her şeyi veriyorlar, ama biz kullanamıyoruz. Özellikle bir şey vurgulamak istiyorum. Eskiden fakirler oynarken toklar seyrediyordu. Yani açlar oynarken, toklar seyrediyordu.
Şimdi ise toklar ve zenginler oynuyor açlar seyrediyor. Eskiden fakirler oynuyordu, zenginler seyrediyordu. Yani açlar oynarken, toklar seyrediyordu. Şimdi ise toklar ve zenginler oynuyor, fakirler seyrediyor' değerlendirmesindebulundu.

- 'EĞİTİM ARTMALI'-

2002 Dünya Kupası öncesinde başına geçtiği (A) Milli Takım'ın dünya sarılamasında 30. olduğunu söyleyen Güneş, 'Sonra 7. sıraya kadar çıktık. Görevime son verildikten sonra, değişiklikler oldu, bugün herhalde 30 civarındayız.Başarı kriterlerimizi değiştirmemiz lazım. Neye göre başarılıyız, neye göre başarısızız? Kesinlikle eğitim artmalı' ifadelerinikullandı.

2002 Dünya Kupası'nda milli takımın elde ettiği üçüncülükten sonra, 'Dünya futbolunda 3. olduk, ama futbol ülkesi olarak 3. olmadık' dediğini hatırlatan Güneş, şunları kaydetti:

'Kupadan sonra antrenör toplantıları yapıyorduk, Türk futbolunun ekolüyle ilgili olarak neler yapabileceğimizi konuşurken, arkadaşlar benim görevime son veriyorlar. Ben bunu biliyorum, kiminle anlaştıklarını da biliyorum. Ondan sonra beni çağırıyorlar, 'hocam ayrılmanı istiyoruz' diyorlar. Böyle bir anlayışla bugün geldiğimiz nokta mükemmel ve antrenörler mucize yapıyorlar Türkiye'de. Bunu herkes biliyor. Bugün kulüp yönetiminde de aynı şeyler yapılıyor, tepede haksızlık yapılırsa, tabanda binlercesi yapılır. Onun için bunların irdelenmesi gerekiyor. Ama ben Türkiye'nin çok değiştiğini, çok geliştiğini, çok iyi hallere gelebileceğini düşünüyorum. Başarısız olduğunu düşünmüyorum.'

- 'TÜRK İNSANINA FIRSAT VERİN DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIR'-

Şenol Güneş, Türkiye'de sporun gelişmesi eğitim başta olmak üzere bir çok alanda önemliçalışmaların yapılması gerektiğini anlatarak, 'Biz nereden geldiğimize baktığımızda çok mesafe aldık. İmkansızlıklardan nerelere geldik. Türk insanına fırsat verin dünyayı ayağa kaldırır. Bunu yapar, yaptık. Daha iyisi neden yapılmasın. Sorunlar vardır, onları ayrıkonuşuruz. Biz başarıyı da başarısızlığı da gören bir ülkeyiz. En kötü koşullarda Atatürk gibi bir lider çıkardık. Bizim şartlarımız zor değil, belki o yüzden çıkartamıyoruz. Sayılar da fazla olması lazım. Fikirlerimiz arı gibi çalışmalı' ifadelerini kullandı.

Türkiye'de sorunlara yönelik çözümler üretilmediğini savunan tecrübeli teknik direktör, 'Terim'in, Denizli'nin kenarda oturmaya hakkı yok. Nerede olursa olsun fikirlerinisöylemeliler. Yöneticileri, federasyonu, medyayı etkilemeli, yol göstermeliler. Bu ülkenin rehberlere ihtiyacı var. O zaman biz mesafe alırız. Biz de sadece sonuçsal kaygı veekonomik beklenti var. O zaman olmaz. Eskiden yokluktan çıkarırken, şimdi eskisi gibibaşarılı sporcular çıkaramıyoruz' diye konuştu.

