Cuma, Temmuz 4
Domenech Kalıyor
Fransa Futbol Federasyonu Domenech'le devam kararı aldı.Sadece 1 puanla kapatıp üstüne çok çok silik bir futbol oynadılar Euro 2008'de ama devam kararı aldılar kendisiyle.Sanırım Domenech tatil planları yaparken geri dönmüştür bu kararı duyunca.Bu arada resimde çok hoş.Yaşlandıkça güzelleşmiş Domenech.
Etiketler:
france
Kewell Galatasaray'da
Liverpool'un Avustralyalı oyuncusu Harry Kewell sürpriz bir şekilde Galatasaray'lı olmuş.Muş diyorum çünkü imza atılmadan inanmam bu yönetime.Günlerce İtandje ile oyaladılar eğer bu transfer doğruysa.Akılcı bi politikaydı.Kewell'ı ise fazla seyredemediğimiz için net yorum yapamam.Hep sakat olarak hatırlarım onu.Son 5 yılda 56 kez Premier Lig'de forma giymiş ve 5 golü var.Transfer haberini yatarken hrmpasa tarafından aldım.İlk aklıma gelen şu oldu.Arda'yımı gönderecekler oldu.Kewell sol açık oynuyor çünkü.Ancak Skibbe forvette yararlanır ondan.Hoşuma gitti bu transfer doğrusu.Carrusca'dan 10 gömlek iyi olduğu kesin.Artık frikik ve korner atacak bi topçu var.
Etiketler:
galatasaray,
transfer,
tsl
Perşembe, Temmuz 3
LDU Quito...KRAL...

Benim takım kazandı..Benim takım diyorum,çünkü çok kısa sürede beni kendilerine taraftar yaptılar.Tanışalı sayılı günler oldu oysaki LDU Quito ile..Bu sabaha doğru oynanan final maçı rövanşında görülmeye değer sahneler vardı.Maracana'yı tam bir festival alanına çeviren brezilyalılar,4-2 kaybettikleri ilk maçın ardından rövanşın formalite olmayacağını göstermek ister gibi çoşkuyla başladılar maça.hem taraftarlar hemde Fluminense'li oyuncular..
Maç beklendiği üzere tam bir Fluminense baskısıyla başladı..Tabiri caizse ilk beş dakika tam bir çileydi Quito için..Fluminense arkasındaki gücün,ne olduğunun farkında gibi oynuyordu.Ayrıca Maracana'nın ne demek olduğunuda rakiplerine öğretmek istedikleri her hallerinden belliydi.Ama oyun anlayışını her zaman taktir ettiğim Quito,bu baskıda çıktığı ilk kontrada süper sağ kanat Guerrón'un da(bu yıl büyük olasılıkla İspanya'da izleyeceğiz) çabasıyla 1-0 öne geçerken Maracana'yı da sessizliğe bürüyordu..Maçın bundan sonraki bölümünde Brazilya şov yerini aldı.Özellike Thiago Neves'in bireysel becerisi ve mükemmel performansı ve ayrıca kaydettiği 3 golle Fluminense maça ortak oldu.Neves'in jeneriklik frikik golü ise onun klasının tastiği niteliğindeydi..90 dakika sonucunda 5-5 lik durumun bozulamaması maçın uzatmaya gitmesine neden oldu.Uzatmalarda beklenen kısırlığı bozamayınca neticeyi penaltılar belirleri.Rakibine penaltılarda 3-1'lik üstünlük kuran Quito Latin Amerikanın Kralı olduğunu belgeledi.
Genel olarak maça bakıldığında bir uefa şampiyonlar ligi havasını ne organizasyon nede futbol olarak görmek pek mümkün değildi..Maç başlamadan hakemin kameramanların yerini ayarlamak için maçı 15 dakika geç başlatması Avrupa'da skandal olarak anılırdı.Oyun açısından baktımızda ise maç tam bir seyir zevkiydi.Bizim istediğimizde zaten bundan hallice birşeyde değil.Kalecinin degajını ayak dışıyla stop eden oyuncular,kendi ceza sahasında rakip forvete feyk ve çalım deneyen defansçılar,orta açmadan önce üç adım geriye giden kanat oyuncuları göz zevkine hitab ederken bir yandanda düşündürüyordu.Bu enstantaneleri,şampiyonlar ligi finalinde oynasanız yapabilirmiydiniz,,yada yaptırırlarmıydı acaba diye..Amerika'da futbol biraz NBA tadında orası kesin..
