sadrazam lokumu
Cuma, Haziran 29
Perşembe, Haziran 28
İlk Finalist İspanya
Yarı finalin ilk maçında favori İspanya’ydı kuşkusuz. Ancak
maç başladığında Portekiz’in bu mücadeleye hazır olduğu ve bazı anlarda İspanya’dan
daha üstün olduğu gerçeği ortaya çıktı. Özellikle Coentrao muhteşemdi. Maç boyu
kendi sol kanadını kullandı. David Silva’yı oyunda kaldığı sürede etkisiz
kıldı. Diğer kanatta ise Nani yıldırıcı özelliği ile dikkat çekti. Ronaldo
Hollanda maçının aksine etkisizdi. Hugo Almeida ise alternatifsizlikten
oynuyordu adeta. Tek tehdidi olan etkili şutlarını da çıkaramayınca vasatı
aşamadı. Ancak dakikalar ilerledikçe İspanya’nın kendi halinde işleyen iç
ritimi oyuna hakim oldu. Sahanın tümünde pres yapabilen Portekiz oyundan düştü.
Nitekim maçın son 20 dakikasında defans yapmaktan başka çare bulamadılar. Son
dakikada yakaladıkları kontratakta Ronaldo kötü vurunca finalin kıyısından
döndüler.
Uzatma dakikalarında oyun rölanti gitti ve iki takımda adeta penaltılara hazırladı kendini. Penaltı vuruşları öncesi İspanyollar kendinden emin görünüyordu. Önce Alonso sonrada Moutinho’nun atışları kaçırması dengeyi bozmadı. Portekizde Nani ve Pepe golü buldular. Ancak dördüncü penaltı Bruno Alves topu direğe nişanlayınca Fabregas klas penaltısıyla Portekiz’i evine gönderiyordu. Ronaldo ise 2010 sonrasında birkez daha İspanya’ya elenmenin acısını yaşadı. Daha acı olan ise penaltı kullanamadan kupaya veda etmesi. Bruno alves’in penaltı atması abes görünsede Ronaldo’nun ilk penaltıyı atmaması da ayrı bir yanlıştı. Sonuçta İspanya beklenildiği gibi finale adını yazdırdı. Ve bu akşam rakibini bekleyecek. Almanya ve İtalya kıyasıya bir mücadele içinde olacak.
Uzatma dakikalarında oyun rölanti gitti ve iki takımda adeta penaltılara hazırladı kendini. Penaltı vuruşları öncesi İspanyollar kendinden emin görünüyordu. Önce Alonso sonrada Moutinho’nun atışları kaçırması dengeyi bozmadı. Portekizde Nani ve Pepe golü buldular. Ancak dördüncü penaltı Bruno Alves topu direğe nişanlayınca Fabregas klas penaltısıyla Portekiz’i evine gönderiyordu. Ronaldo ise 2010 sonrasında birkez daha İspanya’ya elenmenin acısını yaşadı. Daha acı olan ise penaltı kullanamadan kupaya veda etmesi. Bruno alves’in penaltı atması abes görünsede Ronaldo’nun ilk penaltıyı atmaması da ayrı bir yanlıştı. Sonuçta İspanya beklenildiği gibi finale adını yazdırdı. Ve bu akşam rakibini bekleyecek. Almanya ve İtalya kıyasıya bir mücadele içinde olacak.
Çarşamba, Haziran 27
Pazartesi, Haziran 25
Euro 2012 Yarı Final Son İki Bileti
Euro 2012'de yarı finalin son iki biletini İspanya ve İtalya kaptı. İspanya - Fransa eşleşmesinde favori İspanyaydı ve rahat oyunuyla sonuca gitmesini bildi. İspanya'nın futbolu çoğu futbolseveri uyuz etsede benim hoşuma gidiyor ve kupayı kaldıracaklar bence. Topa sahip olmadan geçen sistem hoş, hermaç yapılan 750-850 arası pasta cabası. Bu oyunu kim bozabilir? Oynadığı her maçta performansı artan Portekiz mi? sanmam... Maçın diğer tarafındaki Fransa bu oyunu bozmayı tercih etti üç bölgede yakın kaldılar pas trafiğini bozmak için nafile, bu sefer kanatları boşladılar beklenen sonuç kaçınılmazdı yani. Xabi Alonso'nun biri penaltı'dan iki golüyle 2-0 turladı İspanya ve yarı finale gözünü dikti. İspanta iyi hoş da bi de Torresle başlasa daha tatlı olur bence.
Yarı finalin diğer biletini İtalya kaptı. İtalya-İngiltere eşleşmesinde favorim ve sempatim İngiltere'den yanaydı. Bu sempati ilk yarıda sona erdi. Maç uzar, penaltılara kalır demiştim fakat böyle iyi futbol beklemiyordum. İki takım çok iyiydi, turnuvadaki en iyi, göze hoş gelen futbollarını oynadılar. İlk yarı'nın başlangıcıyla birlikte pozisyon zenginliği hat safhadaydı. Gol kaçırma yarışı vardı diyebiliriz. Bunda İtalya'da Buffon, İngiltere'de Terry-Lescott ikilisinin başarısı tartışılmazdı. İtalya daha fazla organize olmuş ve daha fazla pozisyon bulan taraftı İngiltere ise İtalya'nın tanıdığı fırsatları kollayan sıkı savunma yapan taraftı sanki roller değişmişti. Penaltılara kadar gitti maç penaltılarda ayrı bir heyecan yaşandı. Buffon takımını kurtarışıyla sırtlarken Pirlo yıllarca unutulmayacak penaltısıyla gönüllerde ki yerini sağlamlaştırarak takımlarının son yarı final biletini kapmasını sağladılar.
Almanya- İtalya, İspanya-Portekiz eşleşmeleri sağlam maçlar, Portekiz ve İtalya bir süprize imza atacaklar mı bekleyip göreceğiz. @trgtalper
Yarı finalin diğer biletini İtalya kaptı. İtalya-İngiltere eşleşmesinde favorim ve sempatim İngiltere'den yanaydı. Bu sempati ilk yarıda sona erdi. Maç uzar, penaltılara kalır demiştim fakat böyle iyi futbol beklemiyordum. İki takım çok iyiydi, turnuvadaki en iyi, göze hoş gelen futbollarını oynadılar. İlk yarı'nın başlangıcıyla birlikte pozisyon zenginliği hat safhadaydı. Gol kaçırma yarışı vardı diyebiliriz. Bunda İtalya'da Buffon, İngiltere'de Terry-Lescott ikilisinin başarısı tartışılmazdı. İtalya daha fazla organize olmuş ve daha fazla pozisyon bulan taraftı İngiltere ise İtalya'nın tanıdığı fırsatları kollayan sıkı savunma yapan taraftı sanki roller değişmişti. Penaltılara kadar gitti maç penaltılarda ayrı bir heyecan yaşandı. Buffon takımını kurtarışıyla sırtlarken Pirlo yıllarca unutulmayacak penaltısıyla gönüllerde ki yerini sağlamlaştırarak takımlarının son yarı final biletini kapmasını sağladılar.
