Salı, Mayıs 31
Didier Zokora Trabzonspor'da
Trabzonspor kan kaybından sonra ufak çaplı bir yapılanma yaşıyor. Orta sahda akıl kaybını enerji yüklemesi ile telafi edecek gibi duruyor. Barış Özbek transferinden sonra Sevilla'dan alınan Zokora bunun göstergesi. Zokora orta sahada defnasif açıdan ligimizin çok üstünde bir beceriye sahip. Takımda kalırsa Colman ile uyumunu merak ediyorum.Tottenham'a 8 milyon sonrasında Sevilla'ya ise 9 milyon euro bedelle transfer olmuş bir oyuncudan söz ediyoruz. Zokora'nın ilginç bir istatistiği var. Genk, St Etienne, Tottenham ve Sevilla kariyerlerinde sadece üç golü var. 310 maçta atılan üç gol epeyi ilginç bir istatistik. Tottenham ve Sevilla kariyerinde golle tanışamamış Zokora.
Trabzonspor'un aynı takımdan Romaric ilede ilgilendiği haberleri gelmekte. Romaric ile Zokora ikilisi kaybedilenden daha fazlasını kazandırabilir Trabzonspor'a. Ayrıca Bobo yada Hamdoui transferleride heran açıklanabilir. Şenol Güneş gelecek sezonda iddiasını devam ettireceğini gösteriyor. Gelecek sezon bizi çok daha heyecanlı bir Türkiye ligi bekliyor.
Etiketler:
trabzonspor
Pazar, Mayıs 29
Since 1453
Yürekler kabarık gözlerde damla,
Mehteri saygıyla dur da selamla,
Bir huşu içinde dinle gülbankı,
Sesleniyor tarih bu ses o yankı.
Sen böyle yürürken tuğla sancakla,
Türk'ün savaşları geliyor akla...
Asırlar boyunca çınladı serhat,
doğudan batıya yemen belgrat,
Duyarak bakışan gözler görüyor,
Fatih topkapıdan şehre giriyor.
Sen böyle yürürken tuğla sancakla,
Türk'ün savaşları geliyor akla...
Cumartesi, Mayıs 28
Cuma, Mayıs 27
Perşembe, Mayıs 26
Necip Fazıl Kısakürek ; Edebiyatçıdan Daha Ötesi

26 Mayıs 1904 ,İstanbul - 25 Mayıs 1983, İstanbul
Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş;
Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş...
Perde perde veralar, ışık başka, nur başka;
Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka.
Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci;
Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci?
Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi?
Fezada dipsiz sükut, duyulmazın sesi mi?
Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen!
Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen!
Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş!
Azap var mı alemde fikir çilesine eş?
Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor?
Çilesiz suratlara tüküresim geliyor!
Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum;
Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum!
Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli?
Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli?
Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır;
Belki de benliğinden kaçabilene hazır.
Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül!
Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül!
O visal, can sendeyken canını etmek feda;
Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda!
Etiketler:
üstad
Çarşamba, Mayıs 25
Emenike Sızlatıyor, Selçuk İnan Umut Veriyor
Selçuk İnan Galatasaray'a hayırlı olsun.
Ancak Emenike için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim maalesef. Keza Karabükspor-Fenerbahçe maçında Emenike'nin neden oynamadığı bugün itibarıyla resmi olarak ayyuka çıkmıştır. Demek ki, koca Fenerbahçe birkaç hafta evvel Emenike'den bir hayli korkmuş!..
Belki Emenike başarılı olacaktır; hiç lafım yok. Ancak bu transfer bana göre bir ahlaki şikedir! Herkes elini vicdanına koysun.
Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum(!) sizlerin katkılarıyla bugün taraftarlık duygularımız içimize içimize batıyor...
Ancak Emenike için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim maalesef. Keza Karabükspor-Fenerbahçe maçında Emenike'nin neden oynamadığı bugün itibarıyla resmi olarak ayyuka çıkmıştır. Demek ki, koca Fenerbahçe birkaç hafta evvel Emenike'den bir hayli korkmuş!..
