Salı, Ağustos 17

Süper Lig 1. Hafta

Sivasspor 2-1 Galatasaray ( 43 Zita, 60 Cihan – 7 Mustafa )
Gaziantepspor 0-0 Kasımpaşa
Eskişehirspor 0-0 Gençlerbirliği
Bucaspor 0-1 Beşiktaş ( 46 Bobo )
Ankaragücü 0-2 Trabzonspor ( 70 ve 82 Teofilo )
Kardemir Karabük 2-1 Manisaspor ( 47 Emenike, 80 Angelov – 90 Kahe )
Fenerbahçe 4-0 Antalyaspor ( 8 ve 13 Semih, 24 Alex, 28 Gökhan Gönül)
Büyükşehir Bld. 0-2 Kayserispor ( 66 Cangele, 82 Santana )
Bursaspor 1-0 Konyaspor ( 41 Sercan )

Pazartesi, Ağustos 16

Pazar, Ağustos 15

İftarın Tatlısı

padişah tatlısı

Hava Soğuktu, Kar Yağıyordu

Evet. soğuk bir Nisan akşamıydı...

Ankara'da lüks bir otelin önünde hareketlenmeler arttı. Siyah bir Mersedes kapıya yaklaştı...

Otelden çıkan yaşlı adam biraz yorgun fakat yaşındanbeklenmeyecek dinç adımlarla arabaya yaklaştı. Buyrun Başbuğum...

Yaşlı lider arabanın arka koltuğuna oturdu. Oldukça yoğun ve yorucu bir günün sonundaki bu nişan töreni onu daha fazla yormuştu...

Araba hareket etti. Nisan ayına göre oldukça soğukbir hava vardı dışarda ve ara sırada kar atıştırıyordu. Araba Ankara'nın caddelerinde hızla ilerlemeye başladı. Yaşlı bilge lider pencereden dışarı karanlığa doğru bakıyor, hiçkonuşmuyordu. Birden terlediğini farketti. Soğuk bir terdi bu... Şofore seslendi;

- Evladım sıcak oldu. Şu kaloriferi kapatıver..

- Başüstüne efendim.Gözü yine dışarıda idi..

Karanlığın içine doğruuzaklarda birşeyler görmek istercesine dalgın dalgın bakıyordu...

Aniden göğsünün tam ortasında bir basınç hissetti. Ardından şiddetli bir ağrı buna eşlik etti. Nefes almakta bir an zorlandı. Gömleğinin üstdüğmesini çözdü ve kravatını gevşetti. Kısık bir sesle;

"Kendimi pek iyi hissetmiyorum" dedi...

Olağandışı bir durum olduğu ortada idi. Araba ani bir manevra ile en yakındaki Çankaya Hastanesi'ne yöneldi. Yaşlı ve bilge lider yine pencereden dışarı karanlığa bakıyordu. Hava soğuktu ve kar atıştırıyordu...

İri bir kar tanesi gökte süzüldü, süzüldü ve siyah Mersedes'in arka yan camına kondu. Yaşlı ve bilge lider kar tanesine baktı. Beyaz kartanesi büyüdü, büyüdü...

Şimdi tüm dünya o kar tanesindeydi adeta...Ak sakallı ve nur yüzlü bir ihtiyar gülümsüyordu oradan...

- "Vakit tamam galiba" dedi bilge lider..
Ak sakallı, nur yüzlü ihtiyar başını hafifçe salladı. Bir nur huzmesi arabayı içine aldı...

- "Daha yapacak çok şey vardı" diye geçirdi içinden bilge lider. Buna rağmen içinde tarif edemeyeceği bir huzur vardı...

- Sen dünya imtihanını başarı ile verdin. Çok güzelişler yaptın. Kalan işleri senin yetiştirdiğin milyonlar tamamlayacak. Ak sakallı, nur yüzlü ihtiyar gülümsüyordu...

