Cuma, Temmuz 23

Sistem ve Oyuncu İlişkisi

Bazı antrenörler vardır elindeki oyuncu portföyüne göre takımın taktiğini belirler. Bazıları ise kafasında standart bir taktik vardır ve bu taktiğe göre oyuncu seçimi yapar. Bunları bir kenara not edip şöyle devam edelim:

Türkiye’de hiçbir klüp üst düzey 4-5 oyuncu alabilecek ekonomik güce sahip değil. Üst düzey oyuncudan kasıt Elano, Bobo, Lugano gibi oyuncular değil Hagi, Popescu, Alex, Carew ayarında oyuncudur. Bu tip oyuncu getirmek takımlarımıza 10 yılda bir oluyor. Ancak kimilerinin değerini bilmedik, kimilerini ise ahmakça kaçırdık. Örnekle devam edelim.

Galatasaray yönetimi Skibbe ile bir yola girmeye karar verdi. Elinden geldiğince istediği oyuncularla anlaştı. Fakat Skibbe bazı maçlarda öyle abuk denemeler yaptı ki bunu izah etmek güç. Tek izahı kadro kalitesizliğinden farklı denemeler yapması olabilir. Bu denemeleride çok kötü sonuç verince kendini bi anda Almanya’da buldu. Şimdi Frankfurt gibi bir klüpte istediği gibi at koşturuyor. Başarısızda değil açıkcası. Zamanla klubü dahada yukarı taşıyacaktır. Çünkü orası Almanya, hem seyirci hem klüp sabır gösterebilir. Frankfurt için sezonu 10. Bitirmek ile 14. Bitirmek arasında bir fark yoktur. Vardır ancak çokda önemsenmez. Onlar kümede kalsın ve sonrasında ne kadar yukarıda olursa olsun o kadar iyi anlayışında. Bu sebeptendir ki Skibbe Ali Sami Yen’de bir puan alınan maçlardan sonra yada deplasmanda alınan bir puan sonunda mutluyum ifadesini kullanmıştır.

Skibbe sonrasında Bülent Korkmaz takım sahipsiz kalmasın diye göreve getirildi. Sezon sonunda ise kendisine veda edildi. İşte bu noktada Galatasaray’ı yönetenler kritik bir karar verme durumunda kaldılar. Bu karar klübün gideceği yolu belirleyecekti. Skibbe’yi gönderenler onun bir üst versiyonu yolu seçtiler. Skibbe’ye sabretmeyip gönderenler ondan daha kariyerli daha ufku geniş Rijkaard’ı seçtiler. Yanlışlık daha buradan belli oluyordu. Ancak o zaman Rijkaard isminin büyüklüğünde sarhoş olduk. Bu yanlışı göremedik.

Rijkaard geleli bir yılı aşkın süre geçti. Hala denemelerle takım oluşturuluyor. Geçtiğimiz yıl takıma yeni katılan oyuncu sayısı 6-7 idi. Bu sezon o gelenlerin büyük çoğunluğu yok. Başkan çıkıyor ve 5 yabancı oyuncu alacağız diye demeç veriyor. Ne kadar çok oyuncu alınırsa o kadar başarılı olacak diye düşünüyor sanırım. Gelen yerli oyuncu sayısıda 5. Toplamda 10 futbolcu yeni katılmış olacak. Rijkaard sistemine uygun oyuncu arıyor iki senedir. Ancak yönetim bunu farkında mı bunu çok merak ediyorum. Rijkaard’ın arkasındayız demeçlerine ise inanmıyorum.

Dönelim yazının başına. Rijkaard sistemi belli olan ve buna göre oyuncu isteyen bir antrenör. Aradığı kriterlere göre Türk oyuncu sayısı 6-7 tanedir maksimum. Nuri, Hamit, Gökhan inler, Gökhan Gönül, Eren, Emre ve belki Arda. Bu oyuncularda sadece birine sahip. Diğerlerini ise ama ihtimali çok çok az. Yabancı oyuncu seçimindede çok başarılı olmadığımızda aşikar. Bu sebeplerden dolayı diyorum ki ;

Rijkaard Galatasaray’a 10 sene erken gelmiştir. Öncesinde alt yapıya onun gibi düşünen birileri gelmeliydi ve 5-6 sezon boyunca bu sistemde ısrar edilmeliydi. Siz çok iyi araba kullanan birine Şahin’i verip ondan Ferrari performansı bekleyemezsiniz. Bu geçiş süreci boyunca Lucescu gibi kurt bir antrenörle arabanızı sene ve sene model atlatıp geliştirmeniz gerekirdi.
Ez cümle ; Rijkaard ve Galatasaray şuan için hiçte iyi bir ikili gibi durmuyor. Yahu Derwall örneği apaçık ortada. Derwall antreman sahalarını çim yaptırarak başarılı olmadı. Bakın bakalım ne kadar gurbetçi topçu getirmişde başarılı olmuş. Elinde genç ve gelecek vadeden kaç Türk futbolcu varmış. Bunları istediği gibi yetiştirmiş ve çok sağlam bir temel atmış. Ancak günümüz futbol sektöründe temel atmak bu kadar basit değil.

2 yorum:

ryan oreily dedi ki...

yöneticilerin şunu görmemesine şaşıyorum, burası türkiye ve siz 4 büyüklerin yöneticisiniz. çıkıp taraftara 5 sene sonraki takımı yapıoruz 5 sene şampiyonluk beklemeyin gibi bişi söleyince taraftar ne der! burda sabır, gelecekte ki güzel günleri işaret ederek sezonu geçirme v.s yoktur, sen beşiktaş, galatasaray, fenerbahçe isen her sene şampiyon olacaksın 2. olursan başarısızsın. Yakın zamanda Del bosque örneği gibi şimdi de rijikaard aynı şekilde tigana v.b hep o hedeflerle getiriliyor daha sonra yönetim gerçekleri görmezden gelip baskı altında günü kurtararak o hocayı gönderip caminın sevdiği eski bi futbolcu ya da büyük takımlardan kovulmuş üst düzey hocaları büyük paralara getirip başarısızlıklarını kapatıyorlar. Burası TÜRKİYE ve burda ben adam gibi futbol oynıcam ve siz de sabredecekseniz diyecek güçlü yöneticilere ihtiyacımız var.

aksilaz dedi ki...

Açıkcası ben bi taraftar olarak 5 sene şampiyon olmayalım sabredin diyen bi yönetici istemiyorum. yazıda vurguladıgım gibi adım adım iilerlersin istediğin devrime. Öyle paldır küldür devrim yapıyoruzla olmaz kanımca. Geçiş dönemlerini sert değil yumuşak yapmalılar. Kaç senedir ŞL ye gidemiyor galatasaray. Ortada bir devrim mi var ?

Hayır. Bunun adı başarısızlık sadece.