Perşembe, Haziran 11

Road to South Africa 2010

Avrupa 1. Grup
İsveç 4-0 Malta

Avrupa 4. Grup
Finlandiya 0-3 Rusya

Avrupa 6. Grup
Ukrayna 2-1 Kazakistan
İngiltere 6-0 Andorra

Avrupa 7. Grup
Faroe Ad. 0-2 Sırbistan

Avrupa 9. Grup
Makedonya 2-0 İzlanda
Hollanda 2-0 Norveç

Güney Amerika
Ekvador 2-0 Arjantin
Kolombiya 1-0 Peru
Brezilya 2-1 Paraguay
Venezuella 2-2 Uruguay
Şili 4-0 Bolivya

Salı, Haziran 9

Çarşı'nın İpi Kimin Elinde

Beşiktaş taraftar grubu Çarşı demokratik bir yönetim anlayışında olmadıpını bir kez daha gösterdi. Demirören'in Ahmet Çakar'a sarfettiği cümleden sonra Çarşı foruma giriyorum sık aralıklarla. Bu konu hakkında bir kaç kelşmeden başka birşey konuşulmuyor. Her konuda kendine ait bi duruşu olan taraftar grubu bu konda hala sessizliğini koruyor ve bu sessizlik Çarşı'nın iplerinini Beşiktaş başkanının elinde olduğunu gösteriyor bize. Nice güzel organizasyonlara imza atıyorlardı ancak kendi başkanlarının aleni argo konuşmasına sustular. Bu suskunluğu şampiyonluk sevincine verelim ve bizde susalım.

Çok Özledim Seni

Anzerden çağırdım; kayadan, İkizdereden, Kalkandereden selam vurun her yağmur günü
Fırtınadan essin bin alın dağlar, özlerim Maden Köyü Çayeli bağlar
Bedirhantaşı küçük köyünden, Fener Mahellesi Reşadiyeden
Gülbahar, Salaha, Kömürcülerden selam gelir bana ağlama günü
Güneysu, Tuğlalı, Ayani Dağlar; Düzköyü özlerim, Ardeşen ağlar
Dereler diyarı Derepazarından, Çiftekavak, Uzunköy, Alipaşadan
Selimiye, Araklı, Kayabasından,
Engindere, Ekmekçiler, İyidereden merhabalar gelir yüreğim dağlar,
Özlerim hemşinleri ciğerim yanar...
Ne Zil kale sorsun beni, ne Ayder, Pazar gönlümde ateşim dağbaşı kadar
Fındıklı deseler gözlerim kanar, halimi bi görsen Gündoğdu yanar
Çok özledim çok özledim seni Rizem çok özlerim
Damarımdan çay değil kan değil hasretin hasretin akar...

Orda Bir Köy Var Uzakta

Tam iki buçuk sene oldu gitmeyeli. Havası, suyu, kokusuna bünye hasret kalıyor. Herkes orada olup sen İstanbul'da bu sıcaklarda kalınca daha bi derin oluyor özlemi.

Pazartesi, Haziran 8

Küçük Ahmet !!!

A. Ç. - Sayın Recep Mamur ya da Yıldrım Demirören'den bir tanesi doğruyu söylemiyor
Y. D. - Ahmet Hoca'ya teessüf ederim. Hiçbir başkan hiçbir oyuncu için yalan konuşmaz. Çakar gibi kişiler sayesinde Türk futbolu değer kaybediyor.
A. Ç. - Doğru doğru... Ben de haftaya PAF oyuncusuyla çıkarım sahaya.
Y. D. -Yok sen ufak Ahmet Çakar'la çık... Terbiyesizce konuşma benimle... Beşiktaş Kulübü Başkanı'yla konuşuyorsun...