- YAPILMASI GEREKENLER-

Türk futbolunun ilerlemesi için sorunların üzerine gidilmesi ve önemli yeniliklerin yapılması gerektiğini dile getiren Şenol Güneş, şunları kaydetti:

'Bu transfer sistemiyle futbolun daha ileriye gideceğini düşünmüyorum. Bosman kurallarıylaOyuncu hakları korunurken, kulüpler ve yöneticiler yanlış yola giriyor. Kulüpler batarsa futbol iyice batar. Çünkü kaynakları biten bir kulüpte yatırımlar azalır. Denetim yapılmalı, kulüpler devlet tarafından denetlenmeli. Vergi konusu var. Biz vermiyoruz, kulüpler veriyor. Tam tersine ben vereceğim, Oyuncu verecek. Oranı neyse bizim vermemiz gerekiyor. Kanunlar koyulmalı ve bunlara uyulmalı, şimdi bazen çelişki yaşıyoruz. Beslenme,çalışma ve sağlık konularında çalışmalar yapılmalı. Entelektüel anlamda Oyuncular ve antrenörler daha donanımlı olmalı. Hedef koyulmuyor. Kısa ve uzun vadede hedefler konulmalı...'

- 'HAKEMLER EN GÜÇLÜ HALKA KONUMUNA GELDİLER'-

Şenol Güneş, Türk hakemlerin hızlı bir değişim sürecinden geçtiğini dile getirerek, 'Eleştirdiğim tarafları var, maçta hatalar yapıyorlar, doğrudur. İnsan hata yapabilir. Ama bu dönemde bu hakeme 'güvenmiyorum' diyemiyorsunuz. Müthiş bir teknolojik gelişimledünyayla entegre olmuşlar. En zayıf halka olarak görünürken, şu anda en güçlü halka konumuna geldiler. Belki eksikleri çok fazla olduğu içindir. Ben başta Oğuz Sarvan olmak üzere tüm ekibini tebrik ediyorum' ifadelerini kullandı.

- 'HİDDİNK'E KARŞI SOĞUK SAVAŞ VAR'-

Şenol Güneş, (A) Milli Takım Teknik Direktörü Guus Hiddink'e karşı yürütülen bir soğuksavaş olduğunu iddia etti.

Kendisinin de milli takımın başında bir Türk hoca olmasını tercih ettiğini anlatan Güneş, 'Hiddink'e karşı bir soğuk savaş var, bunu hissettim. Ben de yabancı bir hoca yerine yerli birinin gelmesini isterdim. Ama geldi, bitti bu. Şimdi nasıl birlikte çalışabileceğimiz konusuüzerinde durmalıyız. Yarışma yaparken, Türkiye'yi temsil ediyor. Türkiye'nin başarılı olması hangimizin aleyhine olur. Konuşalım, en azından o ne düşünüyor, dünyayı gezdi, görüşleri vardır. Komplekslerimizden arınmamız gerekiyor. Bu orada olma isteğimizi engelleyemez, onun yerine geçebilirsin, herkes birinin yerine geçiyor' değerlendirmesinde bulundu.

- 'BİREYSELLİKLERİ ÖNE ÇIKARTMAMIZ LAZIM'-

Şenol Güneş, günümüzde dünyada takım Oyunu olgusunun çok konuşulduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

'Geçmişte bireysel oynayan Oyuncu çok fazlaydı. Şimdi takım Oyunu çok oynanıyor. Ama şimdi bana göre takım Oyunu içerisinde bireysellikleri öne çıkartmamız lazım. Çünkü takımOyunu yeterli olmuyor. Bir çeşitlilik gerekiyor. Yani futbol oynarken, sizin düşünceniz dışında bir şeylerin olması gerekiyor. Bu olmadan o seyir zevki olmaz. Hataları olan maç daha çok keyif veriyor. Takım Oyununda Oyuncunun yeteneğini kullanabilmesi için eğitim yapmamız gerekiyor. Sadece bireysel özellikleri olan bir takımda, takım Oyunu iyi değilse zaten orada kavga başlar. Takım Oyunu dediğinde ise yaratıcılığı bozuyorsun. İkisi arasında gel gitlerimiz var. Günümüze uygun yeni bir dönem başlaması gerekiyor.'