Yaşli ve bilge lider başını arkaya doğru yasladı. 80yıla sığan bir ömrün, çekilençilelerin, verilen mücadelelerin, tabutlukların, cezaevlerinin sonuna gelmişti. 40'larla başlayan, binlerle devam eden ve milyonlara ulaşan bir büyük davanın bayraktarı artık bayrağı devrediyordu. Hava soğuktu ve kar yağıyordu...

Yaşlı ve bilge liderin gözü yine o kar tanesinde idi. Binlerce, milyonlarca kalabalık onabakıyor, el sallıyordu. Ay-yıldızlı, üç hilalli vebozkurtlu bayraklar dalgalanıyor; tuğlar rüzgarda uçuşuyordu... Derinden gelen bir marş ilahi nağmelerinekarışıyordu...

"Çırpınırdın Karadeniz Bakıp Türk'ün Bayrağına, Ah ölmeden bir görseydim Düşebilsem Toprağına...

"Sesler derinleşti, bayraklar, tuğlar, tuğlar,binlerce-milyonlarca kalabalık küçüldü,küçüldü ve tüm Dünya o kar tanesinde kayboldu gitti...

Sonrası sessizlik, nurlu bir aydınlık ve huzurdu...

- Başbuğumuz öldü! diye haykırdı genç bir adam. Bayındır Hastanesi'nin yoğun bakımında saatlerdir uğraşan doktorlara aldırmaksızın aksakallı, nur yüzlü bir ihtiyar genç adama yaklaştı.

- "Alparslan Türkeş öldü", dedi.

-Her fani gibi ölümü o da tattı..

Ama şunu unutma ,başbuğ ölmedi, ölmeyecek. Başbuğ ancak onun sizlere verdiği bayrak yere düşerse ölür..A k sakallı, nur yüzlü ihtiyar birden ortadan kayboldu...

Hava soğuktu ve kar yağıyordu...

Ankara'nın caddelerini, sokaklarını dolduran milyonlar yağan kara ve soğuğa aldırmadan Ay-yıldızlı bayrağa sarılı tabutun ardından tekbir sesleri ile yürüyordu. Milyonların yüreklerinin derinliklerinden gelen haykırışlar Başkent semalarını dolduruyordu:

- Başbuğ ölmez, vatan bölünmez!...

Gökten süzülen iri kar tanesi kalabalığın önündeki tabutun üstüne yıldızın tam ortasına bir gelin süsü gibi kondu. Tabutun yanında ak sakallı, nur yüzlü bir ihtiyar bağırıyordu:

- Ya Allah!, Bismillah!, Allahuekber!..

Evet, Ankara'da hava soğuktu ve kar yağıyordu...

Cumartesi, Ağustos 14

Sivasspor 2-1 Galatasaray #1

Yazıyı Buca - Beşiktaş maçının devre arasında yazıyorum. Beşiktaş iyi mi oynuyor? Hayır fakat kendini izletiyor. Bugün puan kaybının geleceğinden emindim açıkcası. Skor pek sürpriz olmadı benim adıma. İki post aşağıdada belirttim bunu. Beni üzen geçtiğimiz yıl oynanan silik futbolun tekrarını sahada görmem.

Fotoğraf çok şey anlatıyor. Arda'da Rijkaard'da maçı kazanma adına büyük çaba harcıyor. Bu bir gerçek fakat bir türlü sonuç değişmiyor. Bu filmi geçtiğimiz sezon çokca gördük. Sorun artık zihinlere işlemiş durumda. Bugün Mustafa Sarp eğrisi doğrusu denk geldi ve gol attı. Sonrasında ise Sivasspor'un ablukası altında geçti. Kewell kendinden beklenen performansın üstüne çıktı. İlk yarı iyi kötü önde girdik diyordum fakat komik bir serbest vuruş geldi. Bu golü halı sahalarda atıyoruz. Galatasaray gibi hedefleri üst düzey olan bir takımın böyle saçma ve basit bir gol yemesine sinirlenmemek elde değil. Ali Turan'a kızmamakta mümkün değil.