Ne kadar da haklı Demirören. Beşiktaş başkanıyla konuşuyor Ahmet Çakar ve kelimelerini ona göre seçmeli. Ancak soyadı gibi lafı çakıyor yine. Ancak Demirören'in unuttuğu ve önemli bir detay var burada. Kendiside Ahmet Çakar'la Beşiktaş başkanı sıfatıyla konuşuyor. Olayın acı tarafı budur benim için. Türkiye'de milyonlarca taraftara sahip klubün başkanı canlı yayında Türkiye'nin izlediği bir programda bu iğrenç sözleri sarfedebiliyor.

Pazar, Haziran 7

Dostluk derbisimi? TSYD mi?

19 Mayıs'ta dostluk derbisi adında bir organizasyon düzenlenecekti ancak prosedür bilmeyen kişiler yüzünden ileri tarihe ertelendiği söylendi bu maçın. Ancak hala oynanacak tarihi açıklanmadı. Aslında bu maçın yerine herkesin heyecanla beklediği ve sezon öncesi takımların en büyük test imkanı olan TSYD kupasının geri dönmesini sağlamalılar. Ülkede düzenlenen en anlamlı ve akıllı organizasyonların başında geliyordu. Umarım biri aklını kullanırda tekrar eski günlerde ki gibi bu turnuvanın oynanmasına vesile olur. Anket sağ tarafta.

Road to South Africa 2010

Avrupa 1. Grup
İsveç 0-1 Danimarka
Arnavutluk 1-2 Portekiz

Avrupa 3. Grup
Slovakya 7-0 San Marino

Avrupa 4. Grup
Azerbaycan 0-1 Galler
Finlandiya 2-1 Liechtenstein

Avrupa 6. Grup
Kazakistan 0-4 İngiltere
Beyaz Rusya 5-1 Andorra
Hırvatistan 2-2 Ukrayna

Avrupa 7. Grup
Litvanya 0-1 Romanya
Sırbistan 1-0 Avusturya

Avrupa 8. Grup
Bulgaristan 1-1 İrlanda
Güney Kıbrıs 2-2 Karadağ

Avrupa 9. Grup
Makedonya 0-0 Norveç
İzlanda 1-2 Hollanda

Güney Amerika
Uruguay 0-4 Brezilya
Bolivya 0-1 Venezuella
Arjantin1-0 Kolombiya
Paraguay 0-2 Şili

Cumartesi, Haziran 6

Rijkaard ve Mehmet Güven

Rijkaard geldi ve icraatlara başlayacaktır yakında. Benim en çok merak ettiğim ve beklediğim Mehmet Güven hakkında ne karar vereceğidir. Takımın başına geçen her teknik direktör gibi o da Mehmet'i kadroda tutup hatırı sayılır süreler verecek mi? Bu oyuncunun en az 2 sene kiralık olarak anadoluda top koşturması gerektiğine inanıyorum yıllardır. Ancak bu kimsenin aklına gelmedi yada Mehmet'te bizim göremediğimiz yeteneği görüp bu yüzden mi kadroda tuttular. İyi oynadığı maç olarak sadece Sivasspor ile oynanan kupa maçı gelir aklıma. O maçtada t-yaptığı pas ve pozisyon hatalarını minimuma indirmişti. Oyun okuma özelliğini göremedik, topla gereksiz yere oyalanıp etrafında tur atmadan pasını veremiyor bi türlü. Bakalım Rijkaard ne karar verecek onun hakkında. Bu benim açımdan az çok Rijkaard'ın yeteneğini gösterecek bir nuanstır.
Birde Linderoth ve Lincoln olayı var. Lincoln her türlü takımda kalacaktır ancak Linderoth'tan ümidimizi keseli yıl oldu. Sitelerde ve bloglarda 2 oyuncu ile anlaşıldığı konuşuluyor günlerdir. Bunların kimler olduğu hakkında bir çok dedikodu var. Bakalım yönetim yine sessiz ve derinden yıldızları kazandırmayı başarabilecekmi. Benimransfer listem şöyle :
Leo, Neill, Emana ve Gudjohnsen. Çokmu şey istiyorum.