Sonuç itibariyle,Libertadores,çok zevkli maçlara sahne oldu.Tarihinde ilk kez final gören iki takımın tutkulu ve hırslı final mücadelesini izledik..İlk izlediğim günden beri oyununu beğendiğim ve hakettiğini düşündüğüm takım Quito kupayı kazandı.Ayrıca iki süperstarın daha doğuşuna tanıklık ettik.Biri Quito'nun dinamosu Guerrón,diğeri ise kupayı kaldıramasa da klasını her haliyle sergileyen ve belgeleyen Neves.Belirtilmesi gereken diğer konu ise, futbol atak oynandığı zaman güzeldir.Bunu Libertadores'te genelde görebilsekte,artık aynı şey Avrupa'da da geçerli olmaya başladı.En bariz örneğini yaşadığımız taze Euro 2008,bize defansif zihniyetin atak karşısında nasıl dağıldığını kanıtladı.LDU Quito'yu tebrik ederken şunuda belirtmeden geçemeyiz."Yaşasın TOTAL ve ATAK futbol"
Etiketler:
futbol-amerika-copa libertadores
Bu Vatan Kimin?
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...
Tutuşup: kül olan ocaklarından,
Şahlanıp: köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından,
Alnına ışıklar vuranlarındır...
Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır...
İleri atılıp sellercesine,
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenlerindir...
Tarihin dilinden düşmez bu destan:
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı bir yakut olan bu vatan,
Can verme sırrına erenlerindir...
Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlısında görenlerindir...
Orhan Şaik GÖKYAY
Etiketler:
güzel ülkem
Çarşamba, Temmuz 2
Libertadores Finali
Güney Amerika Şampiyonlar Liginde finalin ikinci maçı bugün oynanacak.İlk maçda Ekvator temsilcisi Ldu Quito Brezilya temsilcisi Fluminense'yi evinde 4-2 mağlup etti.Quito futbolcuları ve taraftarları tarihlerind bir ilki başarmak istiyorlar.İlk maçtaki bu görüntüde ne kadar istediklerini anlatıyor.Benim gönlümde onlarla beraber.Çünkü ofansif anlayışı benimsiyorlar.Maçın başlangıç saati biraz geç ama uykuyu bölmeye değer.Saat 03:45 te başlayacak maç Lig tv den naklen yayınlanacak.
Etiketler:
futbol-amerika-copa libertadores
Transfer Raporu-2
- İndependiente'nin yıldız golcüsü German Denis Napoli'ye transfer oldu.69 maçta 37 golü var Arjantin'de.Lavezzi'den sonra ikinici Arjantinli golcüsü oldu Denis.- Jan Dahl Tomasson eski klübü Feyenoord'a geri döndü.Makaay'dan sonra eski golcüsü Tomasson'uda aldılar geri.
- Sevilla'nın belalı yıldızı Daniel Alves ve Palmerias'ın genç defans oyuncusu Henrique'yi Barcelona kadrosuna kattı.Pique'den sonra ikinci defans oyuncusu aldılar.Pujol ve Milito'nun yanına bu kadar takviye çok.
- Rumen Dica ve River Plate'in kaliteli orta saha oyuncusu Ledesma sürpriz bir şekilde Catania'ya geçti.Ledesma için Lazio'yu geçti Catania.Kendileri için yıldız transferler ikiside.
- Valencia'lı Marco Caneira Sporting Lisbon'a transfer oldu.Daha önce 2 yıl kiralık oynamıştı Lisbon'da.Defansın her bölgesinde oynayabiliyor.
- Benfica'nın yıldız ismi Cristian Rodriguez Porto'ya transfer oldu.Uruguay'lı yıldızını rakip takıma kaptırması anlamsız.Gerçi Porto'un rakibi yok son yıllarda.
