Perşembe, Aralık 31

Yeni Yıl

Asla yaşlanmayan ve kendini her zaman yenileyen tek şey olan zaman bir senenin daha geçtiğini söyleyecek bu gece. Bu yeni yıldan tek dileğim sağlık. Sizinde tüm dualarınız kabul olsun.

Çarşamba, Aralık 30

...

Açıklık ve Açılım İlişkisi

Açıklık sloganıyla yola çıktı. Kaç parça olduğu ve ABD yönetimiyle ile olan ilişkisi ortaya çıktı.

Önce "Kürt Açılımı" dedi. Daha sonra "Demokratik Açılım" diye sahip çıktı. Sonra ...
Bunlar sadece kısa bir not. İki liderin politikaları ve sonuçları dikkatli incelenirse her şey görülebilir. Yolları aynı yoldur. Tek fark birinin Moskova’dan diğerinin Ankara’dan yola çıkmasıdır. Şuanki durumla ilgili çok kısa bir örnek verip kapatalım.
28 Mayıs 1987 tarihinde 18 yaşındaki Batı Alman vatandaşı Mathias Rust, tek kişilik uçağıyla Finlandiya / Helsinki'den havalanarak ve hiçbir engel ile karşılaşmadan Moskova'daki Kızıl Meydana indi. Kızıl Meydana iner ve kendisi vurulmak istenir. Fakat vurulması engellenir. Bu tarihten sonra Gorbaçov yapacağı “Açıklık” hamlesine karşı çıkan subayları teker teker bertaraf eder. Dünya’nın dengesinin değiştiği tarih olarak kayda geçirilir 28 Mayıs 1987.

O An #24

Sen bir ceylan olsan ben de avcı
Avlasam çöllerde saz ile seni
Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
Vursam yaralasam söz ile seni.

Kurulma sevdiğim gözelim deyin
Bağlanma karayı alları geyin
Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
Beslesem elimde tuz ile seni.

Koyun olsan atlatırdım yaylada
Tellerini yoldurmazdım hoyrada
Balık olsan takla dönsen deryada
Düşersem toruma hız ile seni.

Veysel der ismini koymam dilimden
Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
Eğer görsem idi göz ile seni.

Aşık Veysel

Salı, Aralık 29

Kozmik Oda

Bu blogda böyle şeyler yazmaktan kaçınıyorum. Hatta hiç yazmak istemem ancak öyle olaylar oluyorki susmak yerine yazıya döküp paylaşmak daha iyi geliyor. Spor blogu temalı ve genelde spor üzerine kurulu bu blogda bu tip yazı görmek istemediğini belirten kişiler var ve bu kişiler bu yazıları okumayabilir.

Dedesi Kubilay’ın şehit edilmesine ön ayak olan ve elebaşı olduğu kanıtlanan malum şahısa yönelik bir suikast iddiası ortaya çıktı bir hafta kadar önce. Bunun ardından birkaç subay çıkmış ve bu subaylar yüksek mevkilerdeki kişilerden emir almış. İşte her şey bundan sonra başladı. Genelkurmay’ın en mahrem yerine giriliyor artık. Ülkenin olası durumlarında atılacak adımları bir savcı bir hakim bile biliyor. Hadi diyelim Genelkurmay başkanlığında birileri bu subaylara malum şahsın katli konusunda emir verdi.

Bu emri yazılı olarak kim verir?

Sadece yazılı değil belgeli şekilde kim saklamak ister?


Bu aramayı yapan şahsın geçmişini bilmeyi çok isterim. Eminim ki onun altındanda kötü kokular gelecektir. Olaya birde şu yönden bakalım. Genelkurmay’ın halk üzerindeki o güven duygusu her geçen gün sarsılmakta ve hatta artık öyle bi güven kalmadı belki. Seferberlik daire başkanlığı altında bu arama ve sonrasında yaşanacaklar askerde ciddi bir güven kaybına yol açacak. Gerçi bizim askeri kurumumuz sütten çıkmış ak kaşık hiç değil. Ancak sonuçta bir ülkenin askeri kurumunun gücü o ülkenin dokunulmazlığının güvencesidir. Bunca olay yaşanırken Genelkurmay Başkanınında susması ayrı bi gariplik. Konu ile ilgili Yılmaz Özdil köşesinde güzel bir yazı yazmış. Okumak bu lazım yazıyı. Gelecek günler bize ne gibi gariplikler gösterecek. Her zaman dediğimiz hayırlısı diyelim. Ancak bu işlerin hayrı bize değil başkalarına yarayacak.