Almanya- İtalya, İspanya-Portekiz eşleşmeleri sağlam maçlar, Portekiz ve İtalya bir süprize imza atacaklar mı bekleyip göreceğiz. @trgtalper
Etiketler:
euro 2012
Cumartesi, Haziran 23
Çeyrek Finaller Yeni Başlıyor
Portekiz, Çek Cumhuriyeti maçında sahadaki en büyük oyuncu Ronaldo oldu ve takımını yarı finale çıkardı.
Dün akşam Mesut liderliğindeki Almanya, Yunanistan'ı 4-2 ile geçerek yarı finaldeki rakibini beklemeye başladı. Mesut'u izlemek gerçekten büyük bir zevk.
Çeyrek finaller bugün başlıyor diyebiliriz. Bu akşam İspanya - Fransa korakor bir mücadele verecekler. Fransa sürpriz kovalarken ispanya yarı finalde Portekiz'in rakibi olmaya çalışacak. yarın akşam ise İngiltere - İtalya mücadelesi Almanya'nın rakibini belirleyecek. turnuvada gönlüm Mesut'un yani Almanya'nın yanında.
Dün akşam Mesut liderliğindeki Almanya, Yunanistan'ı 4-2 ile geçerek yarı finaldeki rakibini beklemeye başladı. Mesut'u izlemek gerçekten büyük bir zevk.
Çeyrek finaller bugün başlıyor diyebiliriz. Bu akşam İspanya - Fransa korakor bir mücadele verecekler. Fransa sürpriz kovalarken ispanya yarı finalde Portekiz'in rakibi olmaya çalışacak. yarın akşam ise İngiltere - İtalya mücadelesi Almanya'nın rakibini belirleyecek. turnuvada gönlüm Mesut'un yani Almanya'nın yanında.
Etiketler:
euro 2012
Cuma, Haziran 22
Perşembe, Haziran 21
Çarşamba, Haziran 20
Euro 2012 / D Grubu / Kapanış
Euro 2012 D Grubu kapanışında İngiltere-Ukrayna, Fransa-İsveç mücadelerine sahne oldu. İki maçıda aynı anda seyretmeye çalıştım ama gözüm daha çok İngiltere-Ukrayna mücadelesindeydi açıkçası. Bumaçın daha zevkli geçeceğini düşünüyordum ve öyle oldu. Ne dersek diyelim 62. dakikada Tery'nin kale içinden çıkardığı top YUH! dedirtti. O ana 1-0 geriden gelen , bastıran Ukraynaydı belki de o gol verilmiş olsaydı şuan başka şeyler konuşuyor olacaktık. Biz hakemleri elştiriyoruz TSL'de fakat böyele bir turnuvada bu hatalar oluyorsa çok konuşmamak en iyisi. Sahada 5 hakem vardı sanırım bu gol çizgisi teknolojisi devreye girmediği sürece 25 hakemde olsa bu hatalar olacak.
İlk yarıya baskıyla başlayan ev sahibi Ukrayna karşısındaki katı İngiltere savunmasına karşın pozisyon üretmesini bildi fakat bu pozisyonları gole çeviremedi. Böyle olunca neden Sheva ile maça başlanmadı diye düşünüyorum. İkinci yarıya daha baskıcı Ukrayna futbolu bekleniyordu fakat 48.dakikada Gerrard'ın güzel ortasını Ukrayna savunması ve kalecisi es geçince milli forma hasreti çeken Rooney için bıu ortayı gole çevirmek zor olmadı. Daha sonrasında Ukrayna gruptan çıkmak için elinden geleni gösterdi fakat verilmeyen gol herşeye tuz biber ekti, böylelikle bir ev sahibi daha Euro 2012ye veda ederken, gruptan çıkamaz denilen İngilteregrubu lider tamamlayarak Çeyrek finalde İtalya'nın rakibi oldu. Enteresan bir eşleşme, penaltılara kadar gider bence.
Fransa-İsveç mücadelesini elimden geldiğince takip etmeye çalıştım, ilk yarı hızlı başlasa da daha sonra iki takımda duraksadı. İlk yarıda Fransa ataklarını daha çok izledik diyebilirim. Fransa rakip kaleye topu iyi taşıyor ama sonrası karışıyor gibi, gerek Ribery gerek Benzema ceza sahasında istedikelrini yapamıyorlar.
İkinci yarı daha hızlı başlayan İsveçti ve ikinci yarı başlarında Zlatan gol böyle atılır dedi. Euro 2012'nin sonraki mücadelelerinde ne goller atılır bilmem çokta enterese etmez beni bu gol turnuvanın golüdür. Golden sonra İsveç ataklarını daha da sıklaştırırken Fransa maç bitsinde İspanyayla karşılaşalım havasındaydı. 90+1 de İsveçin ikinci golü ve galibiyeti pekiştirdi. İsveç çıktı mücadelesini gösterdi gruptan çıkamasada tat bıraktı bence Fransa ise çeyrek finalde İspanya'nın rakibi oldu, sanırın dönüş için uçak biletleri falan ayrılmış o derece...
Euro D Grubunda İngiltere, Fransa, İsveç ve Ukraynayı izledik. İngiltere turnuvanın en iyi savunmalarından birine sahip ve heran herşey yapabilir pozisyonunda. Maç kazanmak istediklerinde kazandılar ve bunu herkese gösterdiler. Fransa 2010 dünya kupası trajedisini atmış gözüksede eski Fransa değil ve olamayacak görüntüsünde. İsveç bu gruptaki maçlarını gözden geçirmeli bence ilk iki maç önde başlayıp mağlup oldular son maçta galip geldiler ilerleyen yıllarda daha başarılı bir İsveç görebiliriz. Ukrayna evsahibi avantajını iyi kullandılar, güçleri doğrultusunda iyi işler yaptılar, son maçta verilmeyen golleri hevslerinin kursaklarında kalmasına neden oldu.@trgtalper
İlk yarıya baskıyla başlayan ev sahibi Ukrayna karşısındaki katı İngiltere savunmasına karşın pozisyon üretmesini bildi fakat bu pozisyonları gole çeviremedi. Böyle olunca neden Sheva ile maça başlanmadı diye düşünüyorum. İkinci yarıya daha baskıcı Ukrayna futbolu bekleniyordu fakat 48.dakikada Gerrard'ın güzel ortasını Ukrayna savunması ve kalecisi es geçince milli forma hasreti çeken Rooney için bıu ortayı gole çevirmek zor olmadı. Daha sonrasında Ukrayna gruptan çıkmak için elinden geleni gösterdi fakat verilmeyen gol herşeye tuz biber ekti, böylelikle bir ev sahibi daha Euro 2012ye veda ederken, gruptan çıkamaz denilen İngilteregrubu lider tamamlayarak Çeyrek finalde İtalya'nın rakibi oldu. Enteresan bir eşleşme, penaltılara kadar gider bence.