Etiketler:
transfer
Salı, Temmuz 1
Artık Chelsea'de
Deco 10 milyon euro karşılığında chelsea'ye transfer oldu.Scolari Bosingwa'dan sonra diğer öğrencisini de getirtti.Aylardır Barca'dan ayrılacağı konuşuluyordu Deco'nun.Ücret konusu biraz ilginç geldi bana.Deco gibi bir oyuncu için 10 milyon euro az bi para.Ucuza kapattı Chelsea işi.Barca elindeki aynı mevki bolluğuna güvenerek Deco'dan rahatça vazgeçebiliyor.Premier Ligde aynı futbolunu göserebilecek mi bakalım.İspanya'dan daha sert bi lig onu bekliyor.Pazartesi, Haziran 30
En iyi 23
UEFA Euro 2008 de en iyi 23 oyuncuyu belirlemiş.Ama hangi kriterlere göre olduğunu anlamak cok zor.Liste şu şekilde;Kaleci: Gianluigi Buffon (Italia), Iker Casillas (Spain), Edwin van der Sar (Netherland).
Defans: Bosingwa (Portugal), Philipp Lahm (Germania), Carlos Marchena (Spain), Pepe (Portugal), Carles Puyol (Spain), Yuri Zhirkov (Russia).
Orta Saha: Hamit Altıntop (Turkey), Luka Modric (Croatia), Marcos Senna (Spain), Xavi Hernandez (Spain), Konstantin Zyryanov (Russia), Michael Ballack (Germania), Cesc Fabregas (Spain), Andres Iniesta (Spain), Lukas Podolski (Germania), Wesley Sneijder (Netherland).
Forvet: Andrei Arshavin (Russia), Roman Pavlyuchenko (Russia), Fernando Torres (Spain), David Villa (Spain)
Etiketler:
euro 2008
Boğadan tek kılıç darbesi...
Maç öncesi genel kanı İspanya'nın kazanacağı yönündeydi.Maç başlayınca Almanya öyle kolay kupayı vermem gibisinden iyi başladı.Ama yalnızca 10 dakika götürebildiler bu oyunu.Senna-Xavi-İniesta-Fabregas-Silva gibi yerden müthiş paslaşan rakip olunca çözülüverdiler.Sinyaller gelmeye başlamıştı.Xavi attığı ara paslarıyla mest yine herkesi.Taç çizgisi yanında Torres'in Metzelder'i sarsması golün işaretiydi belkide.
Alman defansını laubali gördük dün akşam.Metzelder'e Löw'mü demiş acaba topla çık diye.İlk yarı boyunca 3 kere top kaptırdı böyle.Sonra ise güzel bir ara pası ve Lahm 5 metre geriden gelen Torres'i hesap edemedi.El Nino'da kendine yakışır vuruşla golünü attı.Golden öncede direğe takılmıştı Torres.Lahm defans için yetersiz kalıyor artık.Yanındada Metzelder olunca çok açık verdiler soldan.
İkinci yarı Lahm-Jensen değişikliğine gitti Löw.Ancak takımda en kötü oynayan iki oyuncu sahadaydı.Frings ve Ballack adeta döküldüler.Orta sahadan bi adam çıkartıp Kuranyi'yi soktu oyuna daha sonra.2-3 dakika iyi oynadılar o süreçte.Ancak Aragones bunu gördü ve Fabregas-Silva çıktı yerlerine Alonso-Cazorla girdi ve daha mücadeleci oldular.Sonrasında ise son 20 dakika Almanya'ya top göstermediler.Farkı daha da açabilirlerdi ancak çok gol kaçırdılar.Haklı olarak kupayı kazandılar.Almanya ise burayı haketmediğini kanıtladı adeta.Yarı final maçımıza üzülmemek elde değil.İspanya gibi yaratıcı oyuncularımızdan Arda yada Tuncay'dan biri olsa tur bizimdi.İspanya ile grupta hesaplaşırız artık.- Basketboldan sonra Futboldada Avrupa Şampiyonu hoca ülkemize geliyor.
- Sergio Ramos'un Puerta'yı unutmaması çok çok anlamlıydı.Siempre Con Nosotros "Her Zaman Seninleyiz".