Pazartesi, Aralık 28

TSL İlk Yarı Değerlendirmesi

Ligin ilk yarısını geride bıraktık. Lige her takım kendi umutları ile başladı. Çoğunun hedefi sezon içerisinde inişli çıkışlı değişti. İki takımın yarışı halinde gececegi sanılan lig 10. Haftadan sonra adeta kabuk değiştirdi ve şuanda lider ile beşinci arasında sadece 5 puanlık bir fark mevcut. Tablonun bu hale gelmesinde Fenerbahçe ve Galatasaray’ın sezonu erken açmalarının etkisi büyük. Galatasaray hala elindeki kadroya optimum kullanmış değil, Fenerbahçe ise Alex’in ayağına bakıyor bu senede. Beşiktaş’ın 8 haftalık ekstra çıkışı olmasa şimdiden havlu atmışlardı lige. Bursaspor Ertuğrul Sağlam ile ne oynadığını bilen ve mücadeleyi bırakmayan bir takı oldu. Çok eleştirilen Tolunay’da sonunda istikrarı yakaladı ve genç kadrosuyla gelecek adına ümit veriyor. Geçtiğimiz yıllara göre ligin kalitesi arttı diyemeyiz. Ancak takımlarımızda kolektif oyun oynama isteğinin arttığını görmek ümitlerimizi arttırıyor. Ligimiz ekonomik olarakta Avrupa’nın altıncısı konumunda. Ligin en’lerini yazalım ;

- Lig lideri Fenerbahçe. Daum ile kendi yolunu çizen Fenerbahçe, ilk hedefinin Türkiye ligi olduğunu her koşulda vurguladı. Sezona tarihi 8 de 8 ile başladılar ancak daha sonrasın Gaziantep önündeki mağlubiyetle başlayan puan kayıpları sıkça sürdü. Daum’un takımlarında görmeyi alışmadığımız kanat sorunu bu puan kayıplarının en büyük nedeni diye düşünüyorum. İkinci yarı Daum Santos'u sol beke çekeceğinin sinyallerini verdi. Uğur Boral gibi bir oyuncuya mecburiyetten oynattı. Devre arasında ilk yapılacak hamle bir kanat oyuncusu transferi olmalı. Ortada Cristian-Emre iklisi iyi uyum sağladılar. Özer'de alternatifler arasında. Güiza konusunda hala iyi oyuncu olduğunu düşünüyorum.

- Ligin en çok gol atan takımı Galatasaray. 36 gol ile en golcü takım oldular. Kuşkusuz kadro yapısı ile bu konuda lider olacagı öngörülüyordu. Rijkaard ile ilk maçlardı bu konuda hiç zorlanmadılar ancak Fenerbahçe derbisinden sonra takımda gol sorunu baş gösterdi. Ankaragücü ve Bursaspor maçı dışında her maçta gol attılar. Nitekim son haftalarda bu sorun yüzünden puan kayıpları yaşandı.

- Ligin en gol yiyen takımı Beşiktaş. Son hafta Bursa’dan yenilen 3 gol olmasa ilk yarıyı 7 gol yiyerek tamamlayacaklardı. Ayrıca Galatasaray’danda yedikleri 3 gol var. Toplamda 6 maçta gol yediler. Savunmadaki bu performans ile çok farklı yerlerde olmaları gerekirdi ancak gol atma konusundaki sıkıntı takımın yerini etkiledi. Nobre'nin ilk golünü son hafta Bursaspor'a atması bunu açıklıyor. Nihat'ında performansı diplerde olunca Bobo'ya mahkum kaldılar. Ferrari-Sivok ikilisinin uyumu ve özellikle Ferrari’nin üstün performansı bu kadar az gol yemelerinde etkili oldu.

- En çok gol atan isim Makukula oldu. 13 gol atarak bu ünvanı elde eden oyuncu aslında bir çok tezatı önümüze serdi. Yıllardır söylenen ligin çok sert geçtiği hikayesine hiç katılmadım. Biraz aklı başında bir forvet rahatlıklar 15 gol atar bu ligde. Duracagı yeri bilen bir forvet ise 20 golü zorlar. Makukula öyle hızlı bir oyuncu değil. Fizik olarak iyi ve pozisyonunu iyi alan bir oyuncu. Attığı gollerin dağılımıda eşit. Deplasmanda 7 gol, Kayseri’de ise 6 gol atmayı başardı. Çoğu golüde kaleye en fazla 10 m uzaktaydı. Bu büyük bir ipucudur aslında. Ayrıca kendi kalesine attıgı ikide gol var.