- 'ŞAMPİYON OLDUĞUMUZDA TEKNİK DİREKTÖRLÜĞÜ HER AN BIRAKABİLİRİM'-

(A) Milli Takım eski teknik direktörlerinden Mustafa Denizli'nin de yer aldığı panelde, teknik direktörlüğü ne zaman bırakacağına yönelik bir soru üzerine Güneş, 'Hoca (Denizli) ne zaman bırakırsa, ben ondan sonra bırakırım, kendimi sağlama almak istiyorum. İkincisi, antrenörlük hayatımda Avrupa ve UEFA Şampiyonluğunu zor görüyorum, onun için lig şampiyonu oldukğumuzda her an bırakabilirim' dedi.

'Trabzonspor şampiyon olmazsa görevinizden uzaklaştırılır mısınız' sorusu karşısında Şenol Güneş, kulüplerle teknik direktörlerin imzaladıkları sözleşmelere sadık kalması gerektiğini dile getirerek, 'Bir kulüpte yönetim kurulu bir antrenörle anlaşıyorsa, süresi neyse devam etmeli. Antrenör de gitmemeli. Bunu da desteklemek lazım. Bunun dışında bir şey olduğu zaman, 'bu antrenör niye gider diye' ayıplamak lazım. Ancak ikisi bir araya gelir mutabık kalırsa gidebilir. Trabzonspor'a gelirken, bir yapılanma içerisinde doğru işlerde başarılıolmak için geldik. Bir Avrupa takımı gibi olmak istiyoruz. İlkeleri olan, cesur, yaratıcı, farklı bir takım olmak istiyoruz. Bunun sonucu ya şampiyonluk, ya da diğer sonuçları almaktır. O yüzden durumumuz alacağımız saha sonuçlarıyla değişmez, değişmemeli'değerlendirmesinde bulundu.

Çarşamba, Ocak 5

Kazım Transferi Üzerine

10 gündür dedikodu olarak dillerde dolaşan transfer dün akşam resmiyete döküldü. Adnan Polat ve ekibi kendi sonlarını daha da hızlandırdılar bu transfer ile. Kazım'ın nasıl bir karaktere ve oyun stilini sahip olduğunu anlatmaya gerek yok. Yıllardır istikrarın kıyısından geçmemiş bir oyuncu profili var elimizde. Ancak asıl düşündürücü sorular şunlar olmalı :


Lincoln, Jo, Keita, Misimovic'in günahı neydi ?


Galatasaray'ın yıllardır övündüğü ruhu ve geleneği şimdi nerelerde ?


Ayrıca Hagi bu transfer ile geçici bi süre o koltukta oturacağınıda belgelemiştir. TT Arena stadına Colin Kazım sarı kırmızı forma ile çıkacak ya geri kalan herşey boş. Zamanında Fatih Terim, Abdullah Ercan'a o formayı layık görmüştü ve sonu çok kötü bitmişti. Kazım ve Hagi içinde aynı şeyler geçerli olacaktır. Özellikle Kazım çok tepki alcaktır ancak yapısı gereği soğukkanlı olmayı başarır. Serdar ve Aydın gibi isimlerden sonra o böglede daha iyi bir alternatif. Fakat düşündükçe yine başa dönüyorum. Keita, Lincoln, Jo, Misimovic gibi isimler gönderilip Kazım alınıyorsa bu işte büyük yanlışlıklar var demektir.

Galatasaray gibi bir camiayı yerlerde paspas kıvamına getiren Polat ve kurmayları şimdiden yiyecekleri tokatları düşünsünler. Kuyusunu kazmak, Bindiği dalı kesmek deyimleri üzerlerine tam oturuyor. Transferin duyuruluşu bile herşeyi açıklıyor. Utanarak yapılan bir transfer olduğu araya sıkıştırılan satırlardan belli :

Duyuru

"Profesyonel futbol oyuncusu Berk İsmail Ünsal ile 2010-2011 sezonunun ikinci yarısından başlamak üzere 2012-2013 futbol sezonu sonuna kadar sözleşme imzalanmıştır."