Kanarya Görünümlü Kartal

Nedir bu işin aslı astarı yahu. Sidik yarışına benzemeye başladı iyice. Mehmet Topuz'a olan oluyo bu arada. Bu saatten sonra kime gitse soru işareti başının hemen üstünde yanacak. Demirören ufak çaplı salladı Fenerbahçe yönetimine. Resmi site yanıt verir gün içinde.

Cuma, Haziran 5

Frank Rijkaard Galatasaray'da

Resmi sitedende doğrulanmış bu transfer. İsmi basında bir satır bile geçmemişti ancak geçen seneki transfer kurnazlığını yine yaptı Galatasaray yönetimi. Bu adım geleceğe yönelik büyük bir adımdır. Ancak bu adımın arkasında durmak gerekli. Futbolu takımını Rijkaard ne Neeskens'e teslim etmeli ve sadece fikirlerini dinlemeli yöneticiler.

Rijkaard'ı bekleyen bir çok problemin olduğu gerçeği unutulmamalı. Lincoln belkide Ronaldinho'dan daha kaprisli gelecek kendisine. Bu konudaki kararını merakla bekleyeceğim. Neeskens tecrübesi ile kendisine yol gösterecektir. Sözleşme süresi 2+2 sene yapılmış. Umarım 4 sezon boyunca ülkemizde kalacaklardır ve başarılı bir ekip yaratacaklardır. Galatasaray taraftarı 2 sezon önce teknik direktörsüz şampiyon olunca o mevkiyi önemsemeye başlamıştı ancak bu sene görülen teknik direktör zaafından sonra ne denli etkin bir mevkii olduğunu öğrendi. Bu yüzden bu transfere bu kadar bütçe harcanması normal karşılanmalı. Başarılar Rijkaard ne Neeskens...

Perşembe, Haziran 4

Samet Aybaba Trabzonspor'da

Sadri Şener; Samet Aybaba ile anlaştıklarını açıkladı İstanbul'da. Yabancı bir antrenörün enaz 6 ayda ligi tanıyacağını düşünüp bu kararı vermişler. Samet Aybaba 2002-2004 yılları arasındada bordo-mavili ekipte çalışmış ve bir Türkiye Kupası kazandırmıştı. Benim kanımca kötü bir seçimdir Aybaba. Gençlerbirliğiyle son hafta başka bir takımın atığı tek golle ligde kalmış bir teknik direktördür kendisi. Trabzonsporlu taraftarların memnun olmadığındanda eminim.

Çarşamba, Haziran 3

O Ağacın Altında

Yine karşılaşırız Dünya küçük, aşkımız büyük.
Zamanı gelince daha güzel şartlarda.

Salı, Haziran 2

Gareth Barry - Man. City

Manchester City Aston Villayı 12 milyon pounda ikna etmiş. Liverpool'un geçen sene başında yaptığı 18 milyonu reddetdikten sonra bu teklifi kabul etmesi sanırım ekonomik nedenlerden dolayı. City ucuza kapattığına seviniyordur. takım içi rotasyon için birebir bir isim Barry. Sol bek ve açıkta oynuyordu. Ancak 2 senedir orta sahada sol iç olarak çok başarılı sezonlar geçirdi. Bu yüzden City'dede bu bölgede oynayacaktır. Ancak bu 3 mevkidede başarılı oynayabilmesi nedeniyle her takıma lazım denebilecek bir oyuncu. Ancak şampiyonlar liginde oynayamadan futbol hayatını bitirecek olmasıda ayrı bir konu.