- Ligin en çok asist yapan oyuncusu Arda. 10 adet gol pası var Arda’nın. Bu asist dağılımı ile Arda’nın sezon içerisindeki performansını görebiliriz. Bu 10 asistin 8 tanesini ilk 6 haftada yaptı. Sonrasında ise 11. Haftadaki Sivas ve 16. Haftadaki Antalya maçlarında asistleri oldu. Arda ile ilgili bir başka tespitimde şu. Rijkaard Arda’yı 16 maçta oynattı ve sadece 6 maçta oyundan aldı. Oyundan alınış dakikası iki maç hariç hep 80. Dakika sonrasında oldu. Ancak Fenerbahçe maçında 55, Beşiktaş maçında ise 58. Dakikada oyundan alındı. Bu veriler Rijkaard gibi adımlarını uzun vadeli atan bir hoca için önemli bir detay. Arda’daki yeteneğin farkında ve onu fiziken sanki bir yerlere hazırlıyor gibi. Neresi olduğuda bellidir ancak şimdilik bir şey dememek lazım.

Son olarak kendi seçtiğim ilk yarının en iyi 11'i şöyle :

------------------ Volkan

Sabri ---- Ali Turan ---- Ferrari ---- İ.Üzülmez

-------------Ergic ---- Ernst

------Arda ------ Alex ------- Kewell

---------------Makukula

Cumartesi, Aralık 26

100 Yılın Hesabı

Müyesser Yıldız'ın bu kitabının siparişini verdim ve hafta başında başlayacağım. Okuduktan sonrada yorumumuzu yazarız. 472 sayfalık bu kitabın ön yazısı şu şekilde :
"Batılıların Türkiye ve Türklerle derdi, ne “Kürt sorunu”, ne “Ermeni sorunu”, ne “insan hakları”…Onların bizâtihi “Türk sorunu” var. 100 yıl önce de böyleydi, bugün de böyle. Ne var ki, biz her şeyi unuttuk, onlar hiçbir şeyi unutmadı. Sultan Abdülhamid’in söylediği gibi, “Tarih değil, hatalar durmadan tekerrür ediyor” ediyor. Dün,“Milliyetçiler, memleketlerine hiç de iyilik yapmıyorlar, kendi sultanlarına ihanet ediyorlar. Halkın barış içinde yaşamasına engel olup, müttefikleri kızdırıyorlar. Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen yegâne halk Türk halkıdır… Kürtlerin, Türklerden ayrılmaları çok zor. Böyle olmakla beraber, Majestenin Hükümeti onları, Kemalistlerle, Bolşeviklere karşı kullanabilir. Anadolu’yu, milliyetçilere karşı cesaretlendirmeliyiz. Halkın milliyetçilerden bıkkın olduğu teorisini yaymalıyız. Ferit Paşa, Anadolu’ya bir grup gönderip, halkı kandırmaya çalışacak” diyorlardı.
Bugün, “Bugün Türk milliyetçiliği iddiasında olanlar, diğerlerinin haklarını ve güvenliğini tehdit ediyor, açık demokrasi yerine geleneksel otoriter eğilimleri savunuyor. Milliyetçilik, politika yapıcılarla, AB reformcuları arasında bir engel oluşturmaktadır. Ulusal bütünlük, devlet kurumlarının korunması ve Türk kimliği kavramları, reformlar ve yargı kararlarını kısıtlıyor…Kürtler, Türk olmayan en büyük grup” diyorlar.
GB’nin Patakya Temsilcisi, Bay Q’yu ziyaret eder, üç konuda görüş alışverişinde bulunur, daha doğrusu pazarlık yapar. Patakya’ya bağlı bir Ada’da sorun vardır. Bir başka komşu ülke, Patakya’dan “tarihte işlediği suçları” kabul edip, “özür” dilemesini istemektedir. Yine Patakya’nın bir bölgesi yıllardır saldırı altındadır ve bu saldırıları yapanlar da komşu bir ülkede barınmaktadır…Görüşmenin sonunda, her ikisinin de yüzü gülmektedir!.. "