Etiketler:
euro 2008
Cumartesi, Haziran 28
İmparatorluğun Son Akşamı Kuşçubaşı Eşref

Osmanlı'nın en sancılı yılları.İttihat ve Terakki'nin rejim karşıtı çalışmaları, ülkenin dört bir yanında alevlenen ayrılıkçı ayaklanmalar, Meşrutiyet'in ilanı, 31 Mart Olayı, Trablusgarp Savaşı, Babıali Baskını, Balkanlarda kaybedilen topraklar ve Garbi Trakya Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşu, Teşkilat-ı Mahsusa'nın faaliyetleri ve Arabistan çöllerinde yaşanan amansız mücadeleler.Tüm Dünya'nın büyük bir savaşa sürüklendiği günlerde "devlet-i ebed müddet" için mücadele eden Kuşçubaşı Eşref ve arkadaşlarının soluk soluğa okunacak öyküsü.
Hakan Kağan'ın yazdığı kitap Timaş yayınlarından bugün satışa çıktı.Kuşçubaşı Eşref hakkında çıkan bütün kitapları okumaya çalışırım.Bu kitabı okumak isteyenler buradan
Etiketler:
kitap
Hakan Yakın
Sanırım Türkiye'deki tek fotoğrafı budur Hakan Yakın'ın.Hatırladığım kadarıyla tek maçta oynamıştı.Sonradan oyuna girmişti hatta.Hagi'nin kaprisinin kurbanı olmuştu oda.Ümit Karan'ın Ankaraspor'a gitmesi gibi.Geçen sene İsviçre'de Young Boys'da oynadı.32 maçta 24 gol attı, Gool kralı oldu.Şuan ise boşta Hakan Yakın.Lincoln'ün bu halini görünce neden almazlar diye soruyorum kendime.Trabzonspor ilede adı geçiyor.Başka kaynaklar ise İngiltere'den taliplisi olduğunu yazıyor.Ancak Hakan Yakın'ın bize izleteceği goller olduğunu düşünüyorum.Trabzon yada Galatasaray hangisi olursa olsun.Yeter ki ilk geldiğinde mahrum kaldığımız golleri ve frikikleri izleyelim.
Etiketler:
galatasaray,
transfer,
tsl
Transfer Raporu-1
- CSKA Moskovalı Jo 40 milyon $ 'a Manchester City'de.O parayı etmez diyorum.- Toulouse'lu Elmander 12 milyon euro ile Bolton'a geçti.Ayrıca Bolton'lu Braaten'de Toulouse takıma transfer oldu.
- Lyon flaş trasnferler yaptı.Lille'den Makoun, Nice'den Ederson Ve genç kaleci Hugo Loris'i aldılar.Coupet'in yerine daha iyisini buldular sonunda.Coupet Atletico Madrid'le anlaştı.
- Milan'da tutunamayan Yoann Gourcuff Bordeaux'a transfer oldu.
- Arsenal'de kadro dışı bırakılan Lehmann Stutgard takımıyla anlaştı.
- Marsilya Nasri'yi Arsenal'e verdikten sonra Lyon'dan Hatem Ben Arfa'yla anlaştı.
- Werder Bremen'li Owomoyela Dortmund'la anlaştı.Degen'i Liverpoola verdikten sonra akılcı bi transfer.
- Hırvatistan'ın genç savunmacısı Dario Knezevic Livorno'dan Milan'a geçti.
Eski haberlerde olabilir ama haftada bir güncelleme yapıcaz bundan sonra.Umarız bizim takımlarımız içinde güzel transferler yazarız.