İkinci yarı daha hızlı başlayan İsveçti ve ikinci yarı başlarında Zlatan gol böyle atılır dedi. Euro 2012'nin sonraki mücadelelerinde ne goller atılır bilmem çokta enterese etmez beni bu gol turnuvanın golüdür. Golden sonra İsveç ataklarını daha da sıklaştırırken Fransa maç bitsinde İspanyayla karşılaşalım havasındaydı. 90+1 de İsveçin ikinci golü ve galibiyeti pekiştirdi. İsveç çıktı mücadelesini gösterdi gruptan çıkamasada tat bıraktı bence Fransa ise çeyrek finalde İspanya'nın rakibi oldu, sanırın dönüş için uçak biletleri falan ayrılmış o derece...
Euro D Grubunda İngiltere, Fransa, İsveç ve Ukraynayı izledik. İngiltere turnuvanın en iyi savunmalarından birine sahip ve heran herşey yapabilir pozisyonunda. Maç kazanmak istediklerinde kazandılar ve bunu herkese gösterdiler. Fransa 2010 dünya kupası trajedisini atmış gözüksede eski Fransa değil ve olamayacak görüntüsünde. İsveç bu gruptaki maçlarını gözden geçirmeli bence ilk iki maç önde başlayıp mağlup oldular son maçta galip geldiler ilerleyen yıllarda daha başarılı bir İsveç görebiliriz. Ukrayna evsahibi avantajını iyi kullandılar, güçleri doğrultusunda iyi işler yaptılar, son maçta verilmeyen golleri hevslerinin kursaklarında kalmasına neden oldu.@trgtalper
Etiketler:
euro 2012
Salı, Haziran 19
Ölümün Böylesi
Ülke kürtaj, ev hapsi, genel af gibi konularla çalkalansın, teröristler vatanın her sokağında kol gezsin, sen dağlarda ekmek yedikleri vatana tükürmeye çalışan soysuzların peşinde koş. Hain bir kurşuna canını teslim et. Memleketine, evine, annene, babana döneme. Kuytu bir köşede ruhunu teslim et azraile. Peki ya sana bu kurşunu atanlar, attıranlar,atılmasına sebep olanlar ? Onlar ölümünü her ortamda meze yapsınlar. Hatta ölümünden dolayı onur bile duyanlar olacak. Sen ömrünün baharında göçüp git bu Dünya'dan. Adına şehit desinler sadece, ismin manşet olsun, medyada 3 gün yer bulursun o kadar. Sonrası anneye babaya kalan ve ömür boyu geçmeyecek bir acı.
Dedik ya ; adın sadece şehit olarak kalır. Ama neye göre? Kime göre ? Ne için olduğu belli olmayan bir şehit !!!
Dedik ya ; adın sadece şehit olarak kalır. Ama neye göre? Kime göre ? Ne için olduğu belli olmayan bir şehit !!!
Etiketler:
şehit
Pazartesi, Haziran 18
Samet Kaptan geldi... Herşey bitti mi?
Tabi ki bitmedi daha yeni başlıyoruz. Bu kötü dönemde çıkış yolu olarak Beşiktaş'ın kendi öz evlatlarından faydalanması gerekiyordu ve sancılı'da olsa (birazda mecburiyetten) Samet Aybaba Beşiktaş'ın başına getirildi. Kendisi'nin Beşiktaşlılığını tartışmak abestir, nedendir bilinmez kendisine sinir olan bir zümrede Beşiktaş camiasının bir parçasını oluşturmaktadır. Netice olarak kendisi Beşiktaş'ın kaptanlığını yapmış ülkemizde çeşitli kulüplerde görev almış ve her görev aldığı kulüpte olumlu izler bırakmış bir teknik adamdır. Özellikle altyapı konusunda bilgili ve cesaretlidir. Kendisine neden sinir olunuyor ? sorusunun cevabı bilinmemektedir, bilinen Beşiktaşı görev aldığı kulüplerde baya yenmesi, puan alması, gol sevinci falandır... eee ne yapacaktı adam ?
Bu zor dönemde çıkış yolu olarak Beşiktaşın öz evlatlarının kullanılması, Beşiktaşa yakışmayacak, formayı haketmeyen futbolcularla yolların ayrılması ayrıca alt yapıdan 1-2 yetenek yakalanırsa 2 senede bu takım eski günlerine döner demiştim.(Maddi-manevi olarak) Onun için Samet Aybaba tercihi doğrudur, kendisi inşallah akıllı adımlar atar, ne oldum delisi olmaz, herşeye kafa sallamaz, ağırlığını yerinde kullanır ve iyi bir başlangıç yaparak uzun yıllar Beşiktaşımızın başında görev alır.
Samet hoca zirveye oynayacağım diyor... Yönetim küçüleceğiz... Yönetimden Cem Bilge, yönetim dışından ibrahim Altınsay istifa ediyor, çok hoca ismi geçiyor (ürkütücü) sonrada mecbur kalındı biliyorum Samet hoca getiriliyor Beşiktaşın başına. Yönetimde bi kargaşa bir sıkıntı var, görüş ayrılıkları var, net bir hedef belirlenmemiş... Bu da camiayı endişelendiriyor. Başkan çıkıyor Rüştü, Nihat hakkında garip demeçler veriyor, İkinci başkan Egemen hakkında atıp tutuyor... Ya tamam görüşleriniz vardır bir çok konu hakkında ama net bir tavır belirlemeden neden medyaya malzeme oluyorsunuz? Ne oldum delisi mi olacaksınız?
Evet zor bir görev aldınız, Yanan eve girdiniz, Beşiktaşa FEDA olsun dediniz, ne olur kendinizden şüphe ettirmeyin bizi.
Bu zor dönemde çıkış yolu olarak Beşiktaşın öz evlatlarının kullanılması, Beşiktaşa yakışmayacak, formayı haketmeyen futbolcularla yolların ayrılması ayrıca alt yapıdan 1-2 yetenek yakalanırsa 2 senede bu takım eski günlerine döner demiştim.(Maddi-manevi olarak) Onun için Samet Aybaba tercihi doğrudur, kendisi inşallah akıllı adımlar atar, ne oldum delisi olmaz, herşeye kafa sallamaz, ağırlığını yerinde kullanır ve iyi bir başlangıç yaparak uzun yıllar Beşiktaşımızın başında görev alır.
