Pazartesi, Haziran 11

İspanya 1-1 İtalya, C Grubu


Turnuvanın 3. günü dev bir maçla başladı. Son Dünya ve Avrupa şampiyonu İspanya 6 maçtır kazanamadığı İtalya önündeydi. İspanya antrenörü Del Bosque taktik olarak Barcelona modeliyle başladı maça. Llorente ve Torres yedek kulübesindeydi. 4-6-0 denen ve futbolun katili bir sistemle oynaması Torres değişikliğine kadar sıkıntı yarattı. İniesta – Fabregas- Silva ileri üçlüsü İtalya’nın sert ve seri savunması karşısında etkili olamadılar. İtalya ise 3-5-2 gibi artık sahalarda ender gördüğümüz bir diziliş ile yeraldı. Prandelli belliki bu turnuvaya ve özelinde bu maça çok iyi hazırlanmış.

Savunmada Bonucci ve Chiellini’nin ortasına koyduğu isim De Rossi’ydi. Bu sayede savunmada hamle aklını kullanmak istemiş Prandelli. Zira elinde kaliteli defans oyuncuları mevcut. De Rossi’de maç boyu sert ve yerinde müdahaleleriyle hocasını haklı çıkardı. İki kenar bek ise sağ kenarda Maggio, sol kenarda ise Giaccherini oldu ki bu tercih Prandelli’nin tek hatasıydı. İspanya’yı taktik açıdan incelemek istemiyorum açıkçası. Zira Barcelona’nın mini kopyası şeklinde oynadılar. Ve bu düzeni sevmiyorum. Barcelona sistem tıkandığında Messi gibi insanüstü bir yetenekle bu tıkanıklığı açabiliyor ancak sadece bir Messi var bu Dünya’da. Hücuma çıktıklarında 2-5-3 gibi dizilim oluyor ve Busquets savunma ikilisinin hemen önünde yer alıyor.

Maç başlangıcında İspanya’nın topa çok daha fazla hakim olacağı düşüncesiydeydim ancak İtalya korakor bir mücadele verdi. İspanya atakları ceza sahasında bir şekilde kedildi ancak İtalya ataklarında istediği verimliliği yakalamayı bildi. Sağ kenardaki Maggio’nun katkısının bir benzeri sol çizgiden gelebilseydi daha etkili olabilirlerdi. Motta – Marchisio-Pirlo üçlüsü orta sahada hem hemde teknik olarak rakiplerine ezilmediler. İspanya’da öne çıkan tek isim maç boyu çok iyi oynayan İniesta oldu. Balotelli ve Cassano ikilisi biraz zayıf kaldılar.

İkinci yarı başladığında oyunda değişiklik olmadı. Fabregas daha etkili görünürken iniesta bireysel olarak tek başına kalıyordu İtalya savunmasına karşı. Xavi ve Silva’nın arapasları bir şekilde önleniyordu. Balotelli bu yarı daha etkili göründü fakat Sergio Ramos’un hatasından sonra kaptığı topta kaleye vurmayı unutunca Ramos hatasını telafi etti. Bu pozisyon sonra İtalya’da tek itirici forvet olan Seri A gol kralı Di Natale – Balotelli değişikliği geldi. Nitekim Pirlo’nun enfes ve akıl kokan ara pasında Di Natale’nin yaptığı vuruş tam bir golcü işiydi ve Azzurrileri öne geçirmişti. Bu golden sonra Cassano ve Di Natale gibi iki hızlı oyuncuyla gole daha fazla yaklaşacağını tahmin ettiğimiz İtalya’ydı. Ancak İspanya maç boyunca yapmaya çalıştığı organizasyonu golden 3 dakika sonra başardı ve Silva’nın harika ara pasında fabregas’ın net gol vuruşu skoru eşitliyordu. Sonrasında Torres’in oyuna girmesiyle İspanya kendisinden beklenen ve kupaları kazandıran dizilişe döndü ve Torres’in kalitesiyle girdiği 3 gol pozisyonu var. Torres’in sezon boyunca az şans bulması bu son vuruşlardaki başarısızlığın nedeniydi. Maçta başladığı gibi berabere sona erdi.

İki takım bir sonraki maçlarda bir takım değişikliğe gidebilir. İtalya sol çizgiyi daha efektif kullanabilir. Ayrıca Balotelli-Cassano ikilisi ile başlamak zorundalar sanki. Zira Di Natale Cassano gibi orta alana destek verebilen bir oyuncu değil, ayrıca Balotelli kadar da yıpratıcı olmadığı bir gerçek. Hırvatistan önünde yine bu ikili ile başlarlar. Ancak İrlanda karşısında Giovinco ve Di Natale’nin dar alandaki yeteneklerine ihtiyaç duyabilirler. İtalya bu turnuvaya iyi hazırlandığı ve hedefinin yüksek olduğunu gösterdi. İspanya ise Pujol ve Villa’nın yokluğundan etkilenmiş göründü. Arbeloa sağ çizgide Ramos’un katkısını sağlayamıyor. Sol bek olarak ise Alba’nın vereceği katkıya mahkum gibiler.  

2 yorum:

ryan o'reily dedi ki...

İspanya benim bu şampiyonadaki favorim fakat ilk maçra delbosqeu faciası yaşandı umarım bu tercihlerinde ısrarcı davranmaz.

Cemil Atak dedi ki...

İspanya son dünya şampiyonu olduğu turnuvaya da İsviçre karşısında şok bir mağlubiyetle başlamıştı. İlk maçlar onlar için pek ölçü değil. Bence İtalya arı yuvasına çöpü soktu bile...