İkinci yarı başladığında golün gelmeyeceğini anlamak için geçtiğimiz yılı yaşamak gerekiyor. Eminim Messi dahi olsa galibiyet getirecek gol atılamaz. Orta sahada Cana - Ayhan - Sarp hücuma destek vermemek istiyor resmen. Sarp'ın gayreti olmasa Arda ve Kewell ile gol arayan bir takım olacak sahada. Sonrasında orta sahada hücuma çıkarken kaptırılan bir top ve akabinde Servet'in gereksiz hamlesi sonucu boş kalan Cihan ve golü. Kalede kaleci olmadığı için atılan her şut gol olabilir bu sene.

Maçın geri kalan kısmı ise çırpındıkça batan bir Galatasaray. Baros - Kewell - Arda - Batdal dörtlüsü dahi sahadayken pozisyona girilemedi. Kızdığım noktada burada başlıyor. Rijkaard geleli takıma oturtmuş olduğu bir sistem yok. Sıkışınca uzun oynayın diyor Rijkaard. Son dakikalarda harcadığı enerjiyi gördükçe üzüldüm. Kendisiyle olmayacağını biliyorum fakat Rijkaard'ın galibiyet için hatta bir puan için böyle heba olmasına hiç gerek yok.

Bundan sonrayapacağı tek şey kaldı artık. Yarından tezi yok Adnan Polatla görüşecek ve orta sahaya istediğim iki oyuncu ve bir kaleci gelecek yada ben istifa ediyorum demeli. Yoksa bu senaryoyu izlemekten biz sıkıldık. Adnan Polat ise üzgün pozlar yerine takıma sahip çıkmalı ve neşteri vurmalıdır. Olan biz Galatasaray taraftarına oluyor. Futbolcular için üzüntü belki bir gece sürer. Ancak taraftar için uykusuz geceler demektir. Bunları yaşatmaya hakları yok.

İftarın Tatlısı

elma tatlısı

Bakalım totoyu tutturabilecek miyiz???

Sezonun ilk maçları hep zorludur ya buda öyle bi maç işte. Yeni, heyecanlı Buca Kartalı konuk edecek. Sir bülent neler planladı akşama görürüz. Bu maçta süpriz beklemiyorum aslında ama... neyse.

Bu maçı şimdiden bana unutturmayacak şey ise; güvenilen dağlara kar yağması, 13:00 otobüsüyle maça hareket edecekken 12:30 da telin acı acı çalması, sinirlerin gerilmesi, iyi niyetliyken ağzımızdan nahoş cümlelerin dökülmesi.

Neyse ne demiş şair yok bir sitemim hayatta herşey kısmet...:) Her işte bi hayır vardır, belki de bu olay kombineli günlerin habercisidir.

Bundesliga Top 10 Transfer

10- Audel > Stuttgart
2,5 milyon € karşılığında Valenciennes’ten alınan golcü bu listeye benim kontenjanımdan girdi. Oyununu özetlersek kısaca pırpır futbolcu diyebiliriz. Kanat rotasyonundada kullanılabilecek bir isim. Cacau ile birlikte sıkışan oyunu çözme yeteneği var. Valenciennes forması ile bir anda parlayıp attığı çok gol var. İki sezondur 7 gol atıyor. Bunun yanında asist özelliğide azımsanmayacak nitelikte. Ancak formayı kapması için çok mücadele etmesi gerekiyor. Zira önünde Marica, Progrebniak ve Cacau gibi isimler var. Ancak kanat rotasyonu dar olan takımda sağ uç forvet olarak forma şansı bulmasıda olası.


9- Simons > Nürnberg
Timmy Simons PSV den bedelsiz olarak bu takıma katıldı. Nürnberg bu tarz futbol emekçilerinin her daim kadrosunda bulundurmuştur. En yakın örneği ise Çek Thomas Galasek olarak verebiliriz. Takımın ve kentin yapısı fazla bilmediğim için bu tarz oyuncu seçiminin nedenini merak ediyorum. Fakat başarılı tercih olduğu kesin. 34 yaşındaki Belçikalı takıma deneyim ve güç katacaktır. Orta sahada atak başlangıcında oynadığı basit paslarla oyunun sıkışmamasını çok iyi beceriyor. Gerçi Nürnberg’e katacağı katkı bundan çok defansif olarak oyun bilgisi olacaktır. Simons sert yapısı ile Nürnberg’in soğuk günlerinde taraftarının içini ısıtır.