Cuma, Haziran 27
Yumurtlamak
Selçük Yula efendi yine yumurtlamış birşeyler.Sabah sabah onu okumak insanı güldürüyor güne neşe katıyor.Yazının tamamını koyuyorum aşağıya:Hep son dakikalarda sevinirken bu sefer de üzülen biz olduk. En iyi oyunumuzu, hem de 90 dakikaya yayarak çıkarttığımız bir maçtan yenik ayrılmak insana acı veriyor. Final oynamak hatta kupayı kaldırmak işten bile değildi ama sağlık olsun. Kimse maçlardan önce buralara kadar gelmemizi beklemiyordu. Çocukları tebrik etmek gerekir. Yorumlarını yaptığım ilk maçlardan sonra final favorilerinin Almanya ve İspanya olduğunu, Rusların da sürpriz yapabileceğini milyonlarca insan ile paylaşmıştım. Millilerin bu başarısını doğrusu beklemiyordum. Bu konu hariç yanılmadığımı söyleyebilirim. Sizlerden gelen sayısız maillerden gurur duydum, herkese teker teker teşekkür ediyorum. G.Saray'ın Avrupa'daki başarısından sonra dünya üçüncülüğümüzü bu başarıya bağlayanlar çok olmuştu. Şimdi de finali zorlamamız F.Bahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde finali zorlamasının bir eseridir. Mağlup durumda olsak bile asla teslim olmadık, aynı F.Bahçe gibi. Chelsea'yi 1-0 mağlubiyetten 2-1 galibiyetle geçen, CSKA'ya 2-1, Sevilla'ya 2-0 mağlupken maçı çeviren F.Bahçe, Milli Takımımız için güzel bir örnek teşkil etmiştir. Şu bir gerçek ki ülkemizin en iyi iki kanat oyuncusu Uğur Boral ve Gökhan Gönül'dür. Fatih Terim'in son maça kadar Uğur'u unutmasını anlamıyorum. Tükürdüğünü yalamak! Almanya karşısında 3 gol yediğimiz sağ kanatta bir Gökhan Gönül olsaydı kimbilir belki de finaldeydik. Niyetim asla sahada ter döken oyuncuları gözardı etmek değil. Hepsinin emeklerine saygı duyuyorum ama bu başka bir iş. Benim sitemim Kore'deki üçüncülüğü G.Saray'a bağlayanların şimdi F.Bahçe'den hiç söz etmemeleri. Yiğidin hakkını yiğide vermek yine bize düşüyor. İsmet Tongo, "Tükürdüğünü yalamak" başlıklı yazısında Löw ve Hiddink'ten yola çıkarak F.Bahçe taraftarına mesaj göndermiş. Yalnız bu iki teknik adam taraftar tarafından değil, futboldan anladığını zanneden bir takım spor yazarları tarafından kara listeye alınmış, kampanya başlatılmış ve gönderilmiştir. Yalnız onlar mı? Dünya Kupası'nı Zico'nun başında olacağı Brezilya'nın kaldırmayacağı ne malum. Sen "altyapı hocası" diye Hiddink'e, "amatör" diye Löw'e, "başkanın adamı" diye Osieck'e, "tembel" diye Mustafa Denizli'ye, "deli" diye Daum'a, "stajyer" diye Zico'ya hakaretler yağdır, sonra topu taraftarın üstüne at. Üslup yanlış olsa da verilen örneklerde doğruluk payı var. Biz de boşuna yıllardır "istikrar istikrar" diye yalvarmıyoruz. İşte son 25 yılda her sene bir teknik adam değiştirilirken son 5 yılda sadece iki kişi çalıştı, 3 şampiyonluk geldi, ikisi de mucize şekilde kaçtı. Yani 5'te 5 yapmak işten bile değildi. Bence en güzeli herkesin kapısının önünü temiz tutması. "Kefen giyerim de o formayı giymem" diyen Baliç'e ana avrat küfür edip, pankart açanlar üç ay sonra ortalığı "Baliç" diye inletirlerse bu yapılana "tükürdüğünü yalamak" başlığı hafif gelmez mi?
Etiketler:
tsl
Kayıp Aranıyor
Bu işte birşeyler var ama kokusu hala çıkmadı.Lincoln sene başı antremanlarına 2 gündür gelmedi.Ama hiç bir mazeret bildirmediği belirtiliyor.Yöneticilerden tatmin edici bir açıklama yok hala.Bi garip zaten Galatasaray yöneticilerinin işleri.Hep ters gidiyor sonradan düzeliyor.Bu sefer gelse bile seyirci üzerini çizmeye başladı belkide çizdi.Vakti geldi ayrılığın ne yapsak boş şarkısı eşliğinde uğurluyalım Lincoln'ü.
Etiketler:
galatasaray,
tsl
Eller Brezilya'ya
Trabzonda birşey oynamadan ülkesine kiralandı.İnternacional ile kıtalararası kupayı kazandı.Atletico Madrid'e satıldı.Hepimiiz şaşırmıştık bizim göremediğimizi görmüşleri yine.Ama hayır bu sefer onlar yanılmıştı.Şimdi oradan ülkesine Santos'a döndü Fabiano Eller.Bir defans için çok ağırdı zaten.
Etiketler:
la liga,
trabzonspor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