Pazartesi, Haziran 1


Öncelikle teknik direktör konusuna değinen Şardan, konuyla ilgili uzun bir toplantı yaptıklarını ve hep türlü opsiyonu değerlendirdiklerini söyledi. Transfer konusunda, şimdilik takviye edilecek mevkilerin belirlendiğini, transferlerin teknik direktör konusunda karar netleştikten sonra başlayacağını belirtti. Bu nedenle antrençr konusunda süratle karar vermeleri gerektiğini söyleyen Yiğit Şardan, "Bülent Korkmaz da değerlendirmelerimiz içinde yer alıyor. Kimseyi 13 maçta yargılamak kolay değil" dedi.
Bu açıklama yönetimin hala şaşkınlık içinde olduğunu gösteriyor. 20 gün sonra takım toplanacak ama antrenör olarak düşünülen kesin bir isim yok. Plan program hakgetire durumda. Cevat Hoca yapar nasılsa deyip işi yavaştan alıyorlar. Taraftar olarak nasıl güveneceğiz bu yönetime. Getirecekleri antrenörün bir yıl takımda kalıp kalmayacağına emin değilim. Herşeyden öte takım içi disiplinsizliği kışkırtan bu yönetim olduğu için geleceğe dair umutlarım azalıyor. Bakalım şapkadan ne çıkacak. Yada şuan şapkada olan Bülent Korkmaz'amı kalacak ihale. Nasıl olsa kimseyi 13 maçla yargılamak kolay değil :)

Sivas Oyunları

Sivasspor yöneticileri Lugano'nun ayrılacağını öğrenince Bilica satışını askıya aldıklarını söylemeye başladılar. Ancak bu işin arkasına bakmak lazım. Aziz Yıldırım Lugano'ya kapıyı gösterdi gibi haberler geliyor. Aziz Bey epeydir yapmadığı hataları tekrara başladı. Sinirli şekilde düşünmedem karar vermeye başlaması baskı altında olduğunu gösteriyor. Sivas'ın oyununada sinirli şekilde yanıt verirse gelecek sene tandemi Gökhan-Edu kurmak zorunda kalır ki buda uzun vadede komik durumlara yol açar. Aziz Yıldırım artık olgunluğunu göstermeli.