Perşembe, Aralık 24

Çarşamba, Aralık 23

Euro 2016 Logomuz

2016 Avrupa Şampiyonası için logomuz tanıtıldı. Bizden başka iki aday daha mevcut. Bunlar Fransa ve İtalya. İsveç ve Norveç ortak adaydı ancak adaylıktan çekildiler. Şampiyonayanın oynanacağı iller ve stadlarda açıklandı. Şuanda bu stadlardan sadece iki tanesi var. Atatürk Olimpiyat ve Kadir Has Stadı. Türk Telekom Arena ise yarım hazır diyebiliriz. İzmir, Konya, Antalya, Bursa, Eskişehir ve Ankara'da yapılacak yeni stadlarla toplam 8 stadyum olacak. Ülkenin tamamını kapsamayan bir seçim olmuş. Adana ve Trabzon yedek olarak yazılmış. Bu iki büyük şehrin es geçilmesi mantıksız. Ayrıca Diyarbakır'ında es geçilmemesi lazımdı diye düşünüyorum. Fransa ve İtalya bizden daha hazırlar ancak kazanma şansımızı yüksek görüyorum.
Şampiyonayı düzenlemeye hak kazanan takım 20 mayıs 2010'da açıklanacak.

Olmalıııı mı, Olmamalıııı mı?



Olmalı mı olmamalı mı
Yoksa hiç değişmemeli mi
Ama ben değişmezsem, ben olamam ki
Görmeli mi görmemeli mi
Yoksa hiç bakınmamalı mı
Ama ben bakınmazsam, hiç göremem ki
Sevmeli mi sevmemeli mi
Yoksa hiç beğenmemeli mi
Ama ben beğenmezsem, hiç konuşmam ki
Bilmeli mi bilmemeli mi
Yoksa hiç öğrenmemeli mi
Ama ben öğrenmezsem, hiç olamam ki
Olmalı mı olmamalı mı
Yoksa hiç değişmemeli mi
Ama ben değişmezsem, ben olamam ki.

Sabah kalkınca dilinizin dişinizin arasından mırıldandığınız şarkılar olur mu sizin de? (Abartısız hemen hemen her gün bi şarkıyla uyanıyorum =)) ve gün boyu sürekli gayr-i ihtiyari söylemek bazen yorar, aman oyyy yeter artık deseniz de dilinize yerleşmiştir, çıkıp gitmez veledo! Habu şarkıyla uyandım bugün de hayrolur inşallah, rüyamda da hatırlamıyorum ama artık rüyalarımı san’atçı kişiliğimin süslediğinden şüpheleniyorum=)

Sevmeliiiii mi sevmemeli miii, yoooksa hiç beğenmemeliii miii? Evet bence hiç beğenmemeli, baştan kestirip atmalı, tanımamalı, hatta kimseye ama kimseye sevse de beğense de güvenmemeli =) (çok pis yorum yaparım =))

Neyse Bülent Amcam güzel söylemiş has söylemiş şarkıyı, ben hâlâ söylüyorum bu arada, kendi sesimden de dinletmek(ihya etmek falan:)) isterdim lakin şartlar…. :P
Neyse =)
Kişisel yazı yazmayı, bir grup bloğunda sevmiyorum amaaaa;
Beeen değişmezseem beeen olamam ki! =)
Mutlu günler, iyi çalışmalar,,,,,

Pazartesi, Aralık 21

Kaptan Tatile


Kısada olsa bir tatile ihtiyacı var kaptanın. Ülke sınırları dışında kısa bir ara hem ona hemde takıma çok iyi gelcektir.

Kafaya Bak


"Zaten nasıl pozisyon olsun ki... Koskoca Galatasaray’da tek bir santrfor yok. Vallahi yok, billahi yok.Nasıl gol atmayı planlıyorlardı çok merak ediyorum.Yemin ederim Bursa’nın başındaki tarikatçı çocuk Rijkaard’dan daha yaratıcı. Önceki gün iki savunma adamından santrfor yaratıp Beşiktaş’ı yendi. Bizim Rijkaard Galatasaray kalabalığından bir santrfor çıkaramadı."
Örümcek kafalılık işte böyle birşey ...

Cuma, Aralık 18

Haftanın Tatlısı

dondurmalı irmik

UEFA Avrupa Ligi 1/32

Maçlar 18 ve 25 Şubat tarihinde oynanacak. Şuan için çekilen kuralar zorlu olarak görülüyor. Zira iki takımımızda sezon başındaki görüntüsünden çok uzaktalar. Ancak iki aylık süre var önümüde. Bu yüzden ben çok kötü kura olduğunu düşünmüyorum. Hedef final ise bu yolda bu rakiplerle er geç karşılaşılacak zaten. Bir sonraki turda Galatasaray Everton-Lisbon galibi ile eşleşecek. Fenerbahçe ise Liverpool-Urziceni galibi ile oynayacak. Ben iki takımında turu geçeceğine inanıyorum.