Belki Emenike başarılı olacaktır; hiç lafım yok. Ancak bu transfer bana göre bir ahlaki şikedir! Herkes elini vicdanına koysun.
Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum(!) sizlerin katkılarıyla bugün taraftarlık duygularımız içimize içimize batıyor...
[Posted with iBlogger from my iPhone]
Selçuk İnan Galatasaray'da
Ünal Aysal ve ekibinin en güzel hamlesi bu oldu. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ında ısrarla istediği yıldız oyuncu ile beş senelik anlaşma sağlandı. Yaraya merhem olacaktır.Manisaspor sonrası transfer edilmiş olsa bu kadar üst düzey bir oyuncu olmayabilirdi. Zira Trabzonspor'da gelişimini tamamladı ve olgun bir şekilde Galatasaray'da oynayacak.
Etiketler:
galatasaray,
selçuk inan
Salı, Mayıs 24
Pazartesi, Mayıs 23
Aykut Kocaman 1-0 Emre Karataş
Büyüklerim hep derdi ki: “Eğer futbolun içerisinde bir yer edinmek istiyorsan, önce hatalarını ve mahcubiyetini açık sözlü bir şekilde dile getirmelisin.” Naçizane benimde artık bazı okuyucularım var ya, işte tam olarak bu amaç uğruna kaleme alıyorum bu yazıyı…
Sezon başında Avrupa’dan elendiğimiz için değil, Türkiye kupasına yine havlu attığımız için değil ya da Daum’a tam destek vermediği için değil de, sadece ve sadece Fenerbahçe yedek kulübesinin önünde, üstelikte takım golü atmışken somurttuğu için bir önyargım var Aykut Kocaman’a.
Şuan bilemiyorum; belki de daha tam kırılmamıştır bile bu önyargım. Bu arada belirtmemde fayda var, tam olarak büyüklerimin dediğini yapabilmek uğruna özellikle seçiyorum bu ‘önyargı’ kelimesini(herkese duyurulur).
Her şeye rağmen dün gönül verdiğim takımım şampiyon oldu ve ben daha kutlamaya başlamadan bir görüntü ilişti gözüme. Bir Aykut Kocaman görüntüsü…
Herkes koşarken O, emin adımlarla uzaklara bakar bir görüntüyle yürüyordu. Tam da o andı, 1-0 yenik duruma düştüğüm an…
Hani haksızlığa gelemeyen hep benimdir ya; galiba bu sefer ben düşmüşüm aynı hataya…
Şu an elimi koydum vicdanıma ve işte buyurun itiraf ediyorum: “Aykut Kocam 1-0 ben!..
Bir yandan da ümit ediyorum: “İnşallah bu maç seneye berabere bitmez!”
“Doğruluk, her türlü şartlar altında meyve verir.” Friedrich Schiller
Sezon başında Avrupa’dan elendiğimiz için değil, Türkiye kupasına yine havlu attığımız için değil ya da Daum’a tam destek vermediği için değil de, sadece ve sadece Fenerbahçe yedek kulübesinin önünde, üstelikte takım golü atmışken somurttuğu için bir önyargım var Aykut Kocaman’a.
Şuan bilemiyorum; belki de daha tam kırılmamıştır bile bu önyargım. Bu arada belirtmemde fayda var, tam olarak büyüklerimin dediğini yapabilmek uğruna özellikle seçiyorum bu ‘önyargı’ kelimesini(herkese duyurulur).
Her şeye rağmen dün gönül verdiğim takımım şampiyon oldu ve ben daha kutlamaya başlamadan bir görüntü ilişti gözüme. Bir Aykut Kocaman görüntüsü…
Herkes koşarken O, emin adımlarla uzaklara bakar bir görüntüyle yürüyordu. Tam da o andı, 1-0 yenik duruma düştüğüm an…
Hani haksızlığa gelemeyen hep benimdir ya; galiba bu sefer ben düşmüşüm aynı hataya…
Şu an elimi koydum vicdanıma ve işte buyurun itiraf ediyorum: “Aykut Kocam 1-0 ben!..
Bir yandan da ümit ediyorum: “İnşallah bu maç seneye berabere bitmez!”
“Doğruluk, her türlü şartlar altında meyve verir.” Friedrich Schiller
[Posted with iBlogger from my iPhone]
Fenerbahçe Şampiyon
Şampiyon olmuşlar ancak kibirlerinden zerre kaybetmiyorlar. Biz bize yeteriz, Çünkü Fenerbahçeyiz. Gerginlikten beslenen ve güç alan bir klüp olmak garip bi duygu olmalı.Maç sonu Emre'nin "tek bir haram puanımız yok" açıklaması ise gecenin en komik anıydı. Bu senenin şampiyonu tek kelimeyle Fenerbahçe taraftarıdır. Dolayısıyla bu sevinci sonuna kadar yaşamalılar. Trabzonspor ise ikinci kez Aykut Kocaman engeline takılmış oldu. 82 puan ile şampiyon olamamak ise acı verici.
Gelecek sezon daha kaliteli bir lig izlemememiz dileğiyle.
Etiketler:
fenerbahçe
Cuma, Mayıs 20
Şampiyonluk Bizim Değil, Sizin Umurunuzda
Futbol tutkusu çok hatırlamadığım çocukluk dönemlerimde sarmış olmalı beni… Hani insan emeklediği dönemleri pek hatırlamaz ya, işte bende Fenerbahçe’ye gönül verdiğim dönemleri pek hatırlamıyorum doğrusu. Gelişigüzel izliyordum tabii ama esas olarak futbolu sevdiğimde, Saraçoğlu çimlerinin üzerinde üç tuhaf rengin birbiriyle olan muhteşem uyumu vardı; yeşil çim, kırmızı krampon, siyahi futbolcu.
Evet, sebebi Jay Jay Okocha’ydı!.. Onun hayran olduğum hareketleri yüzünden benim gökkuşağı renklerim, o dönem bu tuhaf üç renk arasındaki bana göre muhteşem bir uyumdan oluşmaktaydı…
“Allah’ın Afrikalısına ne bu hayranlık?” diye sorardı büyüklerim, çocukça: “Ama onun çalımlarını başkası atamaz!” diye cevapladığımı dün gibi hatırlarım…
Endüstriyel futbolun bana attığı ilk kazık, onun yüksek bir maliyetle Fenerbahçe’den gidişiyle gerçekleşmişti…
Çok üzülmüştüm!..
Ama aradan çok zaman geçmemişti ki, kendi içimde çok önemli bir şeyi fark ettim; ona olan tüm sevgim artık Fenerbahçe hanesine yazılıydı…
Her taraftar gibi bugüne kadar bende destekledim takımımı. Bu yazıyı esas kaleme alış sebebim ise, bugün peşimi hala bırakmayan kötü hatıralar…
Denizli!.. Trabzon!..
Nasıl oldu; neye mahsuben, bugün hala bir anlam verebilmiş değilim… Ve aynı manzara yine karşımda.
Denizli ve Trabzon maçları işin serim ve düğümüydü. Fakat bu sefer çözüm tam anlamıyla bizden diyebilirim. “Niye mi?”
Çünkü haftalardır yanlış anketler yapıldı… Yurdun genelinde ‘kim şampiyon olur?’ anketi düzenleyeceklerine: “Hangi takımın taraftarı ruh sağlığı olarak daha güçlüdür?” anketi yapılmalıydı.
Çünkü Denizli ve Trabzon maçları bize hüsranı değil, kabusu değil; nasıl güçlü olunur onu öğretmiş. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak bugün geldiğim noktada son hafta, ya yine şampiyon olamazsak…
“O zaman ben naparım!”
Ayağa kalkar Trabzonspor’u büyük büyük alkışlarım… Çünkü bir Fenerbahçelinin Avrupa kapısı bugün sahip olduğu olgunluk seviyesiyle açılmıştır…
İnsan, her yerde aynı insandır ve bir insan yaratılışında asalet olmadı mı dünyanın tacını giyse, yine çıplak kalır.
MONTAIGNE
Evet, sebebi Jay Jay Okocha’ydı!.. Onun hayran olduğum hareketleri yüzünden benim gökkuşağı renklerim, o dönem bu tuhaf üç renk arasındaki bana göre muhteşem bir uyumdan oluşmaktaydı…
“Allah’ın Afrikalısına ne bu hayranlık?” diye sorardı büyüklerim, çocukça: “Ama onun çalımlarını başkası atamaz!” diye cevapladığımı dün gibi hatırlarım…
Endüstriyel futbolun bana attığı ilk kazık, onun yüksek bir maliyetle Fenerbahçe’den gidişiyle gerçekleşmişti…
Çok üzülmüştüm!..
Ama aradan çok zaman geçmemişti ki, kendi içimde çok önemli bir şeyi fark ettim; ona olan tüm sevgim artık Fenerbahçe hanesine yazılıydı…
Her taraftar gibi bugüne kadar bende destekledim takımımı. Bu yazıyı esas kaleme alış sebebim ise, bugün peşimi hala bırakmayan kötü hatıralar…
Denizli!.. Trabzon!..
Nasıl oldu; neye mahsuben, bugün hala bir anlam verebilmiş değilim… Ve aynı manzara yine karşımda.
Denizli ve Trabzon maçları işin serim ve düğümüydü. Fakat bu sefer çözüm tam anlamıyla bizden diyebilirim. “Niye mi?”
Çünkü haftalardır yanlış anketler yapıldı… Yurdun genelinde ‘kim şampiyon olur?’ anketi düzenleyeceklerine: “Hangi takımın taraftarı ruh sağlığı olarak daha güçlüdür?” anketi yapılmalıydı.
Çünkü Denizli ve Trabzon maçları bize hüsranı değil, kabusu değil; nasıl güçlü olunur onu öğretmiş. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak bugün geldiğim noktada son hafta, ya yine şampiyon olamazsak…
“O zaman ben naparım!”
Ayağa kalkar Trabzonspor’u büyük büyük alkışlarım… Çünkü bir Fenerbahçelinin Avrupa kapısı bugün sahip olduğu olgunluk seviyesiyle açılmıştır…
İnsan, her yerde aynı insandır ve bir insan yaratılışında asalet olmadı mı dünyanın tacını giyse, yine çıplak kalır.
MONTAIGNE
[Posted with iBlogger from my iPhone]
Büşra İçin Yardım !!!
Büşra AKBAŞ yakalanmış olduğu hastalık ( Still ) nedeni ile Ankara GATA’da tedavi görmektedir. Tedavinin şuan ki aşamasında Büşra’nın elleri ve ayakları bilekleri hizasından kesilmiş durumda.Kendisi 17 yaşında olup ailesinin yetersiz maddi imkânları ile hayatını sürdürmektedir.
Büşra’yı tekrar hayata bağlayabilmek için, temel ihtiyaçlarını giderebileceği protezlerin temini ve genel bakım ihtiyaçlarını karşılayabilmek üzere sizlerden yardım toplamayı arzu ediyorum. Yapabileceğimiz yardımları aşağıdaki hesap numarasına yönlendirmenizi rica ediyorum.
Hasta Adı : BÜŞRA AKBAŞ
Banka Hesabı Sahibi : FÜSUN GEDİK (Hastanın Annesi-Dul)
İş Bankası Ankara Etlik Şubesi (4239)
Hesap No : 108 52 21
IBAN : TR 78 0006 4000 0014 2391 0852 21
(Hastanede tedavi gördüğüne dair belgeleri, hastanın ve yakınlarının telefonu mevcuttur.)
Etiketler:
yardım
Perşembe, Mayıs 19
Salı, Mayıs 17
İleri Demokrasinin Getirdikleri

En sağdaki milletvekili sıfatı ile başkentte volta atabiliyor. Yanındaki kendi başkentinin belediye başkanlığını yaptığına inanıyor. Bu ülke insanın sabrı deneniyor sanırım. Dağlardan topladıkları leşlerini toprağa defnediyorlar. Fakat bilmiyorlar ki bu topraklar onurlulara kucağını açar. İş sokaklara çıkıp, yakmakla, yıkmakla oluyor sanıyorlar. İktidarın eli sürekli koruyor onları bunun farkında değiller. Türk halkının kurtuluş savaşı daha bitmedi. Bu sefer kurtarılacak yerler değil irinlerden arınılacak yerler var. Vakit safını belli etme vaktidir.
Etiketler:
ileri demokrasi
Beşiktaş 3:1 Eskişehirspor


Kupa coşkusunun alevlendirdiği Beşiktaş seyircisi takımının şampiyonluk umudu olmasada İnönüde sezonun son maçında takımını mükemmel şekilde uğurladı ve önümüzdeki sezon için umut tazeledi.İki iddaasız takımdan güzel futbol beklemek için haksız değildik, iki takımda bu sene alabilceklerini almışlardı.
Beşiktaştan ayrılan her futbolcu gibi Erkan Zenginde aşırı motiveyle çıkmıştı sahaya ve son zamanlarda izlediğim en güzel duran top organizasyonuyla öne geçmesini bildiler. Eskişehirdeki maçtada Tello çözmüştü düğümü...
Neyse ki Beşiktaş taraftarını arkasına alarak Fernandes'inde jeneriklik golüyle karşılık verdi Eskişehire. Fernandese bir parantez açmak lazım, kumaşı tartışılmaz bu sezonun ikinci yarısında bize yaptığı katkı ise daha son 3-4 maçtır gözleniyor, Mete Düren'in açıklamalarına göre alınmak isteniyor fakat tuzlu biraz... Bence Fernandes kalmalıdır tam takıma ısınmış ve uyum sağlamışken bu futbolcudan önümüzdeki sezonlarda da faydalanılmalıdır.
Almedia'nın şık kafa golü maçı kopardı diyebiliriz ama eskişehirin son dakikaya kadar bitmeyen enrjisinide görmezlikten gelemeyiz. Simaonun penaltısı ise skoru beliryerek İnönüye bu sezon güzel bir veda busesi kondurdu Beşiktaşımız.
Tayfur Havutçu ile 2+1 yıllık sözleşme imzalanması ise beni sevindirdi açıkçası. Schusterden çok şey bekledik ve kalsaydıda bekleyecektik oda bazı şeylerin farkına vardı ki delikanlı gibi ayrılarak veda etti bizlere fakat sezon başından beri tribünlere gönderdiği Tayfuru kılavuz olarak kullansaydı hala aramızda olabilirdi. Neyse olacağı varmış.
Tayfur geçmişte fulbolculuğuyla,kişiliğiyle örnek bir adamdır. Teknik Direktörlüğüne gelince Schusterden sonra takımın üzerindeki ölü toprağını atmış ve kısa sürede kupa kaldırmıştır. Yıllardır önemli hocalarla çalışmış ve yabancı dili olan kendini geliştirmiş, Futbolcuların sevdiği bir hocadır.
Önümüzdeki sene ki iyi bir başlangıç Tayfuru uzun yıllar Beşiktaşta tutabilir lakin bu sene sonunda önümüzdeki sezon için yapılacak transferlerde istemediği halde yöneticilerin transferlerine onay verip eyvallah derse ozaman akıbeti diğer Beşiktaşlı hocalarla aynı olacaktır.
Bunun kararını hesabını Tayfur iyi yapmalıdır. Önümüzdeki sezon ki takım tamamen Tayfurun takımı olmalıdır ki Tayfuru değerlendirelim. Bu konuda Schustere verilen olanaklar onada verilmelidir yönetim olarak.
Forlan transferi daha resmileşmesede ön protokol imzalandı. Bu adam tartışılmaz ve alır götürür. Tek soru işareti sakatlık mevzuu sanırım o konuda bi problem yok. Almedianın satılacağı ve Boboyla nalaşılamadığı konuşuluyor. Bobonun kalmasını isterim fakat uçuk bir ücret talebi söylentileri var. Haberleri bekliyoruz bugün başkanla görüşeceği ve konunun netleşeceği söyleniyor.
Etiketler:
beşiktaş
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