Samet hoca zirveye oynayacağım diyor... Yönetim küçüleceğiz... Yönetimden Cem Bilge, yönetim dışından ibrahim Altınsay istifa ediyor, çok hoca ismi geçiyor (ürkütücü) sonrada mecbur kalındı biliyorum Samet hoca getiriliyor Beşiktaşın başına. Yönetimde bi kargaşa bir sıkıntı var, görüş ayrılıkları var, net bir hedef belirlenmemiş... Bu da camiayı endişelendiriyor. Başkan çıkıyor Rüştü, Nihat hakkında garip demeçler veriyor, İkinci başkan Egemen hakkında atıp tutuyor... Ya tamam görüşleriniz vardır bir çok konu hakkında ama net bir tavır belirlemeden neden medyaya malzeme oluyorsunuz? Ne oldum delisi mi olacaksınız?
Evet zor bir görev aldınız, Yanan eve girdiniz, Beşiktaşa FEDA olsun dediniz, ne olur kendinizden şüphe ettirmeyin bizi.
Etiketler:
beşiktaş
Cumartesi, Haziran 16
Euro 2012 A Grubunda Sona Gelirken
Euro 2012 A grubunda gecenin final maçları bu akşam Türkiye
saati ile 21.45’te başlayacak.
Grupta oynadığı iki maçta iki beraberlik alan Polonya, Rusya
karşısında dağılmasına rağmen Yunanistan engelini geçmeyi başaran Çek
Cumhuriyeti ile karşı karşıya geliyor. Polonya her ne kadar 10 kişi Yunanistan
kalesine dahi gidemese de Rusya karşısında özellikle ikinci yarıda oynadıkları
futbolla beğeni topladılar. Ancak kontra yemeye oldukça müsait görüntüleri de
devam ediyor. Lewandowski-Kuba ikilisi her zamanki gibi takımın en önemli hücum
silahları olarak göze çarpıyor. Rusya maçında sonradan oyuna girerek başarılı
bir performans gösteren Adrian’ın ilk 11’de başlaması sürpriz olmaz. Çekler ise
Yunanistan maçını kazanmalarına rağmen oynadıkları futbolla kimseyi tatmin
etmemiş durumdalar. Öne geçtikleri maçta ayaklarında top tutmalarına rağmen
hücumda etkili olamamaları ve rakip pas yapmaya başladığında baskı yemeleri en
büyük handikapları. Takımda göze batan tek oyuncu Pilar’a eşlik eden bir
oyuncuları hala yok. Üstelik Rosicky’nin bu maçta sakatlığı nedeniyle forma
giyememe ihtimali de var. Çeklere beraberlik yettiğinden defansif bir kadroyla
saha çıkmaları muhtemel. Oynanan futbollara ve saha avantajına bakıldığında
Polonya’nın maçı kazanarak gruptan çıkacağı düşüncesindeyim. Ancak beklenen
golün gecikmesi Polonya’da seyirci baskısının artmasına ve paniğe sebebiyet
verebilir ve buda Çekler’in işine gelecektir.
Gecenin diğer maçında ise oturmuş kadrosu ve aldıkları
sonuçlar ile grubun favorisi Rusya henüz kadro istikrarı oluşturamamış
Yunanistan karşısına çıkıyor. Rusya Zenit takımına yaptığı eklemelerle takım
olma sorununu aşmış durumda. Üstelik genç oyuncu Dzoagev ve Arsavin takımı çok
iyi yönetiyor. Shirkov da hücumda bir diğer etkili silah. Kerzakhov ise tüm
şanssızlığıyla bir turnuva geçiriyor. Yunanistan ise oynadığı iki maçta ilk 11’den
4 farklı oyuncu ile sahaya çıktı. Özellikle ofansif anlamda ideal orta saha ve
forvet oyuncularını belirleyememeleri büyük handikap. Son maçta kaleci Chalkias’ın
sakatlanması ve kart cezalısı Sokratis Papastathopoulos’un dönmesiyle yine farklı bir 11 ile sahaya
çıkacaklar. Özetle bu maçı Rusya’nın rahat kazanacağı ve gruptan lider çıkacağı
düşüncesindeyim…
twitter: @atakcemil
twitter: @atakcemil
Etiketler:
euro 2012
Euro 2012 / D Grubu / Sona Yaklaşırken
Euro 2012 D Grubunda sona yaklaşırken, gecenin açılış maçı Ukrayna - Fransa arasındaydı. Açıkçası hem bu maç hemde İngiltere İsveç maçlarının bunalım şekilde geçeceğini düşünüyordum. Ayrıca İsveç ve Ukrayna'nın galip geleceğinide... Açıkçası hiç beklediğim gibi olmadı bu karşılaşmalar. İki maçta izlenebilir kalitedeydi.
Ev sahibinin seyirci desteği ile başlanan maç yağmurla birlikte gecikmeye girdi. Ayrıca Avrupa Şampiyonalarında yağmur nedeniyle başlama saati değişen ilk maç olarak tarihe geçti. Ben bu maçta beklediğim Ukraynayı göremedim. İlk yarıda Sheva önderliğinde pozisyonlar yakalasalar'da sonuca ulaşamadılar. Fransa ise İngiltere maçına göre daha bi derli toplu geldi bana rakiple alakalı sanırım. Ukrayna daha sempatik geliyordu bu maçta bana ama olmadı. Ukrayna'da sanki bişiler eksik, tamam güzel şeyler yapıyorlar ama eksik olan ne?
İkinci yarı oldukça hareketli başlarken Fransa'nın ardarda gelen iki golü Ukrayna'nın nefesini kesmeye yetti. Daha sonrasında topa sahip olan Fransa oyunu soğutarak 2-0 galip gelmesini bildi.
Gecenin ikinci maçında İngiltere-İsveç karşı karşıya geldi. İlk yarıda iki takımında orta sahadaki eforunu gördük ve buda maçı daha bi izlenebilir kıldı. İngiltere adına Andy Carroll ve Theo Walcott neden ilk onbirde oynamaz diye düşünürdüm Hodgsonın takımında, neyse ki bu maçta Carrollu ilk onbirde gördük. Carroll'un golüyle 1-0 önde biten ilk yarı ikinci yarının daha bi hareketli geçeceğinin işareti gibiydi.
İkinci yarı daha bi heyecanlı ve istekli başlayan taraf İsveçti. Zlatan önderliğindeki İsveç 45-60 dakikaları arasında iki gol bularak skoru üstünlüğünü ele geçirdi ve kolay lokma olmadığını gösterdi. İngiltere'nin buna karşılık vermesi gerekiyordu ve Hodgson 61. dakikada Theo Walcottu oyuna alarak beni şaşırttı. Açıkçası kendisinden hiç beklemediğim bir hamleydi ayrıca geçte kalınmış bir hamle. Theo Walcott'un oyuna girmesiyle oyun İngiltereye döndü, hızlı gelişen atak sonrası kazanılan korner ve kornerden ceza sahası dışına gönderilen topu sorumluluk alarak kaleye gönderen Walcott'un golüyle skor eşitliğini kazanan İngiltere.