"Galatasaray Profesyonel Futbol Takımı oyuncumuz Anıl Dilaver'le olan sözleşmemiz 2014-2015 futbol sezonu sonuna kadar uzatılmıştır. "

"Profesyonel futbol oyuncusu Kazım Kazım ile 2010 -2011 sezonunun ikinci yarısından başlamak üzere 2013-2014 futbol sezonu sonuna kadar sözleşme imzalanmıştır."

Oyuncumuz Kazım Kazım'ın bu akşam Galatasaray'ın Antalya'da süren kampına katılması bekleniyor.

Galatasaray Sportif A.Ş.

Salı, Ocak 4

John Utaka Konyasporda!!!


Konyasporu tebrik ederim ingiltere ve fransa patentli son dünya kupasında Nijerya kadrosunda yer almış önemli bir isim olduğunu düşünüyorum. Vasselden daha etkili bir isim ve ondan daha fazla şey yapacaktır ligimizde.




Dennis Bergkamp

Futbol Yetenekdir..

Blog'da yazmaya baslamadan once bir futbol efsanesi ile
baslangic yapsak nasil olur?
Ozlemedik mi bu yetenekleri?..



Pazartesi, Ocak 3

Nerde Kalmıştık ...


İkinci yarı hazırlıkları bugün itibariyle başladı, son gözdelerde resmi imzaları attı...
Rasgele!

Perşembe, Aralık 30

Fenerbahçe'yi Yenmek



A. Eren Loğoğlu çok güzel ifade etmiş. Aynen aktarıyorum :


"Öyle bir şey ki Fenerbahçe'yi yenmek, iktidara, egemen olana, faşizm öğretileriyle bezenmiş bir topluluğa karşı savaş alanında kazanılan bir zafer tadı alıyor gibi hissediyorum.

Sadece bir anlık sürüyor, göz kapaklarım düşüyor, bir titreme ve ürperti hali. Bedenim sarsılıyor yerinden, faylar kırılıyor bir yerlerde, kabuk bağlayan yaralar onuyor birdenbire. Sonra uyanıyorum, gözlerimi ufalıyor, ışığı biraz kısıyor ve yatağıma uzanıyorum.

Gece, gelecek güzel günler gibi umut dolu, heyecan ve aşk ile kaplanmış dingin gövdem.

Huzurluyum.
"

Lidere Selam Durun ; O Sene, Bu Sene






GALATASARAY CAFE CROWN (67): Joshua Shipp 11 (8 ribaund), Caner Topaloğlu 2 (1 ribaund), Preston Shumpert 16 (4 ribaund-1 asist), Taylor Rocheste (2 ribaund- 1 asist), Tutku Açık 12 (6 ribaund- 7 asist), Luksa Andric 5 (2 ribaund), Radoslav Rancik 11 (3 ribaund- 2 asist), Haluk Yıldırım (1 ribaund- 1 asist), Evren Büker 5 (3 ribaund), Sertaç Şanlı, Ermal Kurtoğlu 5 (4 ribaund).

FENERBAHÇE ÜLKER (56): Roko Ukic 8 (1 ribaund- 3 asist), Mirsad Türkcan 3 (3 ribaund), Ömer Onan 16 (2 ribaund- 1 asist), Lynn Greer (1 ribaund), Darjus Lavrinovic 1 (7 ribaund- 2 asist), Kaya Peker 6 (9 ribaund), Oğuz Savaş 14 (4 ribaund- 1 asist), Tarence Kinsey 2 (5 ribaund- 1 asist), Marko Tomas 3 (3 ribaund), Emir Preldzic 3 (1 ribaund- 1 asist)

Bu takım hertürlü desteği hakediyor. Dün akşam Rochestie hariç bütün oyuncuları kutlamak lazım ancak Tutku için bu kelimeler az bile kalıyor. Ellerine sağlık diyorum sadece. Takım oyunun ne demek olduğunu herkese gösterdiler. Fenerbahçe ise Ömer ve Spaja'nın yanlışlarına yanmalı. kazanabilecekleri bir maçı kaybettiler. Böylelikle ligin yeni lideri Galatasaray olmuş oldu. Oktay Mahmuti hocamıza bu kısa zamanda yarattığı müthiş sinerji sonsuz teşekkürler.