Pazar, Mayıs 31

Acılara Tutunurken

Maç öncesi hem Sivas hemde Galatasaray yönetim ve teknik kadrosunun Tugay adına yaptıkları gözüme mecburiyetten yapılmış gibi geldi. Ancak taraftarın Tugay'ı bağrına basması ise hem ona sevgiyi hemde onun gibi karakterleri Galatasaray'da görme isteğini anlatıyordu. Nitekim Tugay'da bunu sonuna kadar hakediyordu. Manchester City'de kendisine başarılar. Umarım gelecekte Türk futboluna hizmet edecek noktalara gelir. Onla ilgili en öenmli anım. Ali Şen'in kendisini alacağız sözlerinin ardından Kayserispor maçına çıkmış ve güzel bir futbol oynaması. Maç sonu tribünlere çağırdığımızda formasının üstünü ve altını taraftara atması ardından taraftarın "Tugay bizim .... Fenerin" tezahuratından sonra yaptığı harekettir :)
Maça Galatasaray bütün bir sezonun acısını çıkartacağım der gibi bir hırsla başladı. Sivasspor karşı sahaya gelemior ve bir sezon boyunca vermedii pozisyonları veriyordu. Geçen hafta olduğu gibi bu haftada gol pozisyonları cömertce harcandı ilk yarı boyunca. Ancak Arda Kewell'ın zekasıyla topa dokunmadan verdiği pasla Petkovici karsısında buldu ve sol ayağı ile güzel bir gol attı. Sonrasında ise heryandan gelemeye başladı takım. Sivas sahasına sinmiş sadece seyrediyordu. Baros-Nonda-Kewell üçlüsü son vuruşlarda beceriksiz olunca ilk yarı tek golle kapanıyordu.
İkinci yarı başında Sivasspor Galatasaray'ın en büyük zaafının yan toplar olduğunu yine gösterdi ve Tum rahat bir şekilde kafa vurarak beraberlik golünü attı. Bu golde Mehmet Topal'ın stoper olamayacağını görmüş olduk. Sonrasında maç daha zevkli bir hal aldı ve iki takımda galibiyet için hücuma yöeneliyordu. Abdurrahmanîn olmayışı Sivasspor'u epeyi etkiliyor. Volkan'ı bile zorlayamadılar maç boyunca. Baros ve Nonda gol atmama inatlarını sürdürdüler kalan dakikalarda. Milan Baros ne kadar güçlü ve yönlü bir forvet olduğunu son maçında adeta şov yaparak belgeledi. Tek eksiği goldü, onun nedeni ise artık vuruşlarını estetik yapmak istesi diye düşünüyorum. Çünkü ilk geldiğinde kalsik avrupalı forvet gibi top ayağına geldiğinde düşünmeden kaleye vuruyordu ancak şimdi topu köşeye yada estetik bir biçimde filelerle buluşturmak isteği baş gösteriyor. Sanırım seyirci baskısının bi göstergesi bu hareketi. Arda maçı koparacak vuruşu yaparak 3 puanı ve Avrupa biletini kapıyordu. Maç sonunda ise garip duygularla terkediyordu Galatasaray'lı stadı.
Hasan ve Ümit'i stadda göremedik bu gerçekten üzdü beni. Tıpkı maç öncesi bu sene son senesi oalbilecek oyuncuların tribüne çağırılmaması gibi. Sezonun son maçını muhteşem bir oyunla kapattı takım.Özellikle ilkyarı oynanan futbolu şampiyon Beşiktaş bile oynayamamış olmaması Galatasaray adına bir acıdır. Uğur Uçar'ın son dakikada sahaya girmesi ve bir top kapması renkli ve duygulu anlar yaşattı herkeste. Gelecek sezon hakettiği ve özlediği 3 numaralı formayı sırtından çıkarmamasını diliyoruz. Acı geçen bir sezon oldu Galatasaraylılar için. Şampiyonluğun belkide en kolay kazanılabileceği bir sezondu. Ancak gerek sakatlıklar ve gerekse yönetim hatalrı yüzünden bu sezonun 5. kapanması çok şeyin değişmesi gerektiğini gösteriyor bizlere.Bu konu hakkında uzun bir sezon değerlendirmesi yaparız yaz boyu. Ancak şuda unutulmamalıdır ki bu maç Bülent Korkmaz'ın son kez Galatasaray başında çıktığı maç olmayacaktır. Gelecek yıllarda daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde bu takımın patronu olacaktır. Buna kendiside inanıyor o yüzden bu kadar emin olabiliyorum. Güzel bir birliktelik oldu ve belkide Galatasaray yönetimi yıllardır yapamadığı yada yavaş yavaş yapabildiği takım içi hastalıkları yok etme politikasını (kendilerince inandıkları hastalıklar) Bülent Korkmaz sayesinde daha rahat yapabilme imkanı buldu.

08-09 TSL Şampiyonu Beşiktaş

Tebrikler Beşiktaş. Garip geçen bu sezonda şampiyonluğu en çok onlar istediler ve hakettiler.

Cumartesi, Mayıs 30

Bu Son Veda

Bugün Ali Sami Yen'de büyük bir veda partisi var. Taraftar olarak bizimde buburuk vedalarda payımız çok. Özellikle Hasa Şaş konusunda kendimde dahil bir çok taraftarı suçlu buluyorum. Sadece şu resim bile çok şey anlatıyor. Galatasaraylılığından şüphe duymadık ancak çok kolay yargıladık sanki. Maldinin Milan'da onlarca hata yaptığı maça şahitlik ettim. Ancak bu kadar acımasızca eleştirilmedi hiç bir zaman. Biz ise hemen yargıladık. Bu sezon kötüydü Hasa Şaş, belkide futbol hayatının en kötü senesiydi. Ancak böyle bir vedayı haketmiyor. Galatasaray takımın son maçında kadroda bile olamayacak. Klübede değil tribünde bile izlemeyecek belkide.

Ümit Karan ise ayrı bi konu. Futbol stilini beğenemdiğimi çoğu kez yazdım. Ancak onun son vuruş kabiliyetinin yarısı Hakan Şükür'de olsa idi. Hakan hala İnter kadrosunda olurdu. Tıpkı Hasan Şaş gibi oda buruk ayrılıyor. Önceki futbolculara yapılanlar gibi. Geçen seneki şampiyonlukta ve Gerets li dönemdeki Hasan ile birlikteki performansı şampiyonluğu getirmişti bize. Hafızamda olan bir çok jeneriklik golü var. Geçen yılki Belediye maçında attığı rovaşata golü ise canlı canlı izlediğim için en net hatırladığım golü odur. Üzüiüyorum bu şekilde katkıalrı olan oyuncunun bu şekilde gönderilecek olmasına ve en büyük üzüntüm ise bu sezon golü bulunmamasıdır.