Daha sonrasında İsveç ataklarını sıklaştırmaya çalışsada duran toplar dışında çok tehlike oluşturamadı. 78. dakikada bir kez daha sahneye çıkan Walcott'un müthiş ortasını aynı müthişlikle ağlarla buluşturan isim ise Welbeckti. Şok şık hazırlanan pozisyon, aynı şıklıkla tamamlanmıştı. Nistelrooy vari bir gol diyebiliriz bu gole. Skor 3-2 olmuştu, daha sonrasında İngiltere tamamen oyunun üstünlüğünü eline aldı ve ataklarını sıklaştırdı. Son dakikalarda Gerrardın kaçırdığı pozisyon sonrası maç İngiltere üstünlüyüğle 3-2 tamamlandı.
Bu maçla beraber İsveç turnuvadan elendi, Carroll ve Walcottun değeri anlaşıldı, İngiltere tarihinde ilk defa İsveçi yenilgiye uğrattı ve Roy Hogdson ilerleyen günler için İngiltere adına birkaç kıvılcım göstermiş oldu.@trgtalper
Ev sahibinin seyirci desteği ile başlanan maç yağmurla birlikte gecikmeye girdi. Ayrıca Avrupa Şampiyonalarında yağmur nedeniyle başlama saati değişen ilk maç olarak tarihe geçti. Ben bu maçta beklediğim Ukraynayı göremedim. İlk yarıda Sheva önderliğinde pozisyonlar yakalasalar'da sonuca ulaşamadılar. Fransa ise İngiltere maçına göre daha bi derli toplu geldi bana rakiple alakalı sanırım. Ukrayna daha sempatik geliyordu bu maçta bana ama olmadı. Ukrayna'da sanki bişiler eksik, tamam güzel şeyler yapıyorlar ama eksik olan ne?
İkinci yarı oldukça hareketli başlarken Fransa'nın ardarda gelen iki golü Ukrayna'nın nefesini kesmeye yetti. Daha sonrasında topa sahip olan Fransa oyunu soğutarak 2-0 galip gelmesini bildi.
Gecenin ikinci maçında İngiltere-İsveç karşı karşıya geldi. İlk yarıda iki takımında orta sahadaki eforunu gördük ve buda maçı daha bi izlenebilir kıldı. İngiltere adına Andy Carroll ve Theo Walcott neden ilk onbirde oynamaz diye düşünürdüm Hodgsonın takımında, neyse ki bu maçta Carrollu ilk onbirde gördük. Carroll'un golüyle 1-0 önde biten ilk yarı ikinci yarının daha bi hareketli geçeceğinin işareti gibiydi.
İkinci yarı daha bi heyecanlı ve istekli başlayan taraf İsveçti. Zlatan önderliğindeki İsveç 45-60 dakikaları arasında iki gol bularak skoru üstünlüğünü ele geçirdi ve kolay lokma olmadığını gösterdi. İngiltere'nin buna karşılık vermesi gerekiyordu ve Hodgson 61. dakikada Theo Walcottu oyuna alarak beni şaşırttı. Açıkçası kendisinden hiç beklemediğim bir hamleydi ayrıca geçte kalınmış bir hamle. Theo Walcott'un oyuna girmesiyle oyun İngiltereye döndü, hızlı gelişen atak sonrası kazanılan korner ve kornerden ceza sahası dışına gönderilen topu sorumluluk alarak kaleye gönderen Walcott'un golüyle skor eşitliğini kazanan İngiltere.
Daha sonrasında İsveç ataklarını sıklaştırmaya çalışsada duran toplar dışında çok tehlike oluşturamadı. 78. dakikada bir kez daha sahneye çıkan Walcott'un müthiş ortasını aynı müthişlikle ağlarla buluşturan isim ise Welbeckti. Şok şık hazırlanan pozisyon, aynı şıklıkla tamamlanmıştı. Nistelrooy vari bir gol diyebiliriz bu gole. Skor 3-2 olmuştu, daha sonrasında İngiltere tamamen oyunun üstünlüğünü eline aldı ve ataklarını sıklaştırdı. Son dakikalarda Gerrardın kaçırdığı pozisyon sonrası maç İngiltere üstünlüyüğle 3-2 tamamlandı.
Bu maçla beraber İsveç turnuvadan elendi, Carroll ve Walcottun değeri anlaşıldı, İngiltere tarihinde ilk defa İsveçi yenilgiye uğrattı ve Roy Hogdson ilerleyen günler için İngiltere adına birkaç kıvılcım göstermiş oldu.@trgtalper
Etiketler:
euro 2012
Cuma, Haziran 15
Çarşamba, Haziran 13
Euro 2012 - A Grubu / Polonya - Rusya
Euro
2012'de A Grubu’nda günün ikinci maçında ev sahibi Polonya ve grubun favorisi
olarak gösterilen Rusya karşı karşıya geldi. Mücadele Dzagoev ve Blaszczykowski'nin
karşılıklı golleriyle 1-1 berabere sonra erdi. Bu sonuçla Rusya, 4 puanla
liderlik koltuğunu korurken Polonya 2 puanla 3. sırada kaldı.
Çek
Cumhuriyeti karşısında oynadıklar akıcı ve iyi futbolla turnuvadaki gelecekleri
için çok iyi sinyaller veren Rusya ilk maçtaki 11’i bozmadan, Polonya’da ise
ilk maçta kırmızı kart gören kaleci Szczesny’nin
yerine Tyton, orta alanda ise Yunanistan maçında etkisiz bir
görüntü çizen Maciej Rybus'un yerine de daha savunmacı Dudka ile mücadeleye başladı.
Maçtan önce beklentiler 10 kişi kalan Yunanistan kalesine
dahi gidemeyen Polonya’nın Çekleri yerle bir eden Rusya karşısında hiç şansı
olmadığı yönündeydi. Aslında bu maç
gösterdi ki Çeklerin Rusya karşısındaki çok kötü futbolu Ruslar için pekte ölçü
olmamalıydı. Polonya ise Yunanistan maçındaki hatalarından ders almış bir
görüntü sergiledi ve bu iki takım biz futbolseverlere zevkli bir mücadele
izletti.
Maça ev
sahibi olmanın da avantajını iyi kullanan Polonya hızlı başladı. İlk 15
dakikada etkili olamayan Rusya dakikalar ilerledikçe orta sahada topa daha çok
sahip olarak oyunun kontrolünü ele aldı. Polonya kalesinde etkili olmaya
çalışan Rusya maçın 37. Arshavin'in kullandığı serbest vuruşa, kafasıyla
dokunan turnuvanın yıldızlarından Dzagoev’in golüyle 1-0 öne geçti ve ilk yarı
bu skorla sona erdi.