Pazar günü Cola Turka Arena'da Beşiktaş önünde alınacak galibiyet bu maçın anlamını dahada büyütecektir.

Saldır GALATASARAY.

Çarşamba, Aralık 29

Galatasaray - Fenerbahçe

Lig lideri ile ikincisi arasında ki bu muhteşem mücadele Spormax'ten canlı yayınlanacak. Spormax basketbol karşılaşmalarında şifresiz olarak izlenebiliyor Digiturk kullanıcıları tarafından. Herkese keyifli seyirler ve Saldır Galatasaray .

Salı, Aralık 28

İsimler Farklı Olaylar Aynı

Felipe ; Koşmadı gönderildi.

Jardel; Ağırdı gönderildi.

Lincoln ; Disiplinsizdi gönderildi.

Misimovic ; Sakız çiğnedi, gönderildi.

528 yıllık bir geçmişe sahip olan Galatasaray'ın bahaneleri bu kadar sıradan olabiliyor işte. Suçlu hep futbolcuda aranıyor. Bir kurban verilip yola devam ediliyor. Yada suç teknik heyete atılıyor ve yerine yenisi getiriliyor. İki gün önce Adnan Polat, Rijkaard'a 67 maç şans verdim, daha ne yapsaydım diye aptalca bir demeç verdi. Milyonlarca taraftarı olan bir kulübün başkanı bunu deme yetkisini görüyor kendinde. peki ya bunca futbolcu ve teknik direktör giderken geride kalan takım arkadaşları neden susuyor? işte anlayamadığım nokta burası. Hagi Misimovic'i beğenmeyerek göndermeye çalışıyor. Ancak takım oynadığı oyunla o tipte bir futbolcuya olan ihtiyacını gösteriyor. Diğer oyuncular veya misal kaptan Arda Hagi'nin yanına gidip Misimovic'e ihtiyacımız var dese ne olacak çok merak ediyorum.

Lincoln küstürülüp gönderildi, Jardel dövülerek gönderildi bu ülkeden. Elimizde bu değerlere yakın oyuncu mu varki bu kadar basit vazgeçilebiliyor. Şimdi sıra Misimovic'te ve beni en çok üzecek oyuncuların başında maalesef. Gıpta ile izlediğim ve beğendiğim bir oyuncu Galatasaraya transfer oluyor fakat forma giyemeden ayrılacak. Bunu susarak izleyen diğer futbolcu arkadaşları ise Misimovic'in gözü kapalı atabileceği pasları atmak için cebelleşecekelr. Bizde onları seyredeceğiz.

Yazıklar olsun kaprislere dayalı düzene.

Rama'yla Buluşma - 1

Arthur C. Clarke bilimkurgu yazarlarının önde gelen isimlerindendir. Uzay macerası serisi okumanızı isterim. 1960 yıllarda yazılabilecek ve kurgulanabilecek uzayın derinlikleri ancak kitaptaki kadar kusursuz olabilirdi. Bu serisi ise 4 kitaptan oluşuyor. Cuma günü elime geçecek olan ise serinin ilk kitabı olan Rama'yla Buluşma. 1999 yılında yazılan kitap fantastik nitelikli olsada düşünce sınırlarını zorlaması en güzel yanı. 11 Eylül günü ise raslantı sonucu konmamıştır oraya. Kitabın tanıtım yazısı ve arka kapağı şu şekilde:


"Bir zamanlar Ay'ın yüzeyini delik deşik etmiş olan estereoitler, Dünya için de bir tehlike olmayı sürdürüyordu. 2077 yılının 11 Eylül günü düşen bir esteroit, Padua ve Verona şehirlerini yeryüzünden silince, insanlar için Uzay Muhafızı projesini hayata geçirmek kaçınılmaz olmuştu. 2130 yılında Uzay Muhafızı'nın keşfettiği, keşfedildiği yıl ve sıraya göre önce 31/439, daha sonra ise astronomlar Yunan ve Roma mitolojisinden alınan isimleri tükettiği için Hint Tanrısı 'Rama'nın adını alan cisim jüpiter yörüngesinden Güneş'e doğru yol alıyordu. Alışılmışın dışındaki yörgesi ve büyüklüğüyle Rama katı bir cisim olmayacak kadar hafifti.


Dev bir metalik silindir muazzam bir hızla güneşe yaklaşmaktadır. İnsanlığın karşılaştığı yabancı bir uygarlığa ait ilk ürün... Teknolojik mucizelerin ve yapay ekolojinin dünyası... 'Clarke'ın yazdığı en iyi romanlardan biri... Gerilim ve gizem dolu'

-Sunday Times-

'Arthur C. Clarke... fizik ve astronomi konusunda olağanüstü bilgili ve yazın dünyasının en şaşırtıcı hayal güçlerinden birine sahip.'
-New York Times- '

Son 40 yılın bilimkurgu yazarlarının çoğu için, bu türün temellerini oluşturdu ve bilimkurgu okuruna evrenin gizem ve tehlikelerini anlatan romanlar yazdı.'
-Waterstones's BK, Fantezi ve Korku Kitapları Kılavuzu- "

Pazartesi, Aralık 27

İmam - Cemaat


Dün oynanan U-17 Galatasaray - Fenerbahçe maçında bu olaylar yaşandı. İlkyarının bitiminin ardından sahaya giren Galatasaraylı taraftarlar Fenerbahçeli futbolculara saldırmaya başladılar. Sonucunda ise kırılan burunlar ve hastaneye gitmek zorunda kalan sporcular.

Bu olayın ne zaman olacağını merak ediyordum. Galatasaray taraftarını bu ruh haline sokan ise Galatasaray'ı yönetenlerdir. Başarısız giden bir sezonu dahada berbat etmeye çalışan taraftarlar var. Bu olayın arkasından neler yaşanacak merak ediyorum. Galatasaray resmi sitesinden yapılan açıklama hiç birşey yapılmayacağını açıklıyor :


"Bugün Florya Metin Oktay Tesisleri’nde oynanan Galatasaray – Fenerbahçe U17 Ligi maçı, ilk yarı sonunda kontrolümüz dışında gerçekleşen saha olayları nedeniyle tatil edilmiştir."

Kendilerini aklama çabasından başka birşey yaptıkları yok. Bir Galatasaraylı olarak dün genç çocuklara yapılan saldırıdan utanıyor ve faillerinini ömür boyu spor müsabakalarından men edilmesini istiyorum. Galatasaray yönetimi bari bu konuda doğru hareket etsin.

Cumartesi, Aralık 25

Biz Bu Hallere Düşecek Adammıydık !!!



Sözlerini çok çok sevdiğim bir şiirdir. Mustafa Yıldızdoğan'ın ağzına ve gönlüne sağlık olsun. Bu şiiri beğenmeyenlerde çıkacaktır elbet. O kişiler için eklemedim zaten. Bu şiir bizi çok güzel anlatıyor. Şuan iktidardaki şerefsizler bir yana muhalefette olan hainler bir olmuş liğme liğme bölmeye çalışıyorlar bu toprakları. Ancak unuttukları bir şey var ki başlarına er geç gelecek. Bu millet susar susar ve zamanı gelince öyle bir tokat atarki karşısındaki bir daha ayağa kalkamaz. Bugün Kürt meselesi adı altında Türkiye ve Türkçe'yi katletmeye çalışanlar zamanı gelince o tokatı yiyecekler hiç şüpheleri olmasın. Mecliste Türkçe dışında başka dillerde konuşanlar ise onların toprak altında dahi yatacak yerleri yok. Köpek bile yemek yediği kabı pislemez. Bunlar hayvandanda aşağılık mahlukatlar. Ya sabır dostlar, dibe vurmaya az kaldı sonrasında yüzeye daha hızlı çıkacağız.