Atletico Madrid isim olarak kötü duruyor fakat bu sezonki performansları ortada. Apoel'i zor geçip buraya geldiler. Her halukarda Kun Aguero'yu Ali Sami Yen'de izleyecek olmak heyecan verici. Fenerbahçe ise benim hep çekindiğim Fransız takımıyla eşleşti. Lille gibi disiplinli ekipler ve oyunun her anında aynı konsantrasyonla mücadele e den takımlara karşı ülke olarak zaafımız var. En yakın örneği Sturm Graz'dır. İki aylık süre içinde daha net fikre sahip olacağız.

Şampiyonlar Ligi Son 16

İnter - Chelsea
Stuttgard - Barcelona
Olympiakos - Bordeaux
Bayern Münih - Fiorentina
CSKA Moskova - Sevilla
O. Lyon - Real Madrid
Porto - Arsenal
Milan - Manchester United

Avrupa Ligi Kura Öncesi

Tahminim şudur :
Galatasaray - Club Brugge
Fenerbahçe - Rubin Kazan
Ancak gönlüm özellikle Galatasaray'a bir İngiliz istiyor. Everton hiç fena olmaz.

Perşembe, Aralık 17

Road to Hamburg 6.2

A Grubu
Ajax 1-3 Anderlecht ( 76 Emanuelson - 13 ve 22 Lukaku, 43 Legear )
Dinamo Zagrep 1-1 Timisoara ( 80 Scutaru kk - 67 Bucur, 83 Goga )

B Grubu
Genoa 1-2 Valencia ( 51 Crespo - 45 Bruno, 90 Villa )
Lille 3-1 Slavia Prag ( 24Cabaye, 39 Gervinho, 80 Obraniak - 56 Vlcek )

C Grubu
Hapoel Tel Aviv 1-0 Hamburg ( 23 Yeboah)
Rapid Wien 3-2 Celtic ( 1 ve 8 Jelavic, 19 Salihi - 24 ve 67 Fortune, 90 Mc Gowan )

G Grubu
Lazio 0-1 Levski Sofia ( 60 Yovov )
Villarreal 0-1 Salzburg ( 7 Svento )

H Grubu
Fenerbahçe 1-0 Sheriff ( 15 Uğur )
Steau Bükreş 1-1 Twente ( 13 Capetanos - 35 Stam )

I Grubu
Benfica 2-1 AEK ( 45 ve 73 Di Maria - 84 Bloanco )
Everton 0-1 BATE Borisov ( 75 Yurevich )

Not : Mavi renkliler grup lideri, Kırmızı renkli olan takımlar grup ikincisidir.

1000

hayat bir nefestir aldığın kadar..
hayat bir kafestir kaldığın kadar..
hayat bir hevestir daldığın kadar..

Çarşamba, Aralık 16

Road to Hamburg 6.1

D Grubu
Heerenveen 5-0 Ventspils ( 55 Varynen, 58 Elm, 77 ve 78 Sibon, 88 Janmaat )
Hertha Berlin 1-0 Sporting Lisbon ( 70 Kacar )

E Grubu
Basel 2-3 Fullham ( 63 Frei, 87 Streller - 41 ve 45 Zamora, 77 Gera )
Cska Sofa 0-3 Roma ( 45 ve 52 Cerci, 89 Scardina )

F Grubu
Sturm Graz 1-0 Galatasaray ( 20 Beichler )
Panathinaikos 3-0 Dinamo Bükreş ( 55 Rukavina, 80 ve 85 Cisse )

J Grubu
Clubbe Brugge 1-0 Toulouse ( 90 Perisic )
Partizan 1-0 Shaktar Donetsk ( 5 Diarra )

K Grubu
Ecomax Cluj 0-2 PSV Eindhoven ( 19 Lazovic, 68 Amrabat )
Sparta Prag 0-3 Fc Kopenhag ( 22 ve 30 Ndoye, 54 Gronkjaer )

L Grubu
Atletic Bilbao 0-3 Werder Bremen ( 13 Pizarro, 20 Naldo, 36 Rosenberg )
Nacional Madeira 5-1 Austira Wien ( 23 ve 57 Micael, 32 Galiano, 61 Tomasevic, 66 Lopez - 21 Schumacher )

Not : Mavi renkliler grup lideri, Kırmızı renkli takımlar grup ikincisidir.