İkinci
yarıya ise Polonya Lewandoski mutlak bir gol kaçırarak başladı. Bu pozisyon gelecek golünde habercisi gibiydi. Oyunun hakimiyetini tamamen ele alan Polonya
kalesinde zaman zaman oldukça tehlikeleri pozisyonlar yaşasa da aradığı golü
57. dakikada Rusya ceza sahasına çalımlarla giren Blaszczykowski ile buldu.
Golün
ardından iyice yüklenen Polonya Trabzonspor’dan tanıdığımız Adrian’ın da oyuna
girmesiyle orta alandaki etkinliğini iyice arttırdı. Rusya’da ise iki maçta da
hayal kırıklığı yaratan Kerzakhov-Pavlyuchenko değişikliğinin de hücum
organizasyonlarında farklılık yaratmaması Polonya baskısının artmasının
nedenlerindendi. Sayısız gol fırsatından yararlanamayan Polonya’ya Rus kaleci Malafeev
geçit vermedi. Rusya‘da zaman zaman rakip kalede önemli pozisyonlar bulsa da
gerek kaleci Tyton’un müthiş kurtarışları, gerekse Arsavinin tercih hataları
nedeniyle skoru değiştiremedi.
Her ne kadar Rusya topa sahip olmada rakibine
%57-%43, rakip kaleye yapılan ataklarda ise 46’ya
31 üstünlük sağlasa da Arsavin’in kritik pas hataları ve biraz da bencilliği
yüzünden kaleye şutta 7(3)-15
(9) ile rakibinin gerisinde kaldı.
Kalan dakikalarda her iki takımda bir kaza
golüne kurban gitmemek için kontrollü bir oyun sergilediler ve kaderlerini
grubun son maçlarına bıraktılar. A grubunda bütün takımların iddiasının devam
etmesiyle son maçlarda bizleri büyük bir heyecan bekliyor
Twitter:@atakcemil
Etiketler:
euro 2012
Salı, Haziran 12
EURO 2012 - A Grubu / Çek Cumhuriyeti - Yunanistan
Bugün A grubunun ikinci grup maçlarının ilkinde Çek Cumhuriyeti ile Yunanistan
karşı karşıya geldi. İlk maçında Rusya’dan ağır bir mağlubiyet alan Çek Cumhuriyeti için bu maç tamam ya da devam
maçıydı. Yunanistan ise ilk maçta Polonya’yı elinden kaçırmış ve Çeklere göre
daha derli toplu bir görüntü vermişti.
Yunanistan’da ilk maçta savunmanın
önemli isimlerinden kırmızı kart gören Sokratis
Papastathopoulos ve sakatlanan Avraam
Papadopoulos’un yokluğu hem
moralleri hemde planları alt üst etmişti. Teknik direktör Fernando Santos Çekler
karşısında Polonya maçına göre ilk 11’den tam 4 farklı ismi sahaya sürdü. Savunmada
Avraam Papadopoulos’un yerine Kyriakos
Papadopulos, Papastathopulos’un yerine de orta sahada oyuncusu Maniatis görev
yaptı. Maniatis’in savunmaya çekilmesiye ofansif yönü kuvvetli Fotakis orta
alanda, Salpingidis ve Fortounis ise hücumda Gekas ve Ninis’in yerine görev
aldılar.
Çek Cumhuriyetinde ise Rusya
karşısında alınan ağır mağlubiyetten sonra daha kontrollü bir kadro sahaya
çıktı. Rusya karşısında ileride etkisiz olan Rezek’in yerine savunmacı orta
saha Hübschman, Hubnik’in yerine ise sol
bekte Limbersky görev aldı.
Yunanistan’ın futbol felsefesi
haline gelen katı savunmanın yanı sıra Çeklerinde kontrollü bir kadro sahaya
sürmesi sıkıcı bir maç olacağı izlenimi vermişti. Ancak Çekler bu son
şanslarının farkına varmış olacaklar ki maça oldukça etkileyici bir başlangıç
yaptılar. Henüz 3. dakikada Jiracek, 6. dakikada ise Rusya ağlarını da
havalandıran Pilar ile farkı bir anda ikiye çıkardılar. 6 dakikada bulunan 2
gol aynı zamanda Şampiyona rekoruydu da.
Gollerden sonra Çek takımı topa daha çok hakim olan ve oyunu
kontrolü altında tutan taraftı. Her ne kadar topa sahip olsalar da hücumda çok
etkili olamadılar. Yunanistan ise daha yediği iki golün şokunu atamadan 22. dakikada
kaleci Chalkias’ın sakatlanmasıyla bir kez daha sarsıldı. Ancak tıpkı Polonya maçında olduğu gibi kötü
başladıkları maçta 40. dakikadan itibaren ağırlıklarını koymaya başladılar. Soyunma
odasına en azından bir golle girmek için çabalasalar da ilk yarı Çekler’in 2-0
üstünlüğü ile sonra erdi.
İkinci yarıya Yunanistan’da hücumcu bir orta saha olmasına
rağmen son 77 maçında yalnızca 5 gol atabilen Fotakis’in yerine ülkemizde forma
giyen Gekas oyuna girdi. Dakikalar 53’ü gösterdiğinde Cech bizim maçta Nihat’a
hediye ettiği golün aynısını bu sefer de Gekas’a armağan etmişti. Tuhaf olan
Cech gibi üst düzey bir kalecinin son iki Avrupa Şampiyonasında adına
yakışmayacak performanslar göstermesi. Kendisinde belirgin bir mental yorgunluk
göze çarpmakta.
Maçın 2-1 olmasıyla Çek kalesine iyice saldıran Yunanistan
rakip kalede çok etkili olamadı. Ülkemizde forma giyen bir başka futbolcu Milan
Baros ise oldukça etkisiz olduğu maçta yerini 64. dakika da Pekhart’a bıraktı
ve Galatasaray’ın kendisini yüksek fiyata satma ümitlerini de bir anlamda suya
düşürmüş oldu.
Sonuç olarak kalan dakikalarda Çekler skoru korumasını başardı
ve ümitlerini son maça taşımış oldu. Artık grupta Polonya final maçına çıkacaklar...
twitter: @atakcemil
twitter: @atakcemil
Etiketler:
euro 2012
Euro 2012 / D Grubu / Açılış
2012 Avrupa Şampiyonası D grubu açılışı devlere nasip oldu ve Fransa- İngiltere karşı karşıya geldi. Bu iki takım resimde iyi poz veriyor fakat sahada malesef... Çok büyük umutlarla ekran karşısına geçtim, ne bileyim İngiltere'den şöyle sağlı sollu ortalar, bindirmeler... Fransa'dan organize pozisyonlar... Malesef hepsi havada kaldı.