cCcgutireyiscCc.bjk.com.tr


Q7 ve Biraderleri





Kağıt üzerinde diyeceğimiz bişi yok özellikle Simaoya hayran bi adam olarak tabiki sevindirici transferler. Fakat önceden de belirttiğim gibi ligteki 14 puanlık fark, Avrupa liginde Kievi elememiz durumunda karşılaşılacak Man.City ve bu adamları oynatmak için zararına gönderilecek futbolcular, takımın düşeceği mali batak!
Bi tarafta sevindirik olma bi tarafta belirsiz kalma durumu... Hakkımızda hayırlısı...

Biri gider, Biri gelir


Joseden aldığı mirası har vurup harman savuran Benitezin görevine son verilerek yerine Leonardo getirildi. Moratti'nin medya tarafından isminin telahfuz edildiğinde "espri yapmayın" dediği Leonardo...
Benitezi ben çok şey yapmak isteyipte bişey yapamayan adamlara benzetirim. Finallerin adamıdır ama lig falan işine gelmez. Gerçi interin başında takımın yaşadığı sakatlıklar ve bu sene'nin transfersiz geçirilmeside etkili oldu bu sene ki tabloda.
Leonardo'da da ne numara var anlayamadım geçen sene Milan bu sene İnter hayret...
Beni en çok şaşırtan medya tarafından inter için Terimin isminin anılmaması oldu. Leonardonunda ekstra bişiler vereceğini sanmıyorum sezon sonuna kadar gemiyi götürür anca.

Cuma, Aralık 24

Haftanın Tatlısı

aşure

şu mübareğin içine kuru fasülye ve nohut atmasalar daha iyi olacak.

Çarşamba, Aralık 22

Galatasaray ve Sorunları



Sivas ve Bursa mağlubiyetleri ardından gelen 4 maçlık galibiyet serisi bu yarının en güzel dönemiydi. Sonrasında oynanan 11 maçta sadece 3 galibiyet alındı. Bu 11 maçta da 6 mağlubiyet var. Aslında Galatasaray’ın çöküşünü kısaca 17 maçta alınan 8 yenilgi ile açıklayıp geçebiliriz. Geçtiğimiz yıl 34 maç sonunda alınan 8 yenilgi bu sezon sadece 17 maçta alındı.

Rijkaard’ın takımın başında olduğu 8 maçta alınan 12 puan ve 4 yenilgi var. Atılan 12 gole karşılık yenilen gol sayısı da 12. Hagi takımın başına geçince manzara yine değişmedi. Oynan 9 maç sonunda alınan 11 puan ve 4 yenilgi. Atılan gol sayısı 7 iken yenilen gol sayısı ise 9. Totaldeki manzara tam bir rezalet. Ligin dokuzuncu sırası bile çok aslında.

En acı veren tablo ise kendi sahasında oynadığı 8 maçın sadece 3 maçını kazanabilen ve diğer 5 maçı kaybeden bir ekip olması. Atılan 9 gol ve yenilen 14 gol. Ali Sami Yen son sezonunda tarihinin en kötü sezonunu yaşadı. Böyle aciz bir takım görmemiştim Ali Sami Yen’de. Sezon sonunda en fazla iki yenilgi alınırdı o stada. Ama daha ilkyarıda 5 yenilgi ile rekor kırıldı. Deplasmanlarda ise tablo tersine dönüyor. Aldığı 14 puan ile en başarılı ikinci takım konumunda Galatasaray.

Sorunu tektek futbolcu bazlı açıklamaktansa genel resimden gitmek daha yararlı olur. Hali hazırdaki teknik heyete güven duymadığımı birçok kez yazıya dökmüştüm. Hiçbir gelecek göremiyorum maalesef. Tugay’ın varlığı birkaç kıvılcım çakmıyor değil. Umarım en kısa sürede kendisini daha çok yetki ile kenarda görürüz. Kaleci mevkii ise Mondragon’dan sonra kapanamayan bir yara. Aykut-ufuk ikilisi önceleri dediğim gibi beraber kaleye geçseler belki çare olabilirler ancak buda futbol kuralları dışında. Bu nedenle Karcemarskas ve Sinan Bolat gibi arayışları girilmesi yararlı. Sinan Bolat tipik bir refleks kalecisi. Karcemarskas daha iyi bir seçim olur görüşündeyim. Ancak Atletico Madrid’de De Gea’nın yedeği konumuna düşen Sergio Asenjo gönlümdeki isim. Makul bir fiyata anlaşma sağlanabilir kendisi ile. Henüz 21 yaşında olması dezavantaj olsada uzun vadede çok iyi bir seçim olur. Kısa sürede çözüm isteniyorsa Doni ve Karcemarskas’tan biri çözüm bulunabilir.

Defans hattıda son derece sağlıksız ve çarpık. Sağ bek ve sol bek konusunda bir sıkıntı yok fakat stoper bölgesinin iki pozisyonu için yeterli isimler yok. Lucas Neill ön plana çıksa da daha kaliteli isimleri kadroya katabilecek güçte Galatasaray. Bu mevkideki transfer isteğim ise Köln’de oynayan Brezilyalı Geromel. Köln’ün durumu göz önüne alındığında pekte imkansız bir transfer değil. Ali Turan ve Servet ile yollar ayrılmalı. Verebilecekleri yada vermeyecekleri şeyler artık çok net. A2 takımından bu bölgeye takviye devam edilirse hiçbirşey kaybedilmez.

Orta saha bölgesi ise en fazla takviyeye ihtiyaç duyulan mevki. Sarp-Ayhan-Barış gibi bir üçlü ile ne kadar gidilebileceği birçok kez denendi. Yerlerine gurbetçi takviyeler olmalı. Taner Yalçın çok iyi bir seçim olabilir. Zira yetenekleri ve hırsı Galatasaray’ın ihtiyaç duyduğu olgular. Cana ise defansif yönden yeterli fakat topu ön alana geçirmede çok yavaş. Yine de sahadaki duruşu itibari ile vazgeçilmezdir. Misimovic gibi bir yetenek elimizde fakat faydalanmamak büyük saçmalık. Hagi bu konuda kararlı maalesef. Emana ve Bradley basında sık sık yeralıyor. Bradley Bursaspor’un aradığı isim ancak Galatasaray’ın değil. Emana ise sadece hayal olur. İbricic’in Misimovic’ten ne fazlası var onuda merak ediyorum. Sağ kanatta ise ciddi bir sıkıntı yaşanıyor. Aydın, Serdar artık denenmemesi gereken oyuncular. Pino ise kanatta forvetteki katkısını veremez artık. Bu bölgeye yapılacak Hamit yada Volkan Şen transferi nokta atışı olur. Ancak iki ismin transferi şuan için imkansız. Basında ismi geçen Gabriel Torje konusunda herhangi bir fikrim yok.

Takımın vurucu gücü olarak kabul edilen forvet mevkisine mutlaka transfer yapılacaktır. Hagi’nin isteyeceği isimlerin özelliğini kestirmek güç değil. Altidore ve Marica gibi oyuncular istediği tipte isimler. İki oyuncudanda verim almak için kanatların iyi çalışması gerekiyor. Bu isimlerden ziyade daha aklı başında işler yapabileceğini gösteren Anıl’ın denenmesi ise gönlümden geçendir. Yada Batdal’a verilecek her dakikanın Anıl’a verilmesi.

Bu kötü durumdan kurtulmak için takıma fayda veremeyenlerle yol ayrımına gidilmesi gerekli. Sonrasında ise alınabilecek kaliteli oyuncuların yanına gençlerin monte edilmesi ve bu gençlerden en az bir tane ilk 11 oyuncusu çıkarılması gerekiyor. Galatasaray bugüne dek kendi bünyesindeki oyuncularla başarıya ulaşmıştır.