8- Arnautovic > Werder Bremen
6,2 milyon € bedelle Twente’den geldi. Ücret biraz fazla gibi gelebilir en başta. Fakat Avusturya futbolunun yeni yıldızlarından kendisi. Gelişimini tamamlaması için çok iyi bir seçim yaptı. Thomas Schaaf onu en uygun biçimde işler ve birkaç yıl sonra yüksek bir bedelle satışını gerçekleştirir. Bu sebepten bu sene onun için çok kritik bir dönem olacak. Fazla forma şansı bulmasa dahi kendini istediği kadar geliştirebilecek bir ortamda bulunacak. Pizarro, Almeida, Rosenberg gibi takıma ve sisteme alışmış isimler var önünde. Ancak Schaaf iç sahada oldukça ofansif bir yapı ile sahaya çıkıyor. Arnautovic’te tekniği ve fiziği sayesinde forma şansı bulur.



7- Kacar > Hamburg
5,5 milyon € ile küme düşen Hertha Berlin’den transfer edildi. Berlinde yeteneğini gösterme imkanını pek bulamadı. Takımın kadro yapısı buna pek izin vermesede Kacar yinede ön planda olmayı başardı. Sırp oyuncu kadroya iki deneyimli oyuncunun yanına transfer edildi. Ze Roberto ve Jarolim’in arkasında forma şansı arayacak. Ancak Jarolim’in yerine ilk 11 başlaması dahi olası. Kacar üstün fiziki yapısının yaınında topla arasının iyi olması nedeniyle Hamburg’a yakışan bir transfer oldu. Hertha berlin’deki acı dolu günlerden sonra Hamburg onun için çok güzel bir deneyim olacak ve kendiside bunun farkındadır.


6- Halil > E. Frankfurt
Schalke’den geçtiğimiz yıl kiralanan Halil bu sezon bedelsiz olarak Frankfurt’ta kalmayaı tercih etti. Skibbe ile iyi anlaşmış olmalı ki diğer teklifleri reddetti. Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısından itibaren takıma katılan Halil sadece 3 gol atmış olmasına rağmen takımın hücum gücüne ve hücumdan başlayan savunmaya katkısı nedeniyle Skibbe’nin gözdesi oldu. Ayrıca kanatta görev alabilmeside ikinci bir şansı Halil’in. Takıma olan uyumuda geçtiğimiz sezona göre arttı. Bu sezon büyük bir çıkış yakalamasını bekliyorum Halil’in.


5- Kroos > Bayern Münih
Henüz 20 yaşında fakat iki senedir Bundesliga sürekli oynama şansı buluyor. Bayern Münih geçtiğimiz sezon çok doğru bir kararla Leverkusen’e kiraladı genç yeteneğini. Burada 33 maça çıkan Kroos 9 gol ve 12 asistlik performans sergiledi. Leverkusen’in şampiyonluk yarışında kalabilmesinde büyük katkısı var. Şimdi Van Gaal ile birlikte ofansif özelliğinin yanında defansif yönünüde geliştirecektir. Van Bommel2i efektif kullanmak zorunda olan Van Gaal sıklıkla Kroos’a forma şansı verir.


4- Westermann > Hamburg
Schalke’den 7,5 milyon € bonservis ile alındı. Dünya kupasında şanssız sakatlığı sebebiye forma giyemedi. Magath’ın defanstaki vazgeçilmezi olmuştu Westermann. Şimdi kendisine daha çok ihtiyaç duyan bir takımda. Hamburg son yıllarda ofansif olarak hep iyi oldu. Fakat defans konusunda başarısızdılar bu yıllarda. Westermann bu sebepten dolayı tam ihtiyaç duydukları oyuncu. Bu kadar yüksek sırada yer almasının nedeni hem oyuncunun yeteneği hemde Hamburg’un ona olan ihtiyacı.


3- Friedrich > Wolfsburg
O da takımın ihtiyaç olan bölgesine yapılan mükemmel bir transfer. Bu kadar yüksek sırada yer alması birazda transfer ücretindeki başarıdır. Küme düşen Hertha Berlin’den sadece 2 milyon € ya alınan Friedrich kalitesini bu yaz Dünya kupasında gösterdi. Ne kadar yararlı bir isim olduğu fazlaca yazmaya gerek yok. Palermo’dan 12 milyon € ya alınan Simon Kjaer’e katacağı çok şey var. Hazırlık maçlarında Wolfsburg’u izleyemedim fakat bu sene geçtiğimiz yıllara göre daha az gol yiyeceği kesin.

2- Raul > Schalke
Bu transferin güzelliğini yazmaya gerek dahi yok. Magath’ın kişiliğine uygun bir yıldız. Çalışmayı seven ve takımı için sahada her şeyi yapabilecek bir isim. Son yıllarda Real Madrid’de fazla forma şansı bulamasada Schalke il futbole güzel bir veda edecektir. İkinci sırada yeralması birazda duygusal tabiî ki. Seviyorum El Diablo’yu. Aşırtma gollerini çok özledik. Son yıllarında bize özel anlar yaşatacağına inanıyorum.


1- Ballack > Leverkusen
Chelsea ile yollarını ayırdıktan sonra eski takımına dönmeyi tercih etmesi çok hoş oldu. Ballack’ın futbol yeteneğini övmeye gerek yok. Leverkusen’e katacaklarından bahsedelim sadece. Leverkusen’in ligin ikinci yarısında şampiyonluk yarışından kopma nedenlerinin en büyüğü kadrodaki deneyimsizlikti. Hyppia ile buna katkı sağladılar fakat Ballack tam olarak aradıkları isim. Ballack bu beklentileri boşa çıkartmayacak kalitede.


Listeyi hazırlarken oyuncunun yeteneğinin yanında gittiği takıma olacak uyumu ve o takıma katabileceklerini düşündüm. Bu sebepten çoğu kişiye ters gelen kişiler listede olabilir.Takımın ihtiyacına göre yapılan transferlerde göz ardı edilemez tabiî ki. Sizinde ekleyeceğiniz yada beğenmediğiniz isimler varsa yorum bölümünden yazabilirsiniz.

Lig Başlarken Galatasaray

Bu kadro geçtiğimiz yıl ligin ilk maçında Gaziantep’te sahaya çıkan 11.


Bu ise bugün Sivasspor deplasmanında muhtemel 11. Cana belki yedek olur ve Barış formayı giyer. Böylelikle orta sahadaki ” muhteşem tripot” tamamlanmış olur. Transfer edilen fakat daha yarım saat süre almadan sakatlanan Pino var ayrıca. Özellikle seçim yapılıyor yabancı transferinde. Geçmişte sakatlık yüzdesi ne kadar fazla ise o kişiler seçiliyor. Pino 1,5 yıl ciddi sakatlık geçirmiş bir isim ve henüz 23 yaşında.

Kariyerinde sakatlık yüzü görmemiş Linderoth burada antremanlara çıkamayacak hale geldi. Şimdide Baros bu durumda maalesef. Baros’un apar topar sözleşme imzalamasının altında bu sakatlığın etkisi yoktur umarım. Formda bi Baros ligin açık ara en iyi forveti konumunda. Sağlık kuruluda değişti, bakalım bunu etkisi nasıl olacak. O konuya girmenin sırası değil.

Bu akşam ki maçta ulu Rijkaard nasıl yönetecek takımını bunu bekliyoruz. O da yönetime kızmış gibi tavır aldı son günlerde. Sahada rezalet bir takım görme ihtimalimiz fazla. Elimdeki bu deyipişin içinden çıkıyor nasılsa. Yönetim ise dört bir koldan transfer taarruzunda hala. Utanmadanda bunu söyleyebiliyorlar. Mayıs ayından beri eksiklerini tespit edip giderememişsin ve son 20 günde taarruza kalkıyorsun. Bu işi bilmeyen ve acemi kişilerin düşeceği bir durumdur. Yönetim profesyonel yapılanmaya geçebiliyor fakat transfer konusunda çağ dışı Adnan Sezgin tek yetkili olarak ülkeden ülkeye uçuyor. Böyle bir profesyonellik anlayışı var sayın Polat’ın. Kadim dostunu karşısına alamıyor Galatasaray menfaatleri dahi söz konusu olunca.