Shabani Nonda; gidecek oyuncular içinde belkide kalamk istemeyen tek oyuncudur. Çünkü bu sezonki isteksiz oyununun başka bir açıklaması olamaz. Geldiği sene yarım sezonda 10 gol ve bir çok asiste imza atarak şampiyonluk yolunu açmıştı kendisi. Topa hakimiyeti ülkemizde asla bulamadığımız tipte bir forvet olduğunu göstermişti bizlere. Ancak onun vedasına çokda üzülmeyeceğiz.

De Sanctis; çok kötü bir kaleci değil. Ancak kritik maçlarda yaptığı hatalar yüzünden gitmesi kaçınılmaz oldu. Avrupa performansı iyiydi bu sezon. ancak ligde yediği basit goller yüzünden bileti kesildi. Leo Franco gelecek deniyor onun yerine. Onunda Sanctis'ten çok üstün olduğunu söyleyemeyiz elbette. Oynarken takıma kattığı enerjisiyle hatırlayacağız kendisini.Sanırım oda böyle bir tarafar deneyimi yaşamaktan memnun olarak ayrılacaktır.

Tugay'ımızada veda ediyoruz bugün. Bugünün yönetim oalrak en doğru hamlesi kesinlikle Tugay'a yapılan jesttir. Ancak bunu bir çok oyuncu için göremedik. Nazmi abinin blogunda dediği gibi verilen yemek tam bir angaryaya dönüşmüştür. Belkide şampiyonluk kutlamsaı için ayırmışlardı o tarihi. Zira 17 Mayıs ve 28 Mayıs arasında 11 gün fark var. İyisiyle kötüsüyle bir sezonu daha kapatıyoruz bu akşam. Şahsi kanaatim ligi 4. bitireceğimiz yönünde. Sivasspor'u bari bir kez yenelim bu sezon. Gelecek sezon için yapılması gerek transferler konusundada geniş bir yazı yazmayı düşünüyorum. Tabi Mustafa Sarp gibi bir ismin transferinden sonra yazacağım isimleri klübe katabilecek vizyon olursa yönetimimizde. Herkese iyi seyirler. Beşiktaş'ada tebriklerimizi sunalım şampiyonlukları için.

Cuma, Mayıs 29

29 Mayıs 1453


Fethin 556. yılı hepimize kutlu olsun. 22 yaşında bu denli büyük olaya imza atan ve çağ kapatıp çağ açan Fatih Sultan Mehmet Han'a saygılarımızı birkez daha gönderiyoruz. Tam 21 kez İstanbul başkaları tarafından ele geçirilmek için kuşatılmış ancak başarılamamıştır. İstanbul'un fethi için Haliç'e yağlı kütüklerle gemileri yürüten bu cefakar savaşçıların ruhlarını şad etme günü bugün. İstanbul'un fethi hakkında mevcut olan peygamberimizin hadisinide hatırlatmakta fayda var :
"Konstantiniyye(İstanbul) elbet Feth olunacaktır. Onu Feth eden Kumandan ne güzel Kumandan, Feth eden Asker, ne güzel Askerdir”
Ayrıca İstanbula gelen İran'lı şair Nedim'in yazdığı mısralar bile bu şehrin kutsallığını açıklıyor.

Bu şehr-i Sitanbul ki bî misl ü behâdır
Bir sengine yek-pare Acem mülkü fedadır
İstanbul’un evsâfını mümkin mi beyan hiç
Maksûd hemân sadr-i kerem-kâra senâdır
Nedim

Nice 556. yıllara İstanbul'un gerçek sahibi olarak girmek dilekleriyle.