İlk yarıda İngiltere aman açık vermiyim nasıl olsa atarım oyunu oynarken, Fransa temkinli oyunuyla dikkat çekti. İngiltere fizik olarak güçlü görünsede maç içinde fark gösterecek oyuncu azlığı'nın sıkıntısını yaşıyordu. Fransa ise Ribery'nin kanatlarda şapka'dan tavşan çıkartmasını bekliyordu. Maçın ilk tehlikeli atağı 15. dakikada James Milner ile İngiltere'den geldi. Ashleh Young'ın iyi ara pasında boş kaleye gönderilemeyen top saç baş yoldurdu. O rahat pozisyonda boş kaleye gol atamıyorsan ne işin var İngiltere milli takımında... Ben olsam hemen çıkartırdım oyundan(şaka şaka) Bu pozisyonların devamını bekledik fakat gelen giden olmadı ... 30. dakikada İngilterenin fark katacak oyuncusu olan Gerrard'ın serbest vuruşu ve Lescott'un kafasıyla öne geçen ingilizler skoru koruma yolunu seçtiler. Fakat 39. dakika'da sahneye çıkan Nasri hesapları alt-üst etti. İlk yarı 1-1 sona ererken ikinci yarı ne olacak? acaba düşüncesi bende yoktu açıkçası maçın aynen devam etmesini bekliyordum ki öyle oldu.
İkinci yarı biraz daha hızlı başlayan Fransa İngiliz sert savunmasını geçemedi. Yer yer Fransa'nın cılız ataklarını gördüksede bu kimseyi tatmin etmedi. Fransa gibi bir takımda Ribery'den başka top yapacak adam yoksa, Benzema ceza sahasında tek başına çırpınıyorsa Blanc'nında Domenech'den pek farkı yoktur benim gözümde. Son dakikalarda iki takım adına'da pozisyonlar olsa'da maçın skoru değişmedi ve maç 1-1 sona erdi.
Bu maç beni oyuncusuyla sahada oynana oyunla ve de teknik direktör performanslarıyla hayal kırıklığına uğrattı, Euro 2012'nin şu ana kadarki en kötü maçı bu maçtı.
D grubunda günün ikinci mücadelesinde Ukrayna- İsveç mücadelesini izledik. Bu maç için Sheva böyle istedi desek yanılmış olmayız sanırım. Günün ilk maçına nazaran sahada gösterilen mücadele, daha doyurucu ve güzeldi.
Ev sahibi Ukrayna seyircisininde müthiş desteyiğle maça hızlı başladı, ilk yarıda isveç'te pozisyon bulsada Ukrayna daha baskı kuran ve pozisyon üstünlüğü olan taraftı. İsveç Zlatan önderliğinde bişeyler göstermeye çalıştı. Fakat takım oyununu daha iyi oynayan Ukraynaydı kuşkusuz.
İkinci yarı başlangıcında İsveç hızlı başladı Ukrayna hafif endişelensede toparlanmasını bildi. Zlatanın golü Ukrayna tribünlerini korkutsada Sheva sahneye çıktı ve 5 dakikada 2 gol bularak takımını galibiyetle tanıştırdı. Maçın ensantenesi olarak Zlatan ve Sheva rekabeti, turnuvanın en uzun takımı İsveçin iki kafa golüyle mağlup olması gösterilebilir.
Bu iki takımın mücadelesi günü kurtardı ve aynı zamanda D grubunda hesapları alt-üst etti. Sanırım bu iki takım hem İngiltere hem de Fransayı rahat yener.@trgtalper
İlk yarıda İngiltere aman açık vermiyim nasıl olsa atarım oyunu oynarken, Fransa temkinli oyunuyla dikkat çekti. İngiltere fizik olarak güçlü görünsede maç içinde fark gösterecek oyuncu azlığı'nın sıkıntısını yaşıyordu. Fransa ise Ribery'nin kanatlarda şapka'dan tavşan çıkartmasını bekliyordu. Maçın ilk tehlikeli atağı 15. dakikada James Milner ile İngiltere'den geldi. Ashleh Young'ın iyi ara pasında boş kaleye gönderilemeyen top saç baş yoldurdu. O rahat pozisyonda boş kaleye gol atamıyorsan ne işin var İngiltere milli takımında... Ben olsam hemen çıkartırdım oyundan(şaka şaka) Bu pozisyonların devamını bekledik fakat gelen giden olmadı ... 30. dakikada İngilterenin fark katacak oyuncusu olan Gerrard'ın serbest vuruşu ve Lescott'un kafasıyla öne geçen ingilizler skoru koruma yolunu seçtiler. Fakat 39. dakika'da sahneye çıkan Nasri hesapları alt-üst etti. İlk yarı 1-1 sona ererken ikinci yarı ne olacak? acaba düşüncesi bende yoktu açıkçası maçın aynen devam etmesini bekliyordum ki öyle oldu.
İkinci yarı biraz daha hızlı başlayan Fransa İngiliz sert savunmasını geçemedi. Yer yer Fransa'nın cılız ataklarını gördüksede bu kimseyi tatmin etmedi. Fransa gibi bir takımda Ribery'den başka top yapacak adam yoksa, Benzema ceza sahasında tek başına çırpınıyorsa Blanc'nında Domenech'den pek farkı yoktur benim gözümde. Son dakikalarda iki takım adına'da pozisyonlar olsa'da maçın skoru değişmedi ve maç 1-1 sona erdi.
Bu maç beni oyuncusuyla sahada oynana oyunla ve de teknik direktör performanslarıyla hayal kırıklığına uğrattı, Euro 2012'nin şu ana kadarki en kötü maçı bu maçtı.
D grubunda günün ikinci mücadelesinde Ukrayna- İsveç mücadelesini izledik. Bu maç için Sheva böyle istedi desek yanılmış olmayız sanırım. Günün ilk maçına nazaran sahada gösterilen mücadele, daha doyurucu ve güzeldi.
Ev sahibi Ukrayna seyircisininde müthiş desteyiğle maça hızlı başladı, ilk yarıda isveç'te pozisyon bulsada Ukrayna daha baskı kuran ve pozisyon üstünlüğü olan taraftı. İsveç Zlatan önderliğinde bişeyler göstermeye çalıştı. Fakat takım oyununu daha iyi oynayan Ukraynaydı kuşkusuz.
İkinci yarı başlangıcında İsveç hızlı başladı Ukrayna hafif endişelensede toparlanmasını bildi. Zlatanın golü Ukrayna tribünlerini korkutsada Sheva sahneye çıktı ve 5 dakikada 2 gol bularak takımını galibiyetle tanıştırdı. Maçın ensantenesi olarak Zlatan ve Sheva rekabeti, turnuvanın en uzun takımı İsveçin iki kafa golüyle mağlup olması gösterilebilir.
Bu iki takımın mücadelesi günü kurtardı ve aynı zamanda D grubunda hesapları alt-üst etti. Sanırım bu iki takım hem İngiltere hem de Fransayı rahat yener.@trgtalper
Etiketler:
euro 2012
Pazartesi, Haziran 11
Hırvatistan 3-1 İrlanda, C Grubu
C grubunun diğer maçı öncesi grubun iki favorisinin berabere
kalması iki takım adına da şanstı. Nitekim Trapattoni bunu vurgulamış maç
öncesi. İrlanda elemeler boyunca aynı 11
le başladı maçlarına. Turnuvayada bu 11
ile çıktılar. Trapattoni gücünün yani güçsüzlüğünün farkındaydı ve bunu takım
oyunu ile güçlendirmeye çalışıyordu. Az gol yemiş olmalarına fazlasıyla
güveniyordu Trapattoni. Hırvatlar ise
bizi hakederek elediler ve turnuvaya geldiler. Bilic’in oyun felsefeside
oynamak üzerine ve bu grupta her maçları zevkli geçecek.
İrlanda Keane – Doyle, Hırvatlar ise Mandzukic- Jelavic ikilisi ile gol arayacaklardı. Defans hatlarına bakıldığında ise irlanda daha ağır basan taraftı kağıt üzerinde. Beşiktaş’tan tanıdığımız Gordon’un ilk 11 de olması Hırvatlar için üzücü olmalı. Hırvatların Modric-Vukojevic-Perisic-Rakiticli top ayağına yakışan orta sahası iki takım arasındaki farkın göstergesiydi. Hırvatlar maça etkili başladı ve Mandzukic’in düşerken vurduğu kafa topu Given’ın topu görememesi nedeniyle ağlarla buluştu ve Hırvatlar maçtaki ilk şans golünü buldu diyebiliriz. Bu golde Srna’nın kendine has çizgi koşusu golü getiren etkendi. Sonrası irlanda pozisyon üretemedi ancak kazanılan duran top sonrası arka direkte Ledger, Corluka’dan daha önce davranınca beraberliği kazandırıyordu takımına. İlkyarının son dakikalarında ise Jelavic şans eseri önünde bulduğu topu ağlara göndermekte zorlanmadı. Soyunma odasına Hırvatlar 2-1 önde girdi.
İkinci yarının başında ise yine Mandzukic’in kafa vuruşunda direğe çarpan top Given’ın kafasınada çarpınca Hırvatlar farkı ikiye çıkardılar. Bu gol sonrası Hırvatlar riske girmeden oynarken İrlanda ise kendisi stilleri dışında olan etkili hücum etmeyi beceremediler. Hırvatların tek yardımcısı Gordon oldu ancak hakem Keane’e yapılan müdahalede penaltı kararını vermeyince maç kısır bir döngüye girmiş oldu. İrlanda’da sonradan oyuna giren Cox ve Walters etkili oldular ve ispanya maçında forma şansı bulabilirler. Hırvatlar ise İtalya önünde büyük bir sınav verecekler. Alacakları bir puan gruptaki şanslarının belirleyicisi olacak. Bilic’in korkusuz futbolundaki zayıf nokta stoper bölgesi. Gordon yerine Vida ile başlarsa sürpriz penaltı ve kart riskini bir nebze indirebilir. Gönlüm italya ve Hırvatistan’ın gruptan çıkmasından yana.
NOT : Euroleague ve bir çok büyük organizasyonda kullanılan Wildcard sistemi Avrupa Futbol şampiyonası içinde kullanılmalı. Ekstra bir hak baraj maçlarında elenen takımlardan birine verilebilir. Veyahut Uefa tarafında seçilecek bir başka takım içinde kullanılabilir. Bu turnuvada Sırbistan, İsviçre, Belçika ve Karadağ’dan herhangi bir ülke burada olsa çok daha renkli bir turnuva olurdu.
İrlanda Keane – Doyle, Hırvatlar ise Mandzukic- Jelavic ikilisi ile gol arayacaklardı. Defans hatlarına bakıldığında ise irlanda daha ağır basan taraftı kağıt üzerinde. Beşiktaş’tan tanıdığımız Gordon’un ilk 11 de olması Hırvatlar için üzücü olmalı. Hırvatların Modric-Vukojevic-Perisic-Rakiticli top ayağına yakışan orta sahası iki takım arasındaki farkın göstergesiydi. Hırvatlar maça etkili başladı ve Mandzukic’in düşerken vurduğu kafa topu Given’ın topu görememesi nedeniyle ağlarla buluştu ve Hırvatlar maçtaki ilk şans golünü buldu diyebiliriz. Bu golde Srna’nın kendine has çizgi koşusu golü getiren etkendi. Sonrası irlanda pozisyon üretemedi ancak kazanılan duran top sonrası arka direkte Ledger, Corluka’dan daha önce davranınca beraberliği kazandırıyordu takımına. İlkyarının son dakikalarında ise Jelavic şans eseri önünde bulduğu topu ağlara göndermekte zorlanmadı. Soyunma odasına Hırvatlar 2-1 önde girdi.
İkinci yarının başında ise yine Mandzukic’in kafa vuruşunda direğe çarpan top Given’ın kafasınada çarpınca Hırvatlar farkı ikiye çıkardılar. Bu gol sonrası Hırvatlar riske girmeden oynarken İrlanda ise kendisi stilleri dışında olan etkili hücum etmeyi beceremediler. Hırvatların tek yardımcısı Gordon oldu ancak hakem Keane’e yapılan müdahalede penaltı kararını vermeyince maç kısır bir döngüye girmiş oldu. İrlanda’da sonradan oyuna giren Cox ve Walters etkili oldular ve ispanya maçında forma şansı bulabilirler. Hırvatlar ise İtalya önünde büyük bir sınav verecekler. Alacakları bir puan gruptaki şanslarının belirleyicisi olacak. Bilic’in korkusuz futbolundaki zayıf nokta stoper bölgesi. Gordon yerine Vida ile başlarsa sürpriz penaltı ve kart riskini bir nebze indirebilir. Gönlüm italya ve Hırvatistan’ın gruptan çıkmasından yana.
NOT : Euroleague ve bir çok büyük organizasyonda kullanılan Wildcard sistemi Avrupa Futbol şampiyonası içinde kullanılmalı. Ekstra bir hak baraj maçlarında elenen takımlardan birine verilebilir. Veyahut Uefa tarafında seçilecek bir başka takım içinde kullanılabilir. Bu turnuvada Sırbistan, İsviçre, Belçika ve Karadağ’dan herhangi bir ülke burada olsa çok daha renkli bir turnuva olurdu.
Etiketler:
euro 2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