Sayın Polat’ın geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada 1-2 oyuncu transfer edebiliriz diye bir cümlesi var. Biz bunu 1 anlayabiliriz. Ya da daha önce verdiği demeçlerdeki “yalanlardan” dolayı beklide transfer yapılmayacak. Bu bile sözkonusu olabilir. Ancak benim görüşüm en fazla 1 transfer yapılacağı ve devre arasında yeni stada geçişte göz boyama adına bir sürpriz isminde kadroya dahil edileceği yönünde. Böylelikle bir sezon daha çöpe atılmış olacak.

Lig geçtiğimiz seneye göre daha zorlu bir duruma geldi. Her takım kadrosunu ciddi takviyelerle güçlendirdi. Artık deplasmanlardan üç puanları toplamak çok daha zorlaştı. Kadrosunu bu zorluğa paralel olarak güçlendirmeyen takımlar ne kadar yıldız oyuncuları dahi olsa işleri çok zorlaşacak. Rijkaard ve ekibine olan güvenimi geçtiğimiz yılın ortasında kaybetmiştim ve bu sene başı itibari ile hiçbir güvenim yok.

Aykut ve Ufuk ile bir takımın şampiyon olacağını hayal dahi etmesi mümkün değil. Bu sebepten bu kadar basit bir olayı dahi göremeyen antrenör takımı yönetecekse diyecek sözümüz yok. Tamam yönetim verdiği sözleri tutmamıştır buna katılıyorum. Fakat kaleci konusunda yönetimin hiçbir yetkisi yok. Hala bu kişilere güveniyorsan sezon sonu alınacak başarısızlıkta yakışanı yapmalısın. Ayrıca bu seneki başarısızlıkta hem yönetim hem Rijkaard istifa ederek işinden sıyrılamaz. Daha ciddi yaptırımlar olacaktır ve bunuda taraftar belirleyecek. Hani o çapulcu sürüsüne benzetilen taraftar.

Böyle bir ortamda lige başlamak üzücü. Bu sezon ilk üç tamamen hayaldir benim adıma. Puan kaybı ik haftadan başlarsada hiç şaşırmam.

Cuma, Ağustos 13

Perşembe, Ağustos 12

Çarşamba, Ağustos 11

İftarın Tatlısı

ilk güne özel bir başlangıç olsun.
hayırlı iftarlar

Tatil Günlükleri - 3

Ayder Yaylasına çıkışta Fırtına Deresi yol boyunca eşlik ediyor. Rafting yapmak isteyenler için özel alanlar mevcut.


Ayder'in arabayla çıkılacak en yüksek yerleri. Düzlükte boğa Güreşleri yapılıyor.


Yol boyunca sağlı sollu bu güzellikler mevcut. Durup serinlemek için birebir.


Ayder'i gezip yorulduktan sonra tekrar inişe geçip yemek yemeğe Doğa Alabalık tesislerine giriyoruz. Tesis elektriğini burada üretiyor.


Tesisteki Değirmen. Kendi mısır unlarını yapıyorlar. Tesiste ayrıca bir çok hayvan bulunmakta. Deve kuşu en dikkat çekici olanı. Ayrıca tesisteki salıncak ile fırtına deresinin üstünde sallanabiliyorsunuz. Sanırım gördüğüm en büyük salıncak oydu.


Değirmenin içten görünüşü. Altın sarısı mısırlar un haline, sonrada mısır ekmeği haline geliyor.


Sıradan bi lezzet gibi görünebilir. Fakat köftelerin tadı oraya has. Servis ise gayet doyurucu.




Alabalık çiftliğinde Alabalık yemeden çıkılmaz. Tereyağının lezzeti balığın tadına tat katıyor. Ancak ana yemekten önce servis edilen tereyağı-bal ve fasülte turşusu kavurmasının tadı hepsinden güzeldi. Sıcak köy ekmeği ile çar çabuk bitiriliyor.

Salı, Ağustos 10

Tatil Günlükleri - 2

Bu ev bir asıra yakın süredir ayakta. Bu vesile ile ecdadın mekanı cennet olsun.


Çanak anten görüntüsünü bozsada doğayla içiçe yaşayan bir ev. Küçüklüğümün büyük evi şimdi küçük geliyor gözüme. Tıpkı evin önündeki alan gibi.


Evin hemen önündeki Karayemiş ağacı ve karayemişler. Ağızda bıraktığı tadı unutmak mümkün değil. Hemen aşağısından gelen dere sesi ise herşeye bedel.



Bu çeşmenin suyu dağlardan geliyor. Açılıp 15-20 saniye bekledikten sonraki buzdolabından çıkmışcasına soğuk ve leziz bir su içebilirsiniz.



Armut toplamak için yapılmış bir alet. Adı Bodagali. Ucundaki kavise takılan armut fileye düşüyor ve yüksek yerlerdeki meyveler kolaylıkla toplanabiliyor.





Evin manzarası bu şekilde. Arka odalardan çekilmiş bir foto.




Bahçedeki kiviler henüz olgunlaşmamış ancak yeterince büyük.


TBL Fikstürü Belirlendi

1. Hafta / 16 – 17 Ekim
Galatasaray Cafe Crown – Erdemirspor
Aliağa Petkim - Oyak Renault
Banvit - Fenerbahçe Ülker
Bornova Belediyesi - Medical Park Trabzonspor

Efes Pilsen - Antalya Büyükşehir Belediyesi
Mersin Büyükşehir Belediyesi - Olin Edirne Basket
Tofaş - Pınar Karşıyaka
Türk Telekom - Beşiktaş Cola Turka


Bu sezon her zamanki gibi çekişmeli bir lig olacak. Galatasaray geçtiğimiz yıl başına gelen skandaldan sonra bu sezonada iddialı bir kadro ile giriyor. Fenerbahçe hem antrenör hemde sistem değiştirerek girecek, keza Efes Pilsen büyük bir yapılanma içerisinde. Beşiktaş güç kaybetmiş gibi duruyor. Trabzon'un bu ligde olması bile ayrı bir heyecan katacak. Kısacası zevkle izlenecek bir lig bizi bekliyor. Ancak öncesinde Dünya Basketbol Şampiyonası var. Evsahibi olduğumuz turnuvada umarım başarılı olacağız. başarının kıstası yarı final.

Kısa Kısa #5

- Tatil bünyeyi ve zihni resetliyor gerçekten. Ah birde bu sıcaklar olmasa.

- Ramazan’ın ilk sahuruna bu gece kalkılacak. Sahur iftardan daha özel gelir bana nedense. Ancak nerde o eski sahurlar. Bol sıvı takviyesi yapmaya çalışalım bu sene sahurda.

- Ramazan bereketi şimdilik marketçilere geldi. Akşam iş çıkışında herkes marketlere akın ediyor.

- Turkcell Süper Ligin adı Spor Toto Süper lig olmuş. Reklam almak iyi hoş ama aldığın isim konusundada seçici olmak lazım. Ligimiz büyüsün, etsin diyorsanız biraz daha seçici olmak lazım.

- Lig bu hafta sonu başlıyor ancak detaylı bir inceleme yazısı yazamıyorum. Yazmak istiyorum fakat transfer dönemi bitmeden yazmak boşa kürek olacak. Tek bildiğim Rijkaard ve yönetime asla güvenmiyorum.

- Anayasa paketi hakkında şiddetli tartışmalar yaşanıyor. Bu arada YAŞ komedisi izledik 4 gün boyunca. Sağlam olan tek bi kurum kalmadı maalesef. Zor günler bizleri bekliyor.

- Tatil sırasında bitirdiğim Babil Şifresi< adlı kitabı pek beğendiğim söylenemez. Bi süre sonra tekrara girmiş yazar. Aynı olayları yorumlaması sıkıyor insanı. Güzel bir konu yakalamış fakat kitabı biraz erken yazmış gibi. Konuyu daha detaylı incelese yada hayalgücünü daha fazla yansıtsaymış çok daha güzel olurdu. Tavsiye etmiyorum.

- Ahmet Ümit’in İstanbul Hatırası adlı romanına başlamayı düşünüyorum. Polisiye bi Türk romanı okumak ilginç bi deneyim olacak.

- Bu madde maddenin köşe yazısı saygı duyduğum bir isim olan Özcan Yeniçeri’den gelsin. Çok güzel tarif etmiş bazı isimleri.

- Kara Duman adlı türküsünü yayınladığım Karmate grubunun “Nani” adlı albümünü dinleminizi tavsiye ederim.

Tatil Günlükleri - 1

Rize merkezdeki ev. Manzara gayet güzel. Geceleri Rize'de her yer gibi daha güzel.

Rize'nin en yüksek tepesi Şahintepe'den manzara. Tüm Rize'ye bir atmaca edasıyla tepeden bakmak ayrı bi keyif.

Şahintepe'den eski Rize stadyumu. Bu stadın yerine yapılacak alışveriş merkezini sahiplenmek için büyük oyunlar oynanıyor. Olan ise Rizespor'a oluyor her zamanki gibi. Ümit Kayıhan'ı seven bir Rizeli dahi yok.



Şahintepe'nin aynı adlı restaurantının spesiyali sac kavurma. Etleri Ovit yaylasından getirtiyorlar. Gerçekten lezzeti özel bir yer. Bakır sahanlarda pişmeside aynı bi güzellik katıyor.

Pazartesi, Ağustos 9

Maç Saatleri Komedisi

14/08 20:00 Gaziantepspor – Kasımpaşa
14/08 20:00 Sivasspor – Galatasaray
14/08 22:00 Bucaspor – Beşiktaş
14/08 22:00 Eskişehirspor – Gençlerbirliği
15/08 19:30 Ankaragücü – Trabzonspor
15/08 21:00 Kardemir Karabük – manisaspor
15/08 21:45 Fenerbahçe – Antalyaspor
16/08 21:00 Bursaspor – Konyaspor
16/08 21:00 Büyükşehir Bld. - Kayserispor

Ligin ilk haftasında 5 ayrı saatte maç oynanacak. İklim koşulları göz önüne alındı diyecekler olabilir. Ancak bu pekte inandırıcı bi neden değil. Sivas ile Gaziantep’te aynı saatte maç oynatmak ne kadar mantıklı olabilir ki ?

Program dikkatle incelendiğinde yayıncı kuruluşun iki kanaldan maçları yayınlayabilmesi için özen gösterilmiş olduğu anlaşılıyor. Dünya’nın başka bir yerinde yayıncı kuruluşun bu kadar etkin olduğu bir federasyon yoktur. Lig bir yada iki hafta geç başlayabilirdi. Bunu her sezon başı söylüyoruz zaten. Ancak federasyon hafta içi maç oynatmamakta diretiyor. Sıcaklar bittikten sonraki maç saatlerini merakla bekliyorum. Bakalım ne gibi komiklikler göreceğiz maç saatlerinde. Gündüz maçı özlemimiz bu sene dinecektir elbet.

Cumartesi, Ağustos 7

Karmate - Kara Duman


Karmate - Kara Duman

Karmate grubu 2009 da çıkardığı Nani albümünden güzel bir türkü. Bu grupla geç tanıştım ancak tanışma şeklim hoş oldu. Grubun tulumcusu akrabam çıktı. Şarkılarını arabada dinlerken yanıma gelen Oktay karşısında biraz mahçup oldum. Grup hakkında detaylı bilgileri daha sonra veririm. Sadece şu bilgiyi vereyim. Karmate lazcada Değirmen demektir.

Herkese iyi hafta